- Üyelik Tarihi
- 3 Nis 2006
- Mesajlar
- 158
- Aldığı Beğeniler
- 1
- Takım
- Diğer
Zalimlere karşı gerçekleştirilen bu büyük kıyamı durdurmayı başaran şeytanlar koalisyonunun güçleri, kıyamı bahane ederek gülistanı baştan başa tarayıp halkı şiddetli zulme tabi tuttular. Müslüman halkın ayağa kalktığı bu kıyamın neticesinde düşman güçleri tarafından 14 şehir, 700 köy, 9.000'e yakın ev harabeye çevrildi. 50.000 kişi köylerinden ve şehirlerinden zorla göç ettirildi. 660 kişi idam edilirken, 7.500 kişi zindana atıldı. Suçlu suçsuz, 80.000 insan katledildi.
Şeyh Said'in kıyamı, kendisinin de ifade ettiği gibi İslam'ı yeryüzünden silmeye çalışan zalim ve müstekbirlere karşı İmam Hüseyin'in (as) kıyamına benzer nitelikler taşıyordu. Devrin zalim ve diktatör sultanına karşı kıyama kalkışan İmam Hüseyin (as) maddi olarak yenilmiş, Resuli ekrem'in (sa) ailesinden çok sayıda insanın içerisinde bulunduğu 70 kişiyle birlikte şehid düşmüştü. Ama aslında Kerbela'da İmam Hüseyin'in gerçekleştirdiği kıyam, yüzlerce yıldır yeryüzünde İslam'ın yeniden dirilmesine yol açtığı gibi, kıyamete kadar İslam'a gönül vermiş özgür insanların belleklerinde teravetini ve canlılığını koruyacaktır. Bu paralelde Şeyh Said'in küfür ve istikbara karşı gerçekleştirdiği büyük kıyam maddi olarak yenilgiyle neticelenmiş görünse de, seksen yıldır özgürlük ve tevhid aşıklarına kıyam felsefesini öğrettiği gibi, gelecek nesillere ilahi dava ve tevhid uğruna küfür ve istikbara karşı nasıl mücadele edileceğini öğreten ve özgürlük yolunu aydınlatan en büyük klavuz niteliğindedir.
Şeyhimiz! Zalim ve diktatörlere karşı gerçekleştirdiğin büyük kıyamınla modern çağın sömürge ruhuna karşı direnişi destanlaştıran büyük kahraman! Senin kıyamın asla yenilgiye uğramadı. Senin bina ettiğin tevhidi kıyamının özgürlük mektebinde yetişen on binlerce insan, özgürce yaşamak için kıyam bayrağını kaldırmış, senin hedeflediğin menzile doğru ilerlemektedir. Ruhun şâd olsun, kutlu savaşçı!
Eğer ben ve bastonum yalnız da kalsak, ben yine bu kafirlere karşı çıkacağım. Ne ben Hz. Hüseyinden daha değerliyim, ne de benim ailem onun ailesinden daha kıymetlidir. Eğer ben bu kafirlere karşı çıkmazsam, zebaniler sarığımdan tutup beni Cehenneme atarlar. Siz o zaman bana yardım edebilecek misiniz? Onlar bana demezler mi; Ey Said! Allah sana o kadar mal mülk verdi de sen Allah için ne yaptın? Bunlar Allahın emirlerini ayaklar altına almışlar..Her zamanın, her savaşın, her coğrafyanın bir Seyyîd'uş- Şûhedâsı vardır. Bunlar, mazlûm ve mâhrum bırakılmış halkların, mustaz'âf kitlelerin ve yalın ayaklıların rehberleridirler.
Uhud'da Hz. Hamzâ, Sıffîn'de Ammar bin Yâsîr, Kerbelâ'da İmâm Hûseyn, Endonezya'da Prens Şeyh Yusuf, Bharat ( Hindistan )'ta Ebu'l- Kelâm el- Âzâd, İran'da Mûhâmmed Hûseyn Beheştî, Kafkasya'da Şeyh Şâmîl, Iraq'ta Mûhâmmed Bâqır es- Sâdr, Hicâz'da Cûheyman el- Uteybî, Lübnan'da Abbas Musâwî, Filistin'de İzzeddîn el- Qassâm, Mısır'da Seyyîd Qutb, Trablusğarb ( Libya )'da Ömer Muhtar, Cezayîr'de Şeyh Abdulqâdîr, Nijerya'da Osman Dan Fadio, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde İmâm Abdullâh Hârun ve Yeni Dünya ( Amerika )'da Malcolm X ( Mâlik el- Şâhbaz )&
türkiyenin gülistanın Seyyîd'üş- Şühedâsı da Şeyh Sâîd'dir
Degersiz dallarda asilmama pervam yoktur.
