Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
255223_467838583235966_1035012727_n.jpg


oruç, kâinatı kitap diye okutturur.

Oruçlunun gözüne nazil olur ilk âyet. “İkra!” [Alak, 1] Dağınık duran şeyler, oruçlunun gözünde birleşir. Unutulmuş tatlar, oruçlunun huzurunda dirilir. Eprimiş lezzetler, oruçlunun dilinde billurlaşır. Durulur an. Kristalleşir mekân. Tesadüf olmaktan çıkar bahçeler. Rasgele durmaz meyveler. Öylesine ve sıradan görünen ne varsa, biricikleşir, bi’taneleşir oruçlunun bakışında. Birbirinden kopuk sanılan parçaları bir bütün halinde görür oruçlu. Belki de ilk defa, anlamlı bir bütüne dönüşür çevresi. “Kitap gibi” şık görünür her şey. Böylece “okuma”ya başlar oruçlu. Parçaları anlamlı bir bütün haline getirir. “Kitab” diye görmeye başlar kâinatı… Anlam kazanır her şey. Ve yeni bir ruhla görünür ekmek ve su…
Böylece oruçlu, her şeyin her an yine ve yeni yaratıldığı bir evrende yaşamaya başlar. Hayret eder gördüğüne. İlk defa görür çünkü. Şükreder yediğine. İlk defa tadar çünkü. Rabbinin adıyla dokunmayı öğrenir. Kendisinin ezelden beri burada olmadığını, emaneten geldiğini hatırlar. Kendisinine ebediyen burada kalmayacağını, şimdilik olduğunu fark eder. Kendisini de yeniler.. Taze bir bakış olur âleme…
Heyecanla “Oku”maya başlar. Besmelesi lafta kalmaz; kalbe iner. Hiçbir şeyin kendisine ait olmadığını bildiği şu âlemde Bir’inin izniyle yaşadığını görür. Sadece ama sadece Allah merhamet ettiği için bu varlık sofrasına buyur edildiğini fark eder. Dilinin dediğine kalbi de canı gönülden katılır: “Bismillahirrahmanirrahim.”

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
536809_469347296418428_476785231_n.jpg



Oruç bir esmâ-i hüsna seyridir. Oruç tutan her insan, bilsin bilmesin, içinde güzel isimlerin ırmağı akar, dokunur, gözünde gönlünde yeni sırlar, tatlı teselliler okunur. Orucun her hali, her tavrı yeni bir tecellinin eşiğine getirir insanı
. Bir prizmaya dönüşür insan oruçla ve üzerine değen her ışıkla yeni renklere ayrılır, taze esmâ pırıltılarıyla görünmeye başlar.

Allah adına var olmaktır oruç. Dünyadan az alırken, ahiretten çok almaktır, dünyada azalırken Allah'ın katında çoğalmaktır. Allah için olmanın ete kemiğe bürünmüş halidir oruç.
Rabb'e kendini teslim etmek, varını yoğunu, gecesini gündüzünü O'nun idaresine vermektir oruç. Dilin ve kalbin şahitliğinde, kurumuş dudaklarla, her duaya Rabbim diye başlamaktır oruç. Kulluğun zirvesinde, hakiki Mürebbi'nin önünde diz çökmektir oruç.
Rahman'ın ikliminde gölgelenmektir oruç. Başkalarının merhametinden ümit kesmek, başka şefkatlerin yüzünden geri dönmektir. Biricik merhametliyi Rahman diye tanımaktır. Rahman sofrasında şefkatle doyuruluşunu fark etmektir.
Rahim'in bahçesinde yer edinmektir oruç. Dünyanın tükenişine şahit olmak, varlığın çaresiz kalışını seyredalmaktır. Dudağını sonsuzluğun kevserine değdirmektir. Yüzünü cennetin meltemine çevirmektir. Merhametin pınarını keşfetmektir dünyada.
Kerim'in sofrasına oturmaktır oruç. Kerim'le beslenmenin tadını çoğaltmak, rızkı doğrudan Allah'tan bilmektir. Verilenlerle değil Veren'i bilerek doymaktır.

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
418849_469348356418322_1742463946_n.jpg



Oruç tutmak, kalıbını Rabbinin huzurunda tutmaktır.Oruç tutmak, kalbini Rabbinin nazarında tutmaktır. Oruç tutmak, niyetini Rabbinin rızasıyla bir tutmaktır. Oruç tutmak, niyetiyle eylemini, sözüyle özünü aynı safta tutmakdır. Oruç tutmak, kalbini kardeşlerinin tarafında tutmaktır. Oruç tutmak, şefkatini ve merhametini aç ve muhtaçların, yetim ve öksüzlerin yanında tutmaktır. Oruç tutmak, kendini Güzellerin yerinde, İyilerin safında tutmaktır

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
581029_472640622755762_1799838964_n.jpg


