"Çok istiyorum ama olmuyor " dedi genç delikanlı; "ne yapsam olmuyor. inanınız, elimden geleni yaptığım halde olmuyor."
"Sen istemek nedir hiç bilmiyorsun ki!" diye cevap verdi yaşlı adam hafifçe sesini kısarak... "Gerçekten isteseydin, olurdu.Evet, hiç boşuna yorma kendini, isteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir."
"İstemek... birşeyin olmasını istemek... gerçekten istemek nedir o halde?" diye saf saf sordu genç.
Ve sûalinin cevabı hemen geldi:
İstemek olmayı istediğin, olmasını istediğin şey için ölmeyi göze almak, ölecek kadar istemek, hatta olmak için, olması için ölmek demek!
*
* *
İsteseydin eğer, bir kere isteseydin,
evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu... olacak olan olurdu... isteseydin olmaz bile olurdu...
Sen hiç istemedin ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen!
Tutkuların için ölmedin ki!
İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin!
Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin!
İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun, Oysa ne öldün, ne oldun. Çünkü sen istemedin; isteğini,
istediğini aslında dile bile getirmedin. Öyle ya, bir kere dile getirseydin, olurdun, bir kez adam gibi aklından geçirseydin hemen orada olmuş ve ölmüş idin.
Sen hiç istemedin ki dostum!
İstemesini bilmedin, istemek nedir bilmedin!
Çünkü sen ol deyince olduranı hiç tanımadın!
Dücane Cündioğlu
