- Üyelik Tarihi
- 16 May 2012
- Mesajlar
- 5,191
- Aldığı Beğeniler
- 11,197
- Konum
- Olduğum Yerden
- Takım
- Galatasaray
Ramazan'ı özleyenler el kaldırsın!

Sokağa çıktık sorduk “Ramazan’ı özlediniz mi, en çok nesini özlediniz” diye.20 Ağustos 2009 Perşembe 17:00
Boşa dememişler "onbir ayın sultanı" diye... Hiç özlenmez mi? Senede bir kez yaşadığımız o garip duyguların peşine düştük bu defa. Aç durursun, açlık hissetmezsin. Susuzluktan dilin damağına yapışır, zevk duyarsın. Bir tuhaf his sarar seni, kalbin kuş kadar hafif! Ne uykusuzluk, ne yorgunluk ve ne de açlık; hiçbir vakit bu kadar tatlı gelemez insana. Hazır olun: Ramazan geliyor!
Sokağa çıktık, caanım insanlara selam verip, "Ramazan?" dedik, ne anlattılarsa dinledik, anlattıklarının hepsi mümkün değildi fakat, hani çoğunu da buraya kaydettik.
Latif Külsür & Mustafa Kılıç
Latif Külsür(Kaşgari Murtaza Efendi Camii cemaatinden):
Ramazan Ayının en çok hangi yönünü özledin Latif Amca?
En çok oruç tutup aç kalmayı özledim valla. Biraz dinlensin midelerimiz di mi? Benim biraz böbrek rahatsızlığım var ama, ALLAH izin verirse tutucam yine de inşALLAH. Bacaklar iyi oldukça da, teravih namazlarını kılmaya çalışıyoruz işte. O da sandalye üstünde, bir secde edemeden. Gençlerin böyle dertleri yok tabii, ohh, ne güzel. Genç iken, aman oruçlarınızı özenli tutun, namazlarınızı aksatmayın, teravihleri de hiç kaçırmayın. Sonra bizim gibi, belim, böbreğim, dalağım derken hiçbirini yapamazsınız (gülüyor).

Ali Ferah Ertürk ve isimsiz amca
Ali Ferah Ertürk (aynı cemaatten):
Ramazan geldiği vakit çok şeyler değişiyor. İnsanların ahlâki yapıları bile değişiyor. Kötü alışkanlık sahibi kimseler bile, bu ayda mümkün mertebe uzak durmaya çalışıyor bunlardan. Ramazan-ı Şerif geldiği vakit, evlerde bir hareketlilik başlıyor. Büyük bereket oluyor bu ayda gerçekten. Ben en çok Ramazan'ın affı birlikte getirmesini ve bağışlandığını hissetmeyi özledim.
Aynı cemaatten isimsiz bir amca ("Annem-babam öldü, adımı onlar bilirdi”):
Ramazan ayında oruç tutmakla öncelikle nefsine hakim oluyorsun ve nefsine hakim olmayı öğreniyorsun. Cemaatle namazlar kılıp, insanlarla ilişkiler kuruyorsun. Büyüklerin küçüklerin hallerini hatırlarını soruyorsun. Yani eskiden hep böyleydi ama şimdi bakıyorum, çocuklar; "anne kendine iyi bak, baba kendine iyi bak!" "öptüm seni, kendine iyi bak!" Başka da bir şey yok. Kimse kimsenin hatırını bile sormuyor.
Mustafa Kılıç (aynı cemaatten):
Ramazan tamamıyla bir disiplin ayı. Yemek yemekten, su içmekten kendini alıkoyuyorsun, kötü bir söz söylemeye çekiniyorsun, aklına kötü bir şey gelse, ben oruçluyum, diyerek engelliyorsun. Herşeyini bir disipline sokuyorsun böylece. Sabretmeyi öğreniyorsun. Bundan daha büyük ne var?

