Evet, Sapık ve Saptırıcı, Müminlerin Felaketi Facir olan Dünya Âlimleridir!
Müslümanların Bu günkü hallerinden bunlar sorumludur!
Dünya âlimlerinin bilgiden amaçları, dünya menfaatidir. Ve onların yolu sadece dünyalılar katında rütbe ve şöhret kazanmaktır.
Allah Teala “Belam” için söyle buyuruyor:
« O üzerine varsan da kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp soluyan bir köpek gibidir.» (A´raf - 175)
“İste günaha dalmış âlim de böyledir. Çünkü Belam Allah’ın kitabını biliyordu. Buna rağmen azgın arzularla dolarak köpeğe benzetildi. Ayet demek istiyor ki. «O hikmeti bilsin bilmesin, fark etmez. Her iki durumda da azgın arzulara bulaşır.”
Abdullah b.Amr b. el-As(ra) diyorki:Ben Resulullah(sav)'ı şöyle söylerken işitim:
"Allah ilmi insanlardan söküp almak suretiyle kaldırmaz,bilakis alimlerin canlarını almak suretiyle ilmi kaldırır aralarında hiçbir alim kalmaz da insanlar cahilleri önderler edinirler,onlara sorular sorarlar,onlar da bilgisizce fetva verirler ve böylece hem kendileri sapıtırlar hem de başkalarını saptırırlar."
Usame İbni Zeyd buyurur ki; Peygamber'imizin söyle buyurduğunu duydum:
“Kıyamet Günü bir âlim getirilerek cehenneme atılır. Kalın bağırsakları dışarı sarkar ve eşeğin dolap çevresinde dönmesi gibi onların etrafında döner. Bu hâlini görmeye gelen diğer cehennemlikler «Ne oldu sana» diye sorarlar. Âlim de onlara «Dünyada iken iyiliği emreder, fakat kendim yapmazdım. Buna karşılık kötülüğü yasaklar, fakat kendim işlerdim» diye cevap verir.»
Başka bir rivayette;
"Âlim öyle ağır bir azaba çarptırılır ki, çektiği azabın şiddetinden dolayı ilgileri uyanan cehennemlikler onu görmeye gelirler."
(Peygamber'imiz (S.A.S.) Bununla sapık âlimi kastetmiştir.)
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Kıyamet Günü en ağır azaba çarptırılacak olan kimse, Allah’ın ilminden kendisine fayda bağışlamadığı âlimdir."
"İnsan, ilmî ile amel etmedikçe âlim olamaz."
"Ahir zamanda cahil ibadetliler ile fasık âlimler çoğalır."
"Kim bildiğini kendisine saklarsa Allah onun ağzına ateşten gem vurur."
"Ben sizin hesabınıza deccaldan başka, fakat ondan daha korkunç bir şeyden korkuyorum.»
Sahabeleri (Nedir o) diye sorarlar. Peygamber'imiz onlara yoldan çıkaran imamlardan korkuyorum." cevabini verir.
« Kim bilgice gelişir, fakat hidayet yönünden gelişmezse, günden güne Allah’tan daha da uzaklaşır.»
Buraya kadar nakledilenler ile diğer deliller, ilmin öneminin çok büyük olduğunu ve âlimin ya ebedi bir helak ile veya ebedî saadet ile karşı karşıya olduğunu, ilme dalan âlimin saadete eremediği takdirde kendine kurtuluşu haram kıldığını gösterir.
Müslümanların Bu günkü hallerinden bunlar sorumludur!
Dünya âlimlerinin bilgiden amaçları, dünya menfaatidir. Ve onların yolu sadece dünyalılar katında rütbe ve şöhret kazanmaktır.
Allah Teala “Belam” için söyle buyuruyor:
« O üzerine varsan da kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp soluyan bir köpek gibidir.» (A´raf - 175)
“İste günaha dalmış âlim de böyledir. Çünkü Belam Allah’ın kitabını biliyordu. Buna rağmen azgın arzularla dolarak köpeğe benzetildi. Ayet demek istiyor ki. «O hikmeti bilsin bilmesin, fark etmez. Her iki durumda da azgın arzulara bulaşır.”
Abdullah b.Amr b. el-As(ra) diyorki:Ben Resulullah(sav)'ı şöyle söylerken işitim:
"Allah ilmi insanlardan söküp almak suretiyle kaldırmaz,bilakis alimlerin canlarını almak suretiyle ilmi kaldırır aralarında hiçbir alim kalmaz da insanlar cahilleri önderler edinirler,onlara sorular sorarlar,onlar da bilgisizce fetva verirler ve böylece hem kendileri sapıtırlar hem de başkalarını saptırırlar."
Usame İbni Zeyd buyurur ki; Peygamber'imizin söyle buyurduğunu duydum:
“Kıyamet Günü bir âlim getirilerek cehenneme atılır. Kalın bağırsakları dışarı sarkar ve eşeğin dolap çevresinde dönmesi gibi onların etrafında döner. Bu hâlini görmeye gelen diğer cehennemlikler «Ne oldu sana» diye sorarlar. Âlim de onlara «Dünyada iken iyiliği emreder, fakat kendim yapmazdım. Buna karşılık kötülüğü yasaklar, fakat kendim işlerdim» diye cevap verir.»
Başka bir rivayette;
"Âlim öyle ağır bir azaba çarptırılır ki, çektiği azabın şiddetinden dolayı ilgileri uyanan cehennemlikler onu görmeye gelirler."
(Peygamber'imiz (S.A.S.) Bununla sapık âlimi kastetmiştir.)
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Kıyamet Günü en ağır azaba çarptırılacak olan kimse, Allah’ın ilminden kendisine fayda bağışlamadığı âlimdir."
"İnsan, ilmî ile amel etmedikçe âlim olamaz."
"Ahir zamanda cahil ibadetliler ile fasık âlimler çoğalır."
"Kim bildiğini kendisine saklarsa Allah onun ağzına ateşten gem vurur."
"Ben sizin hesabınıza deccaldan başka, fakat ondan daha korkunç bir şeyden korkuyorum.»
Sahabeleri (Nedir o) diye sorarlar. Peygamber'imiz onlara yoldan çıkaran imamlardan korkuyorum." cevabini verir.
« Kim bilgice gelişir, fakat hidayet yönünden gelişmezse, günden güne Allah’tan daha da uzaklaşır.»
Buraya kadar nakledilenler ile diğer deliller, ilmin öneminin çok büyük olduğunu ve âlimin ya ebedi bir helak ile veya ebedî saadet ile karşı karşıya olduğunu, ilme dalan âlimin saadete eremediği takdirde kendine kurtuluşu haram kıldığını gösterir.