- Üyelik Tarihi
- 16 May 2012
- Mesajlar
- 5,191
- Aldığı Beğeniler
- 11,197
- Konum
- Olduğum Yerden
- Takım
- Galatasaray
İtikâf, cemaatle namaz kılınan bir mescidde, oruçlu olarak ve itikâfa niyet ederek bulunmak demektir
Hz. Âişe [radıyallahu anhâ], Resûlullah'ın [sallallahu aleyhi vesellem] ramazan ayının son on gününü nasıl geçirdiğini şöyle anlatmıştır: "Hz. Peygamber ramazanın son on günü girdiğinde gecesini ibadetle geçirirdi, ailesini de uyarırdı, ibadet için diğer zamanlardan daha fazla gayret gösterirdi." 79
İtikâf, cemaatle namaz kılınan bir mescidde, oruçlu olarak ve itikâfa niyet ederek bulunmak demektir. Buna göre itikâf, "Allahım, beni bağışlamadıkça huzurundan ayrılmayacağım" demek olur. Bu şekilde itikâf yapmak, Peygamberimiz'in [sallallahu aleyhi vesellem] yaptığı bir uygulama olup Hanefîler'e göre sünnet-i kifâyedir. Yani bir yerleşim yerindeki cemaat içinde bir kişinin yapmasıyla diğerleri sorumluluktan kurtulmuş olur. Bununla beraber durumu müsait olan daha çok sayıda kişinin de itikâfa girmesi çok faziletli bir davranış olur. İtikâf Şâfiîler'e göre sünnettir.
Hz. Âişe [radıyallahu anhâ] demiştir ki: "Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] ömrünün sonuna kadar bütün ramazanların son on gününü itikâfta geçirmiştir." 80
İtikâfın Amacı
İtikâfın amacı; Allah Teâlâ'ya yakınlaşabilmek için dış dünyadan sıyrılmak, kalbi dünyevî meşguliyetlerden uzaklaştırmaktır. O'nun keremine dayanmak ve rahmetine yakınlaşmaktır. İtikâf yapan kişi, mescide geçireceği bütün zamanını ibadete ayırmış demektir. Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], ramazanda itikâfa girmenin sevabı hakkında bizlere şöyle buyurmuştur: "Ramazan ayında on gün itikâfa giren kişi, iki hac ve iki umre sevabı kazanır." 81
Ramazan ayında itikâfa girebilmek için Müslüman olmak, ergenlik çağına erişmiş bulunmak, akıllı olmak, (erkekler için) bir mescidde (kadınlar için bir evde) bulunmak, niyet etmek, oruçlu olma ve cünüp bulunmamak gerekir. İtikâfın en az süresi fıkıh âlimlerine göre, herhangi bir zaman dilimi içinde geçen az veya çok süre demektir. Mescidde niyet ederek kısa bir süre oturmak da itikâf sayılır.
İtikâf Âdâbı İtikâf süresince hayır konuşmak ve günah sayılacak işlerden kendini uzak tutmak gerekir. İtikâfta olduğu müddetçe kişi, Kur'ân-ı Kerîm, hadis-i şerif veya dinî kitapları okuyabilir. Salât ve selâm getirebilir. Zikir yapabilir, tefekkür edebilir. Allah dostlarının hayatlarından, kendi hayatı için örnekler araştırabilir. Bütün bunları yaparken, temizliğine özen gösterir. Din bakımından özür kabul edilmeyen bir husus için mescidden dışarı çıkmaz. Lâkin abdest ihtiyaçlarını gidermek, gusül abdesti almak bir özür kabul edilir. Herhangi bir meşru özrü olmadan mescidden dışarı çıkarsa itikâfı bozulur. Mesela hasta ziyaretinde bulunmak, cenazeye katılmak, alışveriş yapmak gibi...
Kaynaklar: Abdullah Suat Demirtaş- Semerkand Yayınları, "Evliyanın Dilinden Orucun Hikmetleri"
79 Müslim, İtikâf, 7.
80 Müslim, İtikâf, 3.
81 Beyhakî, Şuabü'l-İmân, nr: 3966; Münzirî, et-Tergîb ve't-Terhîb, nr. 1608.
82 Hâkim, el-Müstedrek, 4/270; Beyhakî, Şuabü'l-İmân, nr. 3965.
79 Müslim, İtikâf, 7.
80 Müslim, İtikâf, 3.
81 Beyhakî, Şuabü'l-İmân, nr: 3966; Münzirî, et-Tergîb ve't-Terhîb, nr. 1608.
82 Hâkim, el-Müstedrek, 4/270; Beyhakî, Şuabü'l-İmân, nr. 3965.
83 İbrahim Tozlu, Onbir Ayın Sultanı, s. 60-61.
