- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Mahzende dağdağalı çığlık
Gözler ufuktan kotarılmış
Gardiyanların kalp atışları soluklanırken
Hurufata adanmış mürekkep sızıyor geceme
Doyumsuzca ilerleyen bir sandal
Geride terk ettiği mısralar kadar hüzünlü notalar…
Yıldızlar gurbetinde yine
Mağrur rüyalar dolunayda toplanmış
Rayiha tüttürürken yitik sevincimiz
Müsveddesi kalır dudaklarımızda hayallerin
Uçuklar uçurum nidalar
Şefkat merhemi sürülür ukdelerine gecenin…
Yalvarırcasına bakar anılar
İncitir şehla gözleri hatıralar, ağlatır
İçimizi serinleten yakamoz
Harabeye çevirir kum saatlerimizi
Kor suretinde çöker sis zindana
Düşer yaralarımıza şule şule kül…
Hüzün sarmaşığı yıldızlara uzanmış
Tutuşmuş merdivenler kıyamete
Ölüm meşalesine gebe kıvılcımlar
İlmek ilmek düğümlenir hayat hikâyesine
Avuçlarımızda tomar tomar ter
Şakağımızda eceline susamış vuslat düşler…
Kemirir çığlıklar dimağımızı
Nefes almalar hızlanır
Puslu ay vaktinde
Hâlihazırda bekler çakallar
Nihan korkular ıslatır dudakları
Nazını rafa kaldıran mehtapta
Teslim olur kelimeler…
Mezar taşlarında kalan kadim nâle
Süzülüyor göğün hokkalarına
Kalemler yaz(a)mıyor isyanı
Zincirlerle taçlandırılmış öfkeler ki,
Heyhat! Efkâr yanaşmış prangalara!
Kelepçeler lâl, gözler âmâ…
Gök, gözyaşını yağmura dönüştürürken
Üryan yürekler kanat çırpar sessizce
Demir parmaklıklar kırbaçlar arzuları
Türkülere günbatımları konu olur
Güneş secde etmeye gider ulvî dualarımızda
Kâinat kıyametine gebe
Karanlık fecrine
Ateş suya, denizler yarılmaya gebe
Ölümse, aşka gebe…
Yunus Emre Tozal
Gözler ufuktan kotarılmış
Gardiyanların kalp atışları soluklanırken
Hurufata adanmış mürekkep sızıyor geceme
Doyumsuzca ilerleyen bir sandal
Geride terk ettiği mısralar kadar hüzünlü notalar…
Yıldızlar gurbetinde yine
Mağrur rüyalar dolunayda toplanmış
Rayiha tüttürürken yitik sevincimiz
Müsveddesi kalır dudaklarımızda hayallerin
Uçuklar uçurum nidalar
Şefkat merhemi sürülür ukdelerine gecenin…
Yalvarırcasına bakar anılar
İncitir şehla gözleri hatıralar, ağlatır
İçimizi serinleten yakamoz
Harabeye çevirir kum saatlerimizi
Kor suretinde çöker sis zindana
Düşer yaralarımıza şule şule kül…
Hüzün sarmaşığı yıldızlara uzanmış
Tutuşmuş merdivenler kıyamete
Ölüm meşalesine gebe kıvılcımlar
İlmek ilmek düğümlenir hayat hikâyesine
Avuçlarımızda tomar tomar ter
Şakağımızda eceline susamış vuslat düşler…
Kemirir çığlıklar dimağımızı
Nefes almalar hızlanır
Puslu ay vaktinde
Hâlihazırda bekler çakallar
Nihan korkular ıslatır dudakları
Nazını rafa kaldıran mehtapta
Teslim olur kelimeler…
Mezar taşlarında kalan kadim nâle
Süzülüyor göğün hokkalarına
Kalemler yaz(a)mıyor isyanı
Zincirlerle taçlandırılmış öfkeler ki,
Heyhat! Efkâr yanaşmış prangalara!
Kelepçeler lâl, gözler âmâ…
Gök, gözyaşını yağmura dönüştürürken
Üryan yürekler kanat çırpar sessizce
Demir parmaklıklar kırbaçlar arzuları
Türkülere günbatımları konu olur
Güneş secde etmeye gider ulvî dualarımızda
Kâinat kıyametine gebe
Karanlık fecrine
Ateş suya, denizler yarılmaya gebe
Ölümse, aşka gebe…
Yunus Emre Tozal