- Üyelik Tarihi
- 29 Eyl 2007
- Mesajlar
- 8,243
- Aldığı Beğeniler
- 6,432
- Takım
- Fenerbahçe
SEN, "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışırsınız.. Çünkü Allah'a inanıyorsunuz.." Fermanının sahibisin!..*
SEN,
"Alemlere rahmet olarak gönderilen" ve dehşetli mahşer günü herkesin "Nefsi! Nefsi!" diye çırpınacağı bir zamanda, secdelere kapanıp; "Ümmetimi isterim Ya Rab!.. Ümmetimi bağışlamadıkça kalkmam" diye feryat edecek olan Habib-i Kibriya’nın ümmetisin!..
SEN,
Resûlullah'in ashabına; "Orduya yardim ediniz" dediği zaman,bütün servetini alıp getiren ve Hz. Peygamberin "Çocuklarına ne bıraktın?.." sorusuna; "Allah’ı ve Resûlünü bıraktım Ya Resûllullah!" cevabini veren Hz. Ebûbekir'in yolundasın!..
SEN,
Devlet reisi olduğu halde, içi su dolu bir tulumu sırtına yüklenerek halk içinde dolasan ve oğlunun; "Babacığım, niçin böyle yapıyorsun?" sorusuna; "Oğlum! Nefsimi biraz beğenir gibi oldum.. Onu zelil etmek, gururumu kırmak istiyorum" diyen Koca Ömer'in izindesin!
SEN,
Müslümanlar arasında açlığın ve kıtlığın hüküm sürdüğü bir zamanda Sam'dan kendisine ait zeytinyağı, üzüm ve buğday yüklü olarak gelen bir deveyi yükleriyle beraber yoksullara tasadduk eden Hz. Osman’ın ardındasın!..
SEN ,
Cebinde bulunan 4 dirhem servetin 1 dirhemini gizlice, 1 dirhemini açıkça, 1 dirhemini gece ve kalan 1 dirhemini de gündüz , kimsesizlere sadaka olarak veren ve Allah Resûlünün; "Neden böyle yaptın ?"suâline "Belki Allah bunların birini olsun kabul eder düşüncesiyle diyen Hz. Ali'yi takip edensin!
SEN ,
Allah yolunda cihada çıkan ve karsısında ATLAS Okyanusunu görünce, devesini dizlerine kadar denize sürerek, kılıcını çekip; "Ya Rabbi! Sahid ol! Önüme su uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı senin şanını daha ileriye götürürdüm!" diyen mücahitlerin pesindesin!..
SEN,
40 sene yatsı abdestiyle sabah namazını kılan İmam-i Âzam'larin, Malazgirt Ovalarında Allah Allah sesleriyle at koşturan ve Anadolu kapılarını Müslüman Türklere açan Alp Arslanlarin arkasındasın!..
SEN,
Misafir kaldığı evde gece sabaha kadar ayakta duran ve; "Biz Kur'anin bulunduğu odada ayaklarımızı uzatıp yatmaktan hayâ ederiz" diyen Osman Gazilerin torunusun!..
SEN,
Resûllullah'in müjdesine nail olup, küfrün doğu kal'asini, İstanbul’u fethederek İslam’a teslim eden, yeni bir çağ açan Fatihlerin, dünyayı Müslümanlardan başkasına dar gören Yavuzların, karaların- denizlerin hakanı Kanûnilerin neslisin!..
SEN,
İstanbul’da okumaya başladığı Ezan-i Muhammediyeyi, Çaldıran ovalarinda bitiren, Tuna'da aldığı abdestin namazını Afrika çöllerinde kılan, Hazer kıyılarında getirdiği tekbir seslerinin
yankılarını Viyana kapılarında duyan kahramanların evladısın!..
SEN ,
Vatanini, mukaddesâtını müdafaa ederken düşman kurşunlarının darbeleriyle bağırsakları delik-deşik dışarıya fırlayan ve bir eliyle onları karnına iterken, diğer eliyle göğsünden bir başka
kursunu eliyle çıkarıp, yanında bulunan arkadaşına; "Al arkadaşım! Sağ olur da dönersen, su kursunu oğluma ver! Ve Ona de ki; "Bunu sana baban son nefesinde gönderdi ve O'da ayni şekilde oğluna aktarmazsa hakkimi helal etmem! " dedi diye ulvî ruh örnekleri veren
şehitler kafilesinin çocuğusun!..
*Bu altın halkalara eklenebilecek daha binlerce halka içerisinde; Senin cevherin, aslin astarın, esasin budur iste!..
Sen bu kapılar dışında başka bir kapını insani, Bu altın halkalar dışında başka bir halkanın esiri olamazsın! Namazsız, niyazsız, maneviyatsız, ruhsuz, köksüz, kozmopolit olamazsın!
Allahsız, Peygambersiz, Kitapsız olamazsın! "Bana dokunmayan bin yıl yaşasın!" "Neme lazım" "Evimden uzak" "Her koyun kendi bacağından asılır" gibi bizim olmayan sözleri ağzının
sakızı yaparak, mücadele ve hizmet azmini yitiremezsin! Komşun aç iken, sen tok gezemezsin!
İslam’ın yasak kıldığı günah yuvalarında vaktini öldüremez, aile fertlerini batinin kokuşmuş hayat tarzına uyduramazsın! Yavrularını çağdaş asrin zihniyetine terkedir, cehenneme talip
olamazsın!
Sen kainatın en üstün varlığı olarak yaratıldın, buna layık olarak cennet bahçelerine talip olmalısın.. Hem burada... Hem orada... her yerde... daim...
