Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
Pkk 'dan Hizmete(Gülen Cemaatine) açık tehtid :oku: :oku: :oku:

--------------------------------------------------------------------------------

PKK, ilan ettiği eylemsizlik kararına rağmen çatışmalarını yer yer devam ettirirken, bölgede öldürülen iki İmam'ın PKK tarafından öldürüldüğünün üzerinde duran Gülen Hareketini açıkça tehdit etti.
2010-09-10 18:07:00


PKK’nın tehdit ve hedef göstermedeki ‘marifetiyle’ tanınan sitesi Fırat Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, uzman çavuş ve polislere evlerini kiraya verenlerle, Gülen Hareketine bağlı okul ve dershanelere çocuklarını gönderen kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağı belirtildi.

Ajans’ın “Halk İnisiyatifi" ağzıyla yayınladığı açıklamada, bundan sonra uzman çavuşlara ve polislere evlerini kiralayanların ve Fethullah Gülen Cemaatine bağlı okul ve dershanelere çocuklarını gönderenlerin, en ağır şekilde cezalandırılacağını tehdidinde bulunuldu.

Açıklamada, Gülen Hareketine bağlı dershanelerin isimleri tek tek sıralanarak, şu tehditler savruldu: " … evlerini polise ve uzmanlara kiralayan aileler, iş yerlerini Ana Fen Dershanesi, Fem Dershanesi ve Hatice Avcı Kolejine kiralayanlar ve çocuklarını gönderenler, en ağır şekilde cezalandırılacaklardır. Halk olarak Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi olan ve AKP Hakkâri teşkilatına üye ve yönetici olan herkes hedeflerimiz arasında olacaktır."

GÜLEN HAREKETİNE KARŞI TOP YEKÛN SAVAŞ
Ajans’ta yer alan bir başka bildiri ise “Kürdistan İslam Toplumu” adına yayınlandı.

Bildiride, dini kullanarak fitne ve fesat yaymakla suçlanan Gülen Hareketi’nin PKK’ya karşı saldırıya geçtiğini, kendilerinin de onlarla top yekûn savaş edilmesi gerektiği telkin edildi.

Bildirinin devamında Gülen hareketinin Kürt halkını inkâr ettiği iddia edilerek, Hareketin son dönemde İslam üzerinden PKK’nın “adalet ve özgürlük” mücadelesini terörize ettiği ileri sürüldü. Hareketin, Türklüğü İslam’ın üstünde tuttuğunu savunulduğu bildiride, bu çevrelerin PKK’nın mücadelesini din karşıtlığı olarak gösterdiğine vurgu yapıldı.

Bildiride PKK tarafından öldürüldüğü iddia edilen imamlara değinilmezken, PKK ile birlikte hareket etmeyen imamlar ise üstü kapalı tehdit edildi.:oku:
 

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
Bir avuç çapulcu teröristi Allah cc helak etsin inşAllah.. Hainler muradına eremeyecekler...
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
aman tehdit etseler ne yazar gerçekten gülüyorum
ne güzel denilmiş işaratül-icaz | nübüvvet hakkında | 176 da
her üren kelbin ağzına bir taş atacak olsan, dünyada taş kalmaz.
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Yazıya başlamadan önce pozisyonumun altını çizeyim. Ergenekon çevrelerinin iddia ettiği gibi, bazı gazetecilerin köşelerine taşıdıkları gibi benim Gülen cemaatiyle organik hiçbir bağım yoktur. Bazılarının alçakça iddialarının aksine ben hiçbir yazımda Gülen cemaatinin savunuculuğunu yapmadım yapmam. Kaldı ki o alçak yazarlar Gülen cemaatinin her yeri kuşattığını kendileri iddia ediyor. Her yeri kuşatmış bir cemaatin, kendi yayın organları dururken benim gibi bağımsız bir liberalin kendilerini savunmama ihtiyaç duyacağını da sanmam. Bunu yazan alçaklar benim bir cümlemde Gülen cemaatini savunduğumu ispat etmezlerse müfteridirler. Ben bağımsız bir siyasal gözlemci, akademisyen olarak kişilerin ve grupların çıkarını savunmam. Gördüğüm doğruları yazarım. Bu doğrular bazen BDP’nin savunduğu doğrularla, bazen cemaatin savunduğu doğrularla, hatta bazen de TSK’nın savunduğu doğrularla örtüşür. Bu duruş beni TSK veya BDP savunucusu yapmadığı gibi cemaat savunucusu da yapmaz.

