- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
ARİF Arslan
Rasülullah (s.a.v) Efendimizin bu duasını bu gece ve her gece her gün yapabilirsiniz. Namazların arkasından da yapılabilir.
İbni Abbas (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
“Allah'ım, senin katından öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime yol gösteresin, işimi derleyip toparlayasın, dağınıklığımı gideresin, benim iç dünyamı ıslah edesin, dış görünüşümü yüceltesin, amelimi bereketlendirip temizleyesin, doğru yolumu bana ilham edesin, mahlukâttaki ibret noktalarını görmeye engel olan ülfetimi gideresin ve beni bütün kötülüklerden koruyasın.
Allah'ım, bana öyle bir îman ve yakîn ver ki, ondan sonra küfür olmasın. Öyle bir rahmet ver ki, dünya ve âhirette onunla senin ikramının zirvesine ereyim.
Allah'ım! Senden, hakkımdaki hükümlerde lütfunu, şehitlere yapacağın ikramı, senin itaatinle bahtiyar olanların yaşayışını ve düşmanlara karşı zaferi istiyorum.
Allah'ım, senden ihtiyacımı gidermeni istiyorum. Eğer görüşüm kısa ve amelim zayıf olursa rahmetine ihtiyacım vardır.
Ey bütün işlerin hükmü elinde olan ve ey kalplere şifâ veren! Senden denizlerin arasını ayırdığın gibi beni kızgın Cehennem azabından, musibet feryadından ve kabir fitnesinden korumanı istiyorum.
Allah'ım! Görüşümün kısa kaldığı, niyetimin ulaşamadığı, isteğimin ermediği ve yaratıklarından herhangi birisine vaad ettiğin bir hayır veya kullarından herhangi birine vereceğin bir nimet varsa senden onu da istiyorum. Rahmetinden diliyorum, Ey Âlemlerin Rabbi!
Allah'ım! Ey kuvvetli ipin ve doğru işin sahibi, Kıyamet gününde Senden emniyeti, ebediyet gününde huzurundaki mukarreb meleklerinle, çok rükû ve secde yapanlarla, sözlerini yerine getirenlerle beraber Cennet istiyorum. Şüphesiz sen çok merhametli ve kullarını pek çok sevensin ve yine sen istediğini yapansın.
Allah'ım! Bizi doğru yola eren, hidayeti bulan, yoldan sapmayan ve başkalarını da saptırmayan dostlarınla barışık, düşmanlarına düşman olan eyle! Senin sevginle Seni sevenleri sevelim. Verdiğin düşmanlıkla sana karşı gelenlere düşmanlık edelim.
Allah'ım! İşte, isteğim bu, cevap vermek sana ait. İşte gayretim bu, güvenilmek sana ait.
Allah'ım! Benim için kalbimde bir nur yarat, kabrimde bir nur yarat, önümde bir nur yarat, arkamda bir nur yarat, sağımda bir nur yarat, solumda bir nur yarat, üstümde bir nur yarat, altımda bir nur yarat, kulağımda bir nur yarat, gözümde bir nur yarat, kıllarımda bir nur yarat, derimde bir nur yarat, etimde bir nur yarat, kanımda bir nur yarat ve kemiklerimde bir nur yarat.
Allah'ım! Nurumu büyüt, bana bir nur ver. Benim için bir nur yarat. İzzetiyle kullarına şefkat gösteren ve bununla hükmeden zâtı her türlü noksandan tenzih ederiz. Azamet Örtüsüne bürünen ve bununla kullarına lütuf ve ikram eden zâtı her türlü noksan sıfattan tenzih ederiz. Tesbih sadece kendisine yakışan zâtı her türlü noksandan tenzih ederiz. Fazl ve nimet sahibini her türlü noksanlıklardan tenzih ederiz. Azamet ve kerem sahibini her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Celâl ve ikram sahibini her türlü noksandan tenzih ederiz.”
[Tirmizi, Daavât, 30; Süyûtî, Câmiü’s-Sağîr,2:112, 1777.]
