Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nakşi_bendi

Ya BAKİ Entel BAKİ!
 
Üyelik Tarihi
18 Eki 2007
Mesajlar
1,421
Aldığı Beğeniler
7
Konum
TOKAT
Remzi Gül olan, Ahir Zaman Nebisi (S.A.V.)

Allah’ın (c.c.) sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânın ve bütün mahlûkatın peygamberi Cenâb-ı Mustafa’ya ve onun âl u ashabına salât ve selâm olsun!

O Nebiyy-i muhterem, o varlık nuru, o iki cihanın edebi sultanı, kâinatın efendisi Muhammed Mustafa’dır. O’nun ( s.a.v.) ahlâkı hepimize örnek bir numune teşkil etmektedir. İçi-dışı iman ve nur dolu, saf-berrak, tertemiz kalbi ve vücudunun tamamı İslâm’ın güneşidir, mükevvenatı o aydınlatmaktadır…

O Rasûl-i zî-şân efendimiz, yumuşaklıkta ve letafette; Gül gibidir. Şeref ve izzette; ayın ondördü gibidir. Cömertlikte; deniz gibi, himmet ve şefaatlerde su gibi-toprak gibidir. Dünyada tüm çiçekler güzeldir; lâkin nedense Peygamber efendimize gül remz olmuş, Onu osembolize etmiştir. Çünkü çiçeklerin en güzeli Gül’dür.

Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:“Mi’rac gecesi beyaz gül benim terimden, kırmızı gül Cebrail’in (a.s.) terinden, sarı gül de Burak’ın terinden halk olunmuştur” buyurmuşlardır. Yine bir başka rivayette ise,
“Mi’rac gecesi semaya uruc ettiğimde, yeryüzü o kadar çok ağladı ki; ondan sarı gül bitti, ayrılığın-firakın alameti olarak… Arza tekrar döndüğümde yere terim damladı, ondan da kırmızı gül bitti. Haberiniz olsun! Kim benim kokumu almak isterse kırmızı gül koklasın” buyurmuşlardır.

Rasûl-i zî-şân efendimiz, şirk ve cehâlet karanlıklarını giderip, kalpleri hidâyet nuruyla aydınlattığı için de, bedir/ayın on dördüne benzetilmiştir. Tüm mahlûkat (kurtlar-kuşlar, insanlar) O’nun (s.a.v.) nurundan müstefid oldukları için bahre-denize benzetilmiştir. Bir deniz kadar cömerttir. Himmet ve şefaatte herkesi kucakladığı için (gecmiş ve gelecek tüm beşere şefaat edeceği ümit edilir) onun şefaati geçmiş ve geleceğe taalluk ettiğinden dolayı da zamana benzetilmiştir.

O cenâb-ı Muhammed varlığın bir tanesi
İşte güneş, ay, yıldız, nurunun pervanesi.

İşte Rasulullah efendimizin hayatından çok sevdiğim bir kesit…

O Rasûl-i ekrem (s.a.v.) açlıktan mübarek batnına taş bağladı. Nazik cildine taş sardı. Kuşak gibi bir beze taş koyuyor, sıkıca karnına bağlıyordu. Hendek kazılırken her şey normal şartlarda devam etmiyordu. Çünkü mevsim kıştı. Ayrıca Medine’de, kıtlık hüküm sürüyordu. Günlerce bir şey yemeden sabredildiği oluyordu. Hasılı, Efendimiz (s.a.v.) açlık çalışmaya mani olmasın diye, karınlarına taş bağlıyordu…

O halde nur-i ilahi, ibadet ve zikir ile doyuyordu. Ashab-ı kiramdan bazıları (r.anhüm) yememeye başladılar visal yapmak istediler. Peygamber efendimiz (s.a.v.) ”İyyâküm ve’l-visâle feinnî lestü ehadeküm ümîtu inde Rabbî yut’imunî ve yüskınî” Yani, ey ashabım visalden kaçınınız! Çünkü ben, sizlerden biri değilim. Rabbim (c.c.) katında gecelerim, Rabbim (c.c.) beni doyurur ve sular, buyurmuşlardır. Hadis-i şerîfin zâhiri ve bâtini manası vardır. Şöyle ki; Midenin iki gıdası vardır. Bir katı-yemek gibi, bir de sıvı-su v.s gibi… Kalbin de iki gıdası vardır. Bir zâhiri namaz, oruç, zekât gibi, buna “yut’ımunî” delâlet ediyor. İkinci olarak bâtini manası ise, kalbe inen feyz ve nura yani “nur-i ilâhi”ye işâret ediyor.

Rabbim (c.c.) o hakikat güneşinin kalb-i şerifinden akacak billûrları gönül dudaklarıyla içenlerden eylesin cümlemizi!

O’nun ( s.a.v.) sözleri ve tebessümü sadef içinde gizli olan birer incidir. Efendimizin mübârek sözleri ve tebessümü, nadir bulunan inci’den çıkartılmış gibidir. Fem-i saadetlerinden dökülen, insanlığı ve dünyayı aydınlatan birer inci… Maddi ve manevi güzellikte ortaktan münezzeh, Ondaki güzellik cüzlere bölünmemiş-parçalanmamıştır. Her nevi güzelliği en nihayet derecesindedir. Kuşkusuz Peygamber efendimizin fazlı için hudut yoktur ki, konuşan ağız O’nu tam anlamıyla anlatabilsin. O’nu en güzel yine Rabbimiz (c.c.) anlatıyor.
Sure-i tevbe ayet 128-129 “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güç gelir. Üstünüze çok düşkündür. Mü’minleri cidden esirgeyici ve bağışlayıcıdır O.”

İşte ümmeti ümmeti diye gecti bütün ömrü… Rabbim (c.c.) huzuruna, Habib-i edibi hürmetine, iltiması ilahisiyle

imtihansız olarak iman-ı kâmille çıkabilmeyi nasib u müyesser eylesin!
Rabbim (c.c.) o varlık nurunun şefaat-i kübrasına cümlemizi nail kılsın!

Selâm sana yaratılış sebebimiz, Allahın sevgilisi, topyekün zaman ve mekânın, bütün mahlukatın peygamberi cenâb-ı Ahmed Muhammed Mustafa (s.a.v)

(Allah (c.c.) razı olsun..!)
 

PeygamberGülü

سَيِّد م
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2008
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
3
Konum
اَهْلِ قُبُرْ
O’nun ( s.a.v.) sözleri ve tebessümü sadef içinde gizli olan birer incidir. Efendimizin mübârek sözleri ve tebessümü, nadir bulunan inci’den çıkartılmış gibidir. Fem-i saadetlerinden dökülen, insanlığı ve dünyayı aydınlatan birer inci… Maddi ve manevi güzellikte ortaktan münezzeh, Ondaki güzellik cüzlere bölünmemiş-parçalanmamıştır. Her nevi güzelliği en nihayet derecesindedir. Kuşkusuz Peygamber efendimizin fazlı için hudut yoktur ki, konuşan ağız O’nu tam anlamıyla anlatabilsin. O’nu en güzel yine Rabbimiz (c.c.) anlatıyor.

Bu değerli ve bir o kadar da güzellikler içeren bu güzel paylaşımı sunduğunuz için Rabbim c.c her iki alemde size güzelikler bahşetsin.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak herdaim razi ve memmun olsun Naksi canim cok güzel bir paylasim yine emegine yüregine saglik
Cenab-i hak cümlemizi sefaatine nail eylesin Kevser havuzunun basinda beklenenlerden olursun insaAllah
Selam ve Dua ile......
 
Üst Alt