Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İslamiBoard

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
24
Aldığı Beğeniler
0
SeLaM
«Size selâm verildi inde, siz de ondan daha güzeliyle selâm verin veya aynısı ile karşılık verin. Şüphesiz ki Allah her şeyin hesabını sorucudur.» Nisa sûresi, âyet: 86

Selam; Allah'ın cc 99 güzel isminden biridir. Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan; Her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran; Cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden manasındadır.

İki Müslüman karşılaşınca veya ayrılırken birinin di erine; "Es-selâmü aleyküm" veya "Selâmün aleyküm" yâni (dünyâda ve âhirette selâmette ol, sıhhat ve âfiyet, dünya ve ahiret meşakkatlerinden beri olmak, mü'min kullardan dua, meleklerden isti far, peygamberlerden şefaat sizin üzerinize olsun) demesi, di erinin de; "Ve Aleyküm selâm" yâni (Bana etti in bu güzel duâ senin de üzerine olsun) demesidir. Selamlaşmak yerine günaydın tünaydın gibi hiç bir mana ifade etmeyen sözlerle biri birini karşılamak Müslüman için büyük bir gaflettir, ama Selamdan sonra Merhaba demekte bir sakınca yoktur; Şâdlık, neşeli oluş. Genişlik, vüs'at. "rahat olunuz, serbest olun manasındadır.

Birbirinize selâm veriniz. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Müslim)

Îmân etmedikçe Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizle sevişmedikçe tam îmâna kavuşamazsınız. Size bir şey göstereyim mi? onu yaparsanız, sevişirsiniz. Aranızda selâmı çok yayınız. (Hadîs-i şerîf-Müslim)

Müslüman'ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, davetine gitmek ve aksırıp; "Elhamdülillah" deyince; "Yerhamükellah" diyerek cevap vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)

Selâmda sünnet şöyledir ki; önce büyük küçü e, şehirli köylüye, devedeki ata binmiş olana, attaki merkebde olana, merkeb üstündeki yaya yürüyene, ayakta olan oturana, az olan çok olana, efendi hizmetçisine, baba o luna, ana kızına verir. Rütbe ve nimeti çok olan önce verir. İki Müslüman, birbirine aynı anda selâm verirse, her ikisinin de birbirine cevâb vermesi farz olur. Birbirinden sonra selâm verirlerse, ikincisinin verdi i selâm cevâb yerine geçer. Çok kimseye selâm verildi i zaman, bir kişi, hattâ bir çocuk cevâb verince, ötekiler vermese de olur. İki Müslüman karşılaşınca, birinin "Selâmün aleyküm" demesi sünnet, di erinin cevap olarak "Ve aleyküm selâm" demesi farz-ı kifâyedir. (Muhammed Rebhâmî)

HADİSLER VE AÇIKLAMALAR

Ço u din bilginlerimize göre selâm vermek sünnet, almak da vaciptir. Bu hükme de manasını verdi imiz âyetteki, «selam verin.» emrinden varıyorlar.

Selâm veren bir kimseye iki şekilde karşılık verilir:

a) Daha güzeliyle.

Selâmın daha güzeli şöyle olur. Meselâ size, «Selâmun aleyküm» diyene, siz de «Aleyküm selâm ve rahmetûllah» diye mukabele edersiniz. E er selâm veren, «selâmûn aleyküm ve rahmetûllah» demişse, siz de, «Aleyküm selâm ve rahmetullahi ve berekâtûh.» diye karşılık verirseniz, bu son şekil selâmın en güzel şeklidir. Bundan daha güzel selâm yoktur.

b) Aynı sözlerle.

Bu selâm şekli, selâm verene aynı sözlerle karşılık vermek suretiyle verilen selâmdır. Meselâ size, "Selâmûn aleyküm." diyene siz de, «Aleyküm selâm," diye cevap verirsiniz.

Peygamberimiz diyor ki:

Hadisi rivayet eden anlatıyor: Birgün birisi Peygamber'e (s.a.v.), «Esselâmû aleyke» diyerek selâm verdi. Peygamber de, "Ve Aleykes-selâm ve rahmetûllah.» diye cevap verdi.

