Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Tesettürde vücut hatları devrimi


ÖRTÜNEN kadınlar artık Vücut dilini ön plana mı çıkarıyor?
Biraz daha açık sorayım: Örtünen kadınlar artık, vücut hatlarını daha açıkça ortaya çıkaran elbiselere yönelip kadınlaşıyor mu? İslami hassasiyetleri bilinen Yeni Şafak Gazetesinde üç gündür ilginç bir türban dizisi yayınlanıyor.
* * *
Yazan, Fatma K. Barbarosoğlu.

Dün arayıp konuştum. Bu dizi, yakında yayınlanacak kitabından alınmış.
Kendisi de türbanlı. Sosyoloji doktorası yapmış. Çok sayıda kitabı çıkmış. Bazıları yabancı dillere de çevrilmiş.
Bugüne kadar tanımadığım için kendimi ayıpladım.

Barbarosoğlu bu değişimin, 1990lı yıllarda tesettür defileleriyle başladığını anlatıyor.
Bunlar için ilginç bir tabir kullanıyor:

Fetvası alınmış defileler.
Yazıdan, bunun sadece bir kavram mı olduğu, yoksa gerçekten bir yerden fetva mı alındığı tam anlaşılmıyor.
* * *
1980li yıllardaki başörtüsü ve tesettür ilanlarında sadece çizimler kullanılıyormuş.
Barbarosoğlu, o yılların anlayışını şöyle anlatıyor:

Resimde bir baş ve gövde vardır. Gövde, reklamı edilecek kıyafet için askı manasını taşımaktadır. Başın etrafını başörtüsü çevrelemekte, ne var ki baş yüzsüz olarak resmedilmektedir. Yüzde kaş, göz, ağız, burun bulunmamaktadır.

Yani, makyaj yokmuş.
Ama asıl önemli gelişmenin 1997 yılında ilk tesettür kataloğunun hazırlanmasıyla başladığını yazıyor.
Bunun arka planında, o yıllarda Refah Partisinin yerel yönetimlerde başarılı olmasının ve İslami TV kanallarının açılmasının yattığını belirtiyor.

Bu kataloglarda ilk defa mankenler kullanılmakta ve büyük bir yenilik olarak makyaj da görünmeye başlamaktadır.
Ama Vücut dili mazbut bir görüntü ortaya koymaya yönelik olarak tasarlanmıştır.
* * *
Yazar, aynı firmanın 2004-2005 sonbahar-yaz kataloğunu şöyle anlatıyor:

Mankenlerin yüzlerindeki makyaj devam etmekte, baş bağlama şekillerindeki abartıdan ziyade vücut dilini öne çıkaran, elleri, bakışları, göz ve dudak hareketlerini Ben buradayım olarak imleyen çekimler dikkat çekmektedir.

Bu sosyolojik tahlili de günlük dile tercüme edelim.
Demek ki, sadece vücut hatları öne çıkmıyor, aynı zamanda cezbedici, yani şuh bakışlar da görünmeye başlıyor.
* * *
Bunlar sadece sosyolojik birer gözlem değil.
İslami giyim sektörünün en büyüklerinden Tekbir Giyimin sahibi Mustafa Karaduman da bu yeni trendi doğruluyor:

Mesela eskiden bir Timurtaş Hoca vardı. Her vaazında tesettürün önemini vurgulardı. Bugün insanları dini anlamda yönlendiren kimse olmadığı için herkes canının istediği gibi başını bağlıyor diye düşünüyorum.

Asıl önemli gözlemi de şu:
Eskiden bol kıyafetler, büyük boy başörtüleri rağbet görüyordu. Şimdi kimse bu tür örtülere ve kıyafetlere ilgi göstermiyor.
Yani İslami kesimin modayı takip eden kadınları, artık vücutlarını ayak bileklerine kadar uzanan bol elbiseler içinde saklamak istemiyorlar.
* * *
Bence bunlar ilginç saptamalar.
Geçenlerde yazdığım Türban Televolesi yazımı da bir daha okuyunca aklıma şu soru takılmıyor değil:
Acaba İslami kesimin en azından bir bölümünde türban, siyasi etkisini kaybediyor mu?
Kesin bir yargı değil, sadece bir soru...

( Ertuğrul ÖZKÖK hürriyet gazetesi-26-11-05)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
evet bence yazarın sözlerinde haklılık payı yok deyil çünkü günümüzde artık tesettürün okadar cacını çıkardılarki bunlar kim diyesi geliyor insanın fakat tabiki istisnalar kaideyi bozmaz bunu zıddı olarakta tesettürü moda diye deyil sadece ALLAHI'IN emri ve RASULULLAH'IN sünneti diye işleyen nice kızlarımz ve bayanlarımız var..


bunları hep bu duruma getiren zeten hep medya ve yaşar nuri ve beyaz hoca gibi dini kürsüden yıkmaya çalışan bir avuç adı hoca ama gerçekte ne oldukları bilinmeyen bir gurup zavallının ortaya atmalarından güç alan nice cahil kardeşlerimiz veya işine öyle gelen akıllılalar diyebiliriz...
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
"Tesettür ve moda kelimelerinin yan yana gelip gelemeyeceğinin tartışıldığı dönemde temel mesele tesettürün değişmezlik ilkesi ile modanın değişme ilkesinin nasıl bağdaştırılacağı idi."

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Bu ince çizginin bir kaosa sebebiyet vermemesi için nasıl bağdaştırılacağı çok iyi düşünülmelidir.Müslüman bir bayan her zaman sade, şık ve temiz olmalıdır.Tesettür kuralları neyse ilk önce onlar göz önüne alınmalı sonra isteğe göre bu şekillenmelidir.( renk...vs) Sadece başörtüsü örterek, diğer tarafları bir ucubeyi andıracak şekilde giyinen bir çok genç kızla karşılaşıyorum.Heralde diyorum hiç aynaya bakmıyorlar, ya da bir çeşit baskının sonucu bu.Bu şekil örtünme yerine açılmalarını tercih ederim.Örtünün din nazarında hiç bir anlamı kalmıyor.Örtü değersizleşiyor ve komik duruma düşürülüyor.

Şuurlu genç kızların yetişmesi için okuyun (kaynağından),araştırın ve uygulayın.Çünkü bir diğer nesle örnek olacaksınız.Eğer bu saçmalık devam edecekse örtünmeyin.Selam ve dua ile...

Not:Yeni Şafak yazılarınıda okudum.Gönderi için tşk exelance.
 
Üst Alt