Rasülullah (s.a.v) Efendimizin bu duasını bu gece ve her gece her gün yapabilirsiniz. Namazların arkasından da yapılabilir.
İbni Abbas (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
“Allah'ım, senin katından öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime yol gösteresin, işimi derleyip toparlayasın, dağınıklığımı gideresin, benim iç dünyamı ıslah edesin, dış görünüşümü yüceltesin, amelimi bereketlendirip temizleyesin, doğru yolumu bana ilham edesin, mahlukâttaki ibret noktalarını görmeye engel olan ülfetimi gideresin ve beni bütün kötülüklerden koruyasın.
Allah'ım, bana öyle bir îman ve yakîn ver ki, ondan sonra küfür olmasın. Öyle bir rahmet ver ki, dünya ve âhirette onunla senin ikramının zirvesine ereyim.
Allah'ım! Senden, hakkımdaki hükümlerde lütfunu, şehitlere yapacağın ikramı, senin itaatinle bahtiyar olanların yaşayışını ve düşmanlara karşı zaferi istiyorum.
Allah'ım, senden ihtiyacımı gidermeni istiyorum. Eğer görüşüm kısa ve amelim zayıf olursa rahmetine ihtiyacım vardır.
Ey bütün işlerin hükmü elinde olan ve ey kalplere şifâ veren! Senden denizlerin arasını ayırdığın gibi beni kızgın Cehennem azabından, musibet feryadından ve kabir fitnesinden korumanı istiyorum.
Allah'ım! Görüşümün kısa kaldığı, niyetimin ulaşamadığı, isteğimin ermediği ve yaratıklarından herhangi birisine vaad ettiğin bir hayır veya kullarından herhangi birine vereceğin bir nimet varsa senden onu da istiyorum. Rahmetinden diliyorum, Ey Âlemlerin Rabbi!
Allah'ım! Ey kuvvetli ipin ve doğru işin sahibi, Kıyamet gününde Senden emniyeti, ebediyet gününde huzurundaki mukarreb meleklerinle, çok rükû ve secde yapanlarla, sözlerini yerine getirenlerle beraber Cennet istiyorum. Şüphesiz sen çok merhametli ve kullarını pek çok sevensin ve yine sen istediğini yapansın.
Allah'ım! Bizi doğru yola eren, hidayeti bulan, yoldan sapmayan ve başkalarını da saptırmayan dostlarınla barışık, düşmanlarına düşman olan eyle! Senin sevginle Seni sevenleri sevelim. Verdiğin düşmanlıkla sana karşı gelenlere düşmanlık edelim.
Allah'ım! İşte, isteğim bu, cevap vermek sana ait. İşte gayretim bu, güvenilmek sana ait.
Allah'ım! Benim için kalbimde bir nur yarat, kabrimde bir nur yarat, önümde bir nur yarat, arkamda bir nur yarat, sağımda bir nur yarat, solumda bir nur yarat, üstümde bir nur yarat, altımda bir nur yarat, kulağımda bir nur yarat, gözümde bir nur yarat, kıllarımda bir nur yarat, derimde bir nur yarat, etimde bir nur yarat, kanımda bir nur yarat ve kemiklerimde bir nur yarat.
Allah'ım! Nurumu büyüt, bana bir nur ver. Benim için bir nur yarat. İzzetiyle kullarına şefkat gösteren ve bununla hükmeden zâtı her türlü noksandan tenzih ederiz. Azamet Örtüsüne bürünen ve bununla kullarına lütuf ve ikram eden zâtı her türlü noksan sıfattan tenzih ederiz. Tesbih sadece kendisine yakışan zâtı her türlü noksandan tenzih ederiz. Fazl ve nimet sahibini her türlü noksanlıklardan tenzih ederiz. Azamet ve kerem sahibini her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Celâl ve ikram sahibini her türlü noksandan tenzih ederiz.”
[Tirmizi, Daavât, 30; Süyûtî, Câmiü’s-Sağîr,2:112, 1777.]