Bir başkası, «Esselâmû aleyke ve rahmetûllah» diye selâm verince Peygamberimiz (s.a.v.) ona, "Ve aleykes-selâm ve rahmetûllah; ve berekâtûh» diye mukabelede bulundu.

Bir başkası da, «Esselâmû aleyke ve rahmetûllahi ve berekâtûh» diye selâm verince peygamber de ona sadece, "Ve aleyke» diye karşılık vermekle yetindi.

Bunun üzerine selâm veren adam, «Ey Allah'ın elçisi!.. Bana selâm verirken selâmınızı kısa kestiniz. (Yukarıda âyeti okuyarak) bu Allah kelâmının gere ini niye yerine getirmediniz?» diye sordu. Peygamber de şöyle cevap verdi: «En geniş ve güzel şekliyle selâm verdiniz. Bana bir şey bırakmadınız. Ben de sizin selâmınızı aynen size iade etmek zorunda kaldım.»

Selâm almak vaciptir. Fakat bir toplulu a verilen selâmı, oradakilerden biri aldı mı, borç di erlerinden düşer. Ve şu kimseler de selâm alamazlar:

Kur'an okumakta olan,

Cuma günü minberde hutbe okuyan,

Hamamda yıkanmakta olan,

Tuvalette bulunan,

Ezan okuyan,

Namaz kılan,

Sofrada yemek yiyene,

Dua eden,

Su içen.

Peygamberimiz diyor ki:

l Selâm, Yüce Allah'ın isimlerinden birisidir. Öyleyse selâmı aranızda yaygınlaştırınız.

Bir başka rivayete göre şöyledir. Bir mü'min, di er bir mü'min kardeşine selâm verdi inde, selâmı iade eden mü'mine melekler yetmiş defa rahmet okurlar, e er iade etmezse selâm vereni kırmakla birlikte meleklerin de yetmiş defa lanetine u rar.

Dini Hikaye:

SELÂM VE EBU MÜSLİM HAVALÂNÎ

Ebu Müslim Havalânî bir gün bir toplulu un yanından geçerken onlara selam vermez. Yanındakilerden biri kendisine bu hareketinin sebebini sorunca Ebu Müslim şöyle cevap verir:

«Selam vermeyişim, selâmımı alamayacaklarından ve de meleklerin lanetine u rayacaklarından korktu um içindir.»

 Bahrul-Ulûm 

Bir toplulu un yanından geçerken onlara selâm veriniz. Onlara selâm verdi inizde selâmınızı iade etmeleri üzerlerine vacip olur.

 Bostânûl-Arifin 

Ayaktaki oturana, büyük küçü e, binek olan yürüyene, at üstündeki eşek üstündekine selâm verebilir. Yine senin ardından gelen kimse cevabını duyurmak şartıyle, sana selâm verebilir. Çünkü duyurmazsa cevap olmaz.

Kişi evine girdi inde çoluk çocu una selâm vermelidir. E er evde kimse yoksa, "Esselâmüaleyna ve âlâ ibadillâhissalihin.» diyerek selâm vermelidir. Çünkü orada bulunan melekler onun selâmını iade ederler. Öylece de bereket artar.

Sözün burasında çocuklara selâm vermek konusuna dokunmak isteriz.

«Çocuklara selâm verilir mi, verilmez mi?» Bu konu din âlimlerimiz arasında görüş ayrılıkları do urmuştur. Bazıları verilir, bazıları da verilmez diyen görüşler savunmuşlardır. Bazıları da selâmı vermek, terk etmekten daha iyidir, demişlerdir. Biz de sonuncu görüşü destekliyoruz.

Sahibine bir adam Ahmed'e selâm verip de bu selâmı Mehmed iade ederse, Ahmed'den borç düşmez.

 Zübdetül-Mesail 

SELÂMLAŞMAK ADABI

Birbiriyle yolda karşılaşan iki kişiden hangisinin daha önce selâm vermesi gerekti i noktasında fıkıh alimleri ayrı görüşlere sahiptir. Bazılarına göre şehirden gelenin, köyden gelene önce selâm vermesi gerekir. Çünkü şehirli daha çok güven telkin edicidir. Bazılarına göre de köyden gelenin önce selam vermesi icap eder. Çünkü şehirden gelen daha üstün yerden geliyor.