Mustafa Öter
Mustafa Öter (Kaşgari Murtaza Efendi Camii İmamı):
Oruç tutmak sadece fakirin halini anlamak için değildir. Şayet böyle olmuş olsaydı, fakirlere oruç farz kılınmazdı. Dolayısıyla Ramazan Ayı; zengin-fakir ayrım yapmaksızın bütün inanan kullar için manevi mertebelerini yükseltmekte, arınmakta bir fırsat ayıdır. Fakat bu mübarek ay, özellikle büyük şehirlerde bir şölen haline getirildi. Bak bunu da oraya özellikle yaz: Ramazan'da Feshane'de Ramazan özel programları yapıyorlar, sesleri sadece bizi değil, çevredeki bütün camileri rahatsız ediyor, burada namaz kılamıyoruz. Bunları teravih namazından sonra başlatsalar olmaz mı?
Sonra okuyoruz, eskiden gayrı müslimler Ramazan Ayı gelince, müslümanlar oruç tutuyor diye, fiyatlara zam yapmazlarmış. Şimdi bakıyorsun, daha ilk günden fiyatlar değişmiş. Bunu yapanlar da müslümanlar üstelik. Yani sırf oruç tutmakla, camilere koşmakla olmuyor, her yönüyle düşünmek lazım.
Benim Ramazan Ayının en çok özlediğim yönü; camilerdeki mukabelelere hanımların, yaşlı teyzelerin, yaşlı amcaların kollarının altlarına Kuran-ı Kerim'i alıp gelişleri, teravih namazlarında çocukların, hanımların, erkeklerin, yaşlıların camilere gidiş gelişleridir. En güzel yönü bu, keşke her zaman böyle olabilse...
Biraz Cuma Hutbesi gibi anlattım ama kusura bakma(gülüyor). (Epeyce uzundu da, bu kadar kısaltabildik.)

Muazzez Tüfek
Muazzez Tüfek (Eyüp Sultan’da, Umre Yolcusu bir teyze):
Namaz kulun borcu, ama oruç çok başka, sevabı ölçülmez, değeri çok büyük ve sadece ALLAH için, ALLAH aşkıyla tutulur.
Ramazan Ayının en çok özlediğim yönü, Kadir Gecesi tabii. Rabbim kavuştursun. Var mı hiç o gece gibisi?
Teyze bize de dua et Mekke-Medine'de...
ALLAH kolaylıklar versin yavrum, işiniz rast gitsin. ALLAH hepinize de nasip etsin oraları görmeyi.

Anıl Anar & Emirhan Göktürk
Anıl Anar(12) & Emirhan Göktürk(9) (hala-dayı çocukları.):
Oruç tuttunuz mu siz hiç?
Ohooo, çok tuttuk.
Nasıl bir duygu peki oruç tutmak?
Anıl: Çok güzel bir duygu bence. Özellikle iftar saati daha da güzel(gülüyor).
Emirhan (hafif toplu olan.):
Evet çok güzel. Hem iftarlarda böyle ailecek toplanıyoruz, çok güzel oluyor. Yemeklere yumuluyoruz (gülüyorlar).
En çok hangi yemeği seviyorsunuz?
Emirhan: Hepsini (gülüyorlar). Yemek seçmediğimiz için...
Bu Ramazan okul tatil, hepsini tutucak mısınız?
Anıl: Ben tutucam. Belki zorlanırım ama, deniycem yine de.
Emirhan: Biz tutuyoruz. Ama bazen bir yere filan gidince zorla bozduruyorlar. Hasta olucaksın, miden bulanıcak, kuscaksın diye zorla yemek yedirip bozduruyorlar orucumuzu. Bana bir şey olmuyo ki aslında.
Sen de, bana bir şey olmuyo, tutcam ben, de.
Diyorum ama, anlamıyorlar ki işte. Anıl abi, di mi?
Ramazan'ın en çok sevdiğiniz yönü ne peki?
Ailecek, hep beraber toplanmak, birlikte iftar, sahur yemek...
Emirhan: Biz bi de iftarlardan sonra ailecek etkinlikler yapıyoruz. Tombala filan oynuyoruz.
Teravih namazına gitmiyor musunuz?
Anıl: (gülüyor).
Emirhan: Yok ondan değil de, ben eskiden, bu kılmıyodur da, ben eskiden namaz kılardım.
Anıl: Nerden biliyosun kılmadığımı?
Emirhan: Yok belki kılıyosundur, bilmiyorum da, ben eskiden akşam namazını, öğle namazını filan kılardım hep.
Aferim, ALLAH kabul etsin. Hadi dondurmanızı yiyin, eriyor…

