SELÂM
H3JB 'D0JF '*BH' 1(GE 'DJ 'D,F)2E1' -*J '0' ,'$G' HA*-* '(H'(H'(G' HB'D DGE .2F*G' 3D'E 9DJCE 7(*E A/.DHG' .'D/JF73/39
Muhterem Müslümanlar,
İslam kelimesi ile aynı kökten gelen selâm, kurtuluşa ermek, huzur,barış ve güven içinde olmak, ayıp ve kusurlardan uzak kalmak anlamlarına gelmektedir. Her şeyden önce Es-Selam, Allahın doksan dokuz sıfatından biridir. Allahın selam sıfatı, hem kendisinin kusursuz oluşunu, hem de kullarına huzur ve güven verişini ifade etmektedir. Nitekim bizler de her namazdan sonra 'DDGE 'F* 'D3D'E HEFC 'D3D'E (Allahım, sen Selamsın, selam ve kurtuluş da sendir) tesbihini söyleyerek bu gerçe i dile getirmekteyiz.
Yer yüzünde ilk selamlaşma olayı, Hz Âdem (a.s) ile melekler arasında cereyan etmiştir. Allah Teâla, Hz Âdemi yarattıktan sonra şöyle buyurdu:
Git ve şu oturan meleklere selam ver ve sana nasıl karşılık vereceklerini iyice dinle. Çünkü hem senin, hem de soyunun birbirini sevgi ve saygı ile selamlaması böyle olacaktır. Bunun üzerine Hz Âdem (a.s ) meleklere Es-selâmu aleykum dedi. Melekler de Ve aleykumus-selâm diyerek karşılık verdiler. [1]
Aziz Müminler,
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır. Selam, Mümine verilir ve her müslüman, bir kimse ile karşılaştı ında Selâmun aleykum ya da Es-selâmu aleykum demek durumundadır. Günaydın,merhaba, hayırlı günler, kolay gelsin vb sözler, selamdan sonra söylenecektir. Bir kişi bir başkasına selam verdi inde, Bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez demiş olmaktadır. Selam, insanlar arasında sevgi,saygı ve güven ortamının oluşmasına da vesile olmaktadır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), Size, yaptı ınızda birbirinizi sevece iniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın [2] buyurmuşlardır. Selam vermek için mutlaka önceden tanışıyor olmak gerekmemektedir. Buna göre, küçükler büyü e, yürüyen oturana, azınlık ço unlu a selam verecektir. Uzakta olanlara el ve baş işareti ile selam vermek de mümkündür. Öte yandan gayr-i müslim olan kişilere selamımız, elbette onların dilindeki selam sözcükleriyle olmalı, kim olursa olsun güler yüzle birlikle merhaba anlamına gelen sözcükler ihmal edilmemelidir. Dalgınlıkla bile olsa selamın ihmal edilmesi, karşı tarafta can sıkıcı duygu ve düşüncelere, dolayısı ile kul hakkının oluşmasına sebep olacaktır.
De erli Müslümanlar,
Cennetin bir adı da Darus-selam, (Selam yurdu) dur. Cennete girmeyi hak eden müminler, hiçbir sıkıntı ve zorlu un olmadı ı,sınırsız zevk ve e lencenin bulundu u bir ortamda sonsuza kadar yaşayacaklardır. Hutbemin başında okudu um ayet-i kerimede de belirtildi i gibi, Cennetin kapısında müminleri melekler selam vererek karşılayacaklar; Selam size! Buraya tertemiz geldiniz. Artık ebediyyen kalaca ınız bu yere dirin [3] diyeceklerdir. Daha sonra Müminlere verdi i sözü bihakkın yerine getiren ve Merhameti çok olan Yüce Allah da de erli kullarını Cennette selamla-yacaktır. [4] Allahın selamına mahzar olmak her halde mutlulukların en ulvisi olsa gerekir.
Aziz Müslümanlar,
Selam aynı zamanda bir duadır. Güler yüzle verece imiz bir selam ve daha içten bir şekilde selama verece imiz karşılık, daima özlemini duydu umuz sevgi ve mutlulu un kapısını aralamakta ve başımıza gelmesinden endişe etti imiz bir çok zararı bertaraf etmektedir. O halde hem Peygamberimizin çok önemli bir tavsiyesini yerine getirmek hem de kendi güvenli imizi sa lama almak için selamı do al bir davranış biçimi haline getirelim.