Ey saadet yolcusu!.. Bu anlattıklarımız sana yol gösterici olarak yeter. E er kanaat getirirsen. Bu ışık saçıcı sözlerimizi halkada yay ve

alimlerin parıl parıl parıldayan ilim kılıçlarından sakın. Onların gösterdikleri yoldan sakın ayrı düşme.

Peygamberimiz diyor ki:

Herhangi bir eser, kitap veya mektubunda salavat getiren kimsenin ismim oradan kazınmadı ı sürece melekler daima Allah'tan affını dilerler.

SELAMLAŞMAK ŞEKLİ VE SELÂMIN HÜKMÜ

Birbiriyle karşılaşan iki kişi konuşmazdan veya hacetleri görmeden önce selâmlaşmak zorundadırlar. Bu şekilde hareket etmek sünnettir, verilen selâmı dinlemek de en do ru görüşe göre vaciptir. Selâm verenin selâmını aldıktan sonra tekrar sahibine iade etmek farzı kifâyedir. E er bir toplulu a selâm veriliyorsa, toplulukta bulunanlardan birinin selâmı alıp vermesi yeter. Tek tek hepsi alıp verirse sevap ve fazileti daha çoktur.

Selâm iade etmek vaciptir. Ayrıca iade ederken selâm sahibine duyurmak da gerekir. E er duyurulmazsa borçtan kurtulamaz. E er selâm verdi imiz kişi sa ırsa, dudaklarımızı kıpırdatmak suretiyle selâm verdi imizi belirtmemiz gerekir.

Biri sana, «Esselâmû aleyke.» demek suretiyle tekil olarak selâm verirse sen ona, «Esselâmû aleyküm.» diyerek ço ul olarak selâm ver Çünkü mü'mine yaraşan hareket, ço ul olarak selâm vermektir. Çünkü tekil olarak verildi inde melekleri selamdan mahrum bıraktı ı gibi sahibini de meleklerin verece i selâmın sevabından yoksun eder.

Gerçi melekler bizim selâmımıza muhtaç de ildirler, ama biz onların rahmet okuyan selâmlarına şiddetle muhtacız.
 

İslamiBoard

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
24
Aldığı Beğeniler
0
SELÂMI İADE ETMENİN ŞEKLİ

Selâmı verene selâmını iade etmenin en güzel şekli, «Ve aleykümüsselâm» demektir. «Ve harfini» getirmeden de olur, fakat faziletinden mahrum kalmak vardır.

Selâm verirken, «Esselâmû aleykûm» demek suretiyle elif lam ile vermek de caizdir, elif lâm'sız da. Fakat namazın sonunda selâm verirken mutlaka selâmın başına elif lam getirmek yani, «Esselâmû aleykûm ve rahmetullah» demek şarttır.

Selâm verenin selâmını hemen almak gerekir. Biraz geciktirildikten sonra alınan selâm cevap sayılmaz. Hatta selâm alınmamış sayıldı ı için günaha girilmiş olur. Selâm almamak ise mü'min kardeşimize ihanet demektir. Bir başka yerden elçi vasıtasıyla veya mektupla gönderilen selâm kişinin hemen (ve aleyhis-selâm) diyerek alması, ayrıca, bir iki satır yazıyla o selâma hemen cevap vermesi gerekir.

KİMLERE SELÂM VERİLMEZ

Şu kimselere dinimizce selâm vermek do ru de ildir;

Kâfire,

Kumar oynayana,

İçki içene,

Zina edene,

Fal bakana,

Dinde olmayan şeyleri uyduranlara.

Bunlardan kâfirin verdi i selâmı alıp almama konusunda ayrı görüşler vardır. Hanefî mezhebine göre kâfire selâm vermek haram, fakat verdi i selâmı almak vaciptir. «Aleyke veya ve aleyke mislehû» diyerek.

Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

Hıristiyan ve Yahudilere selam vermeyin. Yolda onlardan biriyle karşılaştı ınızda onu yolun kıyısından geçmeye mecbur edin, siz ortadan gitmeye bakın.

