Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
145.jpg


Mehmet PAKSU - BUGÜN


Hocam, şu anda internette birçok sitede Mevlana'nın sandukasına benzer biçimde "Peygamber Efendimizin Kabri" diye isimlendirilen bir kabir resim yer alıyor,.



Bildiğimiz kadarıyla Efendimizin kabrinin sandukası yoktur, orada resim çekilmeye bile müsaade edilmiyor. Bu mesele açıklık getirir misiniz? (Hilal Kara) Peygamberimizin türbesi Yeşil Kubbe'nin altında bulunuyor. Peygamberimiz ziyaret için Medine'ye gidenler, Peygamberimizin huzurunda dururlar. Ona salat ü selam okurlar. Baktıklarında gördükleri "Şebeke-i Saadet" olarak bilinen Peygamberimizin türbesinin önündeki altın rengindeki parmaklıklardır.

Parmaklıklardan biraz içeri doğru baktıklarında ise Hücre-i Saadetin dış kısmında yukarıdan aşağı doğru sarkıtılmış olan Kelime-i Tevhid motifli yeşil bir örtü görürler. Bu örtü Hücre-i Saadetin üç cephesinden de görülür. Bundan başka bir şey görmek mümkün değildir.

Hücre-i Saadete girmek için doğu tarafında küçük bir kapı vardır. Bu kapı sürekli kapalıdır. Buranın anahtarı özel görevlilerde bulunur, onlar da ara sıra oranın tozunu almak için girerler. Başka bir şekilde hiç kimsenin girmesine izin verilmez.

Şu anda Peygamberimizin, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in metfun bulunduğu mekân Hz. Aişe Validemizin yaşadığı kendi odasıydı. Hz. Ömer'in defninden sonra, Hz. Aişe mezarlarla arasına bir duvar örüyor. Mezarlar şöyle sıralanıyor. En önde Peygamberimizin mezarı, Peygamberimizin mübarek ayak hizasından biraz geride Hz. Ebu Bekir'in mezarı, onun ayakucu hizasından biraz geride de Hz. Ömer'in mezarı yer alıyor.

Hz. ¬işe, Efendimizin kabrinin üzerine yağmur damlası ve bir parça da güneş girmesi amacıyla üstten bir pencere açtırıyor. Emevi Halifelerinden Ömer bin Abdülaziz döneminde bir sel geliyor ve duvarı yıkılıyor. Halife, mezarların etrafını taş duvarla kapatıyor, üstteki pencereyi de muhafaza ediyor.

Peygamberimizin mübarek cesedini kaçırmak için Medine'ye gelen iki yabancının faaliyetlerini haber alan Selçuklu Atabeklerinden Nureddin Mahmud Zengî, her üç mezarın çevresine çok yüksek bir duvar örüyor, temeline de kurşun döktürerek sağlamlaştırıyor.

Daha sonra Memluk Sultanlarından Kayıtbay Hücre- i Saadetin üzerine mavi renkte bir kubbe yaptırıyor. İleriki yıllarda Osmanlılar döneminde kubbede görülen çatlamalar üzerine Sultan II. Mahmud, kubbeyi yeniden tamirden geçiriyor ve yeşile boyatıyor. O günden bugüne kubbe yeşil olarak korunuyor. Kubbenin üzerindeki küçük pencere bu esnada da korunuyor.

Otuz yıldır Medine-i Münevvere'de yaşayan, Medine hakkında geniş araştırmaları bulunan yakın bir dostumdan aldığım bilgiye göre, Osmanlılardan sonra 20. yüzyılın başlarında Yeşil Kubbe temizlenirken, o küçük pencereden aşağıya bir güvercinin ölüp düştüğü fark ediliyor.

O sıralar çok zayıf Sudanlı âma bir zatı o pencereden iple aşağıya olduğu sarkıtıyorlar. Bu zat aşağı iniyor, güvercin ölüsünü alıp çıkartıyor. Daha sonra bu zatın, Hücre-i Saadet'in bakımı ile görevli ağavatlardan 120 yaşında vefat eden Şeyh Abdüsselam'ın ve 400 sene kadar Mescid-i Nebevî'nin müezzinliğini yapan ailenin temsilcilerinden, geçen sene vefat eden "yanık sesli müezzin" olarak bilinen Abdülaziz el-Buharî'nin de teyit ettiği bilgilere göre, Peygamberimizin ve diğer iki sahabinin mezarlarının etrafı bir karış kadar yüksekliğinde taşlarla çevrili, üzerleri de kırmızı renkte kumla kaplı olarak bulunuyor.

Ama mezarların olduğu yere hiçbir şekilde girmek mümkün değil. Çünkü dört bir tarafı duvarla örülü olduğu için herhangi bir kapısı bulunmuyor. Bütün bu bilgilerle birlikte gerçek anlamda o mübarek mekanın şekli ve mahiyeti bir sır olarak muhafaza ediliyor. Dolayısıyla farklı yerlerde görülen ve Peygamberimize ait olduğu söylenen o sanduka şeklindeki renkli mezarın Peygamberimizin mezarı ve türbesiyle bir ilgisinin olmadığını belirtelim.
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Evet bende aynı resmi çok kez gördüm yanlız resim Mevlanaya ait. Güzel bir paylaşım. Rabbim razı olsun.
 

ArorA

Attractive-Heart
 
Üyelik Tarihi
14 Şub 2011
Mesajlar
2,001
Aldığı Beğeniler
3,056
Konum
Ankara-DanÖteKöyYok!
neyseki bu sefer okuduğumda bu konuda adam gibi dişe dokunur bir cevap gelmiş... gözüm açık gitmeyeceğim.:)

artık Mevlana türbesinin görüntüsü Efendimize atfedilmesin lütfen...
 

nun_kalem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 May 2011
Mesajlar
763
Aldığı Beğeniler
24
yeni bir bilgi daha öğrendim..
Bilmeyen varsa okusun öğrensin...
 

EkSen

Çelİşkilli
 
Üyelik Tarihi
25 May 2011
Mesajlar
638
Aldığı Beğeniler
13
Bende öğrendim .. ALLAH razı olsun ..
 

MalcolmX61

İyi olmaya çalışan biri
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2007
Mesajlar
240
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Kâf Dağı'ndan
Takım
Galatasaray
Hacı dedemin evinde de o resimlerden var. :( BUNLAR (P)İSRAİL'İN İŞLERİ!!! Şimdi de Kubbetüs Sahra'yı "Mescid-i Aksa" diye öğretiyorlar müslümanlara. İnsanların gözlerini açalım. O resmi de kaldırayım bari.
 

Fahl_

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Haz 2011
Mesajlar
1,821
Aldığı Beğeniler
30
Konum
Antalya
Takım
Beşiktaş
Allah razı olsun kardeşim..
Yeni bir bilgi kazandırdınız..
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
estagfurullah mehmet paksu hocamızın yazısı olmasaydı gene acaba diyecektim gerçekten ....rabbaim hosnut olsun birşey daha öğrenmiş olduk ama en komik durumuda camilerin içinde de vardı sanki ...neyse hayırlısı
 
Üst Alt