Asıl konumuza dönecek olursak. Geçen hafta PKK Hakkâri’de imam Aziz Tan’ı öldürdü. Bu imamın Gülen cemaatine yakın bir imam olduğu ifade ediliyor. PKK’nın savaşlarda bile başvurulmayan bir biçimde imamlara saldırması iyi analiz edilmeli.

İmam Aziz Tan’ın öldürüldüğü günlerde Yüksekova’da bir Kur’an kursunda gönüllü çalışan Turgut Şahin (36) ile Necmettin Bilgi (37) PKK’lılarca kaçırıldı. Akıbetlerinden haber alınamayan bu iki kişinin de dinî kurumlarda çalışanlar olması dikkat çekici.

Yine Hakkâri’de Gülen cemaatine yakın olarak bilinen bir özel kolej duvarın dibine yerleştirilen uzaktan kumandalı bir patlayıcı ile hedef alındı. Ölen veya yaralananın olmadığı saldırıda okulun binasında hasar oluştu.

Aynı şekilde Şırnak’ın İdil İlçesi’nde de bir gönüllü imam öldürüldü. Kaynaklar o imamı da PKK’nın öldürdüğünü iddia ediyor. Yerel kaynaklardan aldığım bilgilere göre imamın bölgede PKK aleyhine konuşmalar yaptığı ve PKK’nın bundan rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. İdil’deki imamın Gülen cemaatiyle bir ilişkisinin olmadığını ifade ediyor.

Hatırlanacağı gibi PKK’ya yakın haber ajansları bir süredir Gülen cemaatinin bölgedeki kurumlarını fişliyordu. Bu kurumlarda çalışanların ev adreslerine kadar fişlendiği biliniyor. Bölgede PKK’nın infaz edeceği 150 kişilik listeden söz ediliyor. Hakkâri’de PKK’nın infaz listesinde yedi kişinin yer aldığı iddia ediliyor. Öldürülen o imam ile kaçırılan Kur’an kursu hocalarının daha önce PKK tarafından tehdit edildiği düşünülürse PKK’nın dindarları hedef aldığını söylemek yanlış olmaz.

Bilindiği gibi bu yılın başlarında Murat Karayılan Gülen cemaatini tehdit etmişti. Karayılan Gülen cemaatinin bölgede özel savaşı sürdürmekte gönüllü bir organizasyon biçiminde öne çıktığını ileri sürerek, “Tıpkı mücadelemize karşı Türk devleti işbirlikçi Kürtlerden köy korucu sistemini örgütleyerek hareketimize karşı askeri olarak çıkarttığı gibi, siyasal ve ideolojik planda da Gülen cemaatinin gönüllü bir biçimde bu işe soyunmuş olduğu görülmektedir” iddiasında bulunmuştu. Karayılan ayrıca “Gülen cemaati Kürtlere, hareketimize düşmanlık yapıyor, saygısız yaklaşıyor. Şiddet içerikli bir talimatım olmadı. Kaldı ki yaparsak bunları bölgeden sileriz” demişti.

