Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
Dünya son günlerde bu haberleri konuşuyor karikatürler ve onlara verilen tepkiler acaba biz ülke olarak millet olarak ve en önemlisi bir birey olarak Peygamber (sav) Efendimize yapılan bu küstahlığa karşı ne kadar duyarlıyız, neler yaptık ve daha neler yapabiliriz? Bunları iyi düşünmek lazım arkadaşlar. Acaba Kainatın Efendisi için gözümüzü kırpmadan ölüme gidebilirmiyiz bunların muhasebesini yapmalıyız.
Arkadaşlar bu konuda duyduğumuz okuduğumuz haberleri, yapılması gerekenler hakkındaki görüşlerimizi birbirimizle paylaşalım. En azından Yenidendoğuş ailesi olarak ne kadar birlik bereberlik sağlayabildiğimizi kendimiz görelim.


İlk olarak sizlerle Vakit Gazetesi yazarlarından Ali Eren'in bu konudaki yazısını paylaşmak istedim..

'Kopan Hak Kriterleri' uğruna koparılmayan yerimizi bırakmadığımız AB... Oyum sağlamak için 'oyum yasaları' uğruna oyulmadık yerimiz kalmayan AB... Velhasıl aralarına katılmak için can attığımız Hıristiyan AB... Hayatının büyük kısmı onlarla beraber geçtiği için Hıristiyanları çok iyi bilen Prof. Oktay Sinanoğlu şunu sıkça söylüyor. İslâm düşmanlığı Hıristiyanların içlerine işlemiştir. Bunu biz okuyarak biliyorduk. Sinanoğlu ise yaşayarak biliyor. ABD ve AB'nin, Filistin seçimleri karşısında yeni tavrı, Sinanoğlu'nu hüve-hüvesine tasdik ediyor. ABD'ye göre de, Avrupa'ya göre de, Hamas'ın da katılacağı bir seçim demokratik bir seçim olacaktı. Çünkü, Hamas'ın seçimde bir varlık gösteremeyeceğini düşünüyorlardı. Fakat, Hamas seçimden başarılı çıkınca, gördüğünüz gibi demokrasi-memokrasi bir anda yok oldu. Bunların demokratlıkları işte bu kadar; insanlıkları da demokratlıkları kadar. Filistin'deki seçim taa ABD'yi ve AB'yi niye ilgilendirir? İlgilendiriyor işte. Irak, Afganistan, Kıbrıs ve diğerleri niçin ilgilendiriyorsa, Filistin de onun için ilgilendiriyor. Bu ilgiye bağlı olarak şu an İsrail'e yol verilmiş vaziyette. İsrail hazırlık yapıyor. Yakında Filistin'e, 'Sen misin Hamas'a oy veren?' diyecek. Vade Mart ortaları. Ben diyeyim 19 Mart, siz deyin 20 Mart. KADIN-ERKEK KARIŞIK NAMAZ 'Kadınların, başları açık ve erkeklerle karışık Cuma namazı kılıp kılamayacakları' sorusunun cevabı ne kadar zormuş(!) meğer. Gördük ki, D.İ. Başkanı olmak bile yetmiyor. Demek ki, Peygamberimiz'in 'Kadınların namaz kılacakları yerlerin en hayırlısı evlerinin içidir' hadisini bilmek de, herhangi bir küçük ilmihale bakıp, 'Kadınlara Cuma namazının farz olmadığını' öğrenmek de çok zormuş. Kolay olsa, eski DİB Tayyar Altıkulaç cevap veremeyip, 'İstanbul Müftüsü gereken cevabı verdi' demezdi. Malum, bir de kadın eli sıkılıp sıkılmayacağı meselesi var. Kadın-erkek karışık namaza ve kadınlarla tokalaşmaya karşı çıkanlara kızanlar rahat olsunlar. Bu işlere karşı çıkmayıp, 'okey' diyenler de var. Mesela; bir dostum var ki, hiç itiraz etmiyor. 