Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
SA'D İBNU EBİ VAKKAS

Künyesi Ebu İshak'tır. babasının ismi Malik'tir. Soy silsilesi olarak Malik b.Vüheyb b.Abdi Menaf b.Zehre b.Kilab b.Mürre soyu ile beşinci baba da Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem ile birleşmektedir. Annesinin adı Hamene'dir.



O ilk müslümanlardandır. 17 yaşında İslâmla şereflendi, "namaz farz kılınmadan önce müslüman oldum" dedi i rivayet edilmektedir.
Ashabın on büyü ünden Aşerei Mübeşşere'dendir. Hazreti Ali Radîyallahû Anh anlatıyor: "Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'in Sa'd'tan başka kimseye "Annem babam sana feda olsun" dedi ini işitmedim. Uhud savaşında: "Ey Sa'd (okunu) at! Annem ve babam sana feda olsun!" dedi ini duydum."(1) Sa'd Radîyallahû Anh müslüman olmasına sebep olan olayı şöyle anlatır:
"Müslüman olmadan önce rüyamda kendimi hiç bir şeyi göremedi im karanlık bir yerde gördüm. Bu arada ay do du ve ben Onun aydınlı ına tabi oldum. Benden önce bu aya kimlerin uymuş oldu una bakıyordum. Onlar, Zeyd b.Harise, Ali b.Ebi Talib ve Ebu Bekir'di. Onlara ne kadar zamandan beri burada olduklarını sordu umda, onlar; "Bir saat kadardır" dediler. Bu rüyanın etkisiyle yaptı ım araştırmada ö rendim ki, Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem gizlice İslâm'a davette bulunmaktadır. O'na Ecyad tepesi tarafında rastladım. İkindi namazını kılıyordu. Orada islâmı kabûl ettim."
Sa'd, müslümanlı ının ilk günlerinde annesiyle yaşadı ı bir olayı şöyle anlatır. "Ben anneme karşı çok saygılı bir kimseydim. Müslüman oldu um zaman (annem bu saygımdan istifade ile beni İslâm'dan döndürmek istedi ve):
"Ey Sa'd! Bu yaşamaya başladı ın yeni din de ne? ya bu dinini terkedeceksin, yahut ölene dek yiyip içmeyi bırakaca ım!" dedi. Ben kendisine:
"Anneci im sakın böyle bir şey yapma. Zira ben kesinlikle dinimi bırakamam! dedim. Yine de o yemeyi içmeyi bıraktı. Bu hâl bir gün bir gece devam etti. Sabah olunca baya ı bitkin düşmüştü. Kendisine:
"Allah'a yemin olsun! senin bin ruhun olsa, hergün birer birer çıkmaya başlasa, ben şu dinimi bu sebeple terkedecek de ilim!" dedim. Benim bu azmimi görünce, yiyip içmeye başladı. Bu hadise üzerine şu ayeti kerime indi:
"E er ilâh oldu una dair hiçbir delil bulunmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlayacak olurlarsa, onlara itaât etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna tabi ol. Sonunda dönüşünüz banadır. Yaptıklarınızı ben size haber verece im."(2) Sa'd bu ayetin kendisiyle ilgili olarak nazil oldu unu söylemiştir.
İslâm'da Allah için ilk kan akıtan Odur. Sa'd Radîyallahû Anh Medine'ye hicrete kadar Mekke'de kalmıştır. Dolayısıylâ müşrikler tarafından u radıkları bütün saldırı ve işkencelere di er müslümanlarla birlikte Mekke dönemi boyunca muhatap olmuştur. Mekke'de müslümanlar, zorbaların saldırılarından emin olmak için ibadetlerini gizli ve tenha yerlerde ifa ediyorlardı. Bir gün Sa'd Radîyallahû Anh arkadaşlarıyla birlikte ibadet ederlerken müşriklerden bir grup onlara sataşarak İslâm'la alay etmişler ve onlara saldırmışlardı. Sa'd Radîyallahû Anh eline geçirdi i bir deve sırt kemi ini alıp müşriklere karşılık vermiş ve onlardan birini yaralayarak kanlar içerisinde bırakmıştı. İşte İslâm'da Allah için ilk akıtılan kan budur.Sa'd Radîyallahû Anh, Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'in bütün gazalarına katılmış, Bedir'de büyük yararlılıklar göstermiştir. Allah yolunda, İslâm dışı nizamları yok etmek için canını feda etmeye her zaman hazır oldu unu pratik bir şekilde ortaya koymuştur. Uhud gününde müslümanlar da ıldı ı zaman Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'i canlarını feda etme pahasına sonuna kadar korumaya çalışan bir kaç kişiden biride Odur. O, müşriklerin Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'i öldürmek için yaptıkları hamleleri, attı ı oklarla sonuçsuz bırakmıştı. İşte Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem bu kritik anda Onun gösterdi i sebât ve yararlılıktan dolayı Onu başka hiç bir kimseyi övmedi i bir şekilde "Anam babam sana feda olsun at" diyerek övmüş ve bunu defalarca tekrarlamıştı. Ve yine Onun için dua ederek şöyle demişti: "Allahım! Sa'd dua etti i zaman Onun duasını kabûl et" Bu dua çerçevesinde Sa'd Radîyallahû Anh'ın yaptı ı bütün dualar gerçekleşmekteydi.
