Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
RAMAZANIN BENCESİ



Ramad; yakacak derecede kızgın taş, Ramazan böyle mevsimlerde oruç tutmak, nefsin en zoruna giden açlıkla sınanmak& Ramatların deyeni yakması gibi, günahları yakıp kavuran bir ay demek, üç ayların üçüncüsü demek&

Evet, Ramazan; onbir ayın sultanı. Ümmete tahsis edilmiş bir fırsat sefinesi. Ba rında, bin aydan daha hayırlı bir Kâdir çekirde ini barındıran bir zemin&

Ramazan& Şeytan-ı râcime bile, sa anak halinde ya an rahmet karşısında bir ümitle başını kaldırmak demek&!

Memlekette pide, zeytin, hurma& sahurda, anne elinin mahsulü börekler demek, bol manili sahur davulları demek..!

Ramazan& Belhüm Adal kuyularından, derece-i insan düzlemine çıkma arayışları ve çırpınışları demek..!

Ramazan& Sultanahmetlerin, Süleymaniyelerin eteklerinde yaşayıp da, günde beş vakit salaha ve felaha ça rının rayihasıyla sarhoş olmak& iftarı da haber veren akşam ezanları demek.. yürek hoplatan, ziyafete ça rı top sesleri demek..! Bu anılarla avunmak demek!

Ramazan& arefesinde yad ellere do ru yelken açmak, geride kalan bu güzelliklere hasret kalmak demek. Dönmemek üzere gitmek, kalıp da kavrulmak demek..! Çan sesleri ve katedraller arasında, minareler arasına gerilmiş manidar mahyaları hayal edip iftar demlerini beklemek demek..! Ezan-ı Muhammedînin bu diyarda ve her diyarda şehbal açması ümidiyle yaşamak demek..!

Kerbelâda Hz.Hüseyinin/ Son Nebinin (s.a.s.) ci er paresinin ci erinin susuzluktan kavrulması demek. Bir yirmibeşinci gününde, bir Kadir gecesinde, seksen küsur yaşında Urfada hayata gözlerini yuman Asrın Garibini yürek burkuntusuyla hatırlamak demek..!

Ramazan& Şubat So uklarında esen poyrazlarla, kendisine Yesrib olmuş mekanlarda cebrî meskun olmuş Gözyaşı Sultanının hasret ve hicranla geçen yıllarını, beşinci katlarındaki teravihlerini özleyişini sinenin derinliklerinde duyumsama demek..!

Ramazan& bir de acı tedaî demek; gencecikken, şaka ına yedi i kurşunla, arkada körpecik üç evlat bırakıp giden bir dayı demek. Bu yürek paralayan hadisenin arkasında do mak demek, onun adını yaşatmak demek, o namın ça rışımları ve a ırlı ı altında ezilip gitmek, mahlaslarda hafiflemek demek..! Bir saplantıyla yaşayıp, bir anaforda şu kırık- dökük mısraları yazmak demek:

Öldü ünde yirmibeşinde
var ya da yokmuş/ denildi ine göre
geride üç elca ız o luyla
kundaktakinin adı Hüsran,
böyle biten bir vadeye denk geldi inden...

Yakışıklıymış, hızlı yaşamış
şaka ına yedi i kurşundan yüzüne
akan kana ra men güleç kalabilen
bir yüzü olan dayım Ramazan...

ölümünden sonra do makla onun
adını almış olan, onu hiç görmemiş ben
hep yirmibeşime geldi imde ölece im
saplantısıyla yaşadım bugüne de in
şükür şu an fazlayım yirmibeşlerden
nasıl geldi geçti ama Allahu alem...

Evet Ramazan, tuttu unu koparmakla, pehlivanlı ı ve gözükaralı ıyla eşkıyalara gözaçtırmayıp, bundan mülhem, halk arasında bir nâm alan, kanundan sonra bunu kendisine soyadı olarak ekleyen dedenin hatırasını taşıyıp, başında da mübarek kelimeyi taşımak demek&

Ramazan bir de hoş hatıra demek; her karşılaşmada, isme gönderme yaparak:

Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan/ Nerelerde kaldın ey Ramazan? diye zâtımıza seslenen Yavuz Bülent Bâkileri hatırlamak demek...!

Ramazan& Ölmek için en güzel zaman dilimi bilip, hitamı bu mevsimde erdirme beklentisi demek&
***
Ramazanınız hayırlı, mübarek ve bereketli olsun, oruçlarınız kabul olsun.. bu bol tedaîli Ramazanda, oruç tüten ve kokusu Allah katında en hoş rayiha olan a ızlarınızla yaptı ınız dualarınızda şu mücrim kardeşinizi de eksik etmezsinin inşallah.

