Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
Genç bir öğrenci bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktaydı. İlmî araştırmalara daldığı bir sırada kapısı çalındı. O vakitte birinin gelmesinin meydana getirdiği hayret ve gelen misafirin kimliği hakkındaki merakla kapıyı açtı. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktaydı. Karşısındaki misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyledi.

Genç öğrenci, misafirini geri çevirip gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemeyeceği için çaresizce içeri aldı. Ona oturup dinlenebileceği bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam etti. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, genç talebenin bir haline oldukça şaşırmıştı. Genç, arada bir parmağını, önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmekteydi. Bir defa ile de yetinmemekte ve bunu ara ara tekrarlamaktaydı. Bu hal üzere sabah olmuştu.

Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döndü. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev, Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıydı ve genç kız da vezirin kızıydı. Saray halkı, ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sordu; çünkü bütün gece onu aramış ama bir türlü bulamamışlardı.

Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve özellikle de kendisini misafir eden öğrencinin tuhaf hâlini bir bir anlattı soranlara.

Bunun üzerine vezir, kızına yardım eden o genci sarayına davet etti ve ona niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elini yaktığını sordu. Yusuf yüzlü genç şu güzel cevabı verdi vezire:

― Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım. Bu sebeple onu kulübeme aldım. Nefsimin desiselerine karşı koyabilmek için de, elimi ara sıra mumun bana Cehennem’i hatırlatan alevi üzerine koydum. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde, parmağımı ateşe tutarak, nefsime Cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.

İffet ve ismet şuuruyla ve bir gün vereceği azim hesabın korkusuyla parmağını yakan gencin bu hareketi vezirin çok hoşuna gitti. Vezir, ondan kızı ile evlenmesini teklif etti. Teklifi kabul eden genç bundan sonra “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olan Mecmau’l-Enhür isimli Hanefî fıkıh kitabının yazarı Muhammed bin Süleyman’dan başkası değildi.​
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun çok güzeldi.
 

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
Allah sizden de razı olsun
rica ederim
 

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
Allah sizdende razı olsun
rica ederim
 

sbetül

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2005
Mesajlar
923
Aldığı Beğeniler
1
ALLAH razı olsun gençlerimize tamda ibretlik bir olaymış Rabbim hisse almayı nasib etsin
 

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
amin
Allah sizlerden de razı olsun rica ederim
 
Üst Alt