Yaşar Muştu
Yaşar Muştu (Eyüp'te güzel koku satan bir amca.):
Ben Ramazan'ın en çok iftar saatine yakın saatlerini severim. Halden düşer ya insan. Ve elinin altındadır yemek ama yemezsin, yiyemezsin, haramdır. Ve sen de buna uyarsın seve seve. Ne acaip bir durum bu. Ezan okunmadan bir dakika önce haramken, ezan okunur, artık yememek mekruh olur. Zaten mucize gibi bir şey Ramazan. İnsan normalde o kadar aç kalsa ayılıp bayılır fakat oruç tutunca hiçbir şey olmuyor. Şimdiden de Rabbül Alemin havaları bile Ramazan'a hazırlıyor. Bak Ağustos'tayız ama püfür püfür esiyor. ALLAH bizleri imtihan ederken bile, bunun kolaylığını veriyor. Ne güzeldir o ALLAH.
Hilmi Atalay
Hilmi Atalay (Eyüp, Feshane'de Kokoreççi):
Ramazan Ayında insanlar daha güler yüzlü, yardımsever oluyor. Ben de dahil. Bana gelse, açım dese, bi yarım kokoreç veririm mesela. İmkânım dahilinde yardımcı olmaya çalışırım. Ramazan Ayında daha fazla yardım ediyor insanlar birbirlerine.
Ramazan Ayının huzuru heryere yayılsın istiyoruz. Ramazan'da bütün cezaevleri boşaltılsın. Dört duvar arasında insanlar oruç tutmasın. Benim oğlum üç senedir cezaevinde oruç tutuyor. Af çıksın. Yardımcı olsunlar oradaki masumlara. Her suçun affı olmaz tabi ama, hakimler versin bunun kararını. Ayrıca şunu da yazın oraya: gittim gördüm, yirmi kişilik koğuşta altmış kişi kalıyorlar. Yerlerde yatıyorlar hep. Devlet baba, sahip çıksın cezaevindeki evlatlarına da.

Ahmet Yıldız
Ahmet Yıldız (Feshane'de taze süt mısırcısı):
Bereketli ay olduğu için Ramazan'da daha çok kazanıyoruz, onu özledik (gülüyor).
Ayrıca insanlar daha iyi oluyorlar Ramazan'da.
Kötü olanlar bile çabalıyor, iyiye gitmek için.
İyilik yayılıyor.

Hamdi Ayaz
Hamdi Ayaz (77):
Valla ben iyice yaşlandım, hanımı da kaybettik zaten. Hanım olmayınca oruç tutmak daha da zor.
Nasrettin Hoca, "küçük kıyamet" diye boşa dememiş, hanımın ölmesine (gülüyor).
Ama ben yine de çok özlüyorum Ramazan'ı.
Niye? Çünkü karşılığında cennet var. Cenneti kazanmak için dayanıyoruz zahmetine.
Yoksa insan nasıl aç kalır durduk yere?
Ama bana eskiden hiç zor gelmezdi, doksan gün tutardım ben oruç.
Yaşlanınca iş başka türlü oluyor tabii.