06.10.2005 MEHMET FATİH
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Kim ahiret kazancini istiyorsa, onun kazancini artiririz. Kim de dünya
kârini istiyorsa ona da dünyadan bir seyler veririz. Fakat onun ahirette bir
nasibi olmaz. Sûrâ, 20)

Bu âyette hem müjde, hem de büyük bir ihtar vardir.

Ahiret için çalisanlarin gayretleri, baska bir âyette de bildirildigi gibi,
en az bire 10 misliyle karsilik bulacaktir.

Bununla da kalmayacak, kulun ihlas ve samimiyeti nisbetinde, bire 700e
kadar çikarilacaktir.

Sayilari gayet az olmakla beraber sevabi daha fazla çikan kullar da vardir.

Bunun yaninda, dünyada da o kimselerin isleri bereketli olur.

Sadece dünya menfaati için çalisanlarin ise ahiretleri haraptir.

Onlara ahirette bir yardimci da olmayacaktir.

Peygamberimiz (sav) buyuruyorlar ki:

Hz. Allah buyuruyor ki, Insanoglunun oruç disinda yapmis oldugu ibadetler,
on kat ile 700 kat arasinda mükâfatlandirilir. Oruca gelince, o sirf benim
için yapilan bir ibadettir ve mükâfatini da yalniz ben tayin ederim. Çünkü,
oruçlu sirf benim rizam için cinsî arzularini, yemeyi-içmeyi
terketmektedir. Oruç, (günahlara karsi) bir kalkandir...

Bu ay sabir ayidir. Sabrin sevabi ise cennettir.

Bu ay Müslümanlar arasinda yardimlasma ve müminin rizkinin bol oldugu bir
aydir.

Bu ayda kim bir oruçluya iftar yaptirirsa, hem bir köle azad etmis gibi
sevap kazanir, hem de günahlari affedilir.

Sahabilerin,

-Ya Resûlallah! Hepimizin oruçluya iftar verecek imkânimiz yoktur, demeleri
üzerine Peygamberimiz söyle buyurdu:

Bu sevap, oruçluya bir hurma veya bir yudum süt, yahut bir yudum su ikram
edene de verilir.

Bunun yaninda, kim bir oruçlunun karnini doyurursa, günahlari affedildigi
gibi, Allah ona benim havzimdan bir kere içirir ve o kimse cennete girinceye
kadar artik hiç susamaz.

Ayrica, oruçlunun sevabindan hiç eksilme olmaksizin, onu doyuran kimseye
onun aldigi kadar sevap verilir.

Baska bir hadis-i seriflerinde buyuruyorlar ki:

Bu ayda yapilan herhangi bir hayir ve ibadet diger aylarda yapilan farz
gibidir.

Bu ayda farz bir ibadeti yerine getiren kimse, diger aylarda yetmis farz
yapan bir kimse kadar sevap kazanir.

Ramazan ayi Allahin ayidir. Bu ayin diger aylar karsisinda üstünlügü,
Allahin kendi yarattiklarina karsi-kiyas kabul etmez-üstünlügü gibidir.

Fakih Ebülleys Semerkandî, Tenbihül Gafilin isimli eserinde zikrediyor.

Hazret-i Ali Radiyallahu Anh diyor ki:

Hz. Ömer (ra) benden duydugu bir hadise dayanarak, mescitte teravih namazi
kilinmasini geleneklestirdi.

Hz. Ali, sonralari bir Ramazan gecesi evinden çikip da mescitlerde Kuran
okundugunu ve bunlari kandillerin aydinlattigini görünce,

-Hz. Ömer nasil mescitlerimizi Kuranla nurlandirdiysa, Allah da onun
kabrini aydinlatsin diye dua etmistir.

Hz. Osmanin da ayni sözleri söyledigi rivayet edilmistir.

Bakalim bu senede, geçen senelerde oldugu gibi, Müslümanlarin zihinlerini
teravih namazi hakkinda bulandirmaya çalisacaklar mi, yoksa ortaya baska
meseleler mi atacaklar.

Teravih namazinin 20 degil 8 rekat oldugu gibi, ilimden ve arastirmadan
uzak sözler, üzerinde durulacak lâflardan degildir.

