Canım annem,
Telli, küçük bir mutfak dolabın vardı hani.
Raflarında dantel örtüler, içinde çinko tabaklarla,
duvarda asılı duran.
Bir de büyük su küpü,
tezgah altında duran ve içme suyumuzu koruyan.
En önemli eşyalarındı.
Kendin kadar temiz tutardın onları her zaman.
Önce telleri yırtılan, mutfak dolabını attın annem.
Formika kaplamalı,
dört ayaklı,
iki raflı, içi aynalı,
raylı camlarında lale desenli,
yandan iki çekmeceli küçük bir büfe aldın mağazadan.
İçinde her zaman kullanılmayan porselen tabaklar, fincanlarla,
Misafir odamızın baş köşesine oturdu küçük büfe.
Sonra su küpümüz çatladı.
Killi toprakla sıvadın onu.
Kullandık bir süre de öyle...
Elektrik geldi o yıl evimize,
Atmaya kıyamadın gaz lambasını.
Yanmasa da artık her akşam, şişesini temizledin yine de...
Su küpümüz kırıldı, düştü bir süre sonra.
Aynı mağazadan küçük bir buzdolabı aldın.
Önce kendin gelirdin eve, dudak altından gülerek.
Ardından mağazanın arabası, motoru tekleyerek.
Her yeni eşya ile renklendirdin evimizi annem.
...
Yoktu o yıllarda kredi kartları, taksitler, bonuslar.
Yoktu hemen alıp, aylar sonra ödemeler.
Yoktu birini alana, ikincisi bedavalar.
Yoktu kontürler, ekstra puanlar, ek kartlar.
Varsa paran, vardı eşyalar, mobilyalar.
Hayatımız kolaylaştı annem.
Telli küçük dolaplar yok artık.
Lüks mobilyalardan yapılıyor mutfak dolapları.
Küpler yok artık annem.
NoFrost buzdolaplarında saklanıyor içme suları.
Gaz lambaları nostalji eşyası oldu şimdilerde.
Küçük büfelerin yerini İtalyan yemek odaları aldı.
Hayatımız renklendi annem.
Renkli televizyon kanalları var yüzlerce.
Büyük alışveriş merkezlerinde çok güzel vitrinler,
Vitrinlerde çok şık ürünler var binlerce.
Alışveriş yapmak şimdi çok kolay annem.
Para kullanmıyoruz, imza bile atmıyoruz artık.
Çipli kredi kartlarımızla tuşluyoruz imzamızı.
Apartman dairelerimiz var artık annem.
Tapuda adımıza kayıtlı, arabamız var, ruhsatında adımız yazılı.
Konforlu, güzel eşyalar kullanıyoruz artık.
Hayatımız çok rahat annem.
Büyük alışveriş merkezlerinde arabalar dolusu gıdalar alıyoruz.
Özlemeye bile fırsat yok artık.
Ekran başında yüz yüze görüşüyoruz uzaktaki sevdiklerimizle.
Uçak fiyatları bile ucuzladı annem.
İstediğimiz her yere gidebiliyoruz kolayca...
...
Da sen yoksun be annem.
...
Olmasa keşke, lüks mobilyalar, eşyalar,
Olmasa keşke kredi kartları, bonuslar, puanlar,
Olmasa apartman dairemiz, olmasa arabamız,
...
Telli, küçük mutfak dolabımız, su küpümüz olsa yine.
Ve sen olsan be annem.
Hiçbir şey olmasa da, yalnızca sen olsan.
...
Sen olsan başımızda da, önemli kararları sen versen yine.
Sen söylesen bize ne yapmamız gerektiğini.
Ben sensiz yapamıyorum annem.
...
Borçlarımız da olsun istersen,
inan razıyım, korkmam.
Sen olsan YETER annem.
Telli, küçük bir mutfak dolabın vardı hani.
Raflarında dantel örtüler, içinde çinko tabaklarla,
duvarda asılı duran.
Bir de büyük su küpü,
tezgah altında duran ve içme suyumuzu koruyan.
En önemli eşyalarındı.
Kendin kadar temiz tutardın onları her zaman.
Önce telleri yırtılan, mutfak dolabını attın annem.
Formika kaplamalı,
dört ayaklı,
iki raflı, içi aynalı,
raylı camlarında lale desenli,
yandan iki çekmeceli küçük bir büfe aldın mağazadan.
İçinde her zaman kullanılmayan porselen tabaklar, fincanlarla,
Misafir odamızın baş köşesine oturdu küçük büfe.
Sonra su küpümüz çatladı.
Killi toprakla sıvadın onu.
Kullandık bir süre de öyle...
Elektrik geldi o yıl evimize,
Atmaya kıyamadın gaz lambasını.
Yanmasa da artık her akşam, şişesini temizledin yine de...
Su küpümüz kırıldı, düştü bir süre sonra.
Aynı mağazadan küçük bir buzdolabı aldın.
Önce kendin gelirdin eve, dudak altından gülerek.
Ardından mağazanın arabası, motoru tekleyerek.
Her yeni eşya ile renklendirdin evimizi annem.
...
Yoktu o yıllarda kredi kartları, taksitler, bonuslar.
Yoktu hemen alıp, aylar sonra ödemeler.
Yoktu birini alana, ikincisi bedavalar.
Yoktu kontürler, ekstra puanlar, ek kartlar.
Varsa paran, vardı eşyalar, mobilyalar.
Hayatımız kolaylaştı annem.
Telli küçük dolaplar yok artık.
Lüks mobilyalardan yapılıyor mutfak dolapları.
Küpler yok artık annem.
NoFrost buzdolaplarında saklanıyor içme suları.
Gaz lambaları nostalji eşyası oldu şimdilerde.
Küçük büfelerin yerini İtalyan yemek odaları aldı.
Hayatımız renklendi annem.
Renkli televizyon kanalları var yüzlerce.
Büyük alışveriş merkezlerinde çok güzel vitrinler,
Vitrinlerde çok şık ürünler var binlerce.
Alışveriş yapmak şimdi çok kolay annem.
Para kullanmıyoruz, imza bile atmıyoruz artık.
Çipli kredi kartlarımızla tuşluyoruz imzamızı.
Apartman dairelerimiz var artık annem.
Tapuda adımıza kayıtlı, arabamız var, ruhsatında adımız yazılı.
Konforlu, güzel eşyalar kullanıyoruz artık.
Hayatımız çok rahat annem.
Büyük alışveriş merkezlerinde arabalar dolusu gıdalar alıyoruz.
Özlemeye bile fırsat yok artık.
Ekran başında yüz yüze görüşüyoruz uzaktaki sevdiklerimizle.
Uçak fiyatları bile ucuzladı annem.
İstediğimiz her yere gidebiliyoruz kolayca...
...
Da sen yoksun be annem.
...
Olmasa keşke, lüks mobilyalar, eşyalar,
Olmasa keşke kredi kartları, bonuslar, puanlar,
Olmasa apartman dairemiz, olmasa arabamız,
...
Telli, küçük mutfak dolabımız, su küpümüz olsa yine.
Ve sen olsan be annem.
Hiçbir şey olmasa da, yalnızca sen olsan.
...
Sen olsan başımızda da, önemli kararları sen versen yine.
Sen söylesen bize ne yapmamız gerektiğini.
Ben sensiz yapamıyorum annem.
...
Borçlarımız da olsun istersen,
inan razıyım, korkmam.
Sen olsan YETER annem.