Muhakkak ki mücadelem Allah ve din icindir."
28 Haziran 1925 Muhammed Said Palevi el-Amedi
Bir yildiz dogmus, karanliktaki insanlari bir
müddet aydinlatmis ve isini bitirerek,
görevini basariyla sona erdirerek kayip gitmisti.
Şeyh Said'in kıyamı, kendisinin de ifade ettiği gibi İslam'ı yeryüzünden silmeye çalışan zalim ve müstekbirlere karşı İmam Hüseyin'in (as) kıyamına benzer nitelikler taşıyordu. Devrin zalim ve diktatör sultanına karşı kıyama kalkışan İmam Hüseyin (as) maddi olarak yenilmiş, Resuli ekrem'in (sa) ailesinden çok sayıda insanın içerisinde bulunduğu 70 kişiyle birlikte şehid düşmüştü. Ama aslında Kerbela'da İmam Hüseyin'in gerçekleştirdiği kıyam, yüzlerce yıldır yeryüzünde İslam'ın yeniden dirilmesine yol açtığı gibi, kıyamete kadar İslam'a gönül vermiş özgür insanların belleklerinde teravetini ve canlılığını koruyacaktır. Bu paralelde Şeyh Said'in küfür ve istikbara karşı gerçekleştirdiği büyük kıyam maddi olarak yenilgiyle neticelenmiş görünse de, seksen yıldır özgürlük ve tevhid aşıklarına kıyam felsefesini öğrettiği gibi, gelecek nesillere ilahi dava ve tevhid uğruna küfür ve istikbara karşı nasıl mücadele edileceğini öğreten ve özgürlük yolunu aydınlatan en büyük klavuz niteliğindedir.
Şeyhimiz! Zalim ve diktatörlere karşı gerçekleştirdiğin büyük kıyamınla modern çağın sömürge ruhuna karşı direnişi destanlaştıran büyük kahraman! Senin kıyamın asla yenilgiye uğramadı. Senin bina ettiğin tevhidi kıyamının özgürlük mektebinde yetişen on binlerce insan, özgürce yaşamak için kıyam bayrağını kaldırmış, senin hedeflediğin menzile doğru ilerlemektedir. Ruhun şâd olsun, kutlu savaşçı!
Eğer ben ve bastonum yalnız da kalsak, ben yine bu kafirlere karşı çıkacağım. Ne ben Hz. Hüseyinden daha değerliyim, ne de benim ailem onun ailesinden daha kıymetlidir. Eğer ben bu kafirlere karşı çıkmazsam, zebaniler sarığımdan tutup beni Cehenneme atarlar. Siz o zaman bana yardım edebilecek misiniz? Onlar bana demezler mi; Ey Said! Allah sana o kadar mal mülk verdi de sen Allah için ne yaptın? Bunlar Allahın emirlerini ayaklar altına almışlar..Her zamanın, her savaşın, her coğrafyanın bir Seyyîd'uş- Şûhedâsı vardır. Bunlar, mazlûm ve mâhrum bırakılmış halkların, mustaz'âf kitlelerin ve yalın ayaklıların rehberleridirler.
Uhud'da Hz. Hamzâ, Sıffîn'de Ammar bin Yâsîr, Kerbelâ'da İmâm Hûseyn, Endonezya'da Prens Şeyh Yusuf, Bharat ( Hindistan )'ta Ebu'l- Kelâm el- Âzâd, İran'da Mûhâmmed Hûseyn Beheştî, Kafkasya'da Şeyh Şâmîl, Iraq'ta Mûhâmmed Bâqır es- Sâdr, Hicâz'da Cûheyman el- Uteybî, Lübnan'da Abbas Musâwî, Filistin'de İzzeddîn el- Qassâm, Mısır'da Seyyîd Qutb, Trablusğarb ( Libya )'da Ömer Muhtar, Cezayîr'de Şeyh Abdulqâdîr, Nijerya'da Osman Dan Fadio, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde İmâm Abdullâh Hârun ve Yeni Dünya ( Amerika )'da Malcolm X ( Mâlik el- Şâhbaz )&
türkiyenin gülistanın Seyyîd'üş- Şühedâsı da Şeyh Sâîd'dir
Degersiz dallarda asilmama pervam yoktur.
Muhakkak ki mücadelem Allah ve din icindir."
28 Haziran 1925 Muhammed Said Palevi el-Amedi
Bir yildiz dogmus, karanliktaki insanlari bir
müddet aydinlatmis ve isini bitirerek,
görevini basariyla sona erdirerek kayip gitmisti.