--------------------------------------------------------------------------------
<![endif]>
[1] Nevevi, Riyazus-Salihin, II/227
[2] Müslim,İman, 93
[3] Ez-Zümer,39/73
[4] Yasin, 36/58
H3JB 'D0JF '*BH' 1(GE 'DJ 'D,F)2E1' -*J '0' ,'$G' HA*-* '(H'(H'(G' HB'D DGE .2F*G' 3D'E 9DJCE 7(*E A/.DHG' .'D/JF73/39
Muhterem kardeslerm
İslam kelimesi ile aynı kökten gelen selâm, kurtuluşa ermek, huzur,barış ve güven içinde olmak, ayıp ve kusurlardan uzak kalmak anlamlarına gelmektedir. Her şeyden önce Es-Selam, Allahın doksan dokuz sıfatından biridir. Allahın selam sıfatı, hem kendisinin kusursuz oluşunu, hem de kullarına huzur ve güven verişini ifade etmektedir. Nitekim bizler de her namazdan sonra 'DDGE 'F* 'D3D'E HEFC 'D3D'E (Allahım, sen Selamsın, selam ve kurtuluş da sendir) tesbihini söyleyerek bu gerçe i dile getirmekteyiz.
Yer yüzünde ilk selamlaşma olayı, Hz Âdem (a.s) ile melekler arasında cereyan etmiştir. Allah Teâla, Hz Âdemi yarattıktan sonra şöyle buyurdu:
Git ve şu oturan meleklere selam ver ve sana nasıl karşılık vereceklerini iyice dinle. Çünkü hem senin, hem de soyunun birbirini sevgi ve saygı ile selamlaması böyle olacaktır. Bunun üzerine Hz Âdem (a.s ) meleklere Es-selâmu aleykum dedi. Melekler de Ve aleykumus-selâm diyerek karşılık verdiler. [1]
Aziz Müminler,
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır. Selam, Mümine verilir ve her müslüman, bir kimse ile karşılaştı ında Selâmun aleykum ya da Es-selâmu aleykum demek durumundadır. Günaydın,merhaba, hayırlı günler, kolay gelsin vb sözler, selamdan sonra söylenecektir. Bir kişi bir başkasına selam verdi inde, Bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez demiş olmaktadır. Selam, insanlar arasında sevgi,saygı ve güven ortamının oluşmasına da vesile olmaktadır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), Size, yaptı ınızda birbirinizi sevece iniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın [2] buyurmuşlardır. Selam vermek için mutlaka önceden tanışıyor olmak gerekmemektedir. Buna göre, küçükler büyü e, yürüyen oturana, azınlık ço unlu a selam verecektir. Uzakta olanlara el ve baş işareti ile selam vermek de mümkündür. Öte yandan gayr-i müslim olan kişilere selamımız, elbette onların dilindeki selam sözcükleriyle olmalı, kim olursa olsun güler yüzle birlikle merhaba anlamına gelen sözcükler ihmal edilmemelidir. Dalgınlıkla bile olsa selamın ihmal edilmesi, karşı tarafta can sıkıcı duygu ve düşüncelere, dolayısı ile kul hakkının oluşmasına sebep olacaktır.
De erli Müslümanlar,
Cennetin bir adı da Darus-selam, (Selam yurdu) dur. Cennete girmeyi hak eden müminler, hiçbir sıkıntı ve zorlu un olmadı ı,sınırsız zevk ve e lencenin bulundu u bir ortamda sonsuza kadar yaşayacaklardır. Hutbemin başında okudu um ayet-i kerimede de belirtildi i gibi, Cennetin kapısında müminleri melekler selam vererek karşılayacaklar; Selam size! Buraya tertemiz geldiniz. Artık ebediyyen kalaca ınız bu yere dirin [3] diyeceklerdir. Daha sonra Müminlere verdi i sözü bihakkın yerine getiren ve Merhameti çok olan Yüce Allah da de erli kullarını Cennette selamla-yacaktır. [4] Allahın selamına mahzar olmak her halde mutlulukların en ulvisi olsa gerekir.
Aziz Müslümanlar,
Selam aynı zamanda bir duadır. Güler yüzle verece imiz bir selam ve daha içten bir şekilde selama verece imiz karşılık, daima özlemini duydu umuz sevgi ve mutlulu un kapısını aralamakta ve başımıza gelmesinden endişe etti imiz bir çok zararı bertaraf etmektedir. O halde hem Peygamberimizin çok önemli bir tavsiyesini yerine getirmek hem de kendi güvenli imizi sa lama almak için selamı do al bir davranış biçimi haline getirelim.
