Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
GÜLHAN BEYDEMİR
a-Dokuların Yenilenmesi
Açlığın tüm mükemmel sonuçları sadece toksinlerin atılması ile sınırlı kalmaz.oruç sırasında organizma, öz hasta dokularını yemeye başlar, böylece ilaçların ve ameliyat bıçaklarının ulaşamadığı ur ve tümörleri kuşatır ve onları içten çökertir (eğer urlar veye tümörler son aşamaya gelmemişse).
Hiçbir cerrah, sağlıklı dokuları muhafaza ederek ve onlara hasar vermeden ödem veya ülserin zararlı hücrelerini imha edemez. Ama büyük doktor “AÇLK” bu ameliyatı kolaylıkla yapar.
Bundan başka, hastalıklı hücreleri imha ederken açlık sırasında mümkün olur, özellikle yeni hücreler yoğun olarak yeniden yapılma döneminde oluşurlar. Örneğin AÇLIĞIN 28. gününde mide salgısının tamamen yeniden yapılışı ile kalmayıp, ileri fonksiyonel hücreler sayesinde oldukça “sağlıklı rezerv” kazandığı saptanmıştır.
Benzer yenilenme diğer organ ve dokularda da meydana gelir, zira “açlık üniversal bir doktordur”. Lehim yerleri, ödemler, sertleşmiş bölgeler, siroz ve nekrozlar (nekroz etkisi sonunda hücreler işlevsel özelliklerini yitirir ve tam çözünmeye sonuçta da yapısal bozukluklar ortaya çıkar) iyileşme sürecine girer.


b)Yorgunluk ve Anormal duygusal durumda yemek yemeyiniz, acı, korku, üzüntü, huzursuzluk, depresyon, öfke, sıtma vs. gibi durumlar sindirim sularının salgılanmasını engeller ve sindirim yollarının normal hareketi (dalga şeklindeki hareketler) yavaşlar veya hepten durur. Midedeki suların salgılanmasının kolay duran bir işlem olduğu daha önce belirtilmişti. Ayrıca duygusal dalgalanmalarda, sindirim işleminin durması ve içeri hazmedilenin emilmesi anlamına gelen ince bağırsakların sindirim hücrelerindeki zarların geri kutuplamasına neden olan adrenalin salgılanır. Böyle durumda alınan yemek hazmedilmez, çürür, mayalanır, ishal veya huzursuzluk ortaya çıkar.

Sofra başındaki şakalar, gülme, gevşeme ve sakinleşmeyi sağlar. Sofrada hep sükûnet ve neşe olsun. Bu, hayatımızın en önemli kuralı olmalıdır. Zira bu anda kendi beden ve sağlığınızı inşa ediyorsunuz.
Acı, sıtma, iltihap gibi durumlar yaşıyorsanız, yemek yemeyiniz. Bu durumun normale dönmesi için gerektiği kadar öğün atlayın.
Duygusal gerilim (öfke, içe kapanıklık vs.) içerisindeyseniz, sakinleşene kadar bir veya birkaç yemek öğünü atlayınız.
Yorgunsanız, yemek öncesi biraz dinleniniz. Yorgun insanın yaşam gücünün yenilenmesi için en uygunu az bir dinlence veya gevşemedir
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
c) Yemeği ancak acıktığınızda yiyin.
Hemen bildireyim: Doğal acıkma; saplantılı, hastalıklı “bir şeyler atıştırmak” hissinden ayırt edilmelidir.
Yemeğin sindirim ve hazmın tüm aşamalarından geçmesinden sonra gerçek acıkma hissinin oluşacağını hatırlatırım. Ancak bu durumda kandaki besleyici madde yoğunluğu biraz azalır. Bu sinyaller beslenme merkezine gönderilir ve gerçek acıkma hissedersiniz.
Mide-bağırsak yollarında bir bozukluk olduğunda yalan acıkma hissi ortaya çıkar. Organizmanızı önceden iyice arındırmanız şartıyla, doğru beslenme sayesinde bu bozukluk giderilebilir.
Bundan başka bir kural ortaya çıkar: Yemekler arası hiçbir şekilde “atıştırma” olmamalı. Eski zaman bilginleri “Sürekli bir şeyler çiğnerseniz mide ve on iki parmak bağırsağın sümüksü zarının korunması için sümük salgılanmayacaktır.” derler. Sekretor ünitesi, özellikle aralıklı salgı üreten hücreler sürekli yüklü olur. Ayrıca bilindiği üzere, yemeğin sindirilmesi sırasında mide-bağırsak yolları sümüklerinin epitelyumunun bastırılması meydana gelir. Doğal olarak sık yemeklerde bu süreç daha yoğun olur, bu durum ise mide-bağırsak yollarının daha hızlı yıpranmasına neden olur.

