Biri:
Masiyetten kendini çekip sabretmektir. Şu sabır takvadır
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّقٖينَ
sırrına mazhar eder.
İkincisi:
Musibetlere karşı sabırdır ki tevekkül ve teslimdir
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ ٭ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الصَّابِرٖينَ
şerefine mazhar ediyor.
Ve sabırsızlık ise Allah'tan şikayeti tazammun eder. Ve ef'alini tenkit ve rahmetini ittiham ve hikmetini beğenmemek çıkar. Evet, musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar fakat şekva ona olmalı, ondan olmamalı. Hazret-i Yakub aleyhisselâmın
اِنَّمَا اَشْكُوا بَثّٖى وَ حُزْنٖى اِلَى اللّٰهِ
demesi gibi olmalı. Yani musibeti Allah'a şekva etmeli, yoksa Allah'ı insanlara şekva eder gibi "Eyvah! Of!" deyip "Ben ne ettim ki bu başıma geldi?" diyerek, âciz insanların rikkatini tahrik etmek zarardır, manasızdır.
Üçüncü Sabır:
İbadet üzerine sabırdır ki şu sabır onu makam-ı mahbubiyete kadar çıkarıyor. En büyük makam olan ubudiyet-i kâmile canibine sevk ediyor. RN-Mektubat/313
Masiyetten kendini çekip sabretmektir. Şu sabır takvadır
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّقٖينَ
sırrına mazhar eder.
İkincisi:
Musibetlere karşı sabırdır ki tevekkül ve teslimdir
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ ٭ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الصَّابِرٖينَ
şerefine mazhar ediyor.
Ve sabırsızlık ise Allah'tan şikayeti tazammun eder. Ve ef'alini tenkit ve rahmetini ittiham ve hikmetini beğenmemek çıkar. Evet, musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar fakat şekva ona olmalı, ondan olmamalı. Hazret-i Yakub aleyhisselâmın
اِنَّمَا اَشْكُوا بَثّٖى وَ حُزْنٖى اِلَى اللّٰهِ
demesi gibi olmalı. Yani musibeti Allah'a şekva etmeli, yoksa Allah'ı insanlara şekva eder gibi "Eyvah! Of!" deyip "Ben ne ettim ki bu başıma geldi?" diyerek, âciz insanların rikkatini tahrik etmek zarardır, manasızdır.
Üçüncü Sabır:
İbadet üzerine sabırdır ki şu sabır onu makam-ı mahbubiyete kadar çıkarıyor. En büyük makam olan ubudiyet-i kâmile canibine sevk ediyor. RN-Mektubat/313