- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Peygamber SAS Efendimiz Hazretleri, Amr ibn-i Avf'ın rivayet etti ine göre, Deylemî'nin Müsnedül-Firdevs'inde yazılmış. Buyruluyor ki:
RE. 478/5 (Lâ tekmüs-sâah, hattâ yeftehallàhu alel-mü'minînel-kostantîniyyetir-rûmiyyete bit-tesbîhi vet-tekbîr.) Sadaka rasûlüllàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.
Bu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bir şeyi daha müjdeliyor bize, İstanbul'un fethini müjdeledi i gibi:
(Lâ tekmüs-sâah) "Saat kopmaz, kalkmaz, ortaya dikilmez..." Yani kıyametin gelmesi böyle ifade ediliyor. Kıyametin gelmesi çok önemli bir vakit, saat oldu u için elif lâm ile, (es-sâah) o belirli saat diye söylendi i zaman kıyamet anlaşılıyor.
Kıyâmet, (kàme-yekmü) dikilmek demek. "Kıyamet insanın karşısına dikilmez, yâni kopmaz; (hattâ yeftehallàhu alel-mü'minînel-kostantîniyyetir-rûmiyyeh) Allah-u Teàlâ Hazretleri mü'min kullarına el-Kostantîniyyetir-Rûmiyye'yi açmadıkça, vermedikçe, fethini nasib etmedikçe kıyamet kopmaz." Neyle olacak bu?.. (Bit-tesbîhi vet-tekbîr) "Sübhànallah diyerek, tesbih ederek; tekbir getirerek, Lâ ilâhe illallah, Allahu ekber diyerek olacak." diye bildiriyor Peygamber Efendimiz.
Demek ki kıyametten önce oranın da fetholunaca ını, İstanbul'un fetholunması gibi medheylemiş.
Şimdi el-Kostantîniyyetir-Rûmiyye diye geçiyor, bu Râmuz'daki 478. sayfanın 5. hadis-i şerifinde... Roma Kostantîniyyesi, yâni Roma şehri demek. Araplar bu şehri anlatmak istedikleri zaman, el-Kostantîniyye el-Kübrâ veya er-Rûmiyye el-Kübrâ derlerdi; İstanbul için de er-Rûmiyye es-Su râ derlerdi. Yâni küçük Roma, büyük Roma; küçük Kostantîniyye, büyük Kostantîniyye tabirleri Arapların arasında kullanılmış.
Burda, "Roma Kostantîniyyesi de müslümanlara Allah tarafından fetholunmadıkça kıyamet kopmaz." diye bildiriliyor. Ama nasıl fetholacak?.. Tesbihle, tekbirle; Sübhànallàh diyerek, Allàhu ekber diyerek fetholacak.
Başka hadis-i şeriflerde de belirtiliyor; "Roma'nın etrafına çevrelenirler, tesbih çekerler, tekbir getirirler ve Roma fetholur." diye bildiriliyor.
Tabii meşhur İstabul'un fethi hadis-i şerifinde oranın savaşla alınaca ını da Peygamber Efendimiz belirtmiş. Bu ikisi arasındaki fark, çok açık olarak ifadelerden ortaya çıkıyor. Orda:
"--Kostantîniyye mutlaka fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne mübarek bir komutandır, o ordu ne mübarek bir ordudur." buyruluyordu.
Yâni bir orduyla, bir komutanla, bir savaşla, mutlaka İstanbul'un fetholunaca ını belirtmiş ve fetholundu; bu tamam... Bir de burada Kontantîniyyetir-Rûmiyye, yâni Roma'nın da fetholunaca ı bildiriliyor.
(alıntı)
RE. 478/5 (Lâ tekmüs-sâah, hattâ yeftehallàhu alel-mü'minînel-kostantîniyyetir-rûmiyyete bit-tesbîhi vet-tekbîr.) Sadaka rasûlüllàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.
Bu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bir şeyi daha müjdeliyor bize, İstanbul'un fethini müjdeledi i gibi:
(Lâ tekmüs-sâah) "Saat kopmaz, kalkmaz, ortaya dikilmez..." Yani kıyametin gelmesi böyle ifade ediliyor. Kıyametin gelmesi çok önemli bir vakit, saat oldu u için elif lâm ile, (es-sâah) o belirli saat diye söylendi i zaman kıyamet anlaşılıyor.
Kıyâmet, (kàme-yekmü) dikilmek demek. "Kıyamet insanın karşısına dikilmez, yâni kopmaz; (hattâ yeftehallàhu alel-mü'minînel-kostantîniyyetir-rûmiyyeh) Allah-u Teàlâ Hazretleri mü'min kullarına el-Kostantîniyyetir-Rûmiyye'yi açmadıkça, vermedikçe, fethini nasib etmedikçe kıyamet kopmaz." Neyle olacak bu?.. (Bit-tesbîhi vet-tekbîr) "Sübhànallah diyerek, tesbih ederek; tekbir getirerek, Lâ ilâhe illallah, Allahu ekber diyerek olacak." diye bildiriyor Peygamber Efendimiz.
Demek ki kıyametten önce oranın da fetholunaca ını, İstanbul'un fetholunması gibi medheylemiş.
Şimdi el-Kostantîniyyetir-Rûmiyye diye geçiyor, bu Râmuz'daki 478. sayfanın 5. hadis-i şerifinde... Roma Kostantîniyyesi, yâni Roma şehri demek. Araplar bu şehri anlatmak istedikleri zaman, el-Kostantîniyye el-Kübrâ veya er-Rûmiyye el-Kübrâ derlerdi; İstanbul için de er-Rûmiyye es-Su râ derlerdi. Yâni küçük Roma, büyük Roma; küçük Kostantîniyye, büyük Kostantîniyye tabirleri Arapların arasında kullanılmış.
Burda, "Roma Kostantîniyyesi de müslümanlara Allah tarafından fetholunmadıkça kıyamet kopmaz." diye bildiriliyor. Ama nasıl fetholacak?.. Tesbihle, tekbirle; Sübhànallàh diyerek, Allàhu ekber diyerek fetholacak.
Başka hadis-i şeriflerde de belirtiliyor; "Roma'nın etrafına çevrelenirler, tesbih çekerler, tekbir getirirler ve Roma fetholur." diye bildiriliyor.
Tabii meşhur İstabul'un fethi hadis-i şerifinde oranın savaşla alınaca ını da Peygamber Efendimiz belirtmiş. Bu ikisi arasındaki fark, çok açık olarak ifadelerden ortaya çıkıyor. Orda:
"--Kostantîniyye mutlaka fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne mübarek bir komutandır, o ordu ne mübarek bir ordudur." buyruluyordu.
Yâni bir orduyla, bir komutanla, bir savaşla, mutlaka İstanbul'un fetholunaca ını belirtmiş ve fetholundu; bu tamam... Bir de burada Kontantîniyyetir-Rûmiyye, yâni Roma'nın da fetholunaca ı bildiriliyor.
(alıntı)