Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sultans

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Haz 2011
Mesajlar
775
Aldığı Beğeniler
10
Konum
İstanbul..
Takım
Beşiktaş
ResulAllah Efendimiz'in çocukluğundan itibaren Cahiliye devrinin yaygın kötülüklerinden hiç birine bulaşmadığı, putlara tapmadığı, putlar için kesilen kurban etinden yemediği, içki ve kumar gibi kötü alışkanlıklardan uzak durduğu, hatta bu hususta Hakki bir koruma altında olduğu bilinmektedir.

Bu konuda kendisinden nakledilen ve kaynaklarda yer alan bazı rivayetlerden biri çocukluk dönemiyle ilgili olup şöyledir:

- "Bir gün Kureyşli çocuklarla birlikte oyun oynamak için taşlan bir yerden bir yere taşıyorduk. Elbiselerimizi çıkarıp boyunlarımıza asmış, taşları da içine koyuyorduk. Ben de bu şekilde gidip gelirken birden görmediğim birisi bana engel oldu ve, 'Giy şu elbiseni bakayım!' dedi. Bunun üzerine elbisemi giydim ve arkadaşlarımın arasında yalnız ben giyinik olduğum halde taşlan omuzumda taşımaya devam ettim."148

Hz. Ali'nin Resûlullah'tan naklettiğine göre o şöyle buyurmuştur: "Ben Câhiliye dönemi insanlarının işledikleri bir şeye iki defa teşebbüs ettiysem de Yüce Allah yapmak istediğim şey ile arama girip beni alıkoydu. Bundan sonra da Yüce Allah beni peygamberlikle şereflendirinceye kadar hiçbir kötü şeye teşebbüs etmedim." 149

Ardından Resûlullah kendisinin yapmak istediği, ancak Hakki bir müdahaleyle yapmaktan alıkonulduğu iki olayı anlattı. Buna göre ResulAllah Efendimiz, amcası Ebû Tâlib'in aile bütçesine katkıda bulunmak üzere Mekkelilerin koyunlarını güttüğü günlerden birinde Kureyşli gençlerin iştirak ettiği bir eğlenceye katılmak ister. Bu eğlence bir çeşit gece sohbeti olup masal anlatmakta usta kişiler, içinde genellikle olağan dışı maceraların söz konusu edildiği olayları anlatırlar, Kureyşli gençler de etrafında halkalanmış olarak onları dinleyip eğlenirler ve bu durum saatlerce devam ederdi. Bir akşamüstü ResulAllah Efendimiz de koyunlarını arkadaşına bırakarak böyle bir toplantıya katılmak üzere ayrılır. Mekke'ye yaklaştığında ansızın bastıran uyku yüzünden uyuyakalır; uyandığında ise sabah olmuş güneş doğmuştur.​

Diğer bir seferinde de koyunlarını arkadaşına bırakıp Mekke'ye geldiğinde def ve düdük sesleriyle ıslıkların birbirine karıştığını duyar. Ne olduğunu sorunca seslerin bir düğün evinden geldiği anlaşılır. Düğüne katılmak üzere biraz ilerlediğinde uyuyakalır ve ertesi gün sabahleyin ancak uyanabilir. Doğruca arkadaşının yanma döner ve başından geçenleri onunla paylaşır.150

Ümmü Eymenden rivayet edildiğine göre Buvâne adı verilen yerde Kureyş'in bir putu vardı. Kureyşliler her yıl belirli bir günde burada toplanıp kurbanlar keser, itikafa girer ve saçlarını kestirmek suretiyle ibadet ederlerdi. Ailesiyle birlikte buraya gitmek üzere hazırlık yapan Ebû Tâlib yeğeninden de hazırlanmasını istedi. Ancak Hz. Muhammed s.a.v. bayrama katılmayacağını söyleyerek teklifi reddetti. Onun bu tutumundan son derece rahatsız olan amcası ve halaları yeğenlerine şiddetle karşı çıkıp katılmasını istediler. Ardından da:

- "Niçin ailen ve kabilenle birlikte bu toplantıya katılmaktan kaçınıyorsun? Senin bu davranışın ilahlarımızdan yüz çevirdiğin anlamına gelir. Biz bu yüzden senin başına ilahî bir ceza gelmesinden korkuyoruz" dediler.

