- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) savas esirlerine nasil davranmisti?..
Hicretin ikinci senesinin on yedi Ramazaninda yapilan Bedir Savasinda musriklerin sayisi bin kadar olmasina mukabil Muslumanlarin sayisi uc yuz civarinda idi.
Buna ragmen savas sonunda musriklerden yetmis kisi olmus, Muslumanlar da on dort sehit vererek, yetmis kadar musrik dusmani esir alip ellerini baglayarak Medineye zaferle donmuslerdi. Bu savasta dikkatimizi ceken olay, Muslumanlarin yakaladiklari musrik esirlerine nasil muamele edecekleridir.
Medineye gelince Peygamberimizin (aleyhissalatu vesselam) Muslumanlara ilk emri soyle oldu :
- Her biriniz evlerinize birer ikiser esir alarak yemeklerini yedirin, sularini icirin, onlara asla kotu muamele yapmayin!.. Istevsu bihim hayran!..
Bu emir oylesine uygulanmisti ki, musrik esirlerden biri olan Hazret-i Musab bin Umeyrin (radiyallahu anh) kardesi Ebu Izze, yasadigini daha sonra soyle anlatmistir :
Esir dagitiminda ben Ensardan bir ailenin icine dusmustum. Aksamlari ekmeklerini bana verirler, kendileri sadece hurmayla yetinirlerdi. Ben ise bundan cok utanir ekmeklerini yemez kendilerine iade ederdim. Onlar bizim ihtiyacimiz yok, diyerek ekmegi tekrar bana gonderirler, kendileri hurmayla idare ederlerdi..
Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) evlere taksim ettigi bu esirlerin geleceklerine ait karar almak icin Medinede bir mesveret meclisi toplayarak halkin fikirlerini sordu :
- Ne yapmayi dusunuyorsunuz esirlerinize? Her birinden kurtulus akcesi (fidye) alarak birakmayi mi, yoksa (hep yapildigi gibi) dusmana korku salmak icin oldurmeyi mi? Tercihiniz hangisidir?
Bu soru karsisinda ilk fikrini aciklayan Hazret-i Ebu Bekir (radiyallahu anh) oldu :
- Dusmanimiz da olsa bu esirleri oldurmekten bize bir fayda gelmez. Belki iclerinden imanla sereflenenler olabilir. Bunlardan kurtulus akcesi alarak serbest birakmaliyiz! Aile ve cocuklarina kavussunlar...
Bu goruse karsi cikan Hazret-i Omer (radiyallahu anh) de fikrini soyle acikladi :
- Bunlar Mekkeden kalkip Bedire kadar gelerek bizleri yok etmek isteyen dusmanlarimizin elebasilaridirlar... Bunlari serbest birakacak olursak musriklerin bize saldirma cesaretlerini artirmis oluruz. Bizi oldurmek icin gelenleri biz de oldurmeliyiz ki, bir daha Muslumanlara saldirma cesareti gostermesinler...
Hazret-i Omerin (radiyallahu anh) gorusu Hazret-i Ebu Bekirin (radiyallahu anh) tam karsisindaydi. Dinleyen halkin icinde de iki gorusun taraftarlari olustu. Hazret-i Ebu Bekirin (radiyallahu anh) gorusunu destekleyenler oldugu gibi, Hazret-i Omerin (radiyallahu anh) gorusunu uygun bulanlar da oldu.
Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) tavri da daha ibretliydi. Bastan bir gorusun yanina, otekinin de karsisina gecmedi de bakin nasil bir rahatlatici yorum yapti zit gorus sahiplerine:
- Ya Eba Bekir! senin esirleri affetme gorusun, tipki Ibrahim aleyhisselâmin isyan eden kavmine sefkatli bakisi gibidir. Duasinda ; Rabbim, bana itaat eden bendendir, etmeyip isyan eden ise Senin kulundur, Sen af ve magfiret sahibisin! diyerek aflarini istemisti..
- Ey Omer! Senin esirleri cezalandirma gorusun de, Nuh aleyhisselamin gorusu gibidir. O da isyan eden kavmine; Rabbim, yeryuzunde bir tek kâfir birakma!.. diyerek hepsinin de cezalanmasini istemisti. Ben de bu iki gorusun af tarafini tercih ediyor, fidyelerini veren esirlerin saliverilerek ailelerine kavusmalarini teklif ediyorum! Eger uygun bulursaniz.. diyerek kendi gorusunu de ifade etmis oldu...
Bundan sonra, her biri kim bilir kacar tane Muslumani sehit etmis olan musrik esirler, kurtulus fidyesi vererek kurtulmuslar, bunu veremeyenlerin okur-yazarlari da Medinedeki Muslumanlarin cocuklarindan onar cocuga okuma-yazma ogrettikten sonra serbest birakilmislardir..
Meshur vahiy katibi Hazret-i Zeyd bin Sabit (radiyallahu anh) de, esirlerin okuma-yazma ogrettikleri bu cocuklarin icinden cikmistir.
***
Muslumanlarin dusmandan aldiklari esirlerine evlerinde misafir gibi bakmalari, ekmeklerini kendileri yemeyip onlara yedirmeleri, sonra da insanlik onuruna yakisan bir sekilde kurtulus akcesiyle saliverilmeleri de gosteriyor ki, bugunku savaslarin hedefinde Muslumanlarin uyguladigi bu insanî ve Islamî olculer vardir. Bu asrin insani da varabilirse ona varacak, uygulayabilirse onu uygulayacak ki, insanlik insana yakisir sekilde savas yapsin, aldigi esirlerine de insana yakisir sekilde uygulamada bulunsun...
Yoksa savaslarda tuyleri urperten vahsetler surup gidecek, akla hayale gelmedik merhametsizlikleri insanlik seyretmeye devam edecektir..