Vaktin kalbinde yeni/den akar oruçlu. Sıradan değildir artık günışıkları. Gündoğumunu ciddi bir niyetle karşılar. Bedel öder; aç kalmaya, susuz kalmaya razı olur günün hatırına. Sorumluluğunu yüklenir gündüzün. Öğlenin sıcağını kuş tüyü gibi ağırlar sabrının avuçlarında... İkindinin gölgelerinde iftara kavuşmanın haberini alır. Çöl yolcusu gibi hasretle sığınır vaktin kuytularına. Akşamı daha bir
iştiyakla bekler. Gönlü akşam vaktini gözler, durur. Gün batımının kızıllığını gül diye koklar. Vaktin yaklaşmasını sever. Güneşle beraber iner yeryüzüne. Dünyevi ateşlerinin hepsini söndürür akşamın secdesinde. Güneş gibi olur. Güne eş olur. Güneş olur. Vaktin zirvesine erişir iftar vakti. İnsanlığın en temel sevincinde yerini alır. Yumak yumak sarılan sevinçlere pamuk ipliğince sarılır. Göklü bir sofranın misafiri olduğunu fark eder. Allah'ın adına oturtulduğu biricik sofranın çocukça sürurunu yaşar. Dünyanın karanlığa yuvarlanışına sevinerek razı olur. Küçülür dünya gözünde. Akşamın "Allahuekber"lerine can kulağı olur. Ve geceye akar sonra insan... İzni alınmış bir geceye doğru yürür. Rabbinin izniyle bitecek bir serinliği görür gecenin gözbebeğinde. Sevinir; sevinmelerini izn-i İlahi ile yaşadığını bilerek daha çok sevinir...

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
388113_472657612754063_235887509_n.jpg


Farkında mısın; seni Yakub sabrına yoldaş eyliyor oruç. Dilin demese de, hâlin diyor ki: “Ben tükenmişliğimi ve hüznümü sadece Allah’a söylerim.” Bir “güzel sabır” kuşanıyorsun oruçla. Açlığın sınırlarına uğruyorsun gün boyu. “Tükendim” diyorsun ama şikâyet etmiyorsun. Susuzluğun çölünde yeniden yeniye yanıyorsun ama susuyorsun. Ama dert yanmıyorsun. Ama kimseye sızlanmıyorsun. Görüyorsun ki, hiç kimse sana merhamet edemiyor Görüyorsun ki, hiçbir şey sana çare olamıyor. Merhametli diye bir tek Rabbini biliyorsun. Merhametli olanı şikâyet etmiyorsun merhametsizlere. Sana şaşıyor oruçsuzlar. Nasıl da kolayca, nasıl da seve seve razı oluyorsun Rabbine. Rabbin seni aç bırakıyor ama Sen Rabbinin hatırıyla doyuyorsun. Rabbin seni susuz bırakıyor ama Sen Rabbinin merhametine kanıyorsun. Yakub gibi diyorsun ki, “Benim bildiğim Allah, sizin bildiğiniz gibi değil.”
Öyle bir Allah ki O; hatırına aç kalmak, doymaların en güzeli. Öyle bir Allah ki O; adına susuz kalmak serinliklerin en iyisi..

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
559272_472669682752856_1924284647_n.jpg


Fatiha'yı yeniden okutuyor sana oruç. Şimdi anladın ki, hiçbir şeye Allah'ın izni olmaksızın dokunamıyorsun. Ne paran yetişiyor imdadına, ne servetin yar oluyor sana. Her iş "Allah'ın ismiyle..." "Bismillah" Gördün ki âlemleri senin için terbiye eden Allah'tır; minnet sadece Allah'adır, hamd Allah'adır. Başkaları sana çare olası değil. Elhamdulillahirabbil alemîn. Rabbin izin vermeyince yemiyor iç
miyorsun. Demek ki sırf O merhamet ettiği için yeyip içebiliyorsun. ErrahmanirRahîm. İftar vakti anladın ki, her şeyi sana borç veren Rabbindir; başkası değil. Onun açtığı sofrada oturuyorsun her gün. İşte "borç günü" bugündür. Ve herkese herşeyi her an borç veren Mâlik'tir O. Mâlikiyevmiddîn.
Açlığın ve susuzluğun sana şöyle fısıldıyor: "Minnet duymaya hiçbirşey ve hiç kimse lâyık değil. Sana yardım edecek kimse yok; Hepsinin eli boş, hepsi çaresiz. O halde de ki: "İyyâke n'abüdü ve iyyâke n'estâîn." Başkalarına değil, yalnız Sana kulluk ederiz. Başkalarından değil yalnız Senden yardım dileriz..

