Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Sana mektup yazmak ha!..Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek,Yaratılan her zerrenin senin aşkınla yandığını idrak edemeden,utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha!...
Affet YA RASULLALLAH(sav).
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V. DOĞUM YILDÖNÜMÜ HAFTASI ANISINA YAZILAN MEKTUPLARA DEVAM EDİYORUZ

DR. MEHMET GÜNEŞ


Câhiliye Devrindeki karanlıkların bağrına güneş olup doğduğun gibi gel... Gel, Ey Âlemlere Rahmet Olan Resûller Resûlü!..

Günah prizmalarında kırılan îmanın zayıflayan ışığını, gurûbu olmayan İslâm Güneşiyle yeniden nurlandırmak için gel...

Gel, Ey Gül Mushaflı Sevdâmızın Sembolü!..

Küfrün katran siyahı gecelerinde yolunu şaşıran, inançsızlığın karanlık dehlizlerinde kendini kaybeden, madde ve mânâ boyutuyla hazin bir meçhûlün kucağına düşen insanlığın ufkunu aydınlatacak olan sonsuz nûrun yeniden gönül semâlarımızda tulû etmesi için gel...


Gel, Ey Kâinatın Solmayan Gülü!..

Rahmet yağmurlarından mahrum kalarak kuruyan, kıraç topraklar misâli şerha şerha yarılan ruh dünyamızı yeniden yeşertmek için gel...

Gel, Ey Sonsuz Nûr olan Gönüller Hünkârı!..

Nefsinin kölesi olmaktan yorgun düşen insanları kulluk şerefine yeniden eriştirmek; yanlış vâdilerde dolaşan aklı, îman ile aslî mecrasına yeniden döndürmek, fıtratın sesiyle aklın nûrunu yeniden imtizaç ettirmek için gel...


Gel, Ey Kutlu Emânetin Emîn Mîmarı!..

Mânâ ile maddeye yaklaşamadığından dolayı, maddenin sığ sularında boğulmaya mahkûm olan beşeriyeti, güzel ahlâkın kemâline erdirmek için gel..

Gel, Ey Varlığın En Büyük Îtibârı!..

Senin vârislerinin ikâmet ettiği yerler tenhalaştı... Binbir türlü ziynetlerle beslenmiş, haramzâde ipeklerle süslenmiş, yalan rüzgârlarına yaslanmış Ebu Cehillerin diyarı yine kalabalıktan geçilmiyor... Her geçen gün artan yalnızlığımızı ortadan kaldırmak, hicranlarımızı mutlu bir vuslata erdirmek, düşünce dünyamızı sevgi, kardeşlik, muhabbet ve hoşgörü iklimine döndürmek, nefretin, şiddetin ve zulmetin ateşini söndürmek için gel...


Gel, Ey İnsanlığın Mutluluk Bestesi!..

Kardeşlerime selâm olsun dediğin, bizlere kardeşlerin olma gibi dünyâ ve âhiretteki en büyük pâyelerden birini verdiğin 21. yüzyıldaki ümmetinin; derdine derman, kurtuluşuna ferman olmak, mazlumların âhını dindirmek için gel...

Gel, Ey Hayatın En Güzel Güftesi!..

Sensiz geçen günlerimiz hep karanlık, hep kasvet, hep huzursuzluk, hep gurbet oldu bize... Sana, senin tebliğ ettiklerine, temsil ettiklerine, telkin ettiklerine ve teşvik ettiklerine yeniden kavuşmamız, huzura, sükûna, saadete, adalete, mutluluğa gerçek mânâsıyla yeniden vâsıl olmamız, vahyin aydınlığında yeniden kendimizi bulmamız için gel...

Gel, Ey Yaratılmışların En Yücesi!..

