- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Gün Uzar
Öte
Şimdi iyi bir terzinin elinde bir kumaş yırtılıyor sesini duydum Hatta köyde becerikli bir kadın bir ilmek daha attı kilime, yazdığı hikâyeyi duydum Bir çocuk sınıfta oturuyor, kurşun kalemine sıkıntısını yüklerken kurşunun kâğıtla kavgasından çıkan avazlar duyuyorum Tabanca tetiğinin sesi kolay duyulur, ondan ziyade, insan etini delen kurşunun sesini duyuyorum Yaşlı bir Kızılderilinin başındaki zafer tüyünün gururla nefes alışını Yüzyıllar önceden bilge bir kuşun o tüyü rüzgâra bıraktığı anda çıkan sesi duyabiliyorum Bin yıllık ağacın hayata dayanamayan dalının kırılış sesini Bir şaman ayininde ateşin etrafında dönenlerin adım seslerini duyabiliyorum Hatta ayakları taşlara değdiğinde taşların ettiği dualar kulaklarımda Neler oluyor ... neler oluyor ... neler oluyor
Bunca gürültünün içinde duyduğum en duyulmaz sesler Kaybolduğum bu dünyada yeniden varoluşum seslerde yok mu olmuş Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler Senin içinden geçen sesleri duyuyorum, duygularına dokunuyorum, aciyorum Dünya aciyor, eriyip çıtırdayan yok olup dağılan buzulların sesini değil ilk buzun eriyip suya damlarken çıkardığı acıyı duyuyorum Bir kuşun yavrusuna uçmayı öğretirkenki çabasını, gagası ile itekleme sesini duyuyorum Dünyanın dışı eriyor, içi yangınlarda, insan gibi içinde bir boşluk büyüyor Lavlardan önce küller göğe değiyor, gözüm kararır, ateşi ruhuma değiyor Bir bir kaybediyor insanlar sevdiklerini Dünya bir bir kaybediyor insan sayesinde nesillerini Nesli tükenen bülbülün son şarkısını duyuyorum Ölmek üzere olan bir meteorun yanıp biterken dünyaya değen ölümünü duyuyorum yok oluyor eriyor büyüyüp kayboluyor Ölüm bana yaklaşırken sevilmenin sesini duyuyorum Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler Aciyorum tüm duyduklarım ağır geliyor Kahkahalar duvarlarıma çarpıp kırılırken gülümsemeler bölünüyor içimde vazgeçtiğim duygular Kesip parçaladığım meçhul yaşımın doğum günümde hoşça kal deyişini duyuyorum Öldüğümde saçımda doğal saçlarım olacak, saçımdan en son beyaza dönüşme sesini duyuyorum Anlar yavaşlıyor, ağırlaşıyor her şey, zaman başladığı yere yakın artık Geri dönüşündeki kahkaha sesini duyuyorum Nuhun gemisi Ağrıya çakıldı, eskirken paslandığı, pasının toprağa değdiği sesi Hatta o anda hızlanır zaman pasların toprağı şenlendirdiği müziği duyabiliyorum Öyle çok ses duyuyorum ki ne desem inanmayacaksın, ben deli değilim Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler
Zaman yavaşlıyor, dünya yaşlanıyor
ilk acının benden kopup göğe ulaştığı, o kopuştan oluşan boşluğun sesi kulaklarımda O boşluğu dolduramayışımın sesini duyuyorum
Öte
Şimdi iyi bir terzinin elinde bir kumaş yırtılıyor sesini duydum Hatta köyde becerikli bir kadın bir ilmek daha attı kilime, yazdığı hikâyeyi duydum Bir çocuk sınıfta oturuyor, kurşun kalemine sıkıntısını yüklerken kurşunun kâğıtla kavgasından çıkan avazlar duyuyorum Tabanca tetiğinin sesi kolay duyulur, ondan ziyade, insan etini delen kurşunun sesini duyuyorum Yaşlı bir Kızılderilinin başındaki zafer tüyünün gururla nefes alışını Yüzyıllar önceden bilge bir kuşun o tüyü rüzgâra bıraktığı anda çıkan sesi duyabiliyorum Bin yıllık ağacın hayata dayanamayan dalının kırılış sesini Bir şaman ayininde ateşin etrafında dönenlerin adım seslerini duyabiliyorum Hatta ayakları taşlara değdiğinde taşların ettiği dualar kulaklarımda Neler oluyor ... neler oluyor ... neler oluyor
Bunca gürültünün içinde duyduğum en duyulmaz sesler Kaybolduğum bu dünyada yeniden varoluşum seslerde yok mu olmuş Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler Senin içinden geçen sesleri duyuyorum, duygularına dokunuyorum, aciyorum Dünya aciyor, eriyip çıtırdayan yok olup dağılan buzulların sesini değil ilk buzun eriyip suya damlarken çıkardığı acıyı duyuyorum Bir kuşun yavrusuna uçmayı öğretirkenki çabasını, gagası ile itekleme sesini duyuyorum Dünyanın dışı eriyor, içi yangınlarda, insan gibi içinde bir boşluk büyüyor Lavlardan önce küller göğe değiyor, gözüm kararır, ateşi ruhuma değiyor Bir bir kaybediyor insanlar sevdiklerini Dünya bir bir kaybediyor insan sayesinde nesillerini Nesli tükenen bülbülün son şarkısını duyuyorum Ölmek üzere olan bir meteorun yanıp biterken dünyaya değen ölümünü duyuyorum yok oluyor eriyor büyüyüp kayboluyor Ölüm bana yaklaşırken sevilmenin sesini duyuyorum Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler Aciyorum tüm duyduklarım ağır geliyor Kahkahalar duvarlarıma çarpıp kırılırken gülümsemeler bölünüyor içimde vazgeçtiğim duygular Kesip parçaladığım meçhul yaşımın doğum günümde hoşça kal deyişini duyuyorum Öldüğümde saçımda doğal saçlarım olacak, saçımdan en son beyaza dönüşme sesini duyuyorum Anlar yavaşlıyor, ağırlaşıyor her şey, zaman başladığı yere yakın artık Geri dönüşündeki kahkaha sesini duyuyorum Nuhun gemisi Ağrıya çakıldı, eskirken paslandığı, pasının toprağa değdiği sesi Hatta o anda hızlanır zaman pasların toprağı şenlendirdiği müziği duyabiliyorum Öyle çok ses duyuyorum ki ne desem inanmayacaksın, ben deli değilim Neler oluyor neler... beynimde delicesine sesler
Zaman yavaşlıyor, dünya yaşlanıyor
ilk acının benden kopup göğe ulaştığı, o kopuştan oluşan boşluğun sesi kulaklarımda O boşluğu dolduramayışımın sesini duyuyorum