- Üyelik Tarihi
- 4 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,198
- Aldığı Beğeniler
- 6
Günümüzde rızık elde etme olayı deyince akla ilk gelen şey PARA demek oluyor.Yani hedefteki amaç para kazanmak olunca bu ugurda her şeyi göze alarak çetin bir mücadeleye giriliyor. Oysa ki amaç bir şey üreterek elde etmek, üretilenin bir kısmıyla da yeniden üretmek olmalıyken, ayakta kalabilmek için rakipleri olabildigince yok etmek ve bu şekliyle para kazanmak, amaç felsefesi haline geliyor. İşte bu noktada eskilere şöyle bir dönüp de yaşanmış vakıa olayı hatırlamamak elde degil, zamanın padişahı tebdili kıyafet ederek alışverişe çıktıgında bir bakkala girer istedigi şeyi almak istedigini söylediginde; bakkal kendisine yandaki komşusu olan bakkaldan bu alışverişini yapmasını zira kendisinin dükkanı açtıgı saatten bu yana bayagı satış yaptıgını fakat yandaki komşusu bakkalın henüz siftah yapmadıgını söyleyerek, erdemli bir hareketin unutulmaz vakasını sergilemiştir. Günümüzde kazanmak için yıpratmak veya yok etmek felsefesinin amacını teşkil eden "para" bu özelligiyle acaba bir şirk vesilesi olmuyor mu? Halbuki yardım ve imece dedigimiz adetlerimize ne kadar uyuyor diye bu konuyu iyice bir düşünmek gerekmez mi?
Büyük günahların haram kılındıgı hususunda fakihler arasında ihtilaf yoktur. Kim de Allah'a ve Rasülü'ne isyan eder ve Allah'ın sınırlarını aşarsa, Allah onu da ebedî kalmak üzere ateşe koyar. Hem onu zelil ve perişan eden bir azap vardır. (Nisa, 4/14) ayeti ve Yedi helak ediciden sakının hadisi bunun açık delilidir. Cumhur-u ulema, günahları büyük ve küçük diye iki kısma ayırırlar. Eger yasaklandıgınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız. (Nisa, 4/31) , Onlar, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları ba ışlarlar. (Şûrâ, 42/37) Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. (Necm, 53/32) ayetleri küçük-büyük günah ayırımına işaret eden ayetlerdendir. Dikkat edin size günahların en büyü ünü (ekberu'l-kebâir) haber vereyim mi?.. hadisi de bu hususa sünnetten delildir. Ayrıca bütün günahların günah oldu unu, küçük-büyük diye bir ayırım olamayaca ını, günahın küçüklü ü veya büyüklü ünün izafi oldu unu söyleyen alimler de vardır. Yine büyük günahların kendi içerisindeki sıralamasının da, naslardaki ifadelerden hareketle, günahın, gerek şahsî gerek toplumsal zarar ve mefsedetine göre yapıldı ını burada zikredelim.
Büyük günahların haram kılındıgı hususunda fakihler arasında ihtilaf yoktur. Kim de Allah'a ve Rasülü'ne isyan eder ve Allah'ın sınırlarını aşarsa, Allah onu da ebedî kalmak üzere ateşe koyar. Hem onu zelil ve perişan eden bir azap vardır. (Nisa, 4/14) ayeti ve Yedi helak ediciden sakının hadisi bunun açık delilidir. Cumhur-u ulema, günahları büyük ve küçük diye iki kısma ayırırlar. Eger yasaklandıgınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız. (Nisa, 4/31) , Onlar, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları ba ışlarlar. (Şûrâ, 42/37) Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. (Necm, 53/32) ayetleri küçük-büyük günah ayırımına işaret eden ayetlerdendir. Dikkat edin size günahların en büyü ünü (ekberu'l-kebâir) haber vereyim mi?.. hadisi de bu hususa sünnetten delildir. Ayrıca bütün günahların günah oldu unu, küçük-büyük diye bir ayırım olamayaca ını, günahın küçüklü ü veya büyüklü ünün izafi oldu unu söyleyen alimler de vardır. Yine büyük günahların kendi içerisindeki sıralamasının da, naslardaki ifadelerden hareketle, günahın, gerek şahsî gerek toplumsal zarar ve mefsedetine göre yapıldı ını burada zikredelim.