- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Bir Pazarola Hazan Bey de çıkıp: "Senin akçen bu dünya pazarında geçmez, evladım!" deseydi, bunca terlemez idik sermayemiz olan buz sırtımızda erir iken.
"Eski İstanbul’da yaşamış ve şöhreti günümüze kadar gelmiş bir meczup da Pazarola Hasan Bey’dir. Modern tıptaki adıyla makrosefali hastalığı nedeniyle kafa yapısı normalden büyük olan Pazarola Hasan Bey çarşıda kendine uygun bir fes bulamaz. El yapımı fesinin üstündeki ‘Maşallah Hasan Bey’ yazısı onu meşhur eder. Gün boyu gezinip durduğu İstanbul’da dilenci görürse ‘Pazarola dilenci başı’ vali görürse ‘Pazarola vali başı’ diye verdiği selamla ünü zamanla İstanbul halkını aşıp saray erkanına kadar varır. Öyle ki esnaflar onun selamını alınca işlerinin bereketleneceğini düşünür, Pazarola Hasan Bey kendilerine dua etsin diye yarış ederlermiş. Evlilik çağına gelmiş genç kızlar peçelerini kaldırırlar şayet ‘Pazarola’ selamına nail olurlarsa kısmetlerinin açılacağını düşünürlermiş. Pazarola Hasan’ı ermiş kabul edenler, selamıyla geçtiği haneye huzur ve bereket geleceğine inanlar oldu. Bir duasını, hiç olmazsa selamını almak için önünü kesseler de o herkese selamından vermez duasından etmezmiş. Nereye girse saygı görür; düşkün, gayrimüslim, diyerek kimseyi ayırmazmış. Ona göre herkes iyi insandı, herkes bir işin büyüğü ve başı idi."
Nihal Bayrak
"Eski İstanbul’da yaşamış ve şöhreti günümüze kadar gelmiş bir meczup da Pazarola Hasan Bey’dir. Modern tıptaki adıyla makrosefali hastalığı nedeniyle kafa yapısı normalden büyük olan Pazarola Hasan Bey çarşıda kendine uygun bir fes bulamaz. El yapımı fesinin üstündeki ‘Maşallah Hasan Bey’ yazısı onu meşhur eder. Gün boyu gezinip durduğu İstanbul’da dilenci görürse ‘Pazarola dilenci başı’ vali görürse ‘Pazarola vali başı’ diye verdiği selamla ünü zamanla İstanbul halkını aşıp saray erkanına kadar varır. Öyle ki esnaflar onun selamını alınca işlerinin bereketleneceğini düşünür, Pazarola Hasan Bey kendilerine dua etsin diye yarış ederlermiş. Evlilik çağına gelmiş genç kızlar peçelerini kaldırırlar şayet ‘Pazarola’ selamına nail olurlarsa kısmetlerinin açılacağını düşünürlermiş. Pazarola Hasan’ı ermiş kabul edenler, selamıyla geçtiği haneye huzur ve bereket geleceğine inanlar oldu. Bir duasını, hiç olmazsa selamını almak için önünü kesseler de o herkese selamından vermez duasından etmezmiş. Nereye girse saygı görür; düşkün, gayrimüslim, diyerek kimseyi ayırmazmış. Ona göre herkes iyi insandı, herkes bir işin büyüğü ve başı idi."
Nihal Bayrak
