Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
Günlerden bir gün Hz. Peygamber ashabı ile sohbet ederken, fakir bir zât çıkageldi ve zengin bir adamın yanına çömeldi. Bunun üzerine, zengin adam âdeta elbiselerini toplayıp öbüründen kaçınır gibi bir tavır sergiledi. Gözünden kaçmayan bu hareket üzerine, Resûlullahın yüzü değişti ve:

"Ey falan!" dedi. "Zenginliğinin ona kaçmasından mı, yoksa onun fakirliğinin sana bulaşmasından mı endişelendin?"

Adamın: "Zenginliğin zararı mı var ki yâ Rasûlallah!" diye karşılık vermesi üzerine, Peygamber Efendimiz: "Evet" dedi. "Zenginliğin seni ateşe çağırırken, fakirliği onu cennete çağırıyor."

Bu cevap üzerine adam endişe içinde: "Öyleyse beni ondan ne kurtarır?" diye sordu. Peygamber Efendimizin cevabı şuydu: "Onun başını sıvazlayıp gönlünü alman..."
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
MEKKEDE UĞRADIKLARI ZULÜM sebebiyle Habeşistan'a göç etmeye mecbur kalan Mekkeli mü'minler, Medine'nin mü'minler için bir sükûnet vahası haline geldiğini öğrenince, yıllar süren özlemin ardından geri dönüp Hz. Peygamber'e kavuşmuşlardı.

Muhacirlerin Medine'ye geldiği ilk günlerden birinde, Hz. Peygamber kendilerine:

"Habeşistan diyarında gördüğünüz farklı şeylerden bana anlatmaz mısınız?" buyurdu.

Bunun üzerine, bu muhacirler grubundan bir grup genç: "Elbette anlatırız yâ Rasûlallah!" dediler ve kendilerine çok dokunan şu olayı anlattılar:

"Bir gün biz otururken, onların yaşlı rahibelerinden biri, başının üstünde bir su küpü olduğu halde yanımızdan geçti. Yaşlı kadın, biraz sonra onlardan bir gence rastladı. Genç bir elini rahibenin omuzları arasına koyup yaşlı kadını itti. Kadın dizlerinin üzerine düştü ve küpü kırıldı. Kadın, yerden kalkınca, gence yöneldi ve:

"Ey zalim!" dedi. "Allah'ın kürsüyü kurup önceki ve sonraki insanları toplayıp hesaba çektiği, ellerin ve ayakların dile gelip yaptıklarını anlattıkları o günde, sen bana yaptığın zulmün ne demek olduğunu bileceksin! Yarın Allah'ın huzurunda benim halim ile kendi halinin ne olduğunu göreceksin!"

Anlatılan bu olay, Hz. Peygamber'i de çok duygulandırmıştı. Efendimiz, bu olayı dinledikten hemen sonra, şöyle buyurdu:

"Rahibe doğru söylemiş, rahibe doğru söylemiş. Zayıfların intikamını güçlülerden almayan bir ümmeti nasıl takdis edip (günahlarından arındırır?)"
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
TALK B. ALİ, Benî Hanîfe kabilesinden bir sahabiydi. Medine'ye geldiğinde, Hz. Peygamber'i ashabıyla birlikte mescidin inşasıyla meşguldü.

Çamur karma ustası olan Talk, derhal işe koyuldu ve mescid inşaatı için çamur karmaya başladı. İşin usulünü bildiğinden, düzlük ve kumluk yerden ince kumları seçiyor, çamuru bu kumlarla karıyordu.

Onun toprağı düzlük ve ince kumluk yerden kürekle alışım ve çamur karışı Peygamber Efendimizin dikkatini çekmiş ve hoşuna gitmişti.

Sahabiler, Peygamber Efendimizin:

"Bu Hanifî'yi çamur karmaya çağırınız! Yaklaştırınız! Çünkü, o, çamur karma işini en güzel yapanınızdır" buyurduğuna şahit oldular.

Talk b. Ali, işini iyi yapan bir insan olarak, Resûlullah'ın ona gösterdiği bu teveccühü hayatı boyunca unutmayacaktı.

