Salih Ve Sadıklarla Beraber Olmak...
Evliyaullahı sevmeyen gafil bir zat vardı. Bir gün bir Hakk dostunun dergâhının yanından geçerken başını merakla dergâhtan içeri sokup baktı. İçeride sohbet meclisi kurulmuş, ilahi feyiz yağmurları birer inci halinde oradakilere ikram ediliyor. Bunlardan habersiz gafil, dudak büküp yoluna devam etti.
O günün gecesinde dehşetli bir rüya gördü. Mahşer meydanındaydı. Zebaniler onu almış cehenneme götürüyorlardı. Bu arada gündüz görüp baktığı dergâhın şeyhi göründü ve zebanilere:
-“Onu bırakın, onun başı dün bizim sohbet meclisimize dâhil oldu! dedi.
Zebaniler de:
-“Hayır! Bu gafil bir kimsedir ve cehennemliklerdendir.” dediler.
Onlar böyle konuşurlarken uyanan adamcağız, sabahleyin derhal o zatın meclisine koştu ve gönlü uyanmış bir vaziyette arifler kervanına katıldı
Buradaki kıssadan murat, salih ve sadıklarla beraber olmak hususunda deruni bir teşviktir. Zira kalbin masivadan muhafaza edilmesi ve daima hayır telkinlerine muhatap kılınması içi, ruhaniyetlerden feyiz alına bilecek gönül ehli, salih ve sadıklarla ünsiyet zaruridir. Çünkü her uzuvda irade bulunmasına rağmen yalnız kalbde irade yoktur ve kalp çevresinden gelen telkinlerin kendisini yönelttiği istikamette tabi olmak temayülündedir.
Kalp, içinde bulunduğu çevrenin rengine, şekline ve ahengine bürünür.bu hakikat göz önünde tutulduğu, manevi terakki için Allah’ın salih kulları ile beraber olup onların tesir dairesi içinde yaşamanın lüzum ve ehemmiyeti net bir şekilde ortaya çıkar. Ancak bu takdirde e istifade, muhataba duyulan muhabbet nispetinde gerçekleşir.
Kalbi hayatın muhafazası için salih ve sadıklarla beraber olmak kadar, gafil ve fasıklarla ünsiyetten şiddette sakınmak da çok önemlidir.
Karga ile bülbülü bir kafese koysalar,
Her biri sohbetinden daim melül değil mi?
Öyle kim karga diler bülbülden ayrılmayı
Bülbülün maksudu da billahi ol değil mi?
Şeyh Sadi-i Şirazi de hallerdeki sirayet hususiyetini şöyle ifade eder:
- Ashab-ı Kehf’in köpeği sadıklarla beraber olduğu için büyük bir şeref kazandı. Öyle ki, Kuran-ı Kerime ve tarihe geçti. Lut peygamberin karısı ise fasıklarla beraber olduğu için küfre duçar oldu.”
Ya Rabbi! Hazret-i Peygamber (s.a.v) ile sahabe-i kiram arasında tahakkuk eden sohbetlerdeki güzellikleri bizim kalplerimize de ihsan eyle! Bizleri salihler cemaatiyle birlikte haşreyle!
Amin!!!!!!
Evliyaullahı sevmeyen gafil bir zat vardı. Bir gün bir Hakk dostunun dergâhının yanından geçerken başını merakla dergâhtan içeri sokup baktı. İçeride sohbet meclisi kurulmuş, ilahi feyiz yağmurları birer inci halinde oradakilere ikram ediliyor. Bunlardan habersiz gafil, dudak büküp yoluna devam etti.
O günün gecesinde dehşetli bir rüya gördü. Mahşer meydanındaydı. Zebaniler onu almış cehenneme götürüyorlardı. Bu arada gündüz görüp baktığı dergâhın şeyhi göründü ve zebanilere:
-“Onu bırakın, onun başı dün bizim sohbet meclisimize dâhil oldu! dedi.
Zebaniler de:
-“Hayır! Bu gafil bir kimsedir ve cehennemliklerdendir.” dediler.
Onlar böyle konuşurlarken uyanan adamcağız, sabahleyin derhal o zatın meclisine koştu ve gönlü uyanmış bir vaziyette arifler kervanına katıldı
Buradaki kıssadan murat, salih ve sadıklarla beraber olmak hususunda deruni bir teşviktir. Zira kalbin masivadan muhafaza edilmesi ve daima hayır telkinlerine muhatap kılınması içi, ruhaniyetlerden feyiz alına bilecek gönül ehli, salih ve sadıklarla ünsiyet zaruridir. Çünkü her uzuvda irade bulunmasına rağmen yalnız kalbde irade yoktur ve kalp çevresinden gelen telkinlerin kendisini yönelttiği istikamette tabi olmak temayülündedir.
Kalp, içinde bulunduğu çevrenin rengine, şekline ve ahengine bürünür.bu hakikat göz önünde tutulduğu, manevi terakki için Allah’ın salih kulları ile beraber olup onların tesir dairesi içinde yaşamanın lüzum ve ehemmiyeti net bir şekilde ortaya çıkar. Ancak bu takdirde e istifade, muhataba duyulan muhabbet nispetinde gerçekleşir.
Kalbi hayatın muhafazası için salih ve sadıklarla beraber olmak kadar, gafil ve fasıklarla ünsiyetten şiddette sakınmak da çok önemlidir.
Karga ile bülbülü bir kafese koysalar,
Her biri sohbetinden daim melül değil mi?
Öyle kim karga diler bülbülden ayrılmayı
Bülbülün maksudu da billahi ol değil mi?
Şeyh Sadi-i Şirazi de hallerdeki sirayet hususiyetini şöyle ifade eder:
- Ashab-ı Kehf’in köpeği sadıklarla beraber olduğu için büyük bir şeref kazandı. Öyle ki, Kuran-ı Kerime ve tarihe geçti. Lut peygamberin karısı ise fasıklarla beraber olduğu için küfre duçar oldu.”
Ya Rabbi! Hazret-i Peygamber (s.a.v) ile sahabe-i kiram arasında tahakkuk eden sohbetlerdeki güzellikleri bizim kalplerimize de ihsan eyle! Bizleri salihler cemaatiyle birlikte haşreyle!
Amin!!!!!!