Ömer Cihan
Ömer Cihan (Eminönü’de seyyar halka tatlıcısı):
Ramazan Ayının güzelliğini sadece oruç tutanlar anlar.
Tutmayanlar için ne büyük bir kayıp; bu güzellikten, bu lezzetten habersiz olmak.
Ben oruç tutmayan birini görünce çok acıyorum valla. Yazık diyorum, dünyanın en güzel duygularının birinden habersiz yaşıyor.
En çok onlar için dua edelim bu Ramazan. Onlar da ersinler bu saadete.

Kezban Yüksekova
Kezban Yüksekova (Üsküdar’da bir güzel çiçekçi abla):
Ramazan Ayının çok farklı bir havası oluyor tabii. Oruçlarımızı tutuyoruz, namazlarımızı kılıyoruz, sofralarımızı hazırlıyoruz, toplanıp hep birlikte iftarımızı ediyoruz, teravih namazlarına gidiyoruz camileri geziyoruz.
Ne güzel oluyor.
Bir yetimi, öksüzü sevindiriyoruz mesela. Türbeleri ziyaret ediyoruz. Ben çok seviyorum Ramazan Ayını yani. Oruç tutmayı da çok seviyorum. Cenabı ALLAH emretmiş, mükâfatını da alacağımız için çok seviyorum orucu.
Hiç acıkmam, zorlanmam da ben oruç tutarken. Ne su gelir aklıma, ne ekmek gelir aklıma. Bir sigara içiyorsak işte, sigara tiryakileri, akşam saatleri sigara özlemi geliyor, o. Yoksa başka hiçbir şey gelmiyor insanın aklına. Cenabı ALLAH onun sabrını, güzelliğini veriyor çünkü.

Abdullah Çakır
Abdullah Çakır:
Senede bir ay tutuyoruz zaten. Onu da tutalım yani.
Çalışmaktan pek fırsat olmuyor zaten, ayaküstü, atıştırarak yiyoruz bir şeyler. Oruç tutmak daha iyi oluyor o yüzden (gülüyor).
Ne hissediyorsun peki oruç tutunca?
Yemek yemediğimi hissediyorum valla. Başka bir şey hissetmiyorum(gülüyor).
Çok acıkmıyorum da zaten. Biz açlığa alışkınız. 36 saat aç dururum ben.
Akşam iftar çadırlarına gidiyoruz Ramazan’da. Bedava yemek veriyolar, o güzel oluyor (gülüyor).

Ali Dinlenmez
Ali Dinlenmez(62) (“Hiç dinlenmiyoruz, çalışıyoruz akşama kadar.” Üsküdar’da bir ayakkabı boyacı ustası):
Ramazan mübarek ay. Bütün Müslümanların Ramazan Ayı hayırlı uğurlu olsun.
Ramazan gerçekten çok güzel bir ay. İnsanlar daha bir farklılaşıyor, güzelleşiyor.
Saygı sevgi oluyor. Anlıyor musun? Birlik beraberlik, yardımseverlik, ziyaretler oluyor. Sonra çok bereketli ay. Evinin beti bereketi oluyor insanın. Ne bileyim, bir yiyeceği-içeceği varsa, oluyor üç-beş. Böyle şeyler işte.

Fevzi Çakmak
Fevzi Çakmak:
Evet, Fevzi Çakmak. Babam koymuş adımı, okusun adam olsun demiş. Okuyamadık işte, boyacı olduk.
Her şeyin başı sağlık. Bir ay oruç tutuyosun, rahatlıyosun, sağlıklı oluyosun. Güzel bir şey yani. Bol bol namaz kılıyoruz. Ezan ALLAHuekber demeden camiye gidiyoruz abdestimizi alıp namazı bekliyoruz. Çoğu insan ezan okunuyor, yanından geçiyor caminin, girip bi namaz kılmıyor. Yav iki dakka gir bi abdest al, kıl namazını.
Benim de şimdi ayağım rahatsız, zor kılıyorum namaz. Sürekli iltihap akıyor, kanıyor. İlaç verdi doktor, dört yüz lira. Para yok alamıyoruz, ilerlerse de kangren olabilirmiş. Dua edin.
-Esra Türkân sordu soruşturdu-