'Kadın elini sıkmayanlara kızanlar, getirsinler o bayanları, hepsinin ellerini sıkacağım' diyor. Karışık namaz hakkında da rahat. Diyor ki, 'Kadın-erkek yan yana namaz olur muymuş? Arka safta erkekler varken önde kadınların secde vaziyetlerini düşünmek lazımmış falan. Geçin onları. Ben yan yana durmayı bırakın, isteyen kadınlarla yüz yüze bile durmaya varım. Kimse bizim secdemize falan da karışmasın. Biz nasıl secde yapacağımızı biliriz. Özgür değil miyiz canım! Kim ne karışıyor!' diyor. Dostumun söyledikleri böyle. Ben sadece aracıyım. Elçiye zeval olmaz. PEYGAMBERİMİZ'E HAKARET Danimarka'da bir gazete, yayınladığı bir karikatürde Sevgili Peygamberimiz'i terörist olarak gösterdi. Norveç de onu takip etti. Türkiye hariç, İslâm âlemi ise bu adilik karşısında gereken tepkiyi gösteriyor da, Türkiye'de biz nedense hükümet ve halk olarak susuyoruz. Bu ne hal! Sevgili Peygamberimiz'e ve ona iman eden bütün Müslümanlara hakaret manası taşıyan bu adilik karşısında sessiz kalacaksak, ne yapıldığında konuşacağız? Kopenhag mahreçli bu yayına rağmen susmak, yoksa 'kopan hak' kriterlerine uymanın bir gereği mi? Türkiye sessiz kaladursun. Suudi Arabistan, Danimarka mallarına boykot ilan ediyor. Filistin'de Danimarka bayrağı yakılıyor. Kuveytli Müslümanlar Danimarka ve Norveç'i protesto ediyorlar. Libya, Kopenhag'daki büyükelçiliğini kapatma kararı alıyor. Suudi Arabistan, Danimarka'daki elçisini geri çağırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt, Danimarka mallarına boykot kararı aldı. Yani hiçbiri Peygamberimiz'e yapılan bu saygısızlık karşısında sessiz kalmıyor. Sesi çıkmayan tek ülke Türkiye. Hani Türkiye güçlü ülkeydi! Sesini yükselten bu ülkeler kadar da mı gücümüz yok? ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton bile bu karikatüre tepki göstermiş. Bu bize zül değil mi? Kendi hükümetimizden de, yüreklere su serpen sözler duymak bu milletin hakkı olsa gerek. Gerek AB'ye karşı başmüzakerecimiz sayın Ali Babacan'dan, gerek sayın Dışişleri Bakanı'ndan ve gerekse sayın Başbakan'dan, bu hususta, gereken ağırlıkta tepkiler gelmeli değil miydi? Nerede? Ama henüz vakit geçmiş değil... Aslında yapılacak olan zor bir şey de değil. Avrupalıların dini imanı para. En tesirli silahlardan biri, onların mallarını boykot etmek. Nitekim, bundan korktukları için AB Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi, Danimarka mallarının boykot edilmemesi için Davos'ta Suudi Arabistan Ticaret Bakanı'yla görüşüyor. İslâm düşmanlığı, bu Avrupalıların kalplerine işlemiş. Danimarka Başbakanı da, karikatürü yayınlayan gazetenin genel yayın yönetmeni de yedikleri bu herze için önce özür dilemeyeceklerini söylediler, ama sonra iş değişti. Bu Avrupalıların ahiretleri olmadığı için her şeyleri dünya. Onun içindir ki, dinleri imanları para. AB mallarına toplu boykot gelmesinden korktukları için, her ikisi de geri adım attı. Gazete özür diledi, başbakan da karikatürlerin yayınlanmasını kınadı. Görünüşte bizden küçük olan, beğenmediğimiz, küçümsediğimiz diğer İslâm ülkeleri tavırlarıyla, Sevgili Peygamberimiz'e hakarete yeltenen Avrupalı bir paçavraya ve bir Avrupa başbakanına böylece tükürdüğünü yalattı. Biz ise suskunluğumuzla kaldık. Belki de bu suskunluk AB'ye girme yolunda 'kopan hak' veya 'oyum yasaları' gereğidir; kimbilir! En doğrusunu tabiî ki hükümetimiz bilir!..
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
KEREMS BU KONU BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ.İÇİM İÇİME SIĞMIYOR.GURURUMA YEDİREMİYORUM.HERKESİ BUNA POYKOTA ÇAĞIRIYORUM.