--------------------------------------------------------------------------------
<![endif]>
[1] Nevevi, Riyazus-Salihin, II/227
[2] Müslim,İman, 93
[3] Ez-Zümer,39/73
[4] Yasin, 36/58
H3JB 'D0JF '*BH' 1(GE 'DJ 'D,F)2E1' -*J '0' ,'$G' HA*-* '(H'(H'(G' HB'D DGE .2F*G' 3D'E 9DJCE 7(*E A/.DHG' .'D/JF73/39
Muhterem Müslümanlar,
İslam kelimesi ile aynı kökten gelen selâm, kurtuluşa ermek, huzur,barış ve güven içinde olmak, ayıp ve kusurlardan uzak kalmak anlamlarına gelmektedir. Her şeyden önce Es-Selam, Allahın doksan dokuz sıfatından biridir. Allahın selam sıfatı, hem kendisinin kusursuz oluşunu, hem de kullarına huzur ve güven verişini ifade etmektedir. Nitekim bizler de her namazdan sonra 'DDGE 'F* 'D3D'E HEFC 'D3D'E (Allahım, sen Selamsın, selam ve kurtuluş da sendir) tesbihini söyleyerek bu gerçe i dile getirmekteyiz.
Yer yüzünde ilk selamlaşma olayı, Hz Âdem (a.s) ile melekler arasında cereyan etmiştir. Allah Teâla, Hz Âdemi yarattıktan sonra şöyle buyurdu:
Git ve şu oturan meleklere selam ver ve sana nasıl karşılık vereceklerini iyice dinle. Çünkü hem senin, hem de soyunun birbirini sevgi ve saygı ile selamlaması böyle olacaktır. Bunun üzerine Hz Âdem (a.s ) meleklere Es-selâmu aleykum dedi. Melekler de Ve aleykumus-selâm diyerek karşılık verdiler. [1]
Aziz Müminler,
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır. Selam, Mümine verilir ve her müslüman, bir kimse ile karşılaştı ında Selâmun aleykum ya da Es-selâmu aleykum demek durumundadır. Günaydın,merhaba, hayırlı günler, kolay gelsin vb sözler, selamdan sonra söylenecektir. Bir kişi bir başkasına selam verdi inde, Bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez demiş olmaktadır. Selam, insanlar arasında sevgi,saygı ve güven ortamının oluşmasına da vesile olmaktadır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), Size, yaptı ınızda birbirinizi sevece iniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın [2] buyurmuşlardır. Selam vermek için mutlaka önceden tanışıyor olmak gerekmemektedir. Buna göre, küçükler büyü e, yürüyen oturana, azınlık ço unlu a selam verecektir. Uzakta olanlara el ve baş işareti ile selam vermek de mümkündür. Öte yandan gayr-i müslim olan kişilere selamımız, elbette onların dilindeki selam sözcükleriyle olmalı, kim olursa olsun güler yüzle birlikle merhaba anlamına gelen sözcükler ihmal edilmemelidir. Dalgınlıkla bile olsa selamın ihmal edilmesi, karşı tarafta can sıkıcı duygu ve düşüncelere, dolayısı ile kul hakkının oluşmasına sebep olacaktır.
De erli Müslümanlar,
Cennetin bir adı da Darus-selam, (Selam yurdu) dur. Cennete girmeyi hak eden müminler, hiçbir sıkıntı ve zorlu un olmadı ı,sınırsız zevk ve e lencenin bulundu u bir ortamda sonsuza kadar yaşayacaklardır. Hutbemin başında okudu um ayet-i kerimede de belirtildi i gibi, Cennetin kapısında müminleri melekler selam vererek karşılayacaklar; Selam size! Buraya tertemiz geldiniz. Artık ebediyyen kalaca ınız bu yere dirin [3] diyeceklerdir. Daha sonra Müminlere verdi i sözü bihakkın yerine getiren ve Merhameti çok olan Yüce Allah da de erli kullarını Cennette selamla-yacaktır. [4] Allahın selamına mahzar olmak her halde mutlulukların en ulvisi olsa gerekir.
Aziz Müslümanlar,
Selam aynı zamanda bir duadır. Güler yüzle verece imiz bir selam ve daha içten bir şekilde selama verece imiz karşılık, daima özlemini duydu umuz sevgi ve mutlulu un kapısını aralamakta ve başımıza gelmesinden endişe etti imiz bir çok zararı bertaraf etmektedir. O halde hem Peygamberimizin çok önemli bir tavsiyesini yerine getirmek hem de kendi güvenli imizi sa lama almak için selamı do al bir davranış biçimi haline getirelim.