Teravih namazi, 5 vakti kilmayanlarin bile kildigi meshur bir namazin kaç
rekat oldugu, 14 tane 100 sene geçtigi halde hâlâ anlasilamamis olur mu
hiç?

Islâm âleminde teravih namazinin en az 20 rekat olarak kilindigi hiçbir
Islâm toplulugunun 20 rekattan asagi teravih namazi kilmamasi da meseleyi
ortaya koymaktadir.

Çünkü Peygamberimiz, Benim ümmetim sapiklik üzerinde toplanmaz
buyuruyorlar.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Ramazan günahlardan sıyrılma, isyanlardan kurtulma, cürümlerden temizlenme, hatalardan arınma, zulümlerden vazgeçme ayıdır.
İradi olarak işlenegelen hataları, İslamın yasakladı ı yanlış söz ve davranışları terk etme zamanıdır. Israrla işlenen küçük günah küçük de ildir, büyüktür. Tövbeyle temizlenen büyük günah da büyük de il, küçüktür. Yanlış olan her nevi alışkanlıklarımızı, âdetlerimizi, düşüncelerimizi zihnimizden, günlü ümüzden söküp atabildi imiz ölçüde Ramazan günlerinin rahmet, ma firet ve beraat nimetlerinden istifade ederiz. Bu açıdan Ramazanı tövbe ve isti farla geçirmeliyiz, bu bize Peygamber tavsiyesidir.

Mademki günahlar salih amel ve hayır işleme yarışmasında içimizdeki ümitsizlik karabulutlarıdır, gönlümüzdeki azm ü cezmin köstekleridir ve aşk ü şevki yutan karadeliklerdir. Mademki günahlar kalbimizin pasıdır, isi-pisidir. Mademki günahlar güzel kaderimize etki eder, bizi hasarete do ru sürükler. Mademki günahlar benli imizi bozar, bilincimizi yaralar, hafızamızı deler... O halde günahlara bin pişman olarak Ramazan ayını kaçırılmaz bir fırsat bilme firasetiyle her kul, özellikle büyük günahlarını terk etmeli, samimi bir tövbe ve isti farla yıkamalıdır.

Rasulullah Efendimiz (sas), ... (Ey müminler!) Bu ayda dört şeyi çokça yapmaya bakınız. Onlardan ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, di er iki şeyi de zaten yapmaktan başka çareniz yoktur. Rabbinizi razı edece iniz iki şey, Lailahe illallah (yani kelime-i tevhid)i söylemek ve isti far etmektir. Yapmaktan başka çareniz olmayan iki şey ise cenneti istemeniz ve cehennemden Allaha sı ınmanızdır. Kim bir oruçluyu su ile iftar ettirirse, Allah Teala ona (kıyamet günü) benim havzımdan öyle bir su içirir ki, cennete gidene kadar bir daha susamaz. [İbn Huzeyme, Beyhaki] buyurmuşlardır.

Kab b. Ücre (ra)den rivayetle: Rasul-i Ekrem bize minbere yaklaşmamızı emretti, biz de yaklaştık. Rasulullah, minberin birinci basama ına mübarek aya ını koyunca Amin dedi. İkinci basama a koyunca yine Amin dedi. Üçüncü basama a aya ını koyunca yine Amin dedi. (Hutbeyi bitirip) inince, Ya Rasulullah! Sizden daha önce duymadı ımız bir şeyler duyduk. dedik. Peygamber (sas) şöyle buyurdu: (O sırada) Cebrail yanıma geldi, birinci basama a çıktı ımda Ramazana yetişti i halde günahları ba ışlanmayan kimse helak olsun! dedi, ben de Amin dedim. İkinci basama a çıktı ımda Yanında (ya Muhammed) senin ismin anıldı ı halde sana salavat-ı şerife getirmeyen kimse de helak olsun! dedi, ben de Amin dedim. Üçüncü basama a çıktı ımda Ana-babası veya onlardan biri yanında yaşlandı ı halde onların hakkını eda etmedi inden dolayı cennete giremeyen kimse helak olsun. dedi, ben de Amin dedim. [Hakim; Taberani]

Ramazanda günahlardan kurtulmak daha kolaydır; çünkü, oruçlunun her gününün gecesinde ve gündüzünde makbul bir duası vardır. Dolayısıyla dualarını tövbe ve isti farlarla ne kadar çok donatırsa, o kadar çok ba ışlanma ihtimali yüksek olur, kesin olur; merhamet ve ma firete mazhar olur.



14.10.2005
Musa Hub
 
Üst Alt