Hâl-i pür melâlimizin; bize işâret buyurduğun sırât-ı müstakimin aydınlık ikliminden rücû etmemizin bir neticesi olduğunu biliyoruz artık... Zirâ, getirdiğin hakikâtlerden uzaklaştığımız için zelîl olduk... Sensiz geçen yıllarda öksüz kaldık, yetim kaldık... Divâneye döndük... Sensizlik harap etti bizi, Sensizlikte kaybettik kendimizi... Gündüzlerimiz şafağa hasret geceye mümâsil bir zaman oldu... Sensizlikte, gönlümüz hazin bir hicranla doldu... Sensizken bütün insanlık perişan oldu... Hicrânımızı vuslata döndürmek, kesreti vahdete erdirmek için gel...

Gel, Ey Hâtemül Enbiyâ Tâcının Sahibi!..

Cahiliyet câha erdi... Nemrutlar dünyamıza temsilciler gönderdi... Şeytan, yine nefsin önüne mükellef sofralar serdi... İnsanlar, hâkimiyeti Tâgutların eline verdi... Yalan karşısında eğilen bedenlerimiz yüzünden hakikâte doğru bakamaz olduk... Âdetlerimizi ibâdet, ibâdetlerimizi âdet hâline getirdik... Ticâreti ibâdet olarak görmedik, ibâdetlerimizi ticâret metâı yaptık... İnandığı gibi yaşamanın iddiasında bulunduk, ama ne yazık ki ifâsını yapamadık... Yaşatmak için yaşayamadık... Kardeşlerin olarak îmanlı yaşamayı, îmanı yaşatmayı hayata geçirmede hep âciz kaldık... Gel, Ey Sevgili... En Sevgili... Îmânı elinde bir kor olarak taşıyan ümmetin olarak artık çok bunaldık...


Gel, Ey Hakkın Habîbi!..

Yeniden İslâmda diriliş muştusunu bütün benliğimize duyurmak, yeniden kalbimizi, rûhumuzu ve gönlümüzü nûrânî güzelliklerle doyurmak için gel...

Gel, Ey Devâsız Dertlerin Tabîbi!..

Senin adını andığımız zaman, gönlümüze hep gül kokusu doluyor... Seninle dünyamıza sönmeyen bir güneş doğuyor... Sensizken gündüzlerimiz hep gece oluyor... Gecelerimizden hicret ediyor hilâl, yıldızlar ışık vermiyor âsumana... Zifirî bir karanlık hükmediyor, zamana ve mekâna... Bizleri Gül Devrine erdirmek, nûrunla sevindirmek ve onulmaz gönül yaralarımızın sızısını dindirmek için gel...


Gel, Ey Nebîler Nebîsi!..

Tevhid bayrağını kalbimizin hâfî tepelerindeki en yüksek burçlara çekmek; îmânın âsûde gölgesinde yer almayı en büyük nîmet bilen bu garip ümmete de; kedersiz sevinçlerden, elemsiz lezzetlerden ve sınırsız saadetlerden nûrânî güzellikler bahşetmek için gel...

Gel, Ey İlâhî Aşkın Mürebbîsi!..

Bizler kardeşlerin olabilme aşkını ve cehdini kaybettik asırlardan beri... İhtilâfın rahmet ölçüsünün, samimiyet şartına bağlı olduğunu unuttuğumuz için birbirimize düştük yıllar yılı... Bize bıraktığın emânetlerden ne hazindir ki yüz çevirdik... Kaybettiğimiz kardeşlik şuuruna yeniden ermemiz, o muhteşem güzelliklere yeniden kavuşmamız için gel...


Gel, Ey Vefânın Zirvesi!..

Biz anlatmaktan âciziz derdimizi... Her zaman olduğu gibi, yine Sen anla bizi... Senden başkası bilemez hâlimizi...

Gel, Ey Güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Ahlâk Âbidesi!..

Gönül dünyamıza hükümran olan, gereksiz maksutları, beşerî mahbûbları, geçici matlupları değiştirerek, hayat gâyemizin idrâki içinde bizleri Hakka kul edip, yaptığımız yanlışlıkları bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırmak için gel...

Gel, Ey Çâresizlerin Çâresi!..