--------------------------------------------------------------------------------
<![endif]>
[1] Nevevi, Riyazus-Salihin, II/227
[2] Müslim,İman, 93
[3] Ez-Zümer,39/73
[4] Yasin, 36/58
H3JB 'D0JF '*BH' 1(GE 'DJ 'D,F)2E1' -*J '0' ,'$G' HA*-* '(H'(H'(G' HB'D DGE .2F*G' 3D'E 9DJCE 7(*E A/.DHG' .'D/JF73/39
Muhterem kardeslerm
İslam kelimesi ile aynı kökten gelen selâm, kurtuluşa ermek, huzur,barış ve güven içinde olmak, ayıp ve kusurlardan uzak kalmak anlamlarına gelmektedir. Her şeyden önce Es-Selam, Allahın doksan dokuz sıfatından biridir. Allahın selam sıfatı, hem kendisinin kusursuz oluşunu, hem de kullarına huzur ve güven verişini ifade etmektedir. Nitekim bizler de her namazdan sonra 'DDGE 'F* 'D3D'E HEFC 'D3D'E (Allahım, sen Selamsın, selam ve kurtuluş da sendir) tesbihini söyleyerek bu gerçe i dile getirmekteyiz.
Yer yüzünde ilk selamlaşma olayı, Hz Âdem (a.s) ile melekler arasında cereyan etmiştir. Allah Teâla, Hz Âdemi yarattıktan sonra şöyle buyurdu:
Git ve şu oturan meleklere selam ver ve sana nasıl karşılık vereceklerini iyice dinle. Çünkü hem senin, hem de soyunun birbirini sevgi ve saygı ile selamlaması böyle olacaktır. Bunun üzerine Hz Âdem (a.s ) meleklere Es-selâmu aleykum dedi. Melekler de Ve aleykumus-selâm diyerek karşılık verdiler. [1]
Aziz Müminler,
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır. Selam, Mümine verilir ve her müslüman, bir kimse ile karşılaştı ında Selâmun aleykum ya da Es-selâmu aleykum demek durumundadır. Günaydın,merhaba, hayırlı günler, kolay gelsin vb sözler, selamdan sonra söylenecektir. Bir kişi bir başkasına selam verdi inde, Bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez demiş olmaktadır. Selam, insanlar arasında sevgi,saygı ve güven ortamının oluşmasına da vesile olmaktadır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s), Size, yaptı ınızda birbirinizi sevece iniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın [2] buyurmuşlardır. Selam vermek için mutlaka önceden tanışıyor olmak gerekmemektedir. Buna göre, küçükler büyü e, yürüyen oturana, azınlık ço unlu a selam verecektir. Uzakta olanlara el ve baş işareti ile selam vermek de mümkündür. Öte yandan gayr-i müslim olan kişilere selamımız, elbette onların dilindeki selam sözcükleriyle olmalı, kim olursa olsun güler yüzle birlikle merhaba anlamına gelen sözcükler ihmal edilmemelidir. Dalgınlıkla bile olsa selamın ihmal edilmesi, karşı tarafta can sıkıcı duygu ve düşüncelere, dolayısı ile kul hakkının oluşmasına sebep olacaktır.
De erli Müslümanlar,
Cennetin bir adı da Darus-selam, (Selam yurdu) dur. Cennete girmeyi hak eden müminler, hiçbir sıkıntı ve zorlu un olmadı ı,sınırsız zevk ve e lencenin bulundu u bir ortamda sonsuza kadar yaşayacaklardır. Hutbemin başında okudu um ayet-i kerimede de belirtildi i gibi, Cennetin kapısında müminleri melekler selam vererek karşılayacaklar; Selam size! Buraya tertemiz geldiniz. Artık ebediyyen kalaca ınız bu yere dirin [3] diyeceklerdir. Daha sonra Müminlere verdi i sözü bihakkın yerine getiren ve Merhameti çok olan Yüce Allah da de erli kullarını Cennette selamla-yacaktır. [4] Allahın selamına mahzar olmak her halde mutlulukların en ulvisi olsa gerekir.
Aziz Müslümanlar,
Selam aynı zamanda bir duadır. Güler yüzle verece imiz bir selam ve daha içten bir şekilde selama verece imiz karşılık, daima özlemini duydu umuz sevgi ve mutlulu un kapısını aralamakta ve başımıza gelmesinden endişe etti imiz bir çok zararı bertaraf etmektedir. O halde hem Peygamberimizin çok önemli bir tavsiyesini yerine getirmek hem de kendi güvenli imizi sa lama almak için selamı do al bir davranış biçimi haline getirelim.
--------------------------------------------------------------------------------
<![endif]>
[1] Nevevi, Riyazus-Salihin, II/227
[2] Müslim,İman, 93
[3] Ez-Zümer,39/73
[4] Yasin, 36/58