ÖRNEK HAYATLAR
Malına, mülküne, tahtına, tacına güvenme!
Halife Harun Reşit, dönemin Allah dostlarından Şakik-i Belhi Hazretlerini zaman zaman ziyaret ederek duasını alır ve nasihat isterdi.
Yine bir gün ziyaretine gittiğinde Şakik-i Belhi, Harun Reşid'e şöyle der:
- Düşün ki çölün ortasında kaldın. Susuzlundan ölmek üzeresin. Bir bardak su, sizi ölümden kurtaracak. Birisi gelip bir bardak su satsa, bu suyu kaça alırsın?
- Ne isterse veririm. Bu halde paranın değerini düşünmem.
- O kimse bu suya karşılık senden servetinin yarısını istese verir misin?
- Elbette veririm.
SERVETİNLE ÖVÜNME!
- Düşün ki servetin yarısını verip satın aldığın suyu içtin. Bir zaman geçince bu suyu dışarı atma ihtiyacı duydun, fakat idrar yapamadın. Öyle ki ölecek duruma geldin. Mahiyetindeki adamların, hekimler sana bir çare bulamadılar. Tam bu sırada birisi çıkıp dese ki, "Seni bu sıkıntıdan kurtarırım fakat mülkünün yarısını isterim" dese ne yaparsın?
- Bu sıkıntıdan kurtulmak için malımın hepsini veririm. Yeter ki sağlığım yerinde olsun. Ben o sıkıntıda iken saltanatım, servetim, malım, mülküm olmuş ne kıymeti var ki!
- O halde önce içtiğin, sonra idrar yoluyla dışarı attığın bir bardak su kıymetinde bile olmayan şu servetine, tahtına, tacına güvenme. Hiç kimseye karşı onunla övünme.
Moralhaber.net