BEN BAŞLADIM BİLE DANİMARKANIN HİÇBİR ÜRÜNÜNÜ ALMIYORUM,VE HERKESE BUNU YAPMASINI ÖNERYORUM..
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
...İnsanların "dinî hassasiyetleri" ile pek fazla oynamamak gerekir!..
Bu, herkese bir "ders" olmalı!..
İnsanların; "inanç"larına, "inanç önderleri"ne, "ibadet"lerine, "giyim-kuşam"larına ve hele hele "peygamber"lerine yönelik saldırılara karşı, "nerede ve ne zaman patlayacağı" hiç belli olmaz!..
Uzun süre "sessiz" kalan ve adeta "uyuduğu" sanılan insanlar, bir de bakmışsınız, belki de çok basit bir olayda, "yanardağ" gibi patlamış, "lavlar fışkırtmaya" başlamış!..
Herkes "sınır"ını bilmeli!..
"Özgürlük" demek; hiç kimseye "hakaret" etme, hele hele "saldırma" hakkı vermez!..
Hele hele "peygamberler"e!..


...Haa, sen kendinde "saldırı hakkı"nı görürsen, o zaman bir başkası da çıkar ortaya, "sana saldırma" hakkını görür kendinde!..
Öyle ya;
Kimsenin dışkısında "gök boncuk" yok!.. Hiç kimsenin de "saldırma imtiyazı" yok!..
Saldırırsan, saldırırlar!..
"Suskunluk"lar, "tepkisizlik"ler, "sessizlik"ler kimseyi aldatmasın!..
"Tahammül"ler, "kabul" gibi algılanmasın!.. Çünkü bazı insanlar, "tepki"lerini dışa vurmaz, "içlerine atar"lar!..
Biriktirirler!.. Biriktirirler!..
Bir an gelir ki;
Dışa vurur!..
Artık o dışa vurum; kimi vurur, nasıl vurur, hiç belli olmaz!..
"Bıçak"la vurur!..
"Tabanca"yla vurur!..
"Canlı bomba" olarak vurur!..
Demek istediğim o ki;
"Sabırları test etmeye" yeltenmemek gerekir!.. "Tahammül sınırlarını zorlamamak" gerekir!.. Beş parmağın beşi de bir değil!..
Tabiî; "sabır ve tahammül gücü" de!..
Dikkat etmek lâzım!..
Olanlardan "ders" çıkarmak lâzım!..


