Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

LeyL

Bismihû
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2007
Mesajlar
1,794
Aldığı Beğeniler
4
Konum
Ankara/Almanya
gkks_1238360091.jpg

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.
Bütün kapılar kapansa bile
sonunda "O" kimsenin bilmediği patikalar açar.

Sen şu an göremesen de,
dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.

Şükret ! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.
Sufi; dilediği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.


~ Tebrizli Şems ~
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Bu yazıyı okuyunca aklıma şu menıbe geldi..

Başlangıçta Türkistan taraflarında bir bölgenin hükümdarı yani dünya sultanı iken vâkî olan bazı ikazlarla hükümdarlığını bırakıp maneviyat sultanı olmaya azmeden, bunu da gerçekten başaran İbrahim Edhem (VIII. y.yıl) dünya malına karşı o kadar tenezzülsüzdü ki kimseden bir şey istemez ve beklemezdi. Nefsini yokluğa ve mahrumiyete o derece alıştırmıştı ki bir benzerine rastlanamazdı.



Bir gün büyük velilerden çağdaşı ve hemşehrisi Şakik Belhi ile karşılaştı ve ona sordu:



- Ey Şakik nasıl geçiniyorsun? Şakik Belhi cevap verdi:



- Bulunca yiyoruz, (bilgi yelpazesi.net) bulmayınca sabrediyoruz. İbrahim Edhem:



- Horasan'ın köpekleri de aynı şeyi yapıyorlar, bulunca yiyorlar, bulmayınca sabrediyorlar, diye karşılık verdi.



Belhi sordu:



- Peki siz ne yapıyorsunuz?



- Biz bulunca dağıtıyoruz, bulmayınca sabrediyoruz.

 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
İslâmî hükümlere göre kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınlara "Muharremât" adı verilmektedir. Haramlığın müebbed ve muvakkat olmasına göre bu sınıf ikiye ayrılmaktadır.
Müebbeden haram olan kadınlar üç kısma taksim ve kendi bahsinde tafsil olunmuştur. Şöyle ki:

a) Soy itibarıyla haram olan kadınlar,

b) Musâheret (nikâh hısımlığı) sebebiyle haram olan kadınlar,

c) Süt emme ve emzirmeden dolayı haram olan kadınlar. Soy itibariyle haram olan ve kendileri hakkındaki bu hüküm ebediyyen kalkmayan kadınlar şu yedi sınıftan ibarettir:

1- Anneler: Anne tabirinin içinde baba ve ana tarafından olan büyük anneler de dahil olup, ister nikâhlı bir evlenmeden isterse zinâ suçundan gelmiş olsun, oğluna veya torununa ebediyyen haram bulun-maktadır.

2- Kızlar: Bir şahsın kendi kızı ile oğul veya kız tarafından olan kız torunların hepsi buraya dahildir. Bahsi geçen kadınlar; ister nikâhlı bir evlilikten, isterse zinâ suçundan meydana gelmiş olsun haramlık bakımından bir fark yoktur. Binâenaleyh, bir adam bunlardan hiçbirisini asla nikâhlayamaz.

3- Kız kardeşler: Bu sınıfta toplanan kadınlar; ister ana baba bir, isterse baba veya ana bir olsunlar oğlan kardeşi ile evlenmeleri kesinlikle câiz değildir ve bu haramlık ebedidir.

4- Halalar: Babamızın kızkardeşi bulunan kadınlar, ister ana baba bir, isterse tek yönden bir yakınlığı olsun, kardeşinin oğlu (yeğeni) ile asla evlenemezler.

5- Teyzeler: Annemizin kızkardeşi bulunan kadınlar, ister ana baba bir kardeş olsunlar, isterse ana veya baba tarafından kardeş bulunsunlar, kızkardeşinin oğlu (yeğeni) ile kesinlikle evlenemezler.

6- Birâderinin kızı.