Hicretin ikinci senesinin on yedi Ramazaninda yapilan Bedir Savasinda musriklerin sayisi bin kadar olmasina mukabil Muslumanlarin sayisi uc yuz civarinda idi.
Buna ragmen savas sonunda musriklerden yetmis kisi olmus, Muslumanlar da on dort sehit vererek, yetmis kadar musrik dusmani esir alip ellerini baglayarak Medineye zaferle donmuslerdi. Bu savasta dikkatimizi ceken olay, Muslumanlarin yakaladiklari musrik esirlerine nasil muamele edecekleridir.
Medineye gelince Peygamberimizin (aleyhissalatu vesselam) Muslumanlara ilk emri soyle oldu :
- Her biriniz evlerinize birer ikiser esir alarak yemeklerini yedirin, sularini icirin, onlara asla kotu muamele yapmayin!.. Istevsu bihim hayran!..
Bu emir oylesine uygulanmisti ki, musrik esirlerden biri olan Hazret-i Musab bin Umeyrin (radiyallahu anh) kardesi Ebu Izze, yasadigini daha sonra soyle anlatmistir :
Esir dagitiminda ben Ensardan bir ailenin icine dusmustum. Aksamlari ekmeklerini bana verirler, kendileri sadece hurmayla yetinirlerdi. Ben ise bundan cok utanir ekmeklerini yemez kendilerine iade ederdim. Onlar bizim ihtiyacimiz yok, diyerek ekmegi tekrar bana gonderirler, kendileri hurmayla idare ederlerdi..
Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) evlere taksim ettigi bu esirlerin geleceklerine ait karar almak icin Medinede bir mesveret meclisi toplayarak halkin fikirlerini sordu :
- Ne yapmayi dusunuyorsunuz esirlerinize? Her birinden kurtulus akcesi (fidye) alarak birakmayi mi, yoksa (hep yapildigi gibi) dusmana korku salmak icin oldurmeyi mi? Tercihiniz hangisidir?
Bu soru karsisinda ilk fikrini aciklayan Hazret-i Ebu Bekir (radiyallahu anh) oldu :
- Dusmanimiz da olsa bu esirleri oldurmekten bize bir fayda gelmez. Belki iclerinden imanla sereflenenler olabilir. Bunlardan kurtulus akcesi alarak serbest birakmaliyiz! Aile ve cocuklarina kavussunlar...
Bu goruse karsi cikan Hazret-i Omer (radiyallahu anh) de fikrini soyle acikladi :
- Bunlar Mekkeden kalkip Bedire kadar gelerek bizleri yok etmek isteyen dusmanlarimizin elebasilaridirlar... Bunlari serbest birakacak olursak musriklerin bize saldirma cesaretlerini artirmis oluruz. Bizi oldurmek icin gelenleri biz de oldurmeliyiz ki, bir daha Muslumanlara saldirma cesareti gostermesinler...
Hazret-i Omerin (radiyallahu anh) gorusu Hazret-i Ebu Bekirin (radiyallahu anh) tam karsisindaydi. Dinleyen halkin icinde de iki gorusun taraftarlari olustu. Hazret-i Ebu Bekirin (radiyallahu anh) gorusunu destekleyenler oldugu gibi, Hazret-i Omerin (radiyallahu anh) gorusunu uygun bulanlar da oldu.
Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) tavri da daha ibretliydi. Bastan bir gorusun yanina, otekinin de karsisina gecmedi de bakin nasil bir rahatlatici yorum yapti zit gorus sahiplerine:
- Ya Eba Bekir! senin esirleri affetme gorusun, tipki Ibrahim aleyhisselâmin isyan eden kavmine sefkatli bakisi gibidir. Duasinda ; Rabbim, bana itaat eden bendendir, etmeyip isyan eden ise Senin kulundur, Sen af ve magfiret sahibisin! diyerek aflarini istemisti..
- Ey Omer! Senin esirleri cezalandirma gorusun de, Nuh aleyhisselamin gorusu gibidir. O da isyan eden kavmine; Rabbim, yeryuzunde bir tek kâfir birakma!.. diyerek hepsinin de cezalanmasini istemisti. Ben de bu iki gorusun af tarafini tercih ediyor, fidyelerini veren esirlerin saliverilerek ailelerine kavusmalarini teklif ediyorum! Eger uygun bulursaniz.. diyerek kendi gorusunu de ifade etmis oldu...
Bundan sonra, her biri kim bilir kacar tane Muslumani sehit etmis olan musrik esirler, kurtulus fidyesi vererek kurtulmuslar, bunu veremeyenlerin okur-yazarlari da Medinedeki Muslumanlarin cocuklarindan onar cocuga okuma-yazma ogrettikten sonra serbest birakilmislardir..
Meshur vahiy katibi Hazret-i Zeyd bin Sabit (radiyallahu anh) de, esirlerin okuma-yazma ogrettikleri bu cocuklarin icinden cikmistir.
***
Muslumanlarin dusmandan aldiklari esirlerine evlerinde misafir gibi bakmalari, ekmeklerini kendileri yemeyip onlara yedirmeleri, sonra da insanlik onuruna yakisan bir sekilde kurtulus akcesiyle saliverilmeleri de gosteriyor ki, bugunku savaslarin hedefinde Muslumanlarin uyguladigi bu insanî ve Islamî olculer vardir. Bu asrin insani da varabilirse ona varacak, uygulayabilirse onu uygulayacak ki, insanlik insana yakisir sekilde savas yapsin, aldigi esirlerine de insana yakisir sekilde uygulamada bulunsun...
Yoksa savaslarda tuyleri urperten vahsetler surup gidecek, akla hayale gelmedik merhametsizlikleri insanlik seyretmeye devam edecektir..