Öcalan da imam ölümleriyle ilgili yaptığı son açıklamada “Geçenlerde bir imam öldürülmüştü. Şimdi burada AKP’nin yeni bir politikasının sözkonusu olduğu görülmeli. Bu imamları kullanmak istiyorlar. Onlar vasıtasıyla halka propaganda yapıp halkı kandırmak istiyorlar. Geçmişteki Hizbullah uygulamasına benzer bir uygulama gibi. Halkımız bu oyunlara gelmemelidir. Kendisine yakın imamların olmadığı camilere gitmemeli, onlara itibar etmemeli, gerekiyorsa kendi evlerinde toplanıp kendi cemaatleriyle ibadetlerini yaparak böylesi politikaları boşa çıkarmalıdırlar. Halkımız bu oyunlara karşı uyanık olmalıdır, bunlara karşı tedbirlerini almalıdır, bunları dışlamalıdırlar. Anti-propagandalarına karşı her türlü önlemlerini almalılar.”

PKK’nın Gülen cemaatine yönelik saldırılarının derin planın parçası olduğunu düşünüyorum. Uzun süredir bölgede KCK’ya yönelik operasyonların ardında Gülen cemaatinin olduğu PKK çevrelerine fısıldanıyordu. En son Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ve internete sızan konuşmada şöyle bir ifade vardı: “Şimdi bu, BDP var ya, bu parti son derece önemli. Bunu geçende Turgut Kazan’la konuşuyoruz. Demirtaş’la görüştü: ‘Ulan KCK falan diye canınıza okuyacaklar.’ Ondan sonra açıklama yaptılar ‘Biz yargıyı siyasallaştıracak şeyde yokuz’ dediler.” Bu görüşmede Gülen cemaati konuşuldu mu konuşulmadı mı emin değilim. Bildiğim bir konu şu: Hem PKK hem Ergenekon çevrelerinin KCK operasyonlarının arkasında Gülen cemaatinin olduğunu konuşuyor olması. Dolayısıyla Ergenekon’un PKK’yı Gülen cemaatine karşı maniple etme olasılığı mevcut.

Bölgeyi iyi gözlemleyen gazeteciler Gülen cemaatinin bölgede ektin siyasal bir aktör olmamasına rağmen öne çıkarılmasının ardında PKK ile Gülen cemaatini karşı karşıya getirme stratejisi olabileceğini ifade ediyor. Bu derin devlet mantığı açısından tutarlı bir strateji; düşmanı düşmana kırdırtma stratejisi.

Daha da önemlisi Gülen cemaati veya içine sızmış biri PKK’nın saldırılarına şiddetle karşılık verirse cemaatin terör örgütleri listesine alınması teknik olarak mümkün olacak. Erzincan’da denenen ancak tutmayan strateji PKK üzerinden denenecek. Yani cemaat şiddet kullanan bir örgüt olarak kayıtlara sokulacak. Bunun teknik adı terör örgütü olması.

Hatırlayın bölgede güçlenen Hizbullah PKK ile çatışma tuzağına düşerek terör örgütleri listesine alınıp çıkmaz sokağa itilmişti. Gülen cemaatine yönelik böyle bir olasılığın var olduğu unutulmamalı...

PKK bilerek ya da bilmeyerek derin devlet tarafından KCK operasyonları bahane edilerek maniple ediliyor. KCK’ya karşı operasyonu devlet yapıyor ama Gülen cemaatinin üstüne yıkılıyor. Aynı mantık Ergenekon için de çalıştırılıyor. Bunlar tesadüf mü? Yoksa 1998’den beri hedefe konan cemaati bitirme hamlelerinin parçaları mı?


Taraf..Emre Uslu
 

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
aman tehdit etseler ne yazar gerçekten gülüyorum
ne güzel denilmiş işaratül-icaz | nübüvvet hakkında | 176 da
her üren kelbin ağzına bir taş atacak olsan, dünyada taş kalmaz.
öyle güzel kardeşim aynen....:anlastik:
 

