Geniş bereketli toprakları olan ülkenin insanları ne kadar çok arazileri olursa o kadar çok şan ve şerefe ulaşacaklarına inanıyorlardı.Bir araya geldiklerinde konuştukları tek konu buydu,arazilerinin nerede başlayıp nerede bittiğitopraklarında ne kadar güzel su kaynaklarının olduğuydu.daha büyük ve güzeline sahip olduklarını ballandıra ballandıra anlatıyor.aşağılayıcı bakışlarla çevresindekileri süzüyordu.Alkadro ise bunlardan birisiydi.Derken birgün komşu ülkenin hükümdarının fermanı okundu heryerde.Bu fermana göre ülkelerine gelenler güneşin doğuşundan batışına kadar ne kadar uzunluktaarazinin etrafında koşarsa o kadar araziye sahip olacaktı.Alkadro bu cömert teklif karşısında hazırlık yaptı yola çıktı sonunda komşu ülkeye gelmişti.Hükümdar bir tahtın üstünde oturuyor ve katılımcılara bakıyordu.Alkadro ise bir kağıt üzerinde daireler çizerek etrafında koşacağı araziyi hesap ediyordu ama her seferinde bu daireleri büyütüyordu.Sonunda etrafında koşacağı alanı belirlemişti.Öyle ya bu fırsat bir daha çıkmayabilirdi.Yapabileceğinin en iyisini yapmalıydı.Şafak vakti hükümdarın verdiği startla Alkadro koşmaya başladı.ne sağına ne soluna bakıyor sadece sahip olacağı araziyi ve onun kendisine katacağı şan ve şerefi düşünüyordu.sıcaklık gitgide artmıştı biran bile yavaşlamadı ne yemek için durdu nede su içmek için durdu zira attığı her adımda arazisi genişliyordu.Sonunda güneş battı alkadro bitiş çizgisine sendeleyerek ilerledi.hedefine ulaşmıştı.artık vaad edilen arazi kendisinindi.
Son adımını attığında yere yığıldı.Alkadronun yanına geldiklerinde son nefesini vermiş olduğunu gördüler.ona şan şeref katacak birkaç kilometrelik arazi sadece alkadroya mezar yeri olmuştu.Alkadroyu o araziye hemencecik hazırladıkları mezarlığa gömdüler.Şehrin ileri gelenleri ise cenaze töreninden sonra toplandıkları mekanlarda arazilerinin çokluğu ile övünmeye devam ediyorlardı.(İrfan Hattatoğlu)
Son adımını attığında yere yığıldı.Alkadronun yanına geldiklerinde son nefesini vermiş olduğunu gördüler.ona şan şeref katacak birkaç kilometrelik arazi sadece alkadroya mezar yeri olmuştu.Alkadroyu o araziye hemencecik hazırladıkları mezarlığa gömdüler.Şehrin ileri gelenleri ise cenaze töreninden sonra toplandıkları mekanlarda arazilerinin çokluğu ile övünmeye devam ediyorlardı.(İrfan Hattatoğlu)