Gerçekten Hıristiyan ve Yahudilere selâm vermek do ru de ildir. Çünkü selâm vermek, onlara de er vermek demektir. Kâfirlere de er vermek ise caiz de ildir.

Peygamberimiz diyor ki:

2 Eksiksiz bir imana sahip olmadıkça Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevip saymadıkça da eksiksiz bir imana sahip olamazsınız.

Beni dinleyin!... Size yaptı ınızda birbirinize karşı sevgi ve saygı ba larını güçlendirecek olan şeyi bildireyim mi? Öyleyse çokça selâmlaşınız.

Bu sözlerden anlıyoruz ki selâmlaşmak ve selâmı yaygınlaştırmak, hatta selâmı tanıyalım, tanımayalım bütün Müslümanlar arasında bayraklaştırmak her mü'minin boynana borçtur.

SELÂM VERMENİN MEKRUH OLDUĞU YERLER

Açıktan Kur'an okuyana selâm vermek mekruhtur. Fakat hem Kur'an'ın hem de selâm almanın sevabına erişebilecek durumda olan kimseye vermekte bir sakınca yoktur.

İlmî sohbet yapanlara, ilmî çalışmalarda bulunanlara selâm verilmez. Kur'an dinleyenlere selâm verilmez. Ayrıca ezan okunurken, kamet getirilirken selâm alınıp verilmez. Gizli bile olsa en do ru olan görüşe göre bu saydı ımız yerlerde selâm almak do ru de ildir.

Peygamberimiz diyor ki:

3 Enes İbni Malik anlatıyor: Tam on yıl Peygamber'in (s.a.v.) hizmetinde bulundum. Bir günden bir gün bana yaptıklarım için, «Bunu niye böyle yaptın? dememiştir. Yine yapmadıklarım için de kalkıp da bana, «Bunu niye böyle yapmadın?» diye sözünü etmemiştir. Yalnız bir gün bana, «Ey Enes!..» dedi. «Sana bir tavsiyem var: Geceleri bol bol namazla geçirirsen koruyucu meleklerinin sevgisini kazanırsın; evine girdi inde çoluk çocu una selâm verirsen Allah bet bereketini artırır; e er yata a yatarken banyo yapıp da yatma imkânına sahipsen yap. E er o gece ölürsen şehid olarak can verirsin.

Evinden çıktı ında yolda her karşılaştı ın kimseye selâm verirsen Allah iyiliklerini artırır; müslüman büyüklere karşı vakarlı (a ır başlı) ol; küçüklerine karşı da, merhametli ol. İşte bu ö ütlerimi yerine getirdi in takdirde ben ve sen Cennette (Şehadet parma ıyla orta parma ını birleştirerek) şunlar gibi olaca ız.

Ey Enes!... Şunu bil ki Allah a zına attı ı bir lokma ve içti i bir damla su karşılı ında Allah'a şükredenden hoşnut kalır.

Peygamberimiz diyor ki:

3 Ey insanlar!... Selamı yayın; yoksulları doyurun, herkes derin

uykusunda uyurken namaz kılın. E er bunları yaparsanız selâmetle Cennete girersiniz.

Peygamberimiz diyor ki:

5 Cennette içi dışından, dışı içinden görünen (şeffaf) bir köşk vardır. Orada hiç bir gözün görmedi i, hiç bir kula ın duymadı ı ve hiçbir insan kafasının düşünmedi i rengârenk nimetler yer almaktadır. Dinleyenler, «Ey Allah'ın elçisi!...» Bu köşk kimlere hazırlanmıştır.» diye sordular. Peygamber de şöyle cevap verdi: «Selâmı yayan, yoksulları doyuran, devamlı orucunu tutan, geceleri herkes derin uykuda uyurken namaz kılanlara hazırlanmıştır.»

Dinleyenler tekrar, «Buna kimin gücü yeter, Ey Allah'ın Resulü?» diye sorunca Peygamber şöyle karşılık verdi: «Size şunu bildireyim ki yolda mü'min kardeşiyle karşılaşıp da ona selâm veren, selâmı yaymış; çoluk çocu unu doyasıya kadar doyuran, yoksulları doyurmuş; Ramazan ayı ile altı gün de Şevvalden oruç tutan, devamlı oruç tutmuş; yatsı namazını camide cemaatle birlikte kılan da herkes derin uykusunda yatarken gecelerini namazla geçirmiş demektir.»