ResulAllah Efendimiz bu ısrarlar karşısında ailesiyle birlikte putun yanına gitmek zorunda kaldı. Oraya vardıklarında bir süre gözden kayboldu. Aradan bir müddet geçtikten sonra beti benzi sararmış vaziyette titreyerek geldi. Halaları endişeli bir şekilde,
-"Ne oldu? Başına bir felâket mi geldi yoksa?"
diye sordular. ResulAllah Efendimiz,
-"Bana bir şey olacağından korkuyorum"
diye cevap verince halaları,
-"Allah seni şeytanla imtihan etmez. Çünkü sen hep iyi haslet ve meziyetlere sahipsin. Söyle bakalım, ne oldu?"
dediler.
Bunun üzerine Resûlullah'm verdiği cevap, olayı bütün açıklığıyla ortaya koymaya yetti:
- "Ben bu putun yanına yaklaştığımda beyazlar içinde uzun boylu bir adam yanıma gelip, 'Ey Muhammed! Sakın puta el sürme; oradan uzaklaş' diye beni ikaz etti."
Hz. Muhammed kendisine peygamberlik verilinceye kadar bir daha Kureyşlilerin bu bayramına katılmadığı gibi amcası ve halaları da bu konuda ona baskı yapmadılar.151


İslâm'dan önce Kureyş tarafından yapılan Kâbe-i Muazzama'nm tamirine ResulAllah Efendimiz de amcası Abbas'la birlikte Abdülmuttalib oğullarını temsilen katılmış ve taş taşımıştır. Bu sırada Abbas, Hz. Muhammede izarının eteğini omuzuna koyup taşı da onun üzerine koymasını, böylece omuzunun ağrımayacağını söyledi. Nitekim Kureyşliler elbiselerinin eteğini omuzlarına koyarak taş taşıyorlardı. Ne var ki, avret yerleri açılmış oluyordu. ResulAllah Efendimiz amcasının tavsiyesine uyarak izarının eteğini omuzuna koymak üzereydi ki, ansızın bayılıp yere düştü. Belli ki görünmeyen bir kuvvet onu engelliyordu.ResulAllah Efendimiz bundan sonra bir daha böyle bir teşebbüste bulunmamıştır.152

Daha önce bahsedildiği gibi Peygamber Efendimiz bir gün Beldah mevkiinden geçerken Hanîflerden biri olan Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'e rastlamış ve burada kendilerine bir put adına kesilmiş kurban eti ikram edilmişti. Hz. Peygamber bunu kabul etmediği gibi Zeyd b. Amr da reddetmiş ve şöyle demiştir:

- "Ben putlara kurban edilen şeyleri yemem."153 Belâzürî'nin rivâyetine göre muhtemelen ResulAllah Efendimiz'in Ebû Tâlib'in himayesinde olduğu dönemde Ebû Tâlib ile Ebû Leheb arasında bir tartışma çıktı ve fiilî bir kavgaya dönüştü.
Ebû Leheb kardeşini yere yıktı ve onun göğsü üzerine çöküp yüzünü tokatladı. Bunu gören genç Hz. Muhammed, s.a.v. derhal müdahale etti; Ebû Leheb'i iterek Ebû Tâlib'in üzerinden öteye attı. Sonra Ebû Tâlib doğrulup öfke içinde kardeşi Ebû Leheb'in üzerine atladı; şimdi o onun göğsü üzerine çökmüş ve alttakinin yüzüne sille ve tokatları atmaya başlamıştı.
Nihayet kavga bitip ayrıldıklarında Ebû Leheb Hz. Muhammed'e s.a.v. dönerek öfkeyle şöyle bağırdı:
-"Ey Muhammed! Ben de Ebû Tâlib gibi senin bir amcanım; bana yapacağını yaptın. Neden ona da aynı şekilde davranıp müdahale etmedin? Neden? Vallahi, gönlüm seni asla sevmeyecek, asla!"

Bilindiği gibi Ebû Leheb diğer aile fertleri arasında ResulAllah Efendimiz düşmanlıkta en ileri gitmiş bir kimsedir. Bu rivayet amca ile yeğen arasındaki gerginliği ve uçurumu derinleştiren hususlardan birini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.154

<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x<x
148 İbn Hişâm, I-II, 183; Halebî, I, 199; Algül, I, 163.
149 Taberî, II, 279; Halebî, I, 200.

150 Taberî, II, 279; Halebî, I, 200; Koksal, II, 118-119; Algül, 1,164-165.
151 İbn Sad, 1,158; Hamidullah, İslâm Peygamberi, 1,48; Algül, I, 165.

152 tbn Sa'd, I, 145; Koksal, II, 118; Algül, 1,164.
153 tbn Kesîr, I, 159. Koksal; II, 121; Ayrıca bk. Hamidullah, 1,49.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun abla emegine rahmet ömrüne bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Paylasimin icin Allah razi olsun ablam..
Emegine saglik
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun emeğine sağlık güzel paylaşımın için Sultans..
 
Üst Alt