Sokağa çıktık sorduk “Ramazan’ı özlediniz mi, en çok nesini özlediniz” diye.20 Ağustos 2009 Perşembe 17:00
Boşa dememişler "onbir ayın sultanı" diye... Hiç özlenmez mi? Senede bir kez yaşadığımız o garip duyguların peşine düştük bu defa. Aç durursun, açlık hissetmezsin. Susuzluktan dilin damağına yapışır, zevk duyarsın. Bir tuhaf his sarar seni, kalbin kuş kadar hafif! Ne uykusuzluk, ne yorgunluk ve ne de açlık; hiçbir vakit bu kadar tatlı gelemez insana. Hazır olun: Ramazan geliyor!
Sokağa çıktık, caanım insanlara selam verip, "Ramazan?" dedik, ne anlattılarsa dinledik, anlattıklarının hepsi mümkün değildi fakat, hani çoğunu da buraya kaydettik.
Latif Külsür & Mustafa Kılıç
Latif Külsür(Kaşgari Murtaza Efendi Camii cemaatinden):
Ramazan Ayının en çok hangi yönünü özledin Latif Amca?
En çok oruç tutup aç kalmayı özledim valla. Biraz dinlensin midelerimiz di mi? Benim biraz böbrek rahatsızlığım var ama, ALLAH izin verirse tutucam yine de inşALLAH. Bacaklar iyi oldukça da, teravih namazlarını kılmaya çalışıyoruz işte. O da sandalye üstünde, bir secde edemeden. Gençlerin böyle dertleri yok tabii, ohh, ne güzel. Genç iken, aman oruçlarınızı özenli tutun, namazlarınızı aksatmayın, teravihleri de hiç kaçırmayın. Sonra bizim gibi, belim, böbreğim, dalağım derken hiçbirini yapamazsınız (gülüyor).

Ali Ferah Ertürk ve isimsiz amca
Ali Ferah Ertürk (aynı cemaatten):
Ramazan geldiği vakit çok şeyler değişiyor. İnsanların ahlâki yapıları bile değişiyor. Kötü alışkanlık sahibi kimseler bile, bu ayda mümkün mertebe uzak durmaya çalışıyor bunlardan. Ramazan-ı Şerif geldiği vakit, evlerde bir hareketlilik başlıyor. Büyük bereket oluyor bu ayda gerçekten. Ben en çok Ramazan'ın affı birlikte getirmesini ve bağışlandığını hissetmeyi özledim.
Aynı cemaatten isimsiz bir amca ("Annem-babam öldü, adımı onlar bilirdi”):
Ramazan ayında oruç tutmakla öncelikle nefsine hakim oluyorsun ve nefsine hakim olmayı öğreniyorsun. Cemaatle namazlar kılıp, insanlarla ilişkiler kuruyorsun. Büyüklerin küçüklerin hallerini hatırlarını soruyorsun. Yani eskiden hep böyleydi ama şimdi bakıyorum, çocuklar; "anne kendine iyi bak, baba kendine iyi bak!" "öptüm seni, kendine iyi bak!" Başka da bir şey yok. Kimse kimsenin hatırını bile sormuyor.
Mustafa Kılıç (aynı cemaatten):
Ramazan tamamıyla bir disiplin ayı. Yemek yemekten, su içmekten kendini alıkoyuyorsun, kötü bir söz söylemeye çekiniyorsun, aklına kötü bir şey gelse, ben oruçluyum, diyerek engelliyorsun. Herşeyini bir disipline sokuyorsun böylece. Sabretmeyi öğreniyorsun. Bundan daha büyük ne var?