...Birisi bir "halt" yiyecek, ama ben "tepki" göstermeyip, "mutedil" davranacağım!..
Öyle isteniyor!..
O niye?..
Bana "sakin ol" diyeceğine, gidip o "karikatür"ü çizen "namussuz it"in yakasına yapışsana!..
Ama, hayır!..
O yapacak ve ona hiç tepki göstermeyecek, üstelik onu protesto ettiğim için beni kınayacaksın!..
Yok öyle yağma!..
Madem "küstahlık" etti, o halde "bedel"ini ödeyecek!.. Canı tatlıysa, baştan düşünecekti!..
Gelin görün ki;
"Trabzon'daki cinayet" üzerine olayın farkına varan Batı dünyası, şimdi açıklama üstüne açıklama yapıyor!.. İşte Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis'in önceki günkü açıklaması:
"Karikatürlerin basılmasından sonra ortaya çıkan şiddet, yıkım ve nefret kabul edilemez!"
Hangi şiddet!..
Hangi yıkım!..
Ve hangi nefret!..
Ulan "şiddet"in, "yıkım"ın, "nefret"in kaynağı "Avrupa" değil mi?..
Benim Peygamberim'i "terörist" olarak karikatürize etmekten daha büyük "şiddet" olur mu?..
Benim Peygamberim'e "hakaret" etmekten daha büyük bir "yıkım" olabilir mi?..
Benim Peygamberim'e yönelik "saldırı"dan daha büyük "nefret", daha büyük "hayvanlık" olabilir mi?..
Sen kalkacak, o "rezil ve pespaye karikatür"lere hoşgörü gösterecek, ama benim "protesto"larımı kabul edilmez bulacaksın!..
Yok öyle yağma!..
N'oolmuş, 2-3 elçilik binası ateşe verilmiş!..
Dünya yansa, umurumda değil!..
Çünkü benim;
"İçim yanıyor, içim!"
Bina dediğin ne ki!...
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
HERKES HADDİNİ BİLECEK...!
Bütün yeryüzü Müslümanları, gösterdikleri "tepki"lerde, yerden-göğe haklıdırlar!.. Bu tepkilerde, "haklı iken haksız duruma düşmek" diye bir "bahane"yi de kabul etmiyorum!..
Varsın;
İnceldiği yerden kopsun!..
Her şey, olacağına varır!..
Ne olacaksa olsun!..
Ömür boyu, "at sineği" gibi "hayvanların kıçında" yaşamaktansa, bir kere olsun "insanca" tavır koyalım!..
Cümle âlem bilsin ki;
"Müslümanın malına dokun, canına dokun, ama Allah'ına, Kur'an-ı Kerim'ine, Peygamberi'ne dokunma!"
Yine bilsinler ki;
"Müslümanın mukaddesatına saldıran, bunun bedelini öder!"
Evet, herkes bilsin bunu!..
Bilsin ki; "adım"ını ona göre atsın, "haber"ini ona göre versin, "yorum"unu ona göre yapsın, "karikatürü"nü ona göre çizsin!..
Bu kadar net, bu kadar açık!..
Artık yeter be!..
Sus!.. Sus!.. Sus!..
Nereye kadar?..
Herkesin bir "tahammül sınırı" var!..
Son sözüm "Batı"ya:
Eğer "tepki"lerden rahatsız iseniz; gereğini yapın!..
Yalayın kustuklarınızı!..
Avrupanın istediği özgürlük, işte bu!
Hani, "düşünceyi ifade özgürlüğü" diyorlardı ya; "hangi düşüncenin ifadesine özgürlük istedikleri" çıktı ortaya!..
İşte Danimarka..."Yahudi soykırımı abartma" diyen Hizbu't Tahrir üyeleri içeri, ama "Peygamberimize hakaret" eden karikatürleri çizene, özgürlük!..


Hasan KARAKAYA
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
İnternet korsanları, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürleri protesto etmek ve tehdit mesajları göndermek için Danimarka'nın yaklaşık 600 internet sitesini ''hackledi''.

İnternet sitelerine yönelik saldırıları izleyen Zone-H adlı sitenin açıklamasına göre, Danimarka dışındaki internet sayfalarının da ''hacklenmesi'' durumunda bu sayının 1000 civarında olduğu belirtildi. ''Hacklenen'' bir sitede yanlış İngilizce imlasıyla ''Danimarkalılar, öldünüz'' diye bir yazı görülürken, fotoğrafçı Thomas Jorgensen'in internet sayfasının da ''hacklenen'' siteler arasında yer aldığı kaydedildi.
248085rb.jpg

Jorgensen'in internet sayfasını açınca Danimarka Bayrağı renklerine boyanmış bir kadın mankenin boynundan asılmış fotoğrafının belirdiği kaydedildi. Jorgensen, durumu polise bildirmek zorunda kaldığını söyledi. Bir başka siteye ise ''Allahu Ekber, Cihad yolumuzdur'' şeklinde Arapça ve İngilizce mesaj bırakıldığı kaydedildi.

Zone-H tarafından listelenen ''hackli'' siteler arasında Danimarka hükümet siteleri ve karikatürlerin yayınlandığı Jyllands-Posten gazetesinin internet sitesinin olmadığı belirtildi.

AA
 
Üst Alt