İlim, bir şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktır. İlim kadar faziletli, onun öğrenilmesi ve öğretilmesi
kadar büyük bir ibadet de yoktur. Çünkü ilim, Hakka'a yakın olmaya ve Hakk'ı tanımaya vesiledir.
Ayrıca ilim, Allah'ın [celle celâluh] isimlerinden bir isim; ilim ise O'nun sıfatlarından bir sıfattır.
İlim, amelden önce gelir. Bir bil...gi öğrenilir, ardından bu bilgiye uygun amel yapılır. Bu nedenle ilim
amelden önceliklidir. İman ise başalangıç noktası niteliğindedir.. İman ilimden de önceliklidir. Peygamberler,
insanaları ilk olarak iman etmeye, bunu kabul edenleride ilim öğrenip amel etmeye davet etmişlerdir.
Önce İlim...
Büyükler vasıl oldukları mertebeyi ilimle elde etmişlerdir. Bu sebeple ilme çok önem vermişlerdir. Nitekim
Hazret lakabıyla bilinen Muhammed Diyâüddin [kuddise sırruh], müridleri ve talebeleri ile birlikte, Birinci
dünya savaşına katılmış ve Ruslara karşı büyük kahramanlıklar göstermiştir. Hatta sağ koluna isbet eden
bir mermi sebebiyle kolunu kaybetmiştir. Bu savaşla ilgili şöyle bir hadise anlatılır;
" Savaş sırasında bölüklerinin başka bir yere nakledilmesi gerekiyordu ve taşınması gereken yere taşıdılar
Müridler gittikleri yerde önce mutfak çadırını kurdular. Bir müddet sonra çalışma yerine gelen Hazret,
talebelerin okuma seslerini duymayınca,
- Talebelerin seslerini duyamıyorum. Bu çadır ne içindir? Bunu niçin kurdunuz, diye sordu. Müridler;
- Mutfak için kurduk, mutfak çadırıdır, diye cevap verdiler. Bunun üzerine Hazret [kuddise sırruh],
- Bu durumda kafirlerle savaşmaya gerek kalmadı, zira düşmanla savaşmanın sebebi ilâ-yi kelimetullahtır.
Bu da medreselerde, talebe yetiştirmekle mümkün olabilir, dedi. Talebelerine derhal mutfak çadırının
sökülmesini, önce medrese çadırının kurulmasını, daha sonra diğer çadırların yerleştirilmesini emretti.
Hazret mederese çadırını kurduktan sonra kalktı ve savaşa devam etti."
" Cahilin âbidi de sufisi de hüsrandadır"
diyen Seyyid Muhammed RAşid Hazretleri (K.S) kendisine gönül
bağıyla bağlı olanları ilme teşvik ederek şöyle derdi;
" Ey Allah'ın kulları! Bir talebe yetiştirmek, bin kişiyi sufi yapmaktan daha
faziletlidir. Hele o talebe peygamber varisi olursa... Siz dininizi beldenizde
bulunan takva ehli büyük alimlerden öğreniniz. Herkese fetva sormayın!
İlimle meşgul olan kimse dünyada en güzel iş ile meşgul oluyor demektir.
İlmin olmadığı yerde cehalet olur. Cahilin abidi de sufisi de hüsrandadır.
Nakşibendi yolunda, medrese ve tekke birlikte yürütülür.
S. Muhammed Raşid (k.s)