- Üyelik Tarihi
- 13 May 2010
- Mesajlar
- 724
- Aldığı Beğeniler
- 12
Yeryüzünün bitirdiklerinden, kendi benliklerinden ve daha bilmediklerinden hepsini eşler halinde yaratan çok yücedir.
36 Yasin Suresi 36
Ayette geçen "Ezvac" kelimesi "zevc"in çoğuludur ve “çift, eş” anlamlarına
gelmektedir. Osmanlıca'da karı-kocanın, zevc-zevce diye tanımlanması da bu
kelimeye dayanmaktadır. Görüldüğü gibi bu kelime benzerler içinde zıtları, bu
şekilde eş oluşları ifade etmektedir. Ayette eşler halinde yaratılışa 3 örnek
verilmektedir.
a) Toprağın çıkardığı eşler: Toprağın çıkardığı eşler deyince akla ilk gelen
bitkilerdeki dişilik ve erkeklik özelliğidir. (İleride ayrı bir konu olarak işleyeceğiz)
b) Kendi benliklerimizden eşler: Akla ilk gelen insanların dişierkek şeklinde
yaratılışlarıdır. Fakat insan benliğindeki ters karakterleri; cesurlukkorkaklık,
sevginefret, cömertlikcimrilik... de ayetin işareti içinde değerlendirenler
olmuştur.
c) Bilinmeyen eşler: Evren'deki eşli yaratılışların birçoğundan Kuran'ın indiği
dönemde insanların haberi yoktu. Bu bölümde özellikle bunları işleyeceğiz.
NOBEL ÖDÜLÜ GETİREN KEŞİF
Evren'deki tüm maddelerin yapı taşı atomlardır. Tüm Evren'de yaratılışın eşler
halinde olup olmadığını merak eden bir kişi maddenin bu en küçük parçasını
inceleyip bu konuda bir yargıya varabilir. Eğer maddenin en küçük parçasında
eşler bulunuyorsa, Evren'deki her şey bu küçük parçalardan yaratıldığına göre,
her şey eşlerden yaratılmış demektir.
Atom üzerindeki çalışmalar ilerledikçe var olan parçacıkların sırf protonlardan,
nötronlardan, elektronlardan oluşmadığı, atomun sandığımızdan da kompleks,
daha hassas, daha mükemmel bir yapısı olduğu anlaşıldı. Atomun en küçük
parçaları için bile eşler halinde yaratılış hüküm sürmektedir.
Protona karşı eşi antiproton vardır.
Elektrona karşı eşi pozitron vardır.
Nötrona karşı eşi antinötron vardır.
Maddenin eşler halinde yaratılışı fiziğin en önemli keşiflerindendir. İngiliz bilim
adamı Paul Dirac bu konudaki çalışmalarından ötürü 1933 yılında Nobel Fizik
ödülü'nü almıştır. Dirac'ın buluşu "Parite" adıyla bilinir ve maddenin antimadde
denilen bir eşi olduğu da bu buluşla ortaya konulur.
Allah'ın her şeyi tüm detaylarıyla planlaması, Evren'in yaratılışında protonların,
elektronların, nötronların ve bunların eşlerinin sayılarının belirlenmesinde de
kendini göstermektedir. Elektronu ve eşi pozitronu örnek olarak ele alalım. Bu
ikisi bir araya gelirse enerji açığa çıkar. 10 birim elektrona karşı 15 birim
pozitron olursa, 10 birim elektron ile 10 birim pozitron yok olur, 5 birim pozitron
kalır. İkisinin sayısı eşit olursa sadece enerji açığa çıkar, geriye hiç elektron ve
pozitron kalmaz. Yani gerek protonların, gerek elektronların, gerek nötronların
var olabilmesi karşı karşıya geldikleri eşlerinden sayıca fazla olmalarına bağlıdır.
Bu arada elektron, proton ve nötronların kendi aralarındaki sayısal dengeleri de
çok önemlidir. örneğin elektronların sayıca protonlardan az olduğu bir durumda
Evren'de canlılık oluşamazdı.

Şu andaki varlığımız tüm bu hesapların ince bir şekilde yapılmasıyla mümkün
olmuştur. Binlerce ayrı oluşumdan biri bile, rastlantılara, rastgeleliklere
bırakılsaydı bugün var olamazdık. Yaratıcımızın her şeyden haberdar olması,
her şeyi kontrol etmesi, sonsuz kudreti sayesinde var olabiliyoruz.
