Onlar, tövbeyi Hz.Ademden öğrendiler
Ben pişmanım demeyi
Tekrar günaha dönmemeyi,
Âdemden öğrendiler.
Cahiliye devrinin,
Denizler gibi köpüren küfründen kaçıp
Nuhun gemisine biner gibi girdiler İslâma
Çoluk-çocuk demeden,
Demeden Ana-baba&
Halîl-ür Rahmandan öğrendiler sadâkati
Hayatlarının baharında
Tebessüm ederek girdiler ateşe
İster gülistâna dönsün,
İsterse nâra&
Nefislerini kurban edip Allaha
Ve aldırmadan alevlerin yalımına
Hasbiyaallah! dediler.
Şimdi yüreklerimizde ayak izleri;
Mâkâm-ı İbrâhim gibi&
Beşiklerini sallamadı nehirler
Bir Asiye kucağında büyümediler
Mahrumdular Nile boyun eğdiren âsâdan
Ama, boyun eğmemeyi öğrendiler Hz Musadan.
Secdeye kapanmayı Tûr-i Sinâ bildiler.
İffeti, Hz. Yûsuftan öğrendiler.
Önce koparıldılar baba ocağından,
Kuyu gibi karanlık dehlizlere girdiler,
Kardeş eliyle&
Yılmadılar&
Yolları saraylara çıkmadı.
Yılmadılar!
Kaç kez dünya tüm güzelliğiyle davet etti onları.
Yûsuf gibi;
Ben Allahtan korkuyorum! dediler.
Bir gelin edâ ve hayasıyla yaşadılar hayatı.
Çünkü onlar iffeti, Hz.Yûsuftan öğrendiler.
Kör testereyle biçilmek mi gerek sevgilinin uğrunda
Ölmek mi gerek of! bile demeden.
Candan geçmek mi ağaç kovuklarında
Düşünmeden, tereddüt etmeden
Gülümsediler ölüm meleğine
Ve Hz. Zekeriyyanın gidişi gibi gittiler.
Çünkü onlar ölürken bile yiğittiler!
Davutun eli gibiydi elleri
Demirden yürekleri
Pamuğa çevirdiler.
Bir ayet inince gökten
Semina ve edeana dediler.
Gözyaşıyla karşıladılar vahyi.
Onlar ağlamayı Hz. Davuttan öğrendiler.
Damarlarında Eyyubun sabrı dolaştı, kan gibi.
Hz. Yakubun şükrü,
Taht kurdu yüreklerine, Hakan gibi&
Ve can gibi,
Candan daha aziz bildiler,
Bir yaprak gibi döküldüler.
Hz.Meryemin iffetli bakışlarından,
İsa Mesihin masum göz yaşlarından
Süzülerek geldiler.
Onlar Kainattan seçilmiş
Ve Kâinatın Efendisine sunulmuş
Bir demet güldüler.
Onlar yücedir.
Çünkü rehberleri,
Âlemlerin rahmet sebebi
Onun nazarlarıyla yüceldiler.
Sahabe oldular.
Tüm makamları, mevkileri yüreklerinden söküp
Sâde bir kul oldular.
Çünkü onlar Allaha kul olmayı
Rasul-i Ekremden
Âlemlerin İncisinden
Kulluğun birincisinden öğrendiler.
Ne öğrendilerse Ondan öğrendiler
Çünkü O, gerçekleşen rüyaydı.
O, Habîb-i Kibriyâydı.
O, Muhammed Mustafaydı!
Salat ve selam olsun Ona
Ve peygamber kardeşlerine.
Selam olsun Meleklere
Ve Onun keremli Ehl_i Beytine
Selam olsun o güzîde ashâbına.
Ve ruhlarımız feda olsun Ona,
Ve Onun nurlu yoluna&
Dursun Ali Erzincanlı