makbergülü1

~~makbergülü~~
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2010
Mesajlar
776
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
Yazıya başlamadan önce pozisyonumun altını çizeyim. Ergenekon çevrelerinin iddia ettiği gibi, bazı gazetecilerin köşelerine taşıdıkları gibi benim Gülen cemaatiyle organik hiçbir bağım yoktur. Bazılarının alçakça iddialarının aksine ben hiçbir yazımda Gülen cemaatinin savunuculuğunu yapmadım yapmam. Kaldı ki o alçak yazarlar Gülen cemaatinin her yeri kuşattığını kendileri iddia ediyor. Her yeri kuşatmış bir cemaatin, kendi yayın organları dururken benim gibi bağımsız bir liberalin kendilerini savunmama ihtiyaç duyacağını da sanmam. Bunu yazan alçaklar benim bir cümlemde Gülen cemaatini savunduğumu ispat etmezlerse müfteridirler. Ben bağımsız bir siyasal gözlemci, akademisyen olarak kişilerin ve grupların çıkarını savunmam. Gördüğüm doğruları yazarım. Bu doğrular bazen BDP’nin savunduğu doğrularla, bazen cemaatin savunduğu doğrularla, hatta bazen de TSK’nın savunduğu doğrularla örtüşür. Bu duruş beni TSK veya BDP savunucusu yapmadığı gibi cemaat savunucusu da yapmaz.

Asıl konumuza dönecek olursak. Geçen hafta PKK Hakkâri’de imam Aziz Tan’ı öldürdü. Bu imamın Gülen cemaatine yakın bir imam olduğu ifade ediliyor. PKK’nın savaşlarda bile başvurulmayan bir biçimde imamlara saldırması iyi analiz edilmeli.

İmam Aziz Tan’ın öldürüldüğü günlerde Yüksekova’da bir Kur’an kursunda gönüllü çalışan Turgut Şahin (36) ile Necmettin Bilgi (37) PKK’lılarca kaçırıldı. Akıbetlerinden haber alınamayan bu iki kişinin de dinî kurumlarda çalışanlar olması dikkat çekici.

Yine Hakkâri’de Gülen cemaatine yakın olarak bilinen bir özel kolej duvarın dibine yerleştirilen uzaktan kumandalı bir patlayıcı ile hedef alındı. Ölen veya yaralananın olmadığı saldırıda okulun binasında hasar oluştu.

Aynı şekilde Şırnak’ın İdil İlçesi’nde de bir gönüllü imam öldürüldü. Kaynaklar o imamı da PKK’nın öldürdüğünü iddia ediyor. Yerel kaynaklardan aldığım bilgilere göre imamın bölgede PKK aleyhine konuşmalar yaptığı ve PKK’nın bundan rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. İdil’deki imamın Gülen cemaatiyle bir ilişkisinin olmadığını ifade ediyor.

Hatırlanacağı gibi PKK’ya yakın haber ajansları bir süredir Gülen cemaatinin bölgedeki kurumlarını fişliyordu. Bu kurumlarda çalışanların ev adreslerine kadar fişlendiği biliniyor. Bölgede PKK’nın infaz edeceği 150 kişilik listeden söz ediliyor. Hakkâri’de PKK’nın infaz listesinde yedi kişinin yer aldığı iddia ediliyor. Öldürülen o imam ile kaçırılan Kur’an kursu hocalarının daha önce PKK tarafından tehdit edildiği düşünülürse PKK’nın dindarları hedef aldığını söylemek yanlış olmaz.

Bilindiği gibi bu yılın başlarında Murat Karayılan Gülen cemaatini tehdit etmişti. Karayılan Gülen cemaatinin bölgede özel savaşı sürdürmekte gönüllü bir organizasyon biçiminde öne çıktığını ileri sürerek, “Tıpkı mücadelemize karşı Türk devleti işbirlikçi Kürtlerden köy korucu sistemini örgütleyerek hareketimize karşı askeri olarak çıkarttığı gibi, siyasal ve ideolojik planda da Gülen cemaatinin gönüllü bir biçimde bu işe soyunmuş olduğu görülmektedir” iddiasında bulunmuştu. Karayılan ayrıca “Gülen cemaati Kürtlere, hareketimize düşmanlık yapıyor, saygısız yaklaşıyor. Şiddet içerikli bir talimatım olmadı. Kaldı ki yaparsak bunları bölgeden sileriz” demişti.