Asra saadet yaşatmış, zamanı Asr-ı Saadet yapmış Kâinatın İftihar Tablosu... Bizlere de sonsuz saadetler bahşet... Beşeriyete insanlığını kazandırmak için tebliğ ettiğin İlâhi vahyi yeniden hayatımıza hâkim kıl... Yeniden kendine gelsin nisyana terk ettiğimiz akıl... Hüzün ikliminden huzur diyârına yelken açsın, artık bu son fasıl...

Gel, Ey Kimsesizlerin Kimsesi!..

Sana muhtacız... Sana en fazla muhtacız... En fazla Sana muhtacız... Gönüllerimize taht kur... Lûtfeyleyip, kalbimizin en mûtenâ köşesine otur... Gel, Ey Sevgili, gel ne olur...

Gel, Ey Muhammed, bahardır...

Dudaklar ardında saklı

Âminlerimiz vardır!..

Hacdan döner gibi gel;

Miracdan iner gibi gel;

Bekliyoruz yıllardır...

Gel, Ey Sevgili... En Sevgili...

Şefkat ve şefaat eyleyip gel ki, Senin mübârek izinden uzaklaştığımız ve Senden uzak kaldığımız o gurbet asırlarındaki bitmeyen hüznümüz nihâyet bulsun, aldığımız nefesin yeniden bir anlamı olsun ve gönlümüz ebediyen Gül kokusuyla dolsun...


Gel, Ey Efendiler Efendisi!..

Bizlere kardeşlerin olabilme şerefini yeniden bahşet... Bizlere kul olmanın, Müslüman olmanın, insan olmanın güzelliklerini yeniden öğret...

Gel, Ey İnsanlığın Müjdecisi!..

Yardım eyle şu kimsesiz beşeriyete... Sahip ol şu mazlum ümmete... İmdat eyle bu aziz millete...

Gel, Ey Sevgililer Sevgilisi!..

Onbeş asır önce dünyaya doğduğun gibi yeniden doğ kalbimize... Yeniden hayat bahşeyle gönüllerimize... Yeniden derman ol derdimize, -lâyık olmasak da- şefâat eyle bize...

Kutlu Doğumun 1433. yılında Aleyhisselâtı Vesselâm Efendimize salât ü selâm ediyor ve hatm-i kelâm olarak:

Ezel bezminde bir dinmez figândım Yâ Resûlallah, Cemâlinle ferahnâk et ki yandım Yâ Resûlallah... diyoruz...
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Mektupları okudum..

Bende ilk haftalarda öğrencilerimden PEYGAMBER EFENDİMİZ'E MEKTUP yazmlarını istemiştim..

Çocuk yüreğinden geçen kelimeleri okusanız çok duygulanırsınız..içlerinde öyle güzel mektuplar çıktı ki;...

Allah razı olsun abla..çok güzel bir paylaşımdı her zamanki gibi..
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Orjinal Yazarı ExELaNcE
Mektupları okudum..

Bende ilk haftalarda öğrencilerimden PEYGAMBER EFENDİMİZ'E MEKTUP yazmlarını istemiştim..

Çocuk yüreğinden geçen kelimeleri okusanız çok duygulanırsınız..içlerinde öyle güzel mektuplar çıktı ki;...

Allah razı olsun abla..çok güzel bir paylaşımdı her zamanki gibi..


ExELaNcE kardeşim o mektupları mahzuru yoksa burdan paylaşmanız güzel olurdu bizlerde okurduk
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Nebi'ye Mektup



Peygamber Efendimize Mektup (kitap)
Ya Resulallah! Senin hakkında konuşmak gerektiğinde nasıl bigane kalabilir insan.Onca isim de olsa "Sen" o islerin hepsinden önce gelmeli değil miydin!

Seni nasıl anlatmalıyım.Kelimeler Seni anlatmaya yeter mi ki? Hangi dil Seni tam manasıyla övmeye yeter.Risalet zincirinin evveli ve ahiri Efendim.