Mustafa Öter
Mustafa Öter (Kaşgari Murtaza Efendi Camii İmamı):
Oruç tutmak sadece fakirin halini anlamak için değildir. Şayet böyle olmuş olsaydı, fakirlere oruç farz kılınmazdı. Dolayısıyla Ramazan Ayı; zengin-fakir ayrım yapmaksızın bütün inanan kullar için manevi mertebelerini yükseltmekte, arınmakta bir fırsat ayıdır. Fakat bu mübarek ay, özellikle büyük şehirlerde bir şölen haline getirildi. Bak bunu da oraya özellikle yaz: Ramazan'da Feshane'de Ramazan özel programları yapıyorlar, sesleri sadece bizi değil, çevredeki bütün camileri rahatsız ediyor, burada namaz kılamıyoruz. Bunları teravih namazından sonra başlatsalar olmaz mı?
Sonra okuyoruz, eskiden gayrı müslimler Ramazan Ayı gelince, müslümanlar oruç tutuyor diye, fiyatlara zam yapmazlarmış. Şimdi bakıyorsun, daha ilk günden fiyatlar değişmiş. Bunu yapanlar da müslümanlar üstelik. Yani sırf oruç tutmakla, camilere koşmakla olmuyor, her yönüyle düşünmek lazım.
Benim Ramazan Ayının en çok özlediğim yönü; camilerdeki mukabelelere hanımların, yaşlı teyzelerin, yaşlı amcaların kollarının altlarına Kuran-ı Kerim'i alıp gelişleri, teravih namazlarında çocukların, hanımların, erkeklerin, yaşlıların camilere gidiş gelişleridir. En güzel yönü bu, keşke her zaman böyle olabilse...
Biraz Cuma Hutbesi gibi anlattım ama kusura bakma(gülüyor). (Epeyce uzundu da, bu kadar kısaltabildik.)

Muazzez Tüfek
Muazzez Tüfek (Eyüp Sultan’da, Umre Yolcusu bir teyze):
Namaz kulun borcu, ama oruç çok başka, sevabı ölçülmez, değeri çok büyük ve sadece ALLAH için, ALLAH aşkıyla tutulur.
Ramazan Ayının en çok özlediğim yönü, Kadir Gecesi tabii. Rabbim kavuştursun. Var mı hiç o gece gibisi?
Teyze bize de dua et Mekke-Medine'de...
ALLAH kolaylıklar versin yavrum, işiniz rast gitsin. ALLAH hepinize de nasip etsin oraları görmeyi.

Anıl Anar & Emirhan Göktürk
Anıl Anar(12) & Emirhan Göktürk(9) (hala-dayı çocukları.):
Oruç tuttunuz mu siz hiç?
Ohooo, çok tuttuk.
Nasıl bir duygu peki oruç tutmak?
Anıl: Çok güzel bir duygu bence. Özellikle iftar saati daha da güzel(gülüyor).
Emirhan (hafif toplu olan.):
Evet çok güzel. Hem iftarlarda böyle ailecek toplanıyoruz, çok güzel oluyor. Yemeklere yumuluyoruz (gülüyorlar).
En çok hangi yemeği seviyorsunuz?
Emirhan: Hepsini (gülüyorlar). Yemek seçmediğimiz için...
Bu Ramazan okul tatil, hepsini tutucak mısınız?
Anıl: Ben tutucam. Belki zorlanırım ama, deniycem yine de.
Emirhan: Biz tutuyoruz. Ama bazen bir yere filan gidince zorla bozduruyorlar. Hasta olucaksın, miden bulanıcak, kuscaksın diye zorla yemek yedirip bozduruyorlar orucumuzu. Bana bir şey olmuyo ki aslında.
Sen de, bana bir şey olmuyo, tutcam ben, de.
Diyorum ama, anlamıyorlar ki işte. Anıl abi, di mi?
Ramazan'ın en çok sevdiğiniz yönü ne peki?
Ailecek, hep beraber toplanmak, birlikte iftar, sahur yemek...
Emirhan: Biz bi de iftarlardan sonra ailecek etkinlikler yapıyoruz. Tombala filan oynuyoruz.
Teravih namazına gitmiyor musunuz?
Anıl: (gülüyor).
Emirhan: Yok ondan değil de, ben eskiden, bu kılmıyodur da, ben eskiden namaz kılardım.
Anıl: Nerden biliyosun kılmadığımı?
Emirhan: Yok belki kılıyosundur, bilmiyorum da, ben eskiden akşam namazını, öğle namazını filan kılardım hep.
Aferim, ALLAH kabul etsin. Hadi dondurmanızı yiyin, eriyor…

