Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Yavuz-Sultan-Selim.jpg

Resmi görür görmez YAVUZ SULTAN SELİM dediniz içinizden değil mi? Ama yanlış. Pala bıyıklarıyla, kulağında tek küpesiyle Yavuz Sultan Selim ile özdeşleştirdiğimiz bu resim O'na ait değil !

Peki kimin, işte Iskender Pala'nın yazısı.

Yavuz'un resimlerini çizenlerden çoğu onu burma pala bıyıklı ve tek kulağında küpe ile çizerler. Pala bıyıklar ile Yavuz'un tarihî kimliği arasında zihinlerde hemen bir bağ kuruluvermesi insanlara bu resimleri hoş gösterir.

Eh, durum böyle olunca kulağındaki küpeye de bir efsane uydurulmasında ne mahzur olabilir ki?!..

Hani kutsal toprakları aldığı zaman oradaki idarecilerin kullandığı Hakimü'l-Haremeyn (Kutsal beldelerin hakimi) sıfatını uygun görmeyip kendini Hadimü'l-Haremeyn (Kutsal beldelerin hizmetkârı) ilan etmiştir ya, buna bir ilave de halk yapmış ve orada gördüğü kulağı küpeli siyahi köleleri örnek alarak kulağına küpe taktırdığını ve bununla kendisini din uğrunda bir köle mesabesinde telakki ettiğini imaya yöneldiğini uydurmuştur.

Oysa Yavuz'un minyatürlerinde hiçbir zaman pala bıyık veya küpe yoktur. Tarihî bilgiler onun kişiliğinde sadelikten yana olduğunu ve giyiminde de çok sade tercihlerde bulunduğunu söylerler.

Nitekim Topkapı Sarayı'ndaki en sade kaftan onundur. Mısır seferi dönüşünde Edirne'de kendisini karşılayan tek şehzadesi Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce ona, "Bre oğul, sen böyle giyinirsen anan ne giyecek!" diye ikazda bulunması da bunu pekiştiren bir tarihî gerçektir.

Keza aynı seferden gelişinde İstanbul'a gireceği sırada büyük bir zafer kutlaması tertipleneceğini duyunca israfı önlemek üzere bir gece vakti gizlice Topkapı'ya girdiği de bilinir.

Bütün bunlardan daha önemlisi Yavuz'un küpe taktığını söyleyen hiçbir tarih satırı, hiçbir belge yoktur.

Küpeli uydurma resimlerde ise resimdeki kişinin başında beyaz tülbent içinde kırmızı bir başlık ve üstünde de krallara benzetilmiş bir tac vardır. Bu tür kızıl börk ve tacı İran şahları kullanır. Osmanlı sultanları tac giymezler.
Sonuç şu, küpe takmak gibi bir hafifliği, azametiyle öne çıkan Osmanlı sultanına, hele de Yavuz gibi celalli bir adama yakıştırmak yanlıştır. O zaman da akıllara bir soru takılır:

Kimdir bu küpeli, taclı adam? Söyleyelim; Yavuz'un "Paymal eyleyelim kişverini sürhserin" diye üzerine yürüdüğü Sürhser (Kızılbaş) Şah İsmail'indir ve başındaki kızıl börk ile tac da Kızılbaşlığın simgesidir.

Ne garip tecelli; Yavuz Çaldıran'da, Şah İsmail de resimlerde birbirlerine külahları ters giydirmişler.
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Bunun Yavuz Sultan Selim olmadığını biliyordum. Birde Kanuni Sultan Süleyman'ın resimlerinde sakallı olarak tasvir edilmesine rağmen iyi bir tarihçiden köse olduğunu duymuştum.

Paylaşımınız için teşekkürler.
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Efendim şanlı tarihimiz bunca yalan ile katledilmiş iken,pek kıymetli devletlulerimiz aleyhinde hiçbir mesnede dayanılmaksızın yazılıp çizilen biyografilerin günümüz araştırmacı yazarları sayesinde gün ışığına çıkmakta şükür.
Kaldı ki ilim ve irfan sahibi bu araştırmacıların sayısı bir elin parmakları kadar desek yalan olmaz.
Dolayısı ile ne okuduğumuz ya da ne duyduğumuzdan ziyade kimden duyduğumuz önemli.
Bugün Osmanlı devleti ve idarecileri hakkında yazılmış kitaplardan sadece iki tanesini inceleseniz,nasıl yorum ve anlatım farkı olduğunu müşahade edeceksinizdir.
Neyse gelelim Kanuni Sultan Süleyman'ın sakalsız olma mevzusuna ki bu birçok tarihçi yazarın farklı yorumlara temayül ettiği bir husutur.
Usta yazar ve kalemşör Kadir Mısıroğlu ya da Yavuz Bahadıroğlu olsun bunların neşrettikleri eserlerde Kanuni Sultan Süleyman'ın sakalsız değil,köse sakallı yani seyrek sakallı olduğu yazılmıştır.
Çene ucunda sakal olmasına rağmen diğer kısımlarda yok denecek kadar aralıklarla mevcut olduğudur.
Bu yüzden köse sultan yani seyrek sakallı sultan lakabı da aldığı söylenmiştir.
Elbette ki resimlerin doğruluğu tartışılır bakınız yıllardır bize Yavuz Selim diye empoze ettikleri aslında bir İran Şahıdır.
Yoksa kasti olarak sakal gibi bir dini vecibeyi terketmesi mevzu bahis midir?
 

Gülistan

İMAM HATİP'Lİ
 
Üyelik Tarihi
30 Kas 2010
Mesajlar
1,066
Aldığı Beğeniler
25
Takım
Diğer
Esselamü aleyküm.hayırlı birpaylaşım.Allah sizden razı olsun lakin resmi göremedim neden acep:?Allah'a emanet olunuz.
 
Üst Alt