Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir.ahiret yurduna gelince işte asıl hayat odur. keşke bilmiş olsalardı!(Ankebut 64 ayeti kerime meali)
Aklı başında olan insan,ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. zira dünya durmuyor gidiyor insanda beraberinde gidiyor sende yolcusun ''Ölüm sekeratı uyandırmadan uyan!''
Sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin.Misafir olan kimse beraberce getiremeyeceği bir şeye kalbini bağlamaz.bu menzilden ayrıldığın gibi bu şehirden de çıkacaksın ve keza bu fani dünyadanda çıkacaksın Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış vucudunu mucidine feda et mukabilinde büyük bir fiat alacaksın çünki feda etmediğin takdirde ya badi heva zail olur gider veya O'nun malı olduğundan yine O'na rücu eder.
eğer vücuna itimad edrsen ademe düşersin.çünki ancak vücudun terkiyle vücud bulunabilir. ve keza vücuduna kıymet vermek fikrinde isen o vücuttan elinde sadece bir nokta kalabilir bütün vücudun erbaasıyla ademler içerisinde kalır amma o noktayı da elinden atarsan vücudun tam manasıyla nurlar içinde kalır..
NASİHAT İSTERSEN ÖLÜM YETER EVET ÖLÜMÜ DÜŞÜNEN HUBB U DÜNYADAN KURTULUR VE AHİRETİNE CİDDİ ÇALIŞIR...
Madem dünya fanidir değmiyor alaka-i kalbe&
Dünya ile aramızda bir münasebet yok. Zira ben dünyada ,yaz gününde binitiyle yola çıkan bir yolcu gibiyim
Yolcu yolda bulduğu bir ağacın gölgesinde bir miktar istirahat ettikten sonra
Gölgeyi terk ederek yoluna devam ettiği gibi ben de yoluma devam edeceğim(hadis-i şerif)
şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki
ünyayı bir misafir hane-i askeri telakki etsin ve öyle de iz-an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir.kırılacak şişe pahasına daimi bir elmasın fiatını vermez, istikamet ve lezzetle hayatını geçirir evet dünyaya ait işler kırılmağa mahkum şişeler hükmündedir; baki umur-u uhreviye ise gayet sağlam elmaslar kıymetindedir..
Bazı kimseler Hatemul Esam Hzlerine:
-Bizden biri, ne zaman ve nasıl dünyaya ibret gözüyle bakanlardan olabilir? Diye sormuşlar. O da şu cevabı vermiş:
-Dünyada her şeyin sonunun harap her şahsın gideceği yarin de türab(toprak) olduğunu gördüğü zaman&
Bir kimsenin evinde veya yakınında bir cenaze çıkar da o kimse bundan ibret almazsa,ona ne ilmin,ne hikmetin ne de vaz ve nasihatın bir faydası yoktur&
ÖLÜMÜN BİZİ NEREDE BEKLEDİĞİ BELLİ DEĞİL, İYİSİ Mİ BİZ ONU HER YERDE BEKLEYELİM.(montaigne)
Aklı başında olan insan,ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. zira dünya durmuyor gidiyor insanda beraberinde gidiyor sende yolcusun ''Ölüm sekeratı uyandırmadan uyan!''
Sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin.Misafir olan kimse beraberce getiremeyeceği bir şeye kalbini bağlamaz.bu menzilden ayrıldığın gibi bu şehirden de çıkacaksın ve keza bu fani dünyadanda çıkacaksın Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış vucudunu mucidine feda et mukabilinde büyük bir fiat alacaksın çünki feda etmediğin takdirde ya badi heva zail olur gider veya O'nun malı olduğundan yine O'na rücu eder.
eğer vücuna itimad edrsen ademe düşersin.çünki ancak vücudun terkiyle vücud bulunabilir. ve keza vücuduna kıymet vermek fikrinde isen o vücuttan elinde sadece bir nokta kalabilir bütün vücudun erbaasıyla ademler içerisinde kalır amma o noktayı da elinden atarsan vücudun tam manasıyla nurlar içinde kalır..
NASİHAT İSTERSEN ÖLÜM YETER EVET ÖLÜMÜ DÜŞÜNEN HUBB U DÜNYADAN KURTULUR VE AHİRETİNE CİDDİ ÇALIŞIR...
Madem dünya fanidir değmiyor alaka-i kalbe&
Dünya ile aramızda bir münasebet yok. Zira ben dünyada ,yaz gününde binitiyle yola çıkan bir yolcu gibiyim
Yolcu yolda bulduğu bir ağacın gölgesinde bir miktar istirahat ettikten sonra
Gölgeyi terk ederek yoluna devam ettiği gibi ben de yoluma devam edeceğim(hadis-i şerif)
şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki
ünyayı bir misafir hane-i askeri telakki etsin ve öyle de iz-an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir.kırılacak şişe pahasına daimi bir elmasın fiatını vermez, istikamet ve lezzetle hayatını geçirir evet dünyaya ait işler kırılmağa mahkum şişeler hükmündedir; baki umur-u uhreviye ise gayet sağlam elmaslar kıymetindedir..Bazı kimseler Hatemul Esam Hzlerine:
-Bizden biri, ne zaman ve nasıl dünyaya ibret gözüyle bakanlardan olabilir? Diye sormuşlar. O da şu cevabı vermiş:
-Dünyada her şeyin sonunun harap her şahsın gideceği yarin de türab(toprak) olduğunu gördüğü zaman&
Bir kimsenin evinde veya yakınında bir cenaze çıkar da o kimse bundan ibret almazsa,ona ne ilmin,ne hikmetin ne de vaz ve nasihatın bir faydası yoktur&
ÖLÜMÜN BİZİ NEREDE BEKLEDİĞİ BELLİ DEĞİL, İYİSİ Mİ BİZ ONU HER YERDE BEKLEYELİM.(montaigne)