Yaşar Muştu
Yaşar Muştu (Eyüp'te güzel koku satan bir amca.):
Ben Ramazan'ın en çok iftar saatine yakın saatlerini severim. Halden düşer ya insan. Ve elinin altındadır yemek ama yemezsin, yiyemezsin, haramdır. Ve sen de buna uyarsın seve seve. Ne acaip bir durum bu. Ezan okunmadan bir dakika önce haramken, ezan okunur, artık yememek mekruh olur. Zaten mucize gibi bir şey Ramazan. İnsan normalde o kadar aç kalsa ayılıp bayılır fakat oruç tutunca hiçbir şey olmuyor. Şimdiden de Rabbül Alemin havaları bile Ramazan'a hazırlıyor. Bak Ağustos'tayız ama püfür püfür esiyor. ALLAH bizleri imtihan ederken bile, bunun kolaylığını veriyor. Ne güzeldir o ALLAH.
Hilmi Atalay
Hilmi Atalay (Eyüp, Feshane'de Kokoreççi):
Ramazan Ayında insanlar daha güler yüzlü, yardımsever oluyor. Ben de dahil. Bana gelse, açım dese, bi yarım kokoreç veririm mesela. İmkânım dahilinde yardımcı olmaya çalışırım. Ramazan Ayında daha fazla yardım ediyor insanlar birbirlerine.
Ramazan Ayının huzuru heryere yayılsın istiyoruz. Ramazan'da bütün cezaevleri boşaltılsın. Dört duvar arasında insanlar oruç tutmasın. Benim oğlum üç senedir cezaevinde oruç tutuyor. Af çıksın. Yardımcı olsunlar oradaki masumlara. Her suçun affı olmaz tabi ama, hakimler versin bunun kararını. Ayrıca şunu da yazın oraya: gittim gördüm, yirmi kişilik koğuşta altmış kişi kalıyorlar. Yerlerde yatıyorlar hep. Devlet baba, sahip çıksın cezaevindeki evlatlarına da.

Ahmet Yıldız
Ahmet Yıldız (Feshane'de taze süt mısırcısı):
Bereketli ay olduğu için Ramazan'da daha çok kazanıyoruz, onu özledik (gülüyor).
Ayrıca insanlar daha iyi oluyorlar Ramazan'da.
Kötü olanlar bile çabalıyor, iyiye gitmek için.
İyilik yayılıyor.

Hamdi Ayaz
Hamdi Ayaz (77):
Valla ben iyice yaşlandım, hanımı da kaybettik zaten. Hanım olmayınca oruç tutmak daha da zor.
Nasrettin Hoca, "küçük kıyamet" diye boşa dememiş, hanımın ölmesine (gülüyor).
Ama ben yine de çok özlüyorum Ramazan'ı.
Niye? Çünkü karşılığında cennet var. Cenneti kazanmak için dayanıyoruz zahmetine.
Yoksa insan nasıl aç kalır durduk yere?
Ama bana eskiden hiç zor gelmezdi, doksan gün tutardım ben oruç.
Yaşlanınca iş başka türlü oluyor tabii.

Ömer Cihan
Ömer Cihan (Eminönü’de seyyar halka tatlıcısı):
Ramazan Ayının güzelliğini sadece oruç tutanlar anlar.
Tutmayanlar için ne büyük bir kayıp; bu güzellikten, bu lezzetten habersiz olmak.
Ben oruç tutmayan birini görünce çok acıyorum valla. Yazık diyorum, dünyanın en güzel duygularının birinden habersiz yaşıyor.
En çok onlar için dua edelim bu Ramazan. Onlar da ersinler bu saadete.

