Sahiplik iddianı terk et!
İnsan iyi ameller yapmaya muvaffak olduğunda, nefsine şu ayeti kerimeyi hatırlatmalıdır. “Sana gelen iyilik, Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir…” (Nisa, 79)
Bu ayetten açıkça anlaşılacağı üzere, insan herhangi bir hayır veya ameli üzerinde, hak sahipliği iddia edemez. Zira iyiliklerin ve her hayrın sahibi; bütün yaratılmışların Rabbi olan, Allahu Teâlâ Hazretleridir.
İnsanoğlu cüzi iradesiyle, yani sadece bir tercih etme yeteneği ile neyi iddia edebilir? Neyi bizzat o kazanmış olabilir ki?..
İmanı, aklı, bedeni, kabiliyeti, zamanı, her şeyi veren O (Zülcelali vel İkram)…
Bütün bunları bir kenara bırakalım; o Kerem sahibi, affında bu kadar cömert olmasa insanoğlu bir iyiliğin üzerine bir iyilik daha koyup o yüksek makamlara ulaşabilir mi? Yoksa Allah ona, ameline göre, birebir muamele etse her hatasında onun derecesini düşürse insan yukarı mı gider yoksa aşağıya mı?..
Bu hesabı herkes kendi nefsinde yaparsa durumun hiç de düşündüğümüz gibi olmadığını görebilir. Dolayısıyla insanoğlu neyi iddia edecek? Hangi güzel ahlakın kendisinden kaynaklandığını söyleyebilecek?..
Evet, hangi hal ve makam olursa olsun, ancak Allah Teâlâ’nın ihsanıdır, kulların herhangi bir ameli, ne salih bir kul ne de evliya olmalarını gerektirmez
Gülistan Dergisinden Alıntı.
İnsan iyi ameller yapmaya muvaffak olduğunda, nefsine şu ayeti kerimeyi hatırlatmalıdır. “Sana gelen iyilik, Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir…” (Nisa, 79)
Bu ayetten açıkça anlaşılacağı üzere, insan herhangi bir hayır veya ameli üzerinde, hak sahipliği iddia edemez. Zira iyiliklerin ve her hayrın sahibi; bütün yaratılmışların Rabbi olan, Allahu Teâlâ Hazretleridir.
İnsanoğlu cüzi iradesiyle, yani sadece bir tercih etme yeteneği ile neyi iddia edebilir? Neyi bizzat o kazanmış olabilir ki?..
İmanı, aklı, bedeni, kabiliyeti, zamanı, her şeyi veren O (Zülcelali vel İkram)…
Bütün bunları bir kenara bırakalım; o Kerem sahibi, affında bu kadar cömert olmasa insanoğlu bir iyiliğin üzerine bir iyilik daha koyup o yüksek makamlara ulaşabilir mi? Yoksa Allah ona, ameline göre, birebir muamele etse her hatasında onun derecesini düşürse insan yukarı mı gider yoksa aşağıya mı?..
Bu hesabı herkes kendi nefsinde yaparsa durumun hiç de düşündüğümüz gibi olmadığını görebilir. Dolayısıyla insanoğlu neyi iddia edecek? Hangi güzel ahlakın kendisinden kaynaklandığını söyleyebilecek?..
Evet, hangi hal ve makam olursa olsun, ancak Allah Teâlâ’nın ihsanıdır, kulların herhangi bir ameli, ne salih bir kul ne de evliya olmalarını gerektirmez
Gülistan Dergisinden Alıntı.
Son düzenleme: