Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

LeyL

Bismihû
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2007
Mesajlar
1,794
Aldığı Beğeniler
4
Konum
Ankara/Almanya
3633229792_8a8c90e050.jpg

Yollanmamış mektuplarım vardı Şehr-i Kalbimde
Kahrını geceden alan bir sabahla Azalan umutlarımı
çoğaltan bir yangının şahidiydim!
Geceydi.
Bir feryâdın kınasını ellerime yaktığım ah-u figânım; mektuplarımdı.
Mektup dediğimse, insana Kulaksız duyduran, gözsüz gördürendi.
Küllü bir sırdı …
Yüzü suyu hürmetine yaratıldığımın HATRINA inleyen Nağmeler tutturdum her gece.
Derdimi dert ile kavurdum
Derdimde kavruldum!
Dedim; “Rabbim! Ben sana dua etmekle hiç bedbaht ve mahsun olmadım! “
İhbarı ertelenen isteğimdi tek müsebbibim.
Isteğim; Tüm kederlerimi helak edecek bir MUSTU!
Çilem; Taşıyabileceğim kadar!
Sabahın tekil çoğulluğuna yakındı Karanlıklar.
Bir gün mekânın meçhule yakın avuçlarındayken ben,
Yalaz Yalaz kıyılarıma Düşerken Yıldırımlar,
Yükümü taşıyamazken dağlar,
Kıracakken dalımı kahırla esen rüzgarlar,
Kurşun kurşun izini sürdüğüm adresi buldum!
Yusuf’u görenlerin bıçağındaki sır ne ise,
Mecnun’u çöllere düşüren ne ise,
Insanı dünyadan firar ettiren şey ne ise,
Işte onu buldum!
Rahmet vardı gazabın üstünde
Ve tüm sözlerin öncesine yazdım adını.
Onu şahit tuttum âhiretime
Onu şahit tuttum emânetime
Yolunu Yoluma bağladım.
Tüm üşümeklerden sıyrıldım
Açtım yüreğimi nasibime
Mektuplarımı yollamaya başladım bir bir adresine.
Eriyiverdi havf ile reca arasında gidip gelen satırlarımın buzları
Murâdımdı bu!
Dedi; “Her duâya cevap var!”

Alıntıdır …
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Hangi karanlıklar son bulmadı? Hangi gidişlerin dönüşü olmadı? Sen umutsuz beklesen de gelecek.Bekle...
 

(Kun Fe Yekun)

Liva-ül Hamd
 
Üyelik Tarihi
30 Eyl 2010
Mesajlar
1,233
Aldığı Beğeniler
22
Konum
İstanbul-Malatya
Rahmet vardı gazabın üstünde
Ve tüm sözlerin öncesine yazdım adını.
Onu şahit tuttum âhiretime
Onu şahit tuttum emânetime
Yolunu Yoluma bağladım.

ALLAH C.C. RAZI OLSUN.EMEĞİNİZE SAĞLIK YÜREĞE DEYDİ :alkis:
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde durduğunu, içinden de bir yolcunun indiğini gördü. Demek ki taksi şoföründe az çok para olacaktı. Çünkü müşteri indirmişti. Bütün cesaretini ve ümidini toplayarak evden çıkıp yola koştu. Yaklaşıp direksiyon başında arabasını hareket ettirmek üzere olan şoföre seslendi. – Sakın beni dilenci falan zannetmeyin. Üç çocuğumla üç gündür aç beklemekteyim. Bu gidişle namusumu lekelenmemden korkmaya başladım. Allah rızası için yardımda bulunun. Ben açlıktan ölmeye razıyım. Fakat çocuklarımın çığlıklarına tahammül edemiyorum.
Beklenmedik bir anda gelen bu “Allah rızası için yardım” talebi zaten kıt-kanaat geçinen şoförü şaşırtmıştı. Düşünmeye başladı. Cebinde bir miktar parası vardı var olmasına; ancak bu parayı aylardır biriktiriyordu. Çünkü taksinin dört lastiği de kabaklaşmıştı. Onları değiştirmek için çırpınıyordu. Zaten akşamları eve gelince hanım da ikaz etmekten geri kalmıyordu:

– Ne zaman değiştireceksin bu lastikleri? Birazcık geç kalsan, aklıma kötü şeyler geliyor. Acaba bir kaza mı yaptı kabak lastiklerle?’ diye korku içinde bekliyorum.

O an için nefsi ve şeytan birlik olup vesvese vermeye başladılar:

– Sen zaten zor geçinen kimsesin. Yardım edecek durumda değilsin. Bas gaza, git yoluna!

Fakat imanı ve vicdanı da şöyle sesleniyorlardı:

– Para dediğin şey böyle gün için lazım olur. Belli olmaz Allah’ın rızasının nerede olduğu. Biriktirdiğin parayı bu muhtaç hanıma vermelisin. Tam yeridir. Çocukları aç durumda, Onu namusunu kirleterek, para kazanma zorunda bırakmamalısın.

Nihayet nefsini ve şeytanını yenmiş, cebindeki lastik parasını tümüyle kadıncağıza uzatarak:

– Al bacım, namusunla yaşa. Bu para bir müddet seni idare eder. Sonrasında da Allah başka sebepler halk eder! Dedi. Minnet etmemek için de hemen gaza basıp oradan uzaklaşırken kadının:

– Sen benim ihtiyacımı karşıladın, Allah da senin ihtiyacını karşılasın! duasını duydu. Gün boyunca kulaklarında çınlayan bu duaya hep (amin) dedi.
Akşam eve gelince beklediği soruyla yine muhatap oldu.
– Hâlâ değiştirmemişsin lastiklerini...

– Bir lastikçiyle anlaştım. Yeni lastikler gelince hemen değiştirecek... diyerek geçiştirdi.
Bu geçiştirme işi birkaç gün devam etti. Bir akşam yine eve gelirken iyice sıkılmış, “Bu defa ne diyeceğim?” diye düşünürken beklenmedik bir durumla karşılaşmıştı. Hanım kendisine adres yazılı bir kağıt uzattı, sonra da şöyle dedi:

– Bugün bir lastikçi geldi, şu adresi verdi. “Yarın bana mutlaka gelsin, lastiklerini değiştireceğim” deyip gitti. Al şu adresi. Belli etmemişse de bunun izahını yapamamıştı. Çünkü böyle bir lastikçi ile konuşmamıştı. Merakla sabahı bekledi. İlk işi kağıttaki adrese gitmek oldu. Garipliğe bakın ki tamirciyi hiç görmemiş, buraya hiç gelmemişti. Elindeki kağıdı uzatınca bir şaşkınlık iki tarafta da yaşandı. Lastikçi:

– “Sen o musun?” deyip şoförün boynuna sarıldı, başladı hıçkıra hıçkıra ağlamaya. Sonra da şöyle devam etti:

– Tam üç gündür Resûlüllah Aleyhisselam rüyama giriyor ve bana, "Şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir, ücret olarak da benim şefaatime nail ol" buyuruyor. Allah için söyle. Sen ne türlü bir iyilik ettin, nasıl bir hayır dua aldın ki Resûlüllah Aleyhisselam üç gündür beni ikaz ediyor, senin lastiğini değiştirmem için beni vazifelendiriyor?
 
Üst Alt