_____________________________________________
ALINTI
36 Yasin Suresi 36
Ayette geçen "Ezvac" kelimesi "zevc"in çoğuludur ve “çift, eş” anlamlarına
gelmektedir. Osmanlıca'da karı-kocanın, zevc-zevce diye tanımlanması da bu
kelimeye dayanmaktadır. Görüldüğü gibi bu kelime benzerler içinde zıtları, bu
şekilde eş oluşları ifade etmektedir. Ayette eşler halinde yaratılışa 3 örnek
verilmektedir.
a) Toprağın çıkardığı eşler: Toprağın çıkardığı eşler deyince akla ilk gelen
bitkilerdeki dişilik ve erkeklik özelliğidir. (İleride ayrı bir konu olarak işleyeceğiz)
b) Kendi benliklerimizden eşler: Akla ilk gelen insanların dişierkek şeklinde
yaratılışlarıdır. Fakat insan benliğindeki ters karakterleri; cesurlukkorkaklık,
sevginefret, cömertlikcimrilik... de ayetin işareti içinde değerlendirenler
olmuştur.
c) Bilinmeyen eşler: Evren'deki eşli yaratılışların birçoğundan Kuran'ın indiği
dönemde insanların haberi yoktu. Bu bölümde özellikle bunları işleyeceğiz.
NOBEL ÖDÜLÜ GETİREN KEŞİF
Evren'deki tüm maddelerin yapı taşı atomlardır. Tüm Evren'de yaratılışın eşler
halinde olup olmadığını merak eden bir kişi maddenin bu en küçük parçasını
inceleyip bu konuda bir yargıya varabilir. Eğer maddenin en küçük parçasında
eşler bulunuyorsa, Evren'deki her şey bu küçük parçalardan yaratıldığına göre,
her şey eşlerden yaratılmış demektir.
Atom üzerindeki çalışmalar ilerledikçe var olan parçacıkların sırf protonlardan,
nötronlardan, elektronlardan oluşmadığı, atomun sandığımızdan da kompleks,
daha hassas, daha mükemmel bir yapısı olduğu anlaşıldı. Atomun en küçük
parçaları için bile eşler halinde yaratılış hüküm sürmektedir.
Protona karşı eşi antiproton vardır.
Elektrona karşı eşi pozitron vardır.
Nötrona karşı eşi antinötron vardır.
Maddenin eşler halinde yaratılışı fiziğin en önemli keşiflerindendir. İngiliz bilim
adamı Paul Dirac bu konudaki çalışmalarından ötürü 1933 yılında Nobel Fizik
ödülü'nü almıştır. Dirac'ın buluşu "Parite" adıyla bilinir ve maddenin antimadde
denilen bir eşi olduğu da bu buluşla ortaya konulur.
Allah'ın her şeyi tüm detaylarıyla planlaması, Evren'in yaratılışında protonların,
elektronların, nötronların ve bunların eşlerinin sayılarının belirlenmesinde de
kendini göstermektedir. Elektronu ve eşi pozitronu örnek olarak ele alalım. Bu
ikisi bir araya gelirse enerji açığa çıkar. 10 birim elektrona karşı 15 birim
pozitron olursa, 10 birim elektron ile 10 birim pozitron yok olur, 5 birim pozitron
kalır. İkisinin sayısı eşit olursa sadece enerji açığa çıkar, geriye hiç elektron ve
pozitron kalmaz. Yani gerek protonların, gerek elektronların, gerek nötronların
var olabilmesi karşı karşıya geldikleri eşlerinden sayıca fazla olmalarına bağlıdır.
Bu arada elektron, proton ve nötronların kendi aralarındaki sayısal dengeleri de
çok önemlidir. örneğin elektronların sayıca protonlardan az olduğu bir durumda
Evren'de canlılık oluşamazdı.

Şu andaki varlığımız tüm bu hesapların ince bir şekilde yapılmasıyla mümkün
olmuştur. Binlerce ayrı oluşumdan biri bile, rastlantılara, rastgeleliklere
bırakılsaydı bugün var olamazdık. Yaratıcımızın her şeyden haberdar olması,
her şeyi kontrol etmesi, sonsuz kudreti sayesinde var olabiliyoruz.
_____________________________________________
ALINTI

