Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Peygamberimiz, miraca kulluğuyla çıkmıştır

ALİ DEMİREL
Miraç, Efendimiz (aleyhisselatü vesselam)ın ifa ettiği eşiz kulluğuna mükafat olarak kulluk yoluyla kazandığı velayetin bir ifadesinden barettir. Allah, yerde eserleriyle kendisini beşere gösterdiği Peygamberimizi, gökler âleminin sakinlerine de göstermek için Onu o yüce meclislerde dolaştırmış ve her yer üzerinde hükmünün geçtiğini bütün âleme göstermiştir.
Peygamberliğinin değil, kulluğunun bir semeresi ve neticesi olan Miraç yolculuğunda Efendimiz (sas), kendisini çepeçevre saran kanun ve sebepleri aşarak, beşeriyete ait perdeleri geçip uzun mesâfeleri bir hamlede kat etmiş, yıldızları, sistemleri birer merdiven, birer basamak, birer atlama taşı gibi kullanıp, Rabbini görmeye mâni buudları geride bırakmış, cismen ve rûhen vardığı makamdan Cenâb-ı Hakkı müşahede etmiştir. Peygamberlerle selâmlaşmış, melekleri görmüş, Cenneti ve güzelliklerini, Cehennemi ve azâmetini temâşâ etmiştir. Melekler Ona teşrifatçılık yapmış, huriler perdedar olmuştur. Yıldızlar kaldırım taşı gibi ayaklarının altına serilmiş, bineğiyle berk gibi bütün mekanı kat edip tekrar insanlık içine dönmüştür. İşte Miraç bu yüce yolculuğun adıdır.

ALLAH, NEBİSİNE SAHİP ÇIKIYOR

Efendimiz (sas), bütün zorluklara rağmen, kulluğunda öyle olgunluğa ve dolgunluğa ermişti ki, kendisine açılan o kapıdan içeriye girerken, kulluğun zirvelerine çıkmıştır. Miraç, bir yönüyle bunun ifadesidir. Miraç, en zor şartlar altında dahi kulluğundan fedakârlıkta bulunmayan Efendimizin (sas), insanların kendisine bütün bütün sırtlarını döndüğü, bütün sebeplerin kapandığı, Bunlarla kız alıp vermeyeceksiniz. Çarşıda pazarda bir şey satmayacaksınız. Onlara hiçbir şekilde yardımda bulunmayacaksınız. Her türlü ilişkinizi keseceksiniz. dedikleri dönemde ve zâhiren hiçbir çıkış yolunun görünmediği anda, Allahu Teala, Efendimizin (sas) kalbini taltif etmek ve kırılan gururunu, onurunu hoşnut etmek için Onu katına almıştı. Hatta böylesi olumsuzlukların yaşandığı bir dönemde Efendimiz (sas) bir de iki büyük yara almıştı. Hâmisi Ebû Talibi ve biricik zevcesi Hz. Hatice annemizi kaybetmişti. Cenab-ı Hak, bu yaralarını tedavisi için de, Herkese ve her şeye, bütün dünyalara bedel Ben varım! diyerek Efendimizi miraca almıştır.

MİRAÇ, GAYBI İSPAT EDER

Ümmetine anlatacağı meseleleri ciddi iki kere iki dört eder katiyetinde anlatsın; gıyâben inandığımız şeyleri müşahedesi olarak bize intikâl ettirsin; hatta Allahı görsün ve görmeye dayalı olarak da vardır desin; melekleri, Cenneti, Cehennemi görsün ve bildirsin diye çıktığı Huzûr (cc)dan bir saatine bin yıllık dünya hayatının kâfi gelmediği Cenneti temâşâ edip ve bir anlığına bin yıllık Cennet hayatının kâfî gelmeyeceği Cemâlullahla müşerref olduktan sonra; Kurâna ait bütün meselelerinin hakikatlerini, bütün ibâdetlerin mana ve hikmetlerini anlamak, anlatmak ve Risâlet vazifesini tamamlayıp, ümmetini karanlıklardan kurtarıp nûra çıkarma yolunda, kendisine her türlü işkencenin yapıldığı bir anda, yeniden yeryüzüne dönmüştür.



***


Miraç Peygamberimize hastır

Bütün namazlar, niyazlar, oruçlar ve çileler; namazın, niyazın, orucun manasını halka anlatmalar ve bütün bunları birer merdiven yapmalar, Efendimizin (sas) miraca yükselmesine vesile olmuştur. Böyle bir şeref, Efendimizden (sas) başka ikinci bir peygambere nasip olmamış, sadece Ona has bir keyfiyettir. Her Nebi, kendi ruhunda Allahın huzuruna çıkarak, iltifat görmüştür. Fakat bütün gökleri ve cennetleri bilemediğimiz keyfiyet içinde yapılan böyle bir miraç sadece Allah Resulüne hastır. İşte bizler de böyle kadri yüce, civanmert bir Nebinin arkasında bulunmanın hazzı içinde doya doya bir namaz kılıyoruz.




