Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nurnesli

Hayat üç noktadan ibaret...
 
Üyelik Tarihi
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,752
Aldığı Beğeniler
124
Konum
gönül ikliminden...
Geçen gün bir dostumdan elektronik mektup aldım. Dostum, mektubuna şöyle başlıyordu: “sa”. Böyle kısaltılıyordu herhalde güzelim selâmımız... Ben de cevaben yazdığım mektuba şöyle başladım: “Aleyküm selâm, ben güzelim selâmımızı kısaltmamayı tercih ediyorum. Daha doğrusu hiçbir şeyi kısaltmıyorum. Sanki selâmı kısaltarak hayatı uzatabilecek miyiz?” Sonra o an, düşünmeden yazdığım bu cümlenin aslında önemli bir hakikatin altını çizdiğini fark ettim. Önemli bir hakikat dediğim, önemli bir soru aynı zamanda. Selâmı kısaltmak hayatı uzatır mı? Bir de bu sorunun uzantısı diyebileceğimiz sorular var. İnsan, selâmdan tasarruf edilerek uzatılan bir ömrün uzatmalarını nasıl değerlendirir acaba? Veya “selâmı yaymak” tavsiye edilmişken, selâmı kısaltarak kazandığımız vakitlerde neyi yayıyoruz?
Bir zamanlar meşhur bir Çin hikâyesi okumuştum. Oldukça derin bir mevzu aslında; ama ilk bakışta bir fıkra gibi değerlendirilmesi de mümkün.
Genç Çinli, heyecanla yaşlı Çinliye anlatıyor:
- Duydun mu yeni bir araba icat etmişler.
- …
- Kömürle çalışıyormuş.
- …
- Yaylar üzerinde su gibi akıyormuş.
- …
- Eskiden üç ayda aldığımız yolu artık üç günde alacağız.
- Eskiden doksan günde gittiğin yere, artık üç günde mi gideceksin yani?
- Evet.
- Peki, kalan seksen yedi günde ne yapacaksın?
Mühim olan doksan günlük yolu üç güne indirebilmek değil demek ki. Bunu yaparken geri kalan seksen yedi günü de kazanç hânesine yazabilmenin yolunu bulmak lâzım. Çünkü eşyanın tabiatı gereği bu âlemde boşluğa yer yoktur. Bir şeyi boşaltmayı düşünüyorsan -zaman olsun, mekân olsun fark etmez- nasıl dolduracağını da düşünmelisin. Ve de vakit fevt etmeden hemen doldurmalısın.
Boşluklarımız, biz doldurmasak da, boş kalmaz zîrâ. Su uyur düşman uyumaz. Nefsin ve şeytanın karanlık orduları gözlerini dört açmışlar, bekliyorlar. Bir rivayette, Hz. Âdem Aleyhisselâm’a can verilmeden İblis gelmiş, ağzından girmiş, içinde dolaşıp burnundan çıkmış, deniyor. Sonra da şöyle demiş: “Ben bunun içinde rahatça dolaşırım. Çok boşluğu var.”
O kadar çok ki boşluğumuz. Zaaflarımız, öfkelerimiz, arzularımız o kadar çok ki... Bize Allah’ı hatırlatan arkadaşlarımızla doldurmasak o boşluğu, sohbet-i Cânân’la doldurmasak, o boşluk kim bilir neyle dolacak.
Bediüzzaman Hazretleri muhatabına uygun selâmlarla başlıyor mektuplarına. Bir mektubunda: “Es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakâtühü bi adedi dekaiki eyyâmi’l-firâk” diyor. Ayrılık günlerinin dakikaları adedince Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Selâmı yaymakken vazifemiz, “selâm ülkesi olan Cennet”e ulaşmakken arzumuz, orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir lâf işitilmeyeceği, işitilen sözün hep “Selâm! Selâm!” muht*******ı olacağı bildirilmişken bir de, ne olur biz de yayabildiğimiz kadar yaysak “selâm”ı, selâmlaşmalarımızı uzatabildiğimiz kadar uzatsak…
Yerine daha güzel, daha hayırlı bir şey ikame edemeyeceksek, selâmı kısaltmanın bir mânâsı var mı ki?
*
Yaşadığınız günlerinin dakikaları adedince Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun


Hüdayi CAN
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Paylaşımınız için Rabbim azze ve celle razı olsun Nurnesli kardeşim.

Dua ile kalın.
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun yüreğine sağlık çok güzel ve anlamlı bir yazıydı ömrüne bereket..
 
Üst Alt