Kezban Yüksekova
Kezban Yüksekova (Üsküdar’da bir güzel çiçekçi abla):
Ramazan Ayının çok farklı bir havası oluyor tabii. Oruçlarımızı tutuyoruz, namazlarımızı kılıyoruz, sofralarımızı hazırlıyoruz, toplanıp hep birlikte iftarımızı ediyoruz, teravih namazlarına gidiyoruz camileri geziyoruz.
Ne güzel oluyor.
Bir yetimi, öksüzü sevindiriyoruz mesela. Türbeleri ziyaret ediyoruz. Ben çok seviyorum Ramazan Ayını yani. Oruç tutmayı da çok seviyorum. Cenabı ALLAH emretmiş, mükâfatını da alacağımız için çok seviyorum orucu.
Hiç acıkmam, zorlanmam da ben oruç tutarken. Ne su gelir aklıma, ne ekmek gelir aklıma. Bir sigara içiyorsak işte, sigara tiryakileri, akşam saatleri sigara özlemi geliyor, o. Yoksa başka hiçbir şey gelmiyor insanın aklına. Cenabı ALLAH onun sabrını, güzelliğini veriyor çünkü.

Abdullah Çakır
Abdullah Çakır:
Senede bir ay tutuyoruz zaten. Onu da tutalım yani.
Çalışmaktan pek fırsat olmuyor zaten, ayaküstü, atıştırarak yiyoruz bir şeyler. Oruç tutmak daha iyi oluyor o yüzden (gülüyor).
Ne hissediyorsun peki oruç tutunca?
Yemek yemediğimi hissediyorum valla. Başka bir şey hissetmiyorum(gülüyor).
Çok acıkmıyorum da zaten. Biz açlığa alışkınız. 36 saat aç dururum ben.
Akşam iftar çadırlarına gidiyoruz Ramazan’da. Bedava yemek veriyolar, o güzel oluyor (gülüyor).

Ali Dinlenmez
Ali Dinlenmez(62) (“Hiç dinlenmiyoruz, çalışıyoruz akşama kadar.” Üsküdar’da bir ayakkabı boyacı ustası):
Ramazan mübarek ay. Bütün Müslümanların Ramazan Ayı hayırlı uğurlu olsun.
Ramazan gerçekten çok güzel bir ay. İnsanlar daha bir farklılaşıyor, güzelleşiyor.
Saygı sevgi oluyor. Anlıyor musun? Birlik beraberlik, yardımseverlik, ziyaretler oluyor. Sonra çok bereketli ay. Evinin beti bereketi oluyor insanın. Ne bileyim, bir yiyeceği-içeceği varsa, oluyor üç-beş. Böyle şeyler işte.

Fevzi Çakmak
Fevzi Çakmak:
Evet, Fevzi Çakmak. Babam koymuş adımı, okusun adam olsun demiş. Okuyamadık işte, boyacı olduk.
Her şeyin başı sağlık. Bir ay oruç tutuyosun, rahatlıyosun, sağlıklı oluyosun. Güzel bir şey yani. Bol bol namaz kılıyoruz. Ezan ALLAHuekber demeden camiye gidiyoruz abdestimizi alıp namazı bekliyoruz. Çoğu insan ezan okunuyor, yanından geçiyor caminin, girip bi namaz kılmıyor. Yav iki dakka gir bi abdest al, kıl namazını.
Benim de şimdi ayağım rahatsız, zor kılıyorum namaz. Sürekli iltihap akıyor, kanıyor. İlaç verdi doktor, dört yüz lira. Para yok alamıyoruz, ilerlerse de kangren olabilirmiş. Dua edin.
-Esra Türkân sordu soruşturdu-