Sa'd Radîyallahû Anh, Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'i korumak ve Ona gelebilecek zararları engellemek için sürekli gayret içerisinde bulunmaktaydı. Aişe Radîyallahû Anha şöyle anlatmaktadır:
"Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem Medine'ye gelişinde bir gece uyuyamadı ve; "Keşke ashabımdan salih bir zat bu gece beni korusa" dedi. Biz bu durumda iken dışarıdan bir silah hışırtısı duyduk. Rasülullah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem; "Kim o?" dedi. Gelen zat; "Sa'd b.Ebi Vakkas'ım" karşılı ını verdi. Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem, Ona ; "Neden buraya geldin?" diye sordu unda Sa'd, şöyle cevap verdi: "İçime Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem hakkında bir korku düştü de Onu korumak için geldim". Bunun üzerine Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem Ona dua etti ve sonra da uyudu."(3)
Sa'd Radîyallahû Anh, Hz. Osman Radîyallahu Anh'ın şehit edilişiyle başlayan fitne ve ihtilaflardan tamamen uzak kalmaya gayret etmiştir. O, müslümanlar arasında kan dökülmesinden çok rahatsız oluyor ve taraflardan kendisine gelen teklifleri geri çeviriyordu. O, ümmetin üzerinde anlaştı ı bir halife ortaya çıkıncaya kadar kendisine hiç bir şeyden bahsedilmemesini istemişti. O'na:
"Savaşmayacak mısın? Zira sen şûraya katılanlardansın ve bu işe başkalarından daha lâyıksın" denildi. Sa'd onlara şöyle dedi:
"Bana, iki a zı, dili ve iki duda ı olan, mümini kâfirden ayırt edebilen bir kılıç vermedi iniz takdirde savaşacak de ilim. Ben cihad meydanlarında bulundum ve cihadı da iyi bilirim."
Sa'd Radîyallahû Anh, güçlü bir kişili e ve siyasi deste e sahip oldu u hâlde, riyaset çekişmelerinin içine girmekten ömrünün son günlerine kadar kaçınmıştır. O lu Ömer ve kardeşinin o lu Haşim gidip Ona; "Yüz bin kılıç sahibi var ki, hepsi seni hilafet için en liyakâtli adam tanıyor" dediklerinde Onun buna verdi i cevap şu olmuştu.
"Bu sizin yüz bin kılıcınızdan daha kuvvetli tek bir kılıç, mü' mine çekilince Onu kesmeyen, kâfire karşı sıyrılınca Onu kesen kılıçtır." Onun bu anlamlı sözleri, müslümanların birbirine zarar vermelerine karşı ne kadar hassas oldu unu ifade etmektedir.
Sa'd Radîyallahû Anh, Hicri 55 yılında ikâmet etmekte oldu u Medine'nin dışındaki Akik vadisinde vefat etmiştir. Sa'd Radîyallahû Anh, vefat edece ini anladı ı zaman yünden mamûl cübbesini getirtmiş ve ölünce onunla kefenlenmesini vasiyet etmişti. Bunun sebebi olarak, Bedir gününde müşriklerle karşılaştı ı zaman onu giymekte oldu unu ve bundan dolayı bu cübbesini çok sevdi ini söylemiştir.
Sa'd Radîyallahû Anh'ın cenazesi Medine'ye on mil kadar uzaklıkta olan Akik vadisindeki evinden alınarak Medine'ye getirilmiş ve Mescidi Nebi'de kılınan namazdan sonra, Bakî mezarlı ına defnedildi. Cenaze namazını Emevilerin Medine valisi Mervan b. Hakem kıldırmıştır. Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'in zevceleri de namaza iştirak etmişlerdi.(4)
Sa'd Radîyallahû Anh'dan çok sayıda hadis rivayet edilmiştir. O hadis rivayeti konusunda çok itimat edilenlerden birisidir. Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'e atfedilen hadisler hakkında çok titiz ve hassas davranan Hz.Ömer Radîyallahû Anh'ın o luna söyledi i; "O lum, Sa'd, Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'den bir rivayette bulundumu, artık o meseleyi bir başkasına sorma" sözü Onun bu konudaki güvenilirli i açıkça ortaya koymaktadır. Sa'd Radîyallahû Anh buyurmuştur ki:
"A aç yapra ından başka yiyece imiz olmadan Rasulûllah Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem'le birlikte çok günler geçirdi imizi hatırlıyorum. Öyle olmuştu ki, her birimiz koyunlar gibi dışkı yapıyorduk." Onun bu sözü İslâm ve Onun güneşinin en zor dönemlerinde o sıkıntılar içinde daima İslâm ve Onun güneşinin yanında bulundu unu gösteriyor.

1. Buhari, Megazi 18, Cihad 80, Edeb 103; Müslim, Fezailû'sSahabe 41, 2411; Tirmizi, Menâkıb,3756
2. Lokmân Sûresi;15
3. Müslim, Fedailû's Sahabe,5
4. Şamil İslam Ansiklopedisi, Şamil Yayınevi 1992 Cilt.5 s.304
Ömer Tellio lu
(Ahmet ŞAFAK-beyan 9.sayı)
 
Üst Alt