SELÂM VERMENİN MEKRUH OLDUĞU KİMSELER

Şu kimselere selâm vermek mekruhtur (do ru de ildir)

Hadis okuyana,

Ezan ve kamet okuyana ve dinlerken ezan ile kametin sözlerini tekrar eden cemaate.

Helada bulunana. Ebu Hanife'ye göre helada bulunan kimse verilen selâmı içinden alır. Fakat diliyle iade edemez. Ebu Yusuf'a göre ise ne içinden ne de dışından alıp veremez. İmam Muhammed'e göre heladan çıktıktan sonra verir.

Namaz kılana.

Dilenciye. Dilencinin verdi i selâm da alınmaz.

Mahkemede karar veren hâkime. Hâkime verilen selâmı da iade etmek borç de ildir.

Ders veren hocaya. Hoca verilen selâmı iade etmek zorunda de ildir.

Oyun oynayana.

Gülene.

Yalancıya.

Manasız şeylerle u raşana.

Küfredenlere.

Alaycılara.

Karı-kız gözlemek için yol başlarında duranlara.

Çıplak olanlara.

Sokakta meşgul olana.

Herkesin gözü önünde yemek yiyene.

Şarkı okuyana,

Falcılara.

Kafirlere.

«Bu açıklamayı, "Selâm, kelâmdan öncedir.» diyen Peygamber hadisini incelerken İbni Kemâl Haşa vermiştir.

Peygamberimiz diyor ki:

6 Selâm vermeden konuşmaya başlayanlara sakın karşılık vermeyin (kendi kendine konuşsun dursun.)

Peygamberimiz diyor ki:

7 İki mü'min selâmlaşınca lânetlik şeytan, «Yazık, bu iki mü'min Allah kendilerini affetmedikçe birbirinden ayrılmayacaklardır!..» diye a layıp dövünmeye başlar.

Din uluları diyor ki:

Hıristiyanlar, ellerini a ızlarına koyarak; Yahudiler, parma ıyla işaret ederek Mecusiler (ateşperestler) e ilerek (reverans ederek); Araplar, «Allah uzun ömürler versin» diyerek; Müslümanlar da, «Esselâmü aleyküm.» diyerek selâmlaşırlar.

Bütün selamlaşmaların en güzeli ve Allah katında makbul olanı Müslümanlarınkidir.

Peygamberimiz diyor ki:

8 İmrân İbnil Hasîn anlatıyor: Bir gün bir adam gelerek Peygambere (s.a.v.), «Esselâmü aleyküm..» diye selâm verir. Peygamber de selâmını aldıktan sonra adama, «Bu selâmına karşılık on sevap alacaksın.» der.

Bir başkası gelir, «Esselâmü aleyküm ve rahmetûllah» der. Onun da selâmını aldıktan sonra «Sen de yirmi sevap kazandın» der.

Daha sonra gelip de, «Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü» diyerek selam verene, «Sen otuz sevap kazandın.» der.

Nihayet en son gelerek «Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü ve ma firetûh» diye selâm verene de sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), «Sen de kırk sevap kazandın.» diye cevap verir.

 Mişkâtül-Medabih 

DÜRRET'ÜL-VAİZİN
 

tamtam

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
150
Aldığı Beğeniler
0
vay yusuf abim sen nerelerdeydin be...özledik yazılarını...inşallah daha sık katılırsın foruma...
zaten bundan sonra daha sık gelece in kesin...bende hergün size gelirim artık...
yazı için teşekkür...
 