7- Hemşiresinin kızı

Bir kimsenin oğlan veya kızkardeşi, ister ana baba bir, isterse tek taraftan bir yakınlığa sahip bulunsun. Bunların kızları, amca veya dayıları ile evlenemez. Bu haramlık müebbet bir yasaklama olarak devam eder.
Musâheret yoluyla haram olan kadınlar, dört sınıfa ayrılmaktadır:

a) Üvey anneler: Babasının, gerek ana gerekse baba tarafından olan dedesinin nikâhlayacağı yabancı bir kadın, bunların nikâhı altına girdiği zamandan itibaren, üvey oğula veya üvey toruna haram olur. Babamız veya dedemiz o kadınla gerdeğe girmeden ölmüş veya ayrılmış olsun. Hükümde bir değişiklik olamaz.

b) Kayınvâlideler: Bir erkek, nikâhladığı kadının anası ile veya bu kadının ana veya babasının annesi ile evlenemez. Bu haramlık ebedidir. Karısı ile gerdeğe girmiş olmasa ve tenine el dokundurmasa bile hükümde bir değişiklik olmaz. Bu haramlık, dinî esaslara uygun olarak yapılan nikâh neticesinde derhal tahakkuk eder ve hiçbir suretle kalkmaz.

c) Üvey kızlar: Bir kimsenin nikâhladığı kadının önceki evliliklerinden olmuş kızları ile bu kızın çocuklarının veya torunlarının kızlarını almak (nikâhlamak) haramdır. Bu haramlığın sübûtu, o kadınla gerdeğe girmiş veya şehvetle tenine dokunmuş olma şartına bağlıdır. Şayet gerdeğe girmeden veya tenine şehvâni bir his ile dokunmadan önce nikahladığı o kadın ölecek olsa, ancak bu takdirde, üvey kız ile evlenmek haram değildir.

Kendisi ile zina edilen bir kadın, zina eden erkeğin oğluna veya torununa, babasına veya dedesine haram olduğu gibi, zina ettiği kadının kızı, oğlunun veya kızının kızı o erkeğe haramdır.

d) Gelinler: Bu tabir oğlunun karısı ile erkek torunların hanımlarını içine almaktadır. Bu sebeple, bir kimse, oğlunun boşadığı kadını ala-madığı gibi torunlarından birisinin ölümü veya boşaması ile dul kalmış bulunan karısı ile asla evlenemez. Bu haramlık müebbettir. Oğul veya torun, o kadınla gerdeğe girmiş olmasa bile hüküm aynıdır.

Emişmeden doğan haramlık:
Emme ve emzirmeden meydana gelen haramlık, soy itibarıyla olan haramlık gibi yedi sınıf kadını kuşatmaktadır. Tafsilâtı fıkıh kitaplarımızın "RADA" bahsinde görülen mevzûu, bütün yönleri ile değil, ölçü teşkil eden tarafları ile ele almak istiyoruz. Şöyle ki:

Emen ile emziren arasında "süt haramlığı"nın tahakkuk edebilmesi için, emen çocuğun iki yaşını geçmemiş olması; süt veren kadının da dokuz yaşında veya daha büyük olması şarttır.

Bu vasıftaki bir çocuğun bir kadını emmesi neticesinde sütün mideye inmesi ile haramlık tahakkuk eder. Süt veren kadın; ister evli, ister dul, isterse bâkire olsun. Emen çocuk da o kadını gerek hayatta iken, gerekse ruhunu teslim ettikten sonra emmiş bulunsun. Emişme haramlığı yine tahakkuk eder. Süt, çocuğun ağzından veya burnundan midesine ulaşsa; ağızla emmek sûretiyle veya emzikle verilse haramlık yine meydana gelir.

Hanefî mezhebinde, mideye inen sütün az veya çok olmasında, bir defa veya mükerrer olarak emzirilmesinde, haramlığın tahakkuku bakımından, hiçbir fark yoktur. Bu haramlığın meydana gelmesi için sütün mideye inmesi kâfidir.
Emişmeden doğan haramlık, iki çocuğun karşılıklı olarak birbirinin annesini emmekle tahakkuk edeceği gibi, bunlardan birinin diğerinin annesini emmiş olması ile de meydana gelir.

İki çocuk, kendi analarından başka, üçüncü bir kadının sütünü em-mekle de süt kardeşi olurlar. Bunlar; birinin erkek, diğerinin kız olması halinde birbiri ile evlenemiyecekleri gibi, süt emdikleri kadının çocukları ile de evlenemezler.
Süt emmekten meydana gelen yakınlıkta hürmeti musâhere de tahakkuk edebilir. Şöyle ki: Bir kimse, sütoğlu'nun veya süt babasının boşadığı kadını alamaz. Bir kadın da süt kızının kocası ile evlenemez. Bir erkek, sütkızına şehvetle dokunacak olsa, karısı kendisinden haram olur.

