Her türlü sapıklığın, caniliğin temelinde “ailesizlik” vardır. Öyleyse boşanmayı değil, evliliği kolaylaştıracaksın. Yoksa…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Riyâkârca “Kadına Şiddet” showlarından vazgeçeceksin! Karakolda adam, askerde er, evde çocuk da dövülmemeli. Yani topyekûn “insana şiddet”e karşı çıkmalısın. Sadece kadına bir şey olmasın, diyerek tersinden de olsa kadını hedef durumuna getirmektesin. Bu durumda…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
“Kısasta hayat olduğunu” ilkokuldan itibaren zihinlere kazıyacaksın ve katili, bal gibi, göstere göstere idam edeceksin! Buna kem küm etmeye devam edersen…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Erkek olarak dünyaya gelmiş olmayı bile suç sayan Feminist çığlıklara kulak tıkayacaksın ve kadını şiddetten koruma yollarını gözettiğin gibi erkeği de iftiradan ve itibar suikastinden koruyacağın tedbirler üzerine kafa yoracaksın. Yoksa herkes kendi adaletini sağlamaya kalkışır ve…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Kadını kollamak sıvası altında her türlü fuhşu, sapıklığı, homo’luğu meşru ve yaygın hale getirmeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’ni çöpe atacaksın ve kadının bizlere Allâh emaneti olduğunu, hele de anne ise, cennetin bile üstüne çıktığını; evde, okulda, camide, medyada… hatta çarşı pazarda sonsuza dek durmadan haykıracak, tekrarlayacaksın! Küçük yaştan itibaren vicdanları bununla emzirmezsen…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
...
Her kadın cinayetinde birkaç gün hoplayıp zıplayıp sonra da unutmaktan vazgeçeceksin. Özgecanları, Pınarları ve daha nicelerini bizzat katilin ailesine, sülalesine tanıtıcı seanslar düzenleyeceksin. “-Onlar da sizin gibi hayat doluydu, onların da umutları, hayalleri vardı!” diyeceksin ve bunu gelenek haline getireceksin. Yoksa…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Riyâkârca “Kadına Şiddet” showlarından vazgeçeceksin! Karakolda adam, askerde er, evde çocuk da dövülmemeli. Yani topyekûn “insana şiddet”e karşı çıkmalısın. Sadece kadına bir şey olmasın, diyerek tersinden de olsa kadını hedef durumuna getirmektesin. Bu durumda…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
“Kısasta hayat olduğunu” ilkokuldan itibaren zihinlere kazıyacaksın ve katili, bal gibi, göstere göstere idam edeceksin! Buna kem küm etmeye devam edersen…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Erkek olarak dünyaya gelmiş olmayı bile suç sayan Feminist çığlıklara kulak tıkayacaksın ve kadını şiddetten koruma yollarını gözettiğin gibi erkeği de iftiradan ve itibar suikastinden koruyacağın tedbirler üzerine kafa yoracaksın. Yoksa herkes kendi adaletini sağlamaya kalkışır ve…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
Kadını kollamak sıvası altında her türlü fuhşu, sapıklığı, homo’luğu meşru ve yaygın hale getirmeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’ni çöpe atacaksın ve kadının bizlere Allâh emaneti olduğunu, hele de anne ise, cennetin bile üstüne çıktığını; evde, okulda, camide, medyada… hatta çarşı pazarda sonsuza dek durmadan haykıracak, tekrarlayacaksın! Küçük yaştan itibaren vicdanları bununla emzirmezsen…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
...
Her kadın cinayetinde birkaç gün hoplayıp zıplayıp sonra da unutmaktan vazgeçeceksin. Özgecanları, Pınarları ve daha nicelerini bizzat katilin ailesine, sülalesine tanıtıcı seanslar düzenleyeceksin. “-Onlar da sizin gibi hayat doluydu, onların da umutları, hayalleri vardı!” diyeceksin ve bunu gelenek haline getireceksin. Yoksa…
Kadına şiddet eksilmez, artar!
…