Ve yalnızca o değil, diğer sahabiler de, bu vesileyle Hz. Peygamberden "işini iyi yapan" herkes için bir sevinç sebebi olan şu duayı duymuşlardı:

"Allah işini iyi yapana rahmet etsin!"
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
MEDİNELİ BİR ZÂT Müslüman olmuştu. Fakat, bir müddet sonra irtidat etti, İslâm'ı terkedip müşriklerin safına dahil oldu. Bilahere, yaptığından pişman olup, kabilesine:

"Resûlullah'a sorun, benim için tevbe imkânı var mı?" diye haber saldı.

Kabilesinden bazı adamlar, bunun üzerine Hz. Peygamber'e gelip:

"Yâ Rasûlallah! Onun için tevbe edip geri dönme imkânı var mı?" diye sordular.

Şu âyet, bu olay üzerine inecekti:

"İnandıktan, Peygamberin hak olduğuna şehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez. İşte bunların cezası, Allah'ın, meleklerin, insanların hepsinin lânetine uğramalarıdır. Orada temellidirler, onlardan azap hafifletilmez, onların azabı geciktirilmez. Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesna. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder."

Âyet kendisine iletildiğinde, bu Medineli zât, Rabb-ı Rahîm'in verdiği mesajı açık bir şekilde anlamıştı. Tevbe edip yeniden Müslüman oldu ve sahabiler arasına katıldı...
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
KAYS B. HÂTİM, tıpkı Ebu'l-Hayser Enes b. Râfi gibi, Medine'nin ileri gelenleri arasındaydı. Ebu'l-Hayser Medine'ye döndükten kısa bir süre sonra, Kays b. Hâtim de Mekke'ye geldi.

Peygamber Efendimiz Mekke'de onu görünce, tıpkı Ebu'l-Hayser ve yanındaki gençlere yaptığı gibi, onu da İslâm'a davet etti.

Kays, Hz. Peygamber'in davet ettiği şeyin hakikat olduğunun farkındaydı. Ama bu davete icabet etmenin o günün şartlarında başına bir sürü dert almak anlamına geleceğini de biliyordu. O yüzden, ne Resûlullah'ı büsbütün reddetti, ne de onun davetine icabet etti. Kendince bir orta yol bulup:

"Yâ Muhammed!" dedi. "Sen beni bu yıl bırak da, işimin üzerinde bir düşüneyim. Sonra senin yanına yine gelirim!"

Ne var ki, Kays, ertesi yıl Mekke'ye gelmedi. Zira, gelemedi. Gelecek yıl gelmeden ölüvermişti...
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Kalbî ve ruhî hayatı itibarıyla kaybeden, cismanî ve dünyevî olarak kazanıyor görünse de aslında ziyandadır.
* * *

Yüce bir mefkûreye dilbeste olmuş dava adamının sadece yaptıkları değil mülahazalarının bütünü de o mefkûreye endeksli olur; olmalıdır da!..

* * *


İnsan ameliyle dolduramayacağı koca koca boşlukları niyetinin enginliğiyle doldurabilir.

* * *


ÇOK GÜZEL HİKAYELERDİ SAĞOL.ALLAH RAZI OLSUN.
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
ORiJiNAL YAZARI : peri
Kalbî ve ruhî hayatı itibarıyla kaybeden, cismanî ve dünyevî olarak kazanıyor görünse de aslında ziyandadır.
* * *

Yüce bir mefkûreye dilbeste olmuş dava adamının sadece yaptıkları değil mülahazalarının bütünü de o mefkûreye endeksli olur; olmalıdır da!..

* * *


İnsan ameliyle dolduramayacağı koca koca boşlukları niyetinin enginliğiyle doldurabilir.

* * *


ÇOK GÜZEL HİKAYELERDİ SAĞOL.ALLAH RAZI OLSUN.


aynen katılıyorum,peri senin cümlelerinde müthişmiş,bilhassa amel ile doldurulmayan,niyet ile doldurulur anafikrine bayıldım.......
 
Üst Alt