Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Osmanlı Devleti, devrin diplomasi ve bürokrasisinde zirveye ulaşmış bir sisteme sahipti. Bugün, devletin bütün faaliyetlerini en ince ayrıntısıyla arşivlerimizde takip etmek mümkündür. Fakat Harf İnkılâbı ile ecdadının kültüründen koparılan halkımızın elinde yüklü miktarda Osmanlı Türkçesi ile yazılı evrak bulunmasına rağmen, insanımız muhtevasından haberdar olmadığı bu belgelerin kıymetini tam olarak takdir edememektedir. Keşfet bölümünde bu hafta en azından bir aşinalık oluşturmak için Osmanlı devrinde kullanılan padişaha ait 7 belge çeşidine yer veriyoruz.
1. Ferman
Osmanlı belge çeşitlerinin en başında fermanlar gelir. Ferman, Osmanlı Devletinde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan ve üzerinde tuğra bulunan yazılı emirlere verilen isimdir. Ferman, Divan-ı Hümâyûn veya Paşakapısındaki (Sadrazam Konağı= Başbakanlık) divanlarda alınan kararlara uygun olarak yazılır ve üzerine padişahın tuğrası çekilirdi.
Osmanlı devlet teşkilatında padişah tarafından bir vazife, hizmet ve memuriyete tayin, bir gelirden tahsis veya bir şeyin tasarruf hakkının verildiğini, bir şeyden muafiyeti gösteren ve üzerinde padişahın tuğrasını taşıyan belgedir.
1832 Tarihine kadar, padişaha arz edilecek konunun özeti arz tezkiresi veya telhis olarak adlandırılan bir belge ile sunuluyordu. Padişah da görüşünü bizzat kendi el yazısı ile bildiriyor ve buna hatt-ı hümâyûn deniliyordu. Bu tarihten sonra ittihaz edilen yeni usul ile arz tezkireleri padişahın hususî başkâtibine yazılır oldu. Başkâtip, gelen tezkireleri padişaha okur, o da sözlü olarak mütâlaasını bildirir ve bu mütâlaa arz tezkiresinin altına ve yukarıdan aşağıya doğru, sadrazama hitaben başkâtib tarafından yazılırdı. İşte bu şekilde ortaya çıkan ibarelere yahut vesika cinsine irâde-i seniyye denilmiştir.
Sebeb-i Tahrir Hükmü denilen vesikalar, ferman ve beratlar gibi padişahın tuğrasını taşırlar. Maliyede hazırlanan ve temessük/senet yerine geçen bu belgeler Sebeb-i tahrir ifadeleriyle başladığı için beratlara benzese de karakter itibarıyla farklıdır.
Müslüman ve Hristiyan devlet başkanlarına, Osmanlı Devletine bağlı Kırım hanlarına, Mekke-i Mükerreme şeriflerine, Erdel beylerine ve diğer tâbi yerlerin idarecilerine padişah tarafından gönderilen mektuplara nâme-i hümâyûn adı verilir.
Osmanlı klasik devrinde yabancı devletlerle yapılan anlaşmalar ve verilen imtiyazlar için kullanılan bu belge çeşidini 19. asırdan itibaren muâhede ismini almıştır. Tanzimattan sonra ise padişahın tuğra ve hattını taşıyanlara tasdiknâme denmeye başlanmıştır.