YOLUN AÇIK OLSUN.
ALINTIDIR
SEN,
"Alemlere rahmet olarak gönderilen" ve dehşetli mahşer günü herkesin "Nefsi! Nefsi!" diye çırpınacağı bir zamanda, secdelere kapanıp; "Ümmetimi isterim Ya Rab!.. Ümmetimi bağışlamadıkça kalkmam" diye feryat edecek olan Habib-i Kibriya’nın ümmetisin!..
SEN,
Resûlullah'in ashabına; "Orduya yardim ediniz" dediği zaman,bütün servetini alıp getiren ve Hz. Peygamberin "Çocuklarına ne bıraktın?.." sorusuna; "Allah’ı ve Resûlünü bıraktım Ya Resûllullah!" cevabini veren Hz. Ebûbekir'in yolundasın!..
SEN,
Devlet reisi olduğu halde, içi su dolu bir tulumu sırtına yüklenerek halk içinde dolasan ve oğlunun; "Babacığım, niçin böyle yapıyorsun?" sorusuna; "Oğlum! Nefsimi biraz beğenir gibi oldum.. Onu zelil etmek, gururumu kırmak istiyorum" diyen Koca Ömer'in izindesin!
SEN,
Müslümanlar arasında açlığın ve kıtlığın hüküm sürdüğü bir zamanda Sam'dan kendisine ait zeytinyağı, üzüm ve buğday yüklü olarak gelen bir deveyi yükleriyle beraber yoksullara tasadduk eden Hz. Osman’ın ardındasın!..
SEN ,
Cebinde bulunan 4 dirhem servetin 1 dirhemini gizlice, 1 dirhemini açıkça, 1 dirhemini gece ve kalan 1 dirhemini de gündüz , kimsesizlere sadaka olarak veren ve Allah Resûlünün; "Neden böyle yaptın ?"suâline "Belki Allah bunların birini olsun kabul eder düşüncesiyle diyen Hz. Ali'yi takip edensin!
SEN ,
Allah yolunda cihada çıkan ve karsısında ATLAS Okyanusunu görünce, devesini dizlerine kadar denize sürerek, kılıcını çekip; "Ya Rabbi! Sahid ol! Önüme su uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı senin şanını daha ileriye götürürdüm!" diyen mücahitlerin pesindesin!..
SEN,
40 sene yatsı abdestiyle sabah namazını kılan İmam-i Âzam'larin, Malazgirt Ovalarında Allah Allah sesleriyle at koşturan ve Anadolu kapılarını Müslüman Türklere açan Alp Arslanlarin arkasındasın!..
SEN,
Misafir kaldığı evde gece sabaha kadar ayakta duran ve; "Biz Kur'anin bulunduğu odada ayaklarımızı uzatıp yatmaktan hayâ ederiz" diyen Osman Gazilerin torunusun!..
SEN,
Resûllullah'in müjdesine nail olup, küfrün doğu kal'asini, İstanbul’u fethederek İslam’a teslim eden, yeni bir çağ açan Fatihlerin, dünyayı Müslümanlardan başkasına dar gören Yavuzların, karaların- denizlerin hakanı Kanûnilerin neslisin!..
SEN,
İstanbul’da okumaya başladığı Ezan-i Muhammediyeyi, Çaldıran ovalarinda bitiren, Tuna'da aldığı abdestin namazını Afrika çöllerinde kılan, Hazer kıyılarında getirdiği tekbir seslerinin
yankılarını Viyana kapılarında duyan kahramanların evladısın!..
SEN ,
Vatanini, mukaddesâtını müdafaa ederken düşman kurşunlarının darbeleriyle bağırsakları delik-deşik dışarıya fırlayan ve bir eliyle onları karnına iterken, diğer eliyle göğsünden bir başka
kursunu eliyle çıkarıp, yanında bulunan arkadaşına; "Al arkadaşım! Sağ olur da dönersen, su kursunu oğluma ver! Ve Ona de ki; "Bunu sana baban son nefesinde gönderdi ve O'da ayni şekilde oğluna aktarmazsa hakkimi helal etmem! " dedi diye ulvî ruh örnekleri veren
şehitler kafilesinin çocuğusun!..
*Bu altın halkalara eklenebilecek daha binlerce halka içerisinde; Senin cevherin, aslin astarın, esasin budur iste!..
Sen bu kapılar dışında başka bir kapını insani, Bu altın halkalar dışında başka bir halkanın esiri olamazsın! Namazsız, niyazsız, maneviyatsız, ruhsuz, köksüz, kozmopolit olamazsın!
Allahsız, Peygambersiz, Kitapsız olamazsın! "Bana dokunmayan bin yıl yaşasın!" "Neme lazım" "Evimden uzak" "Her koyun kendi bacağından asılır" gibi bizim olmayan sözleri ağzının
sakızı yaparak, mücadele ve hizmet azmini yitiremezsin! Komşun aç iken, sen tok gezemezsin!
İslam’ın yasak kıldığı günah yuvalarında vaktini öldüremez, aile fertlerini batinin kokuşmuş hayat tarzına uyduramazsın! Yavrularını çağdaş asrin zihniyetine terkedir, cehenneme talip
olamazsın!
Sen kainatın en üstün varlığı olarak yaratıldın, buna layık olarak cennet bahçelerine talip olmalısın.. Hem burada... Hem orada... her yerde... daim...
YOLUN AÇIK OLSUN.
ALINTIDIR