d) Yemek öğünleriniz mutlaka organizmanın biyolojik ritmi ile uyum içerisinde olsun.
Eğer yemeği doğru, sabah ve öğlen olmak üzere günde iki öğün yerseniz, doğal acıkma hissi sabahları oluşur. Yemeğinizi akşam yiyorsanız, bir sonraki öğün ancak acıktığınızda olur. Böylece organizma ve doğanın biyolojik ritmine uyum sağlanmalı, ancak o zaman her şey doğal ve zamanında gelişir, organizmanız da saat gibi çalışır.
Bu tavsiyeye özellikle zayıf sindirim sistemine sahip insanlar uymalıdır.
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Dokuların Yenilenmesi
Açlığın tüm mükemmel sonuçları sadece toksinlerin atılması ile sınırlı kalmaz.oruç sırasında organizma, öz hasta dokularını yemeye başlar, böylece ilaçların ve ameliyat bıçaklarının ulaşamadığı ur ve tümörleri kuşatır ve onları içten çökertir (eğer urlar veye tümörler son aşamaya gelmemişse).
Hiçbir cerrah, sağlıklı dokuları muhafaza ederek ve onlara hasar vermeden ödem veya ülserin zararlı hücrelerini imha edemez. Ama büyük doktor “AÇLK” bu ameliyatı kolaylıkla yapar.
Bundan başka, hastalıklı hücreleri imha ederken açlık sırasında mümkün olur, özellikle yeni hücreler yoğun olarak yeniden yapılma döneminde oluşurlar. Örneğin AÇLIĞIN 28. gününde mide salgısının tamamen yeniden yapılışı ile kalmayıp, ileri fonksiyonel hücreler sayesinde oldukça “sağlıklı rezerv” kazandığı saptanmıştır.
Benzer yenilenme diğer organ ve dokularda da meydana gelir, zira “açlık üniversal bir doktordur”. Lehim yerleri, ödemler, sertleşmiş bölgeler, siroz ve nekrozlar (nekroz etkisi sonunda hücreler işlevsel özelliklerini yitirir ve tam çözünmeye sonuçta da yapısal bozukluklar ortaya çıkar) iyileşme sürecine girer. (Tabibhan)
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
e) Yemeği iyice çiğneyiniz.
Yemeği sıvı kütleye, daha iyisi süt durumuna dönüşene kadar çiğneyiniz. Bu tükürük bezi vasıtasıyla kanı akıtma, toksinler ve diğer zararlı maddelerden arınma olanağı sağlayacaktır.
İyice çiğneme dişlere güçlü basınç uygulayarak güçlendirir, tat ise yemek enerjisinin emilmesini sağlar.
Tükürüğün yüksek alkaliliği organizmanın normal asitli-alkalik dengesini destekler.
Çiğneme işlemi dalga şeklindeki hareketi güçlendirir. Yemek kötü öğütülmüş ise sindirim sisteminin hem boşluğu, hem de duvarları zarar görür. Kalın bağırsakta ise yemeğin büyük parçacıkları mikroorganizmalar için ulaşılır olur, çürür ve taş “yığınını” oluşturur.
Bu sebepten dolayı çiğneme esnasında sıvı içilmemeli.