Sultanim,Önderim,Rehberim,Peygamberim,Efendim,Seni Sana verilmiş
güzel isimlerinle selamlıyorum.Rabbimizin biricik Sevgilisi!Andelib-i
Zişan...

"Beni Rabbim terbiye etti ve ne güzel terbiye etti" buyuruyorsun. Evet başka turlusu olamazdı zaten.Hayatlarımıza revnak getirdin,"insanlığın ne olduğunu Seni bilmese ve tanımasaydık öğrenemeyecektik"

Hangi yonun etkilemedi ki ya Resulallah beni. Tebessümünden, hüznünden,yasayışının her noktasına,her anına kadar.Seni hakkıyla tanıyamadım , biliyorum. "Ben Onun ümmetindenim" derken yüreğimin bir yani gurur esintileriyle dolarken bir yani o Gülyüzlü'ye layık olamamanın kaygısıyla yaralı...

"Eğer başkalarının anlatılmasına verdikleri kadar Seni anlatmaya izin verselerdi dünyanın cehresi başka olurdu."Ne var ki yüreklere zincir vurulmuyor Gül yüzlü Nebi.Sen kayaların ortasından sürgün veren çiçekler gibi yine de açtın içimizde.

Seni nasıl anlatmalı ki?Ey Medine'nin gömleğini Mekke'nin peçesini taşıyan güzel!Güneş daha ne kadar gölgede kalacak.Ay isen bize ışığından bir huzme gönder.Gül isen bize bağından bir koku getir.

Ey Resuller tacının incisi!Ey sultanlara taç giydiren yüce Nebi!Bu yerde bildik ,yabancı herkes Sana sığınmış,Senin şeriatının nimetine muhtaçtır. Peygamberlik manzumesinin ilk beyti Senin adına bestelendi.Fakat hükmün kafiye gibi en sonunda yer aldı.

Seni anlatamadığım için ,soluğum ve nefesim güçsüz olduğu için ya Nebiyallah,Nizami'nin sözlerine başvurdum,ama değil mi ki söz konusu "Gül" sensin,Ne fark eder?

Kanaat eden bir kul nebiliği seçmen ne çok düşündürmüştü beni.Sana uymak için çırpınan su gönlüm bir yanda ve bir turlu kurtulamadığım şeytan,nefs ,dunya üçgeni bir yanda.Senin sofrana hurma ve ekmek ayni anda misafir olmamıştı,bir de kendi soframa bakıyorum.... Ne kadar şükürsüz ve yüzü kızarmazım.

Ah Efendim 'Kalbimi şerha şerha parçalasalar da görseler içte ,dipte bir ben Sana nasıl aşık,dıştaki ben ne kadar dunya hay huyu içinde kaybolup gitse de...

Taif'teki bağda otururken merhamette zirveleşen Efendim.Sahib-i Miraç,Hazret-i Risaletpenahı,Subhanimiz'in hediyesi olan Dürr-i Yekta..

"Yüzümüzü Senden çevirdiğimiz için ya Resulallah yüzümüz gülmez oldu;yüzümüzü Sana çeviriyoruz." Rıhlet işaretleri geldiği zaman ashabına Nebi mescidinde donup donup bakıyordun ve ağlıyordun.Simdi bizim halimize de ağlıyor musun?

Efendim usve-i hasene olan Sen bize gideceğimiz yolun en doğrusunu gösteriyordun.Rehberimiz bizler yolumuzu sasırdık,şaşkın olan bizlere rehnuma ol.Azarlama bilmeyen Sen bir kez olsun nefislerimizi azarla.


Senin askından ihtida eden bir sairin mısralarıyla bitireceğim yazımı.Ama biten yalnızca sözler.


Gönül hun oldu sevkinden boyandım ya Resulallah

Nasıl bilmem bu nirana dayandım ya Resulallah

Ezel bezminde bir dinmez figandım ya Resulallah

Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Resulallah!



