- Üyelik Tarihi
- 16 May 2012
- Mesajlar
- 5,191
- Aldığı Beğeniler
- 11,197
- Konum
- Olduğum Yerden
- Takım
- Galatasaray
Oruc, bize vefayi ogretir
Vefa, mu’minin en temel vasiflarindandir. Vefa duygumuzun da diger yonlerimiz gibi gelistirilmeye ihtiyaci vardir.
Zira sartlarin agirlastigi, sIkintilarin saganak saganak uzerimize geldigi donemlerde dogrulugundan suphe duymadigimiz, bizi hayata baglayan degerlerimizden vazgecmemek; ancak saglam bir vefa duygusuna sahip olmakla mumkundur.
Oruc, bizdeki vefa hissini gelistiren ibadetlerin basinda gelir. Zira oruc, Allah ile kul arasinda yapilmis bir ahiddir. Kul, belirli zaman dilimlerinde, belirli seylerden vazgecer ve bu hareketleriyle, ahdinde vefali oldugunu gosterir. Aksama kadar havanin sicak olmasi, is sartlarinin agirligi, cevrede onu etkileyen bircok olumsuzluk kisiyi, Allah’a vermis oldugu sozden geri donduremez. Her sene Rabb’isine olan vefa duygusunu otuz gun boyunca, her turlu zorlugu gogusleyerek bu sekilde izhar eden kul, tam bir vefa abidesi olmaya namzettir.
Orucunu kasten bozan insanin keffaret gibi agir bir cezaya tabi olacagini biliyoruz. Cunku burada ciddi bir sekilde ahde vefasizlik soz konusudur. Oyleyse milli ve dini degerlerimizin bekasi adina ahiretimizi ilgilendiren konularda asla vefasizlik gostermemeli, yapacagimiz hayirli islerin arkasinda dag gibi sapasaglam durmaliyiz. Cunku buradaki vefasizlik, sadece bizim degil; bircok kisinin dunya ve ahiret hayatini olumsuz yonde etkileyecektir.
Bediuzzaman Said Nursi Hazretleri, vefa denilince ilk akla gelen insanlardandir. Onu otuz yillik hapis hayati yildirmamis, on-on bes sene daglarda yalniz birakilmasi ve hic kimsenin yanina sokulmamasi asla umitsizlige sevk etmemistir. Daima egilmeyen bir bas, bukulmeyen bir kamet olarak saglam bir durus sergilemis, boylece davasina olan vefasinin geregini yapmistir.
Vefa, mu’minin en temel vasiflarindandir. Vefa duygumuzun da diger yonlerimiz gibi gelistirilmeye ihtiyaci vardir.
Zira sartlarin agirlastigi, sIkintilarin saganak saganak uzerimize geldigi donemlerde dogrulugundan suphe duymadigimiz, bizi hayata baglayan degerlerimizden vazgecmemek; ancak saglam bir vefa duygusuna sahip olmakla mumkundur.
Oruc, bizdeki vefa hissini gelistiren ibadetlerin basinda gelir. Zira oruc, Allah ile kul arasinda yapilmis bir ahiddir. Kul, belirli zaman dilimlerinde, belirli seylerden vazgecer ve bu hareketleriyle, ahdinde vefali oldugunu gosterir. Aksama kadar havanin sicak olmasi, is sartlarinin agirligi, cevrede onu etkileyen bircok olumsuzluk kisiyi, Allah’a vermis oldugu sozden geri donduremez. Her sene Rabb’isine olan vefa duygusunu otuz gun boyunca, her turlu zorlugu gogusleyerek bu sekilde izhar eden kul, tam bir vefa abidesi olmaya namzettir.
Orucunu kasten bozan insanin keffaret gibi agir bir cezaya tabi olacagini biliyoruz. Cunku burada ciddi bir sekilde ahde vefasizlik soz konusudur. Oyleyse milli ve dini degerlerimizin bekasi adina ahiretimizi ilgilendiren konularda asla vefasizlik gostermemeli, yapacagimiz hayirli islerin arkasinda dag gibi sapasaglam durmaliyiz. Cunku buradaki vefasizlik, sadece bizim degil; bircok kisinin dunya ve ahiret hayatini olumsuz yonde etkileyecektir.
Bediuzzaman Said Nursi Hazretleri, vefa denilince ilk akla gelen insanlardandir. Onu otuz yillik hapis hayati yildirmamis, on-on bes sene daglarda yalniz birakilmasi ve hic kimsenin yanina sokulmamasi asla umitsizlige sevk etmemistir. Daima egilmeyen bir bas, bukulmeyen bir kamet olarak saglam bir durus sergilemis, boylece davasina olan vefasinin geregini yapmistir.