- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Pazartesiyi Beklerken
Bir sali gunuydu.
Yogun bir is temposuyla gecen gunun aksaminda eve varmak ne guzel& Daha da guzeli elini yuzunu hos kokulu sabunlarla yikayip, ustune rahat ev kiyafetlerini gecirmek& Sonra soyle guzelce televizyonun basina kurulup eline kumandayi almak..
Oturdugu yerde sizlanmalarini dindirmek icin ayaklarini yuksekce bir yere kaldirip uzandi. Yorgunlugu simdi cok daha belirginlesmis, kulce gibi uzerine cokmustu. Oh! Tam sekerlemelik bir andi. Gozlerini yumdu, televizyonun sesini kisti.
Sabah gec kalkmasina ragmen cok is yapmis, cok yere gitmisti. Gec yatmasi da cabasi& Soyle bir dusundu:
Evi silip supurmek, carsiya cikip sayisini hatirlamadigi kadar magaza gezmek, alisveris yapmak, bu arada faturalari unutmamak, her biri icin saatlerce sira beklemek, sonra o esyalari elleriyle tasimak&
Cok, cok zahmetli bir gun olmustu bugun.
Ayaklari, kollari, her yeri sizliyordu. Burnuna sabunun guzel kokusu geldi. Leylâk gibi, insana eflâtun rengini hatirlatan ferahlatici bir kokuydu bu... Derin derin icine cekti. Galiba bu kokunun uykuya da tesiri vardi. Davetiye cikarmis gibi, uyku hemen basucunda bitiverdi. Tam kendini uykunun o tatli tatli dalgalanan, masmavi ve ilik denizine atacak, imkânsizin mumkune donustugu yerlerde gezecek hattâ ucacakti ki, aklina aksam namazini kilmadigi geldi. Dusunmemeye calisti.
Yok, hayir! Aksam namazini kilmamisti. Ama cok yorgundu. Olsun, yine de kilmamisti. Ama kipirdayacak hâli kalmamisti, her yeri sizliyordu, zaten namazini kilsa bile husuyla degil, bir an evvel kilmis olmak icin kilacakti. Biraz dusunup aklina gelen birkac onemli onemsiz bahaneyi de siraladi. Icindeki uzlasmaya yanasmayan o inatci ses tek cumleyle cevap verdi: Kilmamisti iste, kilmamisti, kilmamisti&
Bahanesini gecerli hâle getirmek, inatci sesin inadini kirmak icin daha cok dusundu:
Zaten bu sene universite imtihanina giriyorum. Gece yarilarina kadar ders calis, okul, dershane, etutler& Sabah namazlarina da genelde kalkamiyorum, oglenleri okulda kilamiyorum, hattâ bazen, yok yok, genellikle ikindileri de& Ne oyle boluk porcuk... Bir sey yapildi mi tam olmali. Seneye hayirlisiyla universiteyi bir kazanayim& Hepsini bes vakit kilmaya baslarim. Hayatim nasil olsa duzene girer. Simdiki kadar yogun da olmam. Bu sene gecis yili. Olmuyor iste bu yogunlugun icinde!
Universiteli olmakla, yepyeni bir pazartesiyle yepyeni bir hayata baslayacakti... duzenli bir hayata. Tabii, namazlari tam bir hayata..
Ah pazartesi, bir gelse!
Bir sali gunuydu.
Yogun bir is temposuyla gecen gunun aksaminda eve varmak ne guzel& Daha da guzeli elini yuzunu hos kokulu sabunlarla yikayip, ustune rahat ev kiyafetlerini gecirmek& Sonra soyle guzelce televizyonun basina kurulup eline kumandayi almak..
Oturdugu yerde sizlanmalarini dindirmek icin ayaklarini yuksekce bir yere kaldirip uzandi. Yorgunlugu simdi cok daha belirginlesmis, kulce gibi uzerine cokmustu. Oh! Tam sekerlemelik bir andi. Gozlerini yumdu, televizyonun sesini kisti.
Sabah gec kalkmasina ragmen cok is yapmis, cok yere gitmisti. Gec yatmasi da cabasi& Soyle bir dusundu:
Evi silip supurmek, carsiya cikip sayisini hatirlamadigi kadar magaza gezmek, alisveris yapmak, bu arada faturalari unutmamak, her biri icin saatlerce sira beklemek, sonra o esyalari elleriyle tasimak&
Cok, cok zahmetli bir gun olmustu bugun.
Ayaklari, kollari, her yeri sizliyordu. Burnuna sabunun guzel kokusu geldi. Leylâk gibi, insana eflâtun rengini hatirlatan ferahlatici bir kokuydu bu... Derin derin icine cekti. Galiba bu kokunun uykuya da tesiri vardi. Davetiye cikarmis gibi, uyku hemen basucunda bitiverdi. Tam kendini uykunun o tatli tatli dalgalanan, masmavi ve ilik denizine atacak, imkânsizin mumkune donustugu yerlerde gezecek hattâ ucacakti ki, aklina aksam namazini kilmadigi geldi. Dusunmemeye calisti.
Yok, hayir! Aksam namazini kilmamisti. Ama cok yorgundu. Olsun, yine de kilmamisti. Ama kipirdayacak hâli kalmamisti, her yeri sizliyordu, zaten namazini kilsa bile husuyla degil, bir an evvel kilmis olmak icin kilacakti. Biraz dusunup aklina gelen birkac onemli onemsiz bahaneyi de siraladi. Icindeki uzlasmaya yanasmayan o inatci ses tek cumleyle cevap verdi: Kilmamisti iste, kilmamisti, kilmamisti&
Bahanesini gecerli hâle getirmek, inatci sesin inadini kirmak icin daha cok dusundu:
Zaten bu sene universite imtihanina giriyorum. Gece yarilarina kadar ders calis, okul, dershane, etutler& Sabah namazlarina da genelde kalkamiyorum, oglenleri okulda kilamiyorum, hattâ bazen, yok yok, genellikle ikindileri de& Ne oyle boluk porcuk... Bir sey yapildi mi tam olmali. Seneye hayirlisiyla universiteyi bir kazanayim& Hepsini bes vakit kilmaya baslarim. Hayatim nasil olsa duzene girer. Simdiki kadar yogun da olmam. Bu sene gecis yili. Olmuyor iste bu yogunlugun icinde!
Universiteli olmakla, yepyeni bir pazartesiyle yepyeni bir hayata baslayacakti... duzenli bir hayata. Tabii, namazlari tam bir hayata..
Ah pazartesi, bir gelse!