--------------------------------------------------------------------------------


MİRAÇ NEDİR?

Miraç, kelime manası itibariyle merdiven, yükselecek yer, en yüksek makam manalarına gelmektedir. Bu gecede İnsanlığın İftihar Tablosu (sas) bir mucize olarak Mekkedeki Mescid-i Haramdan, Kudüsteki Mescid-i Aksaya ve oradan da göklerin İlâhî derinliklerine doğru pervaz edip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakkın huzuruna çıkmıştır. Kuran-ı Kerim (İsrâ, 17/1; Necm, 53/8-11) ve hadis-i şeriflerle (Buhari, Salat 1; Müslim, İman, 259) hakikati sabit olan Miraç hadisesi, beşer idrakinin üstünde ve zaman ve mekan hudutları dışında cereyan etmiş ulvî bir tecellidir.

MİRAÇ, EFENDİMİZE MORAL KAYNAĞI OLMUŞTUR

Miraç hadisesinden önce Allah Resulü (sas) ve Müslümanlar akla hayale gelmedik zulüm ve işkencelere maruz kalmışlar, hatta bu işkencelerden korunmak için bazı müslümanlar Habeşistana hicret etmişlerdir. Ayrıca bütün bu dayanılmaz zulümlerin üstüne müslümanlar bir de Ebu Talib mahallesinde müşriklerin iktisâdî, ailevî her yönden müşriklerin boykotuyla karşı karşıya kalmışlardır. Daha sonra ise bu sıkıntıları Efendimizin dört yaşındaki en büyük oğlu Kasımın, ardından diğer oğlu Abdullahın, müteakiben maddi ve manevi destekleriyle Nebiler Serverinin her zaman yanında olan amcası Ebu Talib ve hakkında Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı İmranın kızı Meryemdi. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı da Haticedir. buyurduğu biricik hayat arkadaşı Hz. Hatice validemizin vefatları takip etmiştir.

Peş peşe gelen bu hadiseler Allah Resulünü ziyadesiyle mahzun etmiştir. İşte tam böylesi bir atmosferde Nebiler Serverinin beşeriyete ait perdeleri bir bir geçerek hem cismen hem de bedenen Cenab-ı Hakkı müşahede etmesi, İnsanlığın İftihar Tablosu ve ardından sahabiler için büyük bir moral kaynağı olmuştur. Allahu Teala, Efendimizi huzuruna alarak Onu taltif etmiştir.

ALLAH, EŞSİZ SANATINI EFENDİMİZE GÖSTERMİŞTİR

Her sanat sahibi sanatını teşhir etmek ister. Allahu Teala yaratmış olduğu bütün alemleri, bu alemlerdeki eşsiz sanatı ve akıllara durgunluk verecek nizamı, güzel isimlerinin hakikat ve tecellilerini bütün mahlukat namına onlar arasından seçtiği kulu ve resulü Hz. Muhammedi katına alarak Ona göstermiştir. Allah Resulü keyfiyeti bizce meçhul bir binek vesilesiyle Cenab-ı Hakkın yaratmış olduğu eşsiz sanat harikalarını bir bir görmüş ve en sonunda da bu sanatın kaynağı Cemalullahla müşerref olmuştur.

...VE NAMAZ

Allah Resulü, miraçla beşerin ulaşamadığı noktalara ulaşmış, kurbetin hazzını tadıp geriye dönmüş ve sonra da orada duyup tattığı hakikatleri diğer insanlara da anlatıp o zümrüt tepelere onları da götürmek istemiştir. Cenab-ı Hak da Miraçtaki manevi atmosferi teneffüs edebilmeleri için adeta bir armağan olarak namazı Efendimiz vesilesiyle insanlara hediye olarak göndermiştir. Zira namaz, Allah Resulünün ifadesiyle her müminin miracı olarak, onları da miraca götürebilecek nurdan bir binektir. Bu sayede her mümin, kılacağı namazın keyfiyeti ölçüsünde miraç ufuklarında pervaz edebilecektir.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
İşte bizler de böyle kadri yüce, civanmert bir Nebinin arkasında bulunmanın hazzı içinde doya doya bir namaz kılıyoruz.

ALLAH razı olsun ablam..yüreğine sağlık
RABBIM cümlemizi güller sultanına layık ümmet olanlardan eylesin...
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah (cc) razı olsun Melek kardeşim güzel bir yazıydı...
ellerine sağlık...selam ve dua ile...
 
Üst Alt