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
387138_472679306085227_723292310_n.jpg



Sahur vakti niyetlenir oruçlu… Allah’tan başkalarını reddeder. Yetkilerin hepsini Allah’a devreder. Kimsenin iznine aldırış etmez. Kimsenin yardımına bel bağlamaz. Der ki; “yalnız Alah’adır kulluğumuz.”Kimsenin kimseye faydası yok. Kimse kimseye çare olası değil.İyyâke n’abüdü… Sana, yalnız Sana kulluk ederiz biz hepimiz…
İftar vaktinde sevinir oruçlu. Yalnız Allah’ın yardımını görür. Yalnız Allah’ın izniyle yiyebildiğine şahit olur. Yalnız Allah’tan bilir faydayı, menfaati, doymayı, kanmayı. Kendini Allah’ın kudret elinde ağırlanırken bulur. Kendini rahmetin kucağında nazlanırken görür…
İyyâke n’estâin… Senden, yalnız Senden yardım isteriz..

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
378214_466586290025891_1074400882_n.jpg



Duydun mu, iftar vaktinde kulağına fısıldanan müjdeyi:
"Sen Allah'tan azına razı olmadın sevgili kulum. Allah'ın hatırının yanında başka şeylerin hatırını küçümsedin. Allah'a razı oldun, aç yiyebileceklerine ve içebileceklerine razı olmadın, aç ve susuz kaldın. Allah'ı yeter bildin kendine; başkalarının yetersizliğini gördün, gösterdin."
"Öyle ise, sen, ey Allah'la doymuş kişi; sen, ey Allah'a ka
nmış nefis... Sen [Rabbinden] razı, [Rabbin] senden razı olmuş olarak, gir kullarım arasına, gir cennetime..." [Fecr, 27-30]
İftar vakti, Allah'ın kulları arasına çağrılıyorsun... Allah'ın kullarının çocuklar gibi sevindiği sofrada ağırlanıyorsun.. Allah'ın, kullarını çocuklar gibi masum bildiği, sınırsızca sevdiği sofrada nazlanıyorsun. İftar vakti, Allah'a doymanın, Allah'la kalmanın, Allah'la dolu dolu olmanın cennetine alınıyorsun..

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
ramazan_gunluk_17.jpg



Güneşin doğuşuyla uzaklaşıyorsun âlemden. Dilin damağın bir şeye değemez oluyor. Araya kapatılmaz mesafeler giriyor. Güneş batınca ise erişiyorsun her şeye. Neşeli sofralara alınıyorsun. Dilin damağın bayram ediyor. Uçurumlar kapanıyor.
Her iftarda anlıyorsun ki, güneşi batı ufkuna taşıyamayan kimsenin sana faydası olamaz. Her imsakta görüyorsun ki, güneşi doğu ufkundan doğuranın izniyle yiyip içebiliyorsun.
Oruçlusun şimdi. Gün boyu, ne doğudan imdat geliyor sana ne batıdan yardım erişiyor. İki vakit arasında çaresizsin. İki ufuk arasında elsiz ve dilsizsin. Anlıyorsun ki, güneşi ufkuna getiren kim ise dudağını sana veren de O. Görüyorsun ki, güneşi batı ufkuna taşıyan kim ise suyu ve ekmeği sana helal eden O. Bir doğuştur iftar vakti. Senin için yoklar var edilir. Bir batıştır sahur vakti. Senin için varlar yok edilir. Fark ediyorsun ki, yokların var olduğu bütün doğu[ş]lar Allah'a ait. Başkaları seni yoktan var edemez. Başkaları sana hiç yoktan nimet sunamaz. Biliyorsun ki, varların yok olduğu bütün batı[ş]lar Allah'ın takdiridir. Başkaları kaybettiklerini sana veremez. Başkaları seni sevdiklerinle buluşturamaz. İllâ Allah... İllâ Allah...
Söyle şimdi kalbinle: Doğu[ş]lar da Allah'ındır batı[ş]lar da... [Bakara, 115]

Senai Demirci
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
ramazan_gunluk_18.jpg



"Fare aslandan korkamaz" der Mevânâ... "Fare sadece kediden korkar. Aslandan korkmak farenin harcı değil ki. Aslandan korkmak için ceylan olmak gerek, ceylan..."
Ey açlıktan korkan insan, işte korktuğun şey başına geldi. Açsın şimdi. Ey susuzluktan endişelenen insan; olan oldu şimdi. Susuzsun şimdi. Seni doyuranın ekmek olduğunu, seni kandıranın su olduğunu sanıyordun oruçtan önce. Ama bak ki, ekmek de su da seni doyurmakta çaresiz. Seni doyuran ekmek değil Rabbinmiş. Seni kandıran su değil Rabbinmiş meğer. Her iftar vaktinde görmedin mi bu gerçeği... Allah'la doymanın tadına varmadın mı hiç?
Öyleyse, gel, fare olma. Susuzluktan ve ekmeksizlikten korkma... Allah'sızlıktan kork. Ceylan huylu ol.
Neyden korktuğuna bir bak ki, değerini öyle bilesin, makamını öyle göresin..

Senai Demirci
 
Üst Alt