- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Hasan Hüseyin Çaçan
RİVİERA DEİ FİORİ
Sana yakışan
Yosun tutmuş taşlardan güç bela ördüğüm şehri Toprakta hatrına bağışlanmış bir hayatla imar etmektir Buğday başaklarında haziran yıldızlarını büyütüp Samanyoluna erişmektir Sana yakışan.
Bense bir sabah bir işrak cazibesiyle Kaydı tutulmaz bir tarihte çıktım Varna yakınlarından yola Ayçiçek saplarından mızraklar yapıp Yürüdüm karşımda duran tüm köprüleri yıka yıka Yürüdüm tüm bilindik iklimlerin ötesine geçene kadar Yıldırımlara bulanmış bir geceyi ortasından bölene kadar Yürüdüm Yeni bir işrak yeni bir halk Yeni bir harp yeni bir kalp Bulana kadar.
Pek gösterişsiz ama hiç de vurdumduymaz değil Tek bir taşı bile altın olmayan yosun kokulu bu şehir. Ne geldiğim yolun yenilikleri göz kamaştırıyor ne de eskinin Kehanetlerinden izler kalmış caddelerinde Artık çöl rüzgarlarının denizlerden getirdiği esinti için tüm şartlar mutedil Ey her ülkenin en güzeli ve en güzeli her dilin İşrakları geçip gel ve mahmur bir hayat için bekleşen Şehre gir.
Şehre gir ki
Manolyaların gölgesi, yere inmiş yıldızlar gibi düşsün üzerimize Oynasın yerinden bembeyaz zambaklarla kıpırtısız toprak Uzaktan bakanlar bu mevsimde kar düştü sansın sahillerimize Senin gelişini haber versin nar çiçekleri tüm şehri sararak Tabiat bile şaşırsın o gün bu yaşamaklı halimize.
RİVİERA DEİ FİORİ
Sana yakışan
Yosun tutmuş taşlardan güç bela ördüğüm şehri Toprakta hatrına bağışlanmış bir hayatla imar etmektir Buğday başaklarında haziran yıldızlarını büyütüp Samanyoluna erişmektir Sana yakışan.
Bense bir sabah bir işrak cazibesiyle Kaydı tutulmaz bir tarihte çıktım Varna yakınlarından yola Ayçiçek saplarından mızraklar yapıp Yürüdüm karşımda duran tüm köprüleri yıka yıka Yürüdüm tüm bilindik iklimlerin ötesine geçene kadar Yıldırımlara bulanmış bir geceyi ortasından bölene kadar Yürüdüm Yeni bir işrak yeni bir halk Yeni bir harp yeni bir kalp Bulana kadar.
Pek gösterişsiz ama hiç de vurdumduymaz değil Tek bir taşı bile altın olmayan yosun kokulu bu şehir. Ne geldiğim yolun yenilikleri göz kamaştırıyor ne de eskinin Kehanetlerinden izler kalmış caddelerinde Artık çöl rüzgarlarının denizlerden getirdiği esinti için tüm şartlar mutedil Ey her ülkenin en güzeli ve en güzeli her dilin İşrakları geçip gel ve mahmur bir hayat için bekleşen Şehre gir.
Şehre gir ki
Manolyaların gölgesi, yere inmiş yıldızlar gibi düşsün üzerimize Oynasın yerinden bembeyaz zambaklarla kıpırtısız toprak Uzaktan bakanlar bu mevsimde kar düştü sansın sahillerimize Senin gelişini haber versin nar çiçekleri tüm şehri sararak Tabiat bile şaşırsın o gün bu yaşamaklı halimize.