Öcalan da imam ölümleriyle ilgili yaptığı son açıklamada “Geçenlerde bir imam öldürülmüştü. Şimdi burada AKP’nin yeni bir politikasının sözkonusu olduğu görülmeli. Bu imamları kullanmak istiyorlar. Onlar vasıtasıyla halka propaganda yapıp halkı kandırmak istiyorlar. Geçmişteki Hizbullah uygulamasına benzer bir uygulama gibi. Halkımız bu oyunlara gelmemelidir. Kendisine yakın imamların olmadığı camilere gitmemeli, onlara itibar etmemeli, gerekiyorsa kendi evlerinde toplanıp kendi cemaatleriyle ibadetlerini yaparak böylesi politikaları boşa çıkarmalıdırlar. Halkımız bu oyunlara karşı uyanık olmalıdır, bunlara karşı tedbirlerini almalıdır, bunları dışlamalıdırlar. Anti-propagandalarına karşı her türlü önlemlerini almalılar.”

PKK’nın Gülen cemaatine yönelik saldırılarının derin planın parçası olduğunu düşünüyorum. Uzun süredir bölgede KCK’ya yönelik operasyonların ardında Gülen cemaatinin olduğu PKK çevrelerine fısıldanıyordu. En son Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ve internete sızan konuşmada şöyle bir ifade vardı: “Şimdi bu, BDP var ya, bu parti son derece önemli. Bunu geçende Turgut Kazan’la konuşuyoruz. Demirtaş’la görüştü: ‘Ulan KCK falan diye canınıza okuyacaklar.’ Ondan sonra açıklama yaptılar ‘Biz yargıyı siyasallaştıracak şeyde yokuz’ dediler.” Bu görüşmede Gülen cemaati konuşuldu mu konuşulmadı mı emin değilim. Bildiğim bir konu şu: Hem PKK hem Ergenekon çevrelerinin KCK operasyonlarının arkasında Gülen cemaatinin olduğunu konuşuyor olması. Dolayısıyla Ergenekon’un PKK’yı Gülen cemaatine karşı maniple etme olasılığı mevcut.

Bölgeyi iyi gözlemleyen gazeteciler Gülen cemaatinin bölgede ektin siyasal bir aktör olmamasına rağmen öne çıkarılmasının ardında PKK ile Gülen cemaatini karşı karşıya getirme stratejisi olabileceğini ifade ediyor. Bu derin devlet mantığı açısından tutarlı bir strateji; düşmanı düşmana kırdırtma stratejisi.

Daha da önemlisi Gülen cemaati veya içine sızmış biri PKK’nın saldırılarına şiddetle karşılık verirse cemaatin terör örgütleri listesine alınması teknik olarak mümkün olacak. Erzincan’da denenen ancak tutmayan strateji PKK üzerinden denenecek. Yani cemaat şiddet kullanan bir örgüt olarak kayıtlara sokulacak. Bunun teknik adı terör örgütü olması.

Hatırlayın bölgede güçlenen Hizbullah PKK ile çatışma tuzağına düşerek terör örgütleri listesine alınıp çıkmaz sokağa itilmişti. Gülen cemaatine yönelik böyle bir olasılığın var olduğu unutulmamalı...

PKK bilerek ya da bilmeyerek derin devlet tarafından KCK operasyonları bahane edilerek maniple ediliyor. KCK’ya karşı operasyonu devlet yapıyor ama Gülen cemaatinin üstüne yıkılıyor. Aynı mantık Ergenekon için de çalıştırılıyor. Bunlar tesadüf mü? Yoksa 1998’den beri hedefe konan cemaati bitirme hamlelerinin parçaları mı?


Taraf..Emre Uslu
Allah razı olsun paylaşımın için ...

:gul:
:gul::okito::okito::okito:
 
Üst Alt