- Üyelik Tarihi
- 29 Eyl 2007
- Mesajlar
- 8,243
- Aldığı Beğeniler
- 6,432
- Takım
- Fenerbahçe
Çok neşeliydi... Sözcükleri sanki seçilmişti, öyle keyifliydi ki anlatamıyordu. Kelimeler kifayetsizdi!.. Keyfine diyecek yoktu.
Bu heyacan...Bu sevinç...Ona ne yapması gerektiğini unutturmuştu. Haberler mi iyiydi yoksa iyi olan başka birşeyler mi vardı? Aklına gelmiyordu sevincini bölecek karamsarlıklar. Sanki bir başka köşedeydi de hüzün uğramamıştı yüreciğine!
İçindeki sevincin kaynağı; baharın gelişiymiş!
Bahar diye diye dolaşıyordu... Ama hangisiydi? Gerçi hüzün yoksa "son" olan değildir herhalde!O sadece yeşeren ve canlanan doğanın etkisindeydi. Bahçesinde güller açmak üzreydi. Gülleri tomurcuklanmıştı. Kokusuna ramak kalmışken birden uyanıverdi bu tatlı-hoş rüyadan!
Güneş yok olmuştu uyanmasıyla. Ama sabahta çoktan olmuştu! Gerçek olan buydu işte. Güneş var ama ısıtmıyordu içini... Yemyeşil doğanın yerinde sapsarı yapraklar gördü. Demek ki son'du bu bahar!..
Gelmişti Eylül!..
Sesini çıkarmıyordu Bülbül!..
Ve açmıyordu bahçedeki Gül!..
Herşey bir nefeslikti sanki... Heyacanı sönmüştü,yok olmuştu mutluluğu.Kararmıştı arz!Güneş ısıtmıyordu Bozkırı...Karabulutlara yenilmiş miydi ne?Sesszilik hakimdi buralara. Çocuklarda girmişti evlerine!Eylül böyleydi bozkırda.Hüzün ve firak...Kaç ay beklenecekti Nisan?Belki bir daha gelişinde biz olmayacaktık. Ya da hiç gelmeyecekti.Sevinçler kursaklarımızda kalacaktı!..Can sıkıntısından çıkardı belkide CANımız...Lisanımızda umudu tüketiyorduk. Umud gerideydi...Sankii bozkırda bu bir töreydi ve hiç kimse değiştiremiyordu.Değiştirmekse sanırım kimsenin harcı değildi. Olsun(du) bir güzelliği ardı elbet.
Eylül gelmeseydi konuşacak mıydı kalemler?.. Heyecanla bekleyecek miydik bir sonraki baharı. Bir umudu oldu işte!.. Özlemeyi unutacaktık. Şimdiden özlemlerimiz kat kat oldu bahara.Bekliyoruz penceremizden... Yeşil doğanın güzelliğini CAN.
Ocaklar tütüyor,
Hepsinde aş...
Ve yine gözlerde hüzün
Eylül!..
Sadece iki damla yaş!..
Bekleyelim...
"Özledik Baharları"
Bu heyacan...Bu sevinç...Ona ne yapması gerektiğini unutturmuştu. Haberler mi iyiydi yoksa iyi olan başka birşeyler mi vardı? Aklına gelmiyordu sevincini bölecek karamsarlıklar. Sanki bir başka köşedeydi de hüzün uğramamıştı yüreciğine!
İçindeki sevincin kaynağı; baharın gelişiymiş!
Bahar diye diye dolaşıyordu... Ama hangisiydi? Gerçi hüzün yoksa "son" olan değildir herhalde!O sadece yeşeren ve canlanan doğanın etkisindeydi. Bahçesinde güller açmak üzreydi. Gülleri tomurcuklanmıştı. Kokusuna ramak kalmışken birden uyanıverdi bu tatlı-hoş rüyadan!
Güneş yok olmuştu uyanmasıyla. Ama sabahta çoktan olmuştu! Gerçek olan buydu işte. Güneş var ama ısıtmıyordu içini... Yemyeşil doğanın yerinde sapsarı yapraklar gördü. Demek ki son'du bu bahar!..
Gelmişti Eylül!..
Sesini çıkarmıyordu Bülbül!..
Ve açmıyordu bahçedeki Gül!..
Herşey bir nefeslikti sanki... Heyacanı sönmüştü,yok olmuştu mutluluğu.Kararmıştı arz!Güneş ısıtmıyordu Bozkırı...Karabulutlara yenilmiş miydi ne?Sesszilik hakimdi buralara. Çocuklarda girmişti evlerine!Eylül böyleydi bozkırda.Hüzün ve firak...Kaç ay beklenecekti Nisan?Belki bir daha gelişinde biz olmayacaktık. Ya da hiç gelmeyecekti.Sevinçler kursaklarımızda kalacaktı!..Can sıkıntısından çıkardı belkide CANımız...Lisanımızda umudu tüketiyorduk. Umud gerideydi...Sankii bozkırda bu bir töreydi ve hiç kimse değiştiremiyordu.Değiştirmekse sanırım kimsenin harcı değildi. Olsun(du) bir güzelliği ardı elbet.
Eylül gelmeseydi konuşacak mıydı kalemler?.. Heyecanla bekleyecek miydik bir sonraki baharı. Bir umudu oldu işte!.. Özlemeyi unutacaktık. Şimdiden özlemlerimiz kat kat oldu bahara.Bekliyoruz penceremizden... Yeşil doğanın güzelliğini CAN.
Ocaklar tütüyor,
Hepsinde aş...
Ve yine gözlerde hüzün
Eylül!..
Sadece iki damla yaş!..
Bekleyelim...
"Özledik Baharları"