Sen manen hep yanımızdasın bitmeyen kaynak.YA RASULLAH


Mecit Demirel
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
GÖNLÜMÜN SULTANINA

[GLOW=limegreen]Peygamber Efendimize Mektup

Bismillahirrahmanirrahim

Canım peygamberim,haddimiz olmayarak sana bunları yazmayı istedim. Ne olur kabul buyur. Önce Seni ne kadar sevdiğimi anlatmak istiyorum. Gerçi seni anlatmak kelimelere sığmaz ama içimdeki bu sevgiyi kelimelere dökebildiğim kadar dökmek istiyorum.

Gönlümün Sultanı! Seni o kadar çok seviyorum ki küçücük bir cümle belki bunu anlatmaya yeter. Seni tanımıyordum yaşamıyordum ve seni tanıyorum ve o gündür yaşıyorum canım Peygamberim. Sen varken ümitsizlik yok, isyan yok, hayasızlık yok, kötü olan hiçbir şey yok. Sen varsın güzellik var, sabır var, huzur var. Belki de senin istediğin şekilde seni yaşayamıyoruz ama Seni yaşamaya çalışıyoruz Ya Rasulallah. Sünnetlerini öğreniyoruz, Senden Allah sevgisini öğreniyoruz. Baktığımız her yerde seni görmeye çalışıyoruz ve en büyük Sevgiliye senden ulaşmayı istiyoruz. Bu sevgi içimizde öyle büyüyor ki, gördüğüm her insana, dağa, taşa, kuşa önüme kim gelirse Seni anlatmak, bizi ne kadar sevdiğini anlatmak istiyorum Ya Rasulallah.

Bıraktığın yerde değiliz. O kadar boş yaşıyoruz ki hep ziyandayız. Acaba bizi ümmetin olarak kabul edecek misin? Eğer Sen bizi kabul etmezsen Yüce Rabbim bizleri nasıl affedecek Ya Rasulallah? Bırakma bizi gönlümün Sultanı, bırakma bizi.

Sen alemlere rahmetsin Ya Rasulallah. Sen yüzyıllar ötesinde değilsin, Sen burdasın, yanımızdasın, hemen yanıbaşımızdasın. Seni hakkıyla bir sevebilsek Ya rasulallah, Seni tam olarak bir yaşayabilsek.

Ya Seni bilmeseydik, ya Seni tanımasaydık Ya Rasulallah. O zaman halimiz ne olurdu? Allahıma, Yüce Rabbime şükrediyorum her an, iyi ki senin ümmetin olarak doğduk, iyi ki Seni tanıyoruz, iyi ki Seni biliyoruz Ya Rasulallah. Sen olmasaydın Ya Rasulallah her geceki ağlamalar bitmeyecekti. İsyanlar bitmeyecekti babam olmadığı için ama Sende babasız doğup büyüdün Ya Rasulallah kendimi öyle avutuyorum. Seni çok seviyorum gönlümün Sultanı, bizleri ümmetin olarak kabul et.

Yüce Rabbim Sen bizleri affet.

Zatının hatrına affet.

Ne olur affet bizi.

Allahım Seni çok seviyorum....
[/GLOW]


Fatih Gönül
 

muzdelife

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2005
Mesajlar
387
Aldığı Beğeniler
0
çok güzeldi paylaştıgın için Allah razı olsun
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
ABLAMMMM ELINE SAGLIK
COOK HATRIKA BIR PAYLASIM BEN BUNU ILK DUYDUGUMDA COK ETLKILBiz dikenlerdik aslında.
Yalnız bir gül hatırına bu bahçeye vardık.
Gül-ü Muhammedin (s.a.) yüzünde buluştuk.
Gül-ü Muhammed (s.a.) yüzünde tanış olduk.
Sonra herkesi ve herşeyi yüreğimize çağırdık.
Herşeyi elimize aldık. Herkese elimizi verdik.
Gülün yüzüne vardık
Gül yüzünden var olduk.

