Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- zâhidâne bir hayât yaşadıklarından bulduğunu yer ve kalabalıkla yemek yemekten zevk duyardı. Yemeği yere diz çöküp iki ayağı üzerine oturarak besmele ile yerlerdi.
- "Ben kulum, kul gibi yer, içerim buyururdu. Sıcak yemek yemezler ve sıcak yemekte bereket olmayacağını söylerlerdi.
- Sıcak yemekte bereket yoktur. Allah Teâlâ bize ateş yedirmez. Öyleyse yemeği soğutun."
buyurmuşlardı. (Beyhâkî)
Yemeği eliyle ve üç parmakla, nadiren dördüncüyü de yardımcı olarak kullanmak suretiyle ve dâima önlerinden yerlerdi. İki parmakla yemekten hoşlanmazlardı. Yemek esnasında bazen bıçak kullandıkları da olurdu.
Bir gün Hz. Osman -radıyallahu anh- Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- 'a palûze. yemeği getirdi. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-yedikten sonra:
- "Bu ne yemeğidir ve nasıl yapılır?" diye sordular. Hz. Osman -radıyallahu anh- :
- "Anam babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Yağ ile balı tavaya kor, ateşle eritiriz. Sonra buğday ununun özünü alır, tavaya dökeriz. Sonra katılaşıncaya kadar karıştırırız. Sonra gördüğünüz gibi bir helva olur" dedi.
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- :
- "Gerçekten güzel bir yemek" diye tahsin buyurdular. (İbn-i Mâce ve Beyhâki)
Allah'ın Resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-, elenmemiş arpa unundan yapılan ekmeği yerler, salatalığı da taze hurma ve tuz ile yerlerdi.
Meyvelerden en çok yaş hurma, kavun, karpuz ve üzümü severlerdi.Karpuzu şeker ve ekmekle yerlerdi. Bazen taze hurma da katarak yedikleri olurdu. Kavun ve karpuzu iki elleriyle yerlerdi. Hurmayı sağ elleriyle yerler, sol ellerine çekirdekleri toplarlardı. Üzümü bazen salkımı ile ağızlarına götürerek yedikleri de vâkidir. Çoğu zaman da yemekleri hurma ve sudan ibaret olurdu:
Hurma ile sütü bir arada yedikleri zaman:
- En iyi yemeklerdir" derlerdi
- "Ben kulum, kul gibi yer, içerim buyururdu. Sıcak yemek yemezler ve sıcak yemekte bereket olmayacağını söylerlerdi.
- Sıcak yemekte bereket yoktur. Allah Teâlâ bize ateş yedirmez. Öyleyse yemeği soğutun."
buyurmuşlardı. (Beyhâkî)
Yemeği eliyle ve üç parmakla, nadiren dördüncüyü de yardımcı olarak kullanmak suretiyle ve dâima önlerinden yerlerdi. İki parmakla yemekten hoşlanmazlardı. Yemek esnasında bazen bıçak kullandıkları da olurdu.
Bir gün Hz. Osman -radıyallahu anh- Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- 'a palûze. yemeği getirdi. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-yedikten sonra:
- "Bu ne yemeğidir ve nasıl yapılır?" diye sordular. Hz. Osman -radıyallahu anh- :
- "Anam babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Yağ ile balı tavaya kor, ateşle eritiriz. Sonra buğday ununun özünü alır, tavaya dökeriz. Sonra katılaşıncaya kadar karıştırırız. Sonra gördüğünüz gibi bir helva olur" dedi.
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- :
- "Gerçekten güzel bir yemek" diye tahsin buyurdular. (İbn-i Mâce ve Beyhâki)
Allah'ın Resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-, elenmemiş arpa unundan yapılan ekmeği yerler, salatalığı da taze hurma ve tuz ile yerlerdi.
Meyvelerden en çok yaş hurma, kavun, karpuz ve üzümü severlerdi.Karpuzu şeker ve ekmekle yerlerdi. Bazen taze hurma da katarak yedikleri olurdu. Kavun ve karpuzu iki elleriyle yerlerdi. Hurmayı sağ elleriyle yerler, sol ellerine çekirdekleri toplarlardı. Üzümü bazen salkımı ile ağızlarına götürerek yedikleri de vâkidir. Çoğu zaman da yemekleri hurma ve sudan ibaret olurdu:
Hurma ile sütü bir arada yedikleri zaman:
- En iyi yemeklerdir" derlerdi