İslamiBoard

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
24
Aldığı Beğeniler
0
hehe

gel yi idim..
sen gel

inşallah

eve adsl yı de aldık inşallah 1 haftaya ba lanıyor

haa bu arada bılıyorsun demi onun bırde ay sonun da parası var

onu da paylasırız artık :D :D :D
 

tamtam

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
150
Aldığı Beğeniler
0
yahu ay sonu parası olsa bende eve alırım herhal.... :D :D :D :D
 
M

maussema

Guest
OOOOOOOOOOOO JOI ABICIK GELISIN MUKEMMEL OLMUS YINE SELAM HUSUSU MASALLAH :D :D

AYRICA BENDE ZIYARETINE GELINCE KULLANIRIM PC NI ARTIK OHH ADSL DE BAGLANMIS :)
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
gerçekten çok gerekli bilgiler var burada
mesela ben kimlere selam verilmez kısmını bilmiyordum
ögrendigim iyi oldu

board ne zaman açılacak onuda bi deyiverseniz :)
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
arkadaşlar dini içerikli açılan konularda sadece konu üzerinde yorum yazınız.



İslamiBoard kardeşim verdigin faydalı bilgiler için teşekkür ederiz.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Selamlaşmak ve önemi


Selamlaşmanın hükmü nedir? Bir yerden çıkarken de selam verilir mi?

CEVAP

Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam verirken, selamın sünnet oldu unu düşünmeli ve o kimseye dua etmeye niyet etmelidir! Alışkanlık halinde, şuursuzca selam verilince, sevap olmaz. Bir yere girerken de, çıkarken de selam verilir. Dinimizde selamın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Müslümanın müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir.) [Müslim]

(Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç oldu u gibi, çıkarken de selam vermek borçtur.) [Beyheki]



(Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur.) [Rüzeyn]

(İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.) [Taberani]



(Selamı yayar, açları doyurur, sıla-i rahmde bulunur, gece herkes uyurken namaz kılarsanız, selametle Cennete girersiniz.) [Tirmizi]



(Genelde iki kişiden, Allah indinde derecesi yüksek olan önce selam verir.) [Tirmizi]



(Yemin ederim ki, imanı olmayan Cennete girmez. Birbirinizi sevmedikçe, imana kavuşamazsınız. Birbirinizi sevmek için, çok selamlaşınız!) [Tirmizi]



Selam ne demektir

Selam, emniyet, huzur, selamet, sa lık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duadır. Selam, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, müslüman olarak öl manalarına da gelir. Gayrı müslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, ihtiyaç oldu u zaman onlara selam vermek, hidayete kavuşmaları için dua etmek caizdir. (R.Nasıhin, Redd-ül Muhtar)



Selamlaşırken e ilmek günahtır. Hadis-i şerifte, (Karşılaştı ınız zaman birbirinize e ilmeyin, kucaklaşmayın) buyuruldu. (Berika)



Eshab-ı kiram, yolculuktan döndükleri zaman kucaklaşırlardı. Şu halde, uzun yoldan gelmiş veya uzun zamandır görülmeyen bir arkadaşla kucaklaşmak caiz olur.



Selamün aleyküm diye selam vermek caiz ise de Esselamü aleyküm demek daha iyidir.

Selamün aleyküm denince, Ve aleyküm selam demek farzdır. Esselamü aleyküm denince de, Ve aleykümüsselam denir. Her ikisinde de "ve" harfini söylemelidir! (Ve aleyküm...) deki "ve", (dahi) manasındadır. Yani, (Allahın selamı bizim üzerimize oldu u gibi, sizin de üzerinize olsun!) demektir. Sadece (Aleyküm selam) ise, sanki (Selam bize de il size olsun) gibi uygunsuz bir manaya gelebilir.

Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazandı) buyurdu. Başka biri, (Selamünaleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazandı) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazandı) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri selam vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Arkadaşınız [selamın faziletini] ne tez unuttu) buyurdu. Daha sonra, (Bir toplulu a gelince de, ayrılırken de selam verin! Birinci selam, ikincisinden daha mühim de ildir) buyurdu. (Taberani)



Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür. Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken mutlaka selam vermelidir! Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:

(Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandı ı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir.) [Taberani]



(Darlıkta infak eden, rastladı ı müslümana selam veren, kendi aleyhinde de olsa adaletli davranan, iman hasletlerini toplamış olur.) [Ebu Nuaym]



(Yirmi müslümana selam veren bir mümin Cenneti hak eder.) [Deylemi]

(Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, Cennete götürür.) [Hakim]

(Tanıdı ından başkasına selam vermemek Kıyamet alametidir.) [Taberani]
 
Üst Alt