f) Aşırı sıcak ve aşırı soğuk, ayrıca büyük miktarda, bilmediğiniz ve alışık olmadığınız yemek yemeyiniz.
Sindirim fermentleri ancak vücut ısımızda aktiftir. Yemek sıcak veya soğuk ise, bu fermentler işlevlerine tam olarak ancak yemeğin normal, yani vücut ısısına ulaştığı anda başlarlar. Özellikle dondurulmuş yiyecekler ve içeceklerin tüketimi zararlıdır. Bu ürünler sindirim ateşini söndürür.
Organizmamızda yemeğe uyarlanmak için bazı mekanizmalar çalışır. Yemek içeriğine bağlı olarak karbonhidrat, protein, yağ ve diğer maddelerin emilme bölgeleri büyük veya küçük olabilir.
Bağırsağın beslenme özelliklerine uyarlanmasında en önemli faktör, duvar girişinde sindirimi gerçekleştiren fermentlerin bütün olmasıdır.
Tümür yapısı, mikro tümörlerin ultra yapıları ve karşılıklı yerleşimindeki değişiklikler bağırsak fonksiyonlarının çeşitli beslenme koşullarına uyarlanmasında önemlidir.
Bağırsak mikroorganizmalarının yapısı ayrıca beslenmeye bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Dolayısıyla sindirim sisteminizin hazır olmadığı, bilmediğiniz bir ürün yediğinizde, yemek hazmedilmeyebilir ve bozukluklara neden olabilir. Bilmediğiniz yeni yemek türünü sindirim sisteminizin yeterince hazırlanması için menünüze temkinli ilave ediniz.
Yemek içeriğine göre hormonlar takımı da ani değişiklik gösterebilir. Bağırsak hormon sistemi tarafından salgılanan hormonlar hem kimüs (chymous-bağırsakta bulunan yiyecek) besin maddeleri, hem de kana emilen besin maddeleri tarafından kontrol edilir.
Bağırsak hormon sisteminin yeniden yapılanması geri dönüş bağlantıları sayesinde sinir sistemlerini etkiler. Sonuçta insanda doğal tat ve besin ihtiyaçları oluşur; organizma fonksiyonları normale döner ve genel sağlık iyileşmesi sağlanır.
Ayrıca insan karakteri de değişebilir ve değiştirilebilir. Bu eski zamanlarda Hintlilerin, Çinlilerin ve diğer birçok halkın ilgisini çekmiş ve insan karakterine etki edebilmek için besin maddelerini başarıyla kullanmışlardı
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
g) Yemek yerken asla bir şey içmeyin.
Yemek 1 saat önce öncesi ve 2 saat sonrası sıvı tüketin. Çay veya kahve alışkanlığınız mı var? Yemek yedikten sonra 2 saat bekleyin, sonra için. Çorbalar için de aynı kural geçerlidir, çünkü ne kadar sıvı alınırsa, yenilen besinlerin sindirimi de o kadar güçleşir. Sıcak bir içecek mi istiyorsunuz, örneğin soğuk kış günlerinde; ıspanak, soğan, havuç veya lahana gibi çeşitli sebzelerden bir çorba, bir içecek hazırlayabilirsiniz.