***

Şayet Allaha muhabbetiniz varsa, bana ittiba edin ki, Allah da size muhabbet etsin. (Al-i İmran 31den)

***

Sevgilinin teveccühünü yüzüne devşiren Güle,
Yüzümüzü Sevgilinin vechine çeviren Güle
Güllerce salât, yüzlerce selâm ettik.
ENMISTIM!!!!!!!!!!
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
Gönül göğümüzün semalarından "Mustafa Bulutları" kaybolalıdan beri hep çile, hep hüzün, hep uğursuzluk damlaları düşüyor sevgi tarlalarımıza.

Tarlalarımızı âbâd etmek için Ey Mustafa (sav) bulutları avdet edin.

Göğümüzden o bereketli, o muştulu bulutlar kaybolalı, bağımızda bülbüller yerine kargalar ötüyor, hanemizin çatısısın da ki güvercinlerin yerini baykuşlar aldı.

Bu manzarayı değiştirmek için Ey Mustafa(sav) bulutları geri gelin.

O bulutlar yok olalı tepemizden, şarkılarımız hep Hüzzam oldu, şiirlerimiz hep Eylül.

Bunun için ey Mustafa (sav) bulutları geri dönün.

Ey Mustafa Bulutları sizin damlalarınız düşmeyeli dünyamıza sevgi çiçeklerimiz kurudu. Zulüm pıtırıkları çoğaldı yeryüzünde.

Bu yüzden geri dönün Ey Mustafa Bulutları.

Zor zamanlarımızda imdadımıza uçuşan Ebabillerimiz gelmez oldu yardıma. Onun için şimdi Ebreheler çok kolay ulaşıyorlar Kâbemize.

Kıblemizi kurtarmak için, Ey Mustafa (sav) Bulutları geri gelin.

Kızlarımız Fatımaları unuttu. Zeyneplerden, Âsiyelerden bihaberler. Onlara bu güzellerden haberler getirmek için;

Ey Mustafa (sav) Bulutları! Güzellikler yağdırmak için geri dönün.

Oğullarımızın Kahramanları Hamzalar, Hanzalalar, Ömerler değil şimdilerde.

Yiğitlerimize bu gerçek merdaneleri öğretmek için, ey Mustafa (sav) bulutları göklerdeki yerinize geri gelin.

Gülistanımızı hazanlar vurdu. Güllerimiz rengini, reyhanlarımız kokularını kaybetti.

Güllere rengini, reyhanlara kokularını tekrar kazandırmak için; Ey Mustafa Bulutları bu hasreti bitirin.

Sularımız berraklığını, çimenlerimiz yeşilliğini, gönüllerimiz sevgilerini, güller bülbüllerini, şairler vezinlerini, ağaçlarımız meyvelerini, meyvelerimiz tatlarını, kızlarımız arlarını, yiğitlerimiz cesaretlerini, kahramanlarımız kılıçlarını, hakimlerimiz terazilerini, zenginlerimiz insaflarını, fakirlerimiz sabırlarını,annelerimiz şefkatlerini, ak sakallı kocalarımız nasihatlerini, nur yüzlü ninelerimiz seccadelerini, dervişlerimiz şeyhlerini, mürşitlerimiz müritlerini,Yunuslarımız Taptuklarını, Fatihlerimiz İstanbullarını,Yavuzlarımız öfkelerini, Itrilerimiz bestelerini, Karahisarilerimiz nakışlarını, Sinanlarımız kubbelerini, Ferhatlerimiz hem şirinlerini hem balyozlarını& Yitirdiler.

EY MUSTAFA BULUTLARI;
BOZULAN DENGELERİ DÜZELTMEK,
MAZLUMLARIN AHLARINI SONA ERDİMEK,
GÜL MEVSİMİNİ YENİDEN YAŞATMAK
BÜLBÜLLERİ YENİDEN ŞAKITMAK& İÇİN;
LÜTFEDİN VE GERİ DÖNÜN.
ŞU YALAN DÜNYADA YENİDEN VE BİR KEZ DAHA YAŞANSIN O ALTIN DEVİR...


Bu Konu harika oldu ablacım ya ellerine yüreğine sağlık...
İnsan bu mektupları okumaya doyamıyo...
 
Üst Alt