Muvakkat haramlığı gerektiren sebepler:
Gerek soy, gerek süt, gerekse hısımlık itibarıyla birbirine mahrem olan iki kadının, bir erkeğin nikâhı altında toplanması haramdır. Bu hüküm müvâcehesinde bir erkek:

a) İki kızkardeşi;

b) Karısının hala veya teyzesini

c) Karısının oğlan veya kızkardeşinin kızını, karısı ile birlikte ve aynı zamanda bir nikâh altında toplayamaz. Bu davranış haramdır. Ancak bu haramlık, müebbed değil, muvakkattir. Karısı öldükten veya aralarındaki nikâh bağı çözüldükten sonra, o erkeğin sayılan kadınlardan biri ile evlenmesi mümkün bulunmaktadır.

Müslüman bir erkeğin, ehl-i kitaptan olmayan bir kadını nikâhlaması haramdır. Bu haramlık müebbed olmadığı için, o kadının semâvî dinlerden birini kabûl etmesi halinde kalkabilir ve bir müslüman erkekle evlenmesi mümkün olur.

Kocası tarafından boşanmış veya erkeğinin ölümü üzerine dul kal-mış bulunan bir kadını, talâk veya ölüm iddetinin dolmasından önce, bir erkeğin nikâhlaması haramdır. İddet tamam olunca bu mahzur ortadan kalkar ve onunla evlenmek câiz olur.

Nikâhı altında dört tane hür kadın bulunan bir erkek, beşinci bir kadını nikâhlayamaz. Şayet bunlardan biri vefat ederse veya kocası tarafından boşanacakolursa, boşanan kadının iddeti tamam olduktan sonra o erkeğin başka bir kadını nikâhlaması câiz olmaktadır.

Üç talâkla boşanmış bir kadının, aynı erkeğe bir defa daha nikâhlanması haramdır. Meydana gelen haramlık, mavakkat olduğundan, ilk kocasından ayrılışını müteâkiben ve iddetini doldurduktan sonra başka bir erkeğe varıp gerdeğe girecektir. İkinci kocanın ölümü halinde ölüm iddetini; boşaması halinde talâk iddetini doldurduktan sonra ilk kocası ile evlenmesi mümkün olmaktadır.
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Yapılacak her işin iyi veya kötü olduğunu, yahut hemen yapmanın mı, yoksa ertelemenin mi daha uygun olduğunu anlamak için iki rek'at namaz kılınıp Allah'a duâ ederek işin sonunu kalbine ilham etmesini niyazda bulunmak sünnetir.

İstihare Duâsı Şudur;



"Allâhumme innî estehîruke bi-ilmike ve estakdiruke bikudratike ve es'eluke min fadlike'l-azîm. Feinneke takdiru velâ ekdiru ve ta'lemu vela â'lemu ve ente allâmu'l-ğuyûb. Allâhumme in kunte ta'lemu enne hâzâ'l, emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî âcili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî summe bârik lî fîh. Ve in kunte tâ'lemu enne hâza'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emri âcili emrî ve acilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu va'kir liyelhayra haysu kâne sume ardinî bih. "

"Allah'ım! Senin ilmine göre hayrını diliyorum, kudretinden güç istiyorum, senin büyük fazlını diliyorum. Zira sen kadirsin, ben kadir değilim, sen bilirsin ben bilmem, sen gizlileri bilirsin. Allah'ım eğer sen bu işin benim dinim, geçmişim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan bunu bana takdir eyle, kolaylaştır. Eğer bu işim benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında şerli olduğunu biliyorsan bunu benden, beni de bundan çevir, hayır nerede ise bana onu nasip eyle, sonra beni onunla hoşnud eyle."
 

KUDUS_SEVDALISI

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2010
Mesajlar
355
Aldığı Beğeniler
1
rabbİm razi olsun...
LazoĞlu hep yanliŞ yerde paylaŞim yapiyusun...
Bİrazcik dİkkat...(bu arada aklima bİ laz fikrasi geldİ tabİ senle samİmİyetİmİz henÜz olmadiĞi İÇİn kalbİn kalir dİye yazmiyorum.).
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Şükret ! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.
Sufi; dilediği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.


Allah razı olsun emeğine sağlık inşaallah
 

Berrak_Su

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Mar 2010
Mesajlar
3,714
Aldığı Beğeniler
44
Takım
Galatasaray
sükürherhale

ALLAH razı olsun
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Güzel paylaşımdı
Mevlam razı olsun
Bir sürü paylaşıma yol açmışsın :D
 
Üst Alt