Fermentler aralıksız ve ritmik olarak salgılanır. Yemek yedikten sonra aldığınız yemek için salgı bezi ritmik olarak işleyince sindirim başlamış olur. Fakat yemek sonunda herhangi bir sıvı (süt, komposto, sadece su vs.) alırsanız, bu fermentleri karıştırmış ve mide-bağırsak yollarının alt bölümünü yıkamış olursunuz. Sonuç itibarıyla organizma yeni fermentleri sentezleyip üretene kadar mide usaresi ile işlenmeyen yemek alt bölümlere sıçrayarak, çürüme ve bakteriyal dağılmaya maruz kalarak, kan dolaşımına karışana kadar midede kalır. Yaşam gücünüz ek ferment porsiyonunu üretmek ve çürüyen ürünleri hazmedilmemiş ürünlerden zararsızlaştırmak için harcanacaktır. Mide, on iki parmak bağırsağına aşırı yüklenmiş olur. Mide %0,4–0,5 yoğunluğundaki hidroklorit asitli 700–800 ml normal mide usaresi yerine 1,5–2 misli daha fazla üretmek zorunda kalacaktır! Dolayısıyla zamanla midede hazımsızlık, düşük asitlik, gastrit ve diğer bozukluklar meydana gelir.
Ekşi sıvılar alkalik ortam olan on iki parmak bağırsağını hızlıca geçerek, koruma zarını yıkar. Sonuçta sümüklü on iki parmak bağırsağı iltihabı oluşur. Bu ise bağırsağın normal işleyişinin bozulmasına neden olur.
Ayrıca mide ile on iki parmak bağırsağı ve bağırsak hormon sistemi arasındaki “kapağın” çalışması bozulur. Tüm bu değişikliklerin sonucu organizma sağlığını etkilemekle kalmayıp, insanın ruh halini de etkiler.
Yemek, türüne göre, midede 2–3 saat, ince bağırsakta 4–5 saat kalır. Yaklaşık 2-4 saat sonra sindirim süreci ince bağırsakta ancak güç toplamaya başlar. Besin maddelerinin sindirimi ve emilmesi ince bağırsağın belirli bölgelerinde gerçekleşir.
İçilen sıvı anında mideye aktarılır ve ince bağırsağın sindirim usaresini karıştırmakla kalmayıp, besin maddelerini, sindirim “alanlarına” geçmesine izin vermeden yıkar. Sonuç itibarıyla yine hiçbir şey almamış, sadece çürük bakterileri beslemiş olursunuz.
İnce bağırsakta bulunan pankreas, karaciğer, ayrıca bezler organizma kaynaklarını tüketerek ve aşırı yüklenerek yeni salgı porsiyonu sentezlemek zorunda kalacaktır.
Şiddetli şekilde susuzluğu giderme ihtiyacı hissedildiğinde (özellikle doğru beslenmeye ilk geçiş döneminde), ağzınızı çalkalayın ve 2–3 yudum su içiniz. Doğru beslenmeye geçtikten sonra susuzluk artık sizi rahatsız etmeyecektir. Yani yemek esnasında ve hemen sonra su içme isteğiniz olmayacaktır, tabii olarak aldığınız gıdaların hazmı bittikten sonra su içme isteği ortaya çıkacaktır ki, bu da en azından yemekten 2 saat sonra gerçekleşmektedir.
Eğer midenizde sorun varsa bu kurallara çok titizlikle uymak zorundasınız, ayrıca mide sorunu olanlar çorba gibi sulu yemeklerden sakınmalıdır. Bu görüş sizi şaşırtabilir, çünkü mideniz hasta olduğunda doktorlarınız sizlere hep çorba yemekleri tavsiye etmektedir, bu yanlıştır. Yemek yerken bolca su içmeniz söylenilmektedir, bu da yanlış. Bu ince meselenin -ki ben buna sır derim- açıklaması şöyledir.
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
h) Bir öğünde tüketeceğiniz yemek miktarını ayarlayın.
Yemek yedikten sonra, midedeki hava kabarcığının yukarıda kalabilmesi için 1,5–2 saat dik pozisyonda kalınız.
Yemek sırası veya sonrasında geğirme midenizi aşırı doldurmanızın göstergesidir. Bir öğünde alınan normal yemek hacmi 300–600 gramı aşmamalıdır. Tek öğünde alacağınız yemek, birleştirdiğinizde avuçlarınızın içine sığacak kadar olmalıdır.

i) Düzenli olarak karaciğerinizi temizleyin.
Mide-bağırsak yollarının normal işlemesi için her insana karaciğer temizliği tavsiye ediyorum. İleride profilaksi amaçlı karaciğerinizi yılda bir veya iki defa; baharda (Mart-Nisan) ve yazın (Temmuz) temizleyiniz. Yılda en az 2 defa bir haftalık oruç tutan insanlar bu prosedürü dikkate almamalıdır.

Karaciğerin temizlenmesi
Karaciğerin temizlenmesi için gerekenler; 200 gr zeytinyağı ve 200 gr limon suyudur. Evrenin biyoritmlerine bağlı olarak bu “ameliyat” dolunayda yapılmalıdır. Yani hicri ayının 13., 14. ve 15 günleri. Bunun için bir gün veya birkaç gün önceden hafif besinler alınır yani meyve, salata türü gıdalar alınması işi daha da kolaylaştırır. Bu dönemde akşamları 3-4 saat karaciğer üzerine sıcak su torbası koyulması da iyi olur. Ayın 14. günü sabahtan bir şey yenilmez; ama su serbesttir. İsterseniz sabahleyin 1–2 bardak saf meyve suyu içebilirsiniz.
Saat 12.00’dan başlayarak akşam 19.30’a kadar karaciğer üzerinde sıcak su torbası tutulacak. Sıcak tutmakta maksat karaciğer yollarını gevşetmektir.
Akşam 19.00’dan sonra sıra, zeytinyağı ve limon suyuna gelir (karaciğeri ısıtma durdurulur); yani 1 yemek kaşığı limon suyu 1 yemek kaşığı zeytinyağı içilir ve 15 dakika arayla limon ve yağ bitene kadar içmeye devam edilir. Hatırlatayım ki zeytin ve limon suyu içilmeden önce ısıtılmalıdır. Bu ısıtma işlemi sırasında bardaklar sıcak suda bırakılır veya mikro dalgada ısıtılır ki içerken ılık olsun.
Diyelim gece saat 12’de limon suyu ve zeytinyağını içip bitirdiniz. Yatarken sağa yatarsınız ve burnunuzun sol deliğini pamukla iyice kapatırsınız. Gece saat 01.00-03.00 arası ay ile karaciğerin sıkı bağlantı kurduğu anlardır. Bu saatlerde karaciğerde hafif karıncalanma gibi bir şeyler olur ki, bunun için rahatsız olmayın.
Sabah uyandığınızda mideniz bulanır ve haliniz de iyi değilse, bol su içerek kusmanız gerekecektir. Ayrıca lavman yapmakla karaciğer ve safradan süzülerek bağırsaklara dolmuş “toksin” (taş, yağ ve diğer atıkları) birikimlerin atılmasını sağlamanız gerekecektir. 2 saat dinlendikten sonra meyve suyu içilir (elma, havuç ve kırmızı pancar, limon, portakal, greyfurt gibi); daha sonra ekşi meyveler ve akşam sebze yemeği yenilir.
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Düzenli olarak oruç tutun.
Hücreler arası sıvıyı ve eklem dokularını çeşitli metabolik atıklardan periyodik olarak arındırmak için haftada en az 1 kere saunaya gidilmeli, hafta içi 2 gün (pazartesi ve perşembe), ayda 3 gün, (yani ay takvimine göre 13, 14, 15) ve ayrıca Ramazan’la birlikte üç aylarda da hakkıyla oruç tutmamız gerekmektedir. Hücre membranlarının yenilenmesi, sindirim ve hücrelerin diğer reaksiyonuna katılan fermentlerin aktifleşmesi için bu süreç yeterlidir. Yıl içerisinde 131 gün aç kalmak, tüm hücrelerin aktifleşmesi, dolayısıyla tüm organizmanın sağlıklı kalabilmesi için yeterli olmaktadır.

Ancak bu kural daha bünyesi bozulmamış ve hastalıklara yakalanmamış kişiler için geçerlidir. Hasta olan insanlar önce oruç kliniklerinde tecrübeli bir oruç uzmanının gözetimi altında sağlıklarını geri kazanmalı daha sonra üstteki programa uymalıdır ki hastalıkları bir daha geriye dönmesin.
“Sağlık İçin Oruç Bıçaksız Ameliyattır”

gülhan beydemir
 

EyLüL

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Nis 2013
Mesajlar
951
Aldığı Beğeniler
1,270
Takım
Galatasaray
Güzel bilgilendiren paylaşım için teşekkürler

Oruca devam :) Her derde deva hem dünyalık hem